İlk filme gelirsek evren harika düşünülmüş ve izleyicinin kafasında oluşturabileceği biçimde yansıtılmış. Belki de bunu hissetmemin sebebi her sahnenin detaylarına ne kadar dikkat edilmesiyle bağlantılıdır ve bu da filme ne kadar yüksek bir bütçe yatırıldığı konusunda bi fikir edinmemizi sağlıyor.
Aslında filmi izlediğimde insanların gelecekte acaba eskisi gibi kabileler halinde mi yaşayacağız şüphesi uyandı. Bizim toplumlarımızı ve filmdeki toplumları karşılaştırdığımda aslında kafamda bu soru oluştu. Kendine özgü yaratıkları ve güçleri olan bu ütopik filmin duvarlarının arkasında güçlü bir beyin yatıyor olmalı. Çünkü kurgu bile bi sanattır. Film biraz ağır ve temposuz işlense bile izleyicide merak duygusu bırakmayı ihmal etmiyor. Filmin başlarında bir belirsizlik yaşamadığımı söyleyemeyeceğim. Bilim kurgu sevmeyen veya kitabını okumamış biri tarafından izlenirse belki farklı yorumlar ortaya çıkabilir. Kitap konusuna gelirsek, kitabı bitirmiş biri olarak filme dönüştürme işlemini doğru ve yüzeysel biçimde yapmış olduğunu gördüm.
Son olarak film dizi gibi hissettirdi, bunu söylemem deki sebep filmin resmen yarısı yoktu. Ayrıca dizi gibi bir hafta değil 3 yıl beklenmesi gerekiyordu. Bari ilk filmi yayınlamayıp ikinci film çekildikten sonra beraber yayınlasalarmış güzel olurmuş. İkinci filmi izlemeye başladığımda ilk filmi resmen unuttum. Ali Erşan TAHTA
Bilim-kurgu filmlerine dair bence insanların da kafasında netleştirmesi gereken çok şey var. Öncelikle bilim-kurgu sevenler ve film sevenler arasında ciddi bir uçurum var. Bu yüzden bir film, ilk kitleyi çok memnun ederken, ikinci kitlenin salonu erken terk etmesine sebep olabiliyor. Şahsen ben de bütün kategorilerden film izleyen biri olarak, bilim-kurgu filmlerini hem bir bilim-kurgu filmi hem de bir film olarak değerlendiriyorum. En başta da senaryo tutarlılığı her zaman olduğu gibi ilk odak noktalarımdan biri oluyor ve en çok bu konuda muzdarip oluyorum.
Filme görsellik anlamında hiçbir olumsuz yorum yapamayız diye düşünüyorum. Gerçi çok fazla karanlık odalarda çekili sahne olduğu için gündüz vakti izlenmeye asla müsait değil, bunu eklemem gerek. Oyunculuklar bazında da olumlu veya olumsuz bir vurgu yapmayı gerekli görmüyorum ancak iş senaryoya geldiğinde mutlaka söyleyecek iki çift lafım var.
Teknoloji bambaşka bir seviyeye gelmiş, uçan gemiler ile adeta İstanbul kadar insanı bir gemiye toplamak mümkün. Tek tuşla kilometreler öteden füzeler göndermek gibi bir teknoloji (bu günümüzde bile artık mevcut) var ancak hâlâ piyade sistemi ile savaş var! İnsanlar ufacık bir oda içerisinde elinde kılıç olan bir adam tarafından doğranıyor falan...
Çöl solucanı senaryo içerisinde neden var, senaryoya nasıl bir katkısı var merak ediyorum. Bahsi geçen canlı evrim geçirerek devasa boyutlara ulaşan bir canlı mı, yoksa insan yapımı bir şey mi? Her ikisiyse de neden açıklaması zayıf ve daha önemlisi neden bir çözümü yok? Bahsi geçen teknoloji de gerçekten sismik hareketleri kısıtlayan bir ayakkabı veya direkt vücuda takılan bir cihaz üretimi zor olmamalı.
Filmin büyük kısmı geleceği görmekle geçiyor zaten, bence bu da filmin süresini gereksiz üreten bir parametre olmuş. Yönetmenlerde çok fazla zamanı ileri-geri alma fantezisi başladı, vay halimize. 20 senedir başlayan filmin sonunu izleyiciye tahmin ettirme ve fazla gizem katma olayına girmiyorum bile. O kadar iş-güç kafa dolu bir şekilde film izleyeceksin ve bir de oturup Inception'un sonunda olduğu gibi "Son sahne acaba gerçek miydi, değil miydi?" tartışacaksın. Arkadaşlar sizin kaleminizden çıkan bir senaryoda oturup teori üretmemiz ne kadar makul sizce...
Filmin sürükleyiciliği de iyi diyemem, ben şahsen ara ara koptum. Bir türlü içerisine tam anlamıyla girebildiğim bir film olmadı. Ki hep derim, bir filmin iyi veya kötü olup olmamasını belirleyen şey en sade şekilde sürükleyicilikten ölçülür. Dolayısıyla benim nezdimde 7 bandının üstüne çıkabilen bir film olmadı. Bilim-kurgu senaristleri ve yönetmenlerinin kafalarında tasarladıkları yeni dünyanın genelde güncellemesi yarıda kalmış gibi duruyor çoğu filmde. Her şeyi yeterince üst teknoloji olarak hayal edemiyorlar. Hologram üzerinden telefonla konuşuyorlar ama yan odadaki casusu görebilecekleri bir kamera sistemi olmuyor vs vs.
Fiyasko. Film gerek bütçesi gerekse oyuncu kadrosu ile hayli merak uyandırsa da maalesef fiyasko. 2,5 saat boşa kürek. Film boyunca sürekli bir beklenti içerisinde geçerek bitti. 4K bir televizyonunuz varsa sadece görsel olarak tatmin olursunuz geriye kalan herşey kocaman bir boşluk. Bu kadar dev bütçeli bir yapımın belgesel tadında bir film yaratması gerçekten merak konusu.
Öncelikle LOTR la kıyaslayanlar olmuş, bence hiç bir film LOTR a erişemez. LOTR dan sonra da MATRİX gelir. Ardından diğerleri.. Bu durum DUNE nin kötü olduğu anlamına gelmez. ikinci filmi izleme isteği uyandırdığına göre iyi film.Yaratılan dünya başarılı ve ilgi çekici, buna rağmen filmi tam anlamıyla benimsemek mümkün olmuyor. Bir başlangıç filmi olarak durağan geçmesini normal karşılıyorum, ilgi çekici detayların ikinci filme saklanması kaynaklı olduğunu düşünüyorum. Serinin çıkacak diğer filmleri bazı noksan tarafları giderip üstüne katarak devam edebilirse bilim-kurgu alanında iyi bir yerlere sahip olabilir. Bekleyip göreceğiz. İyi seyirler...
Seyir zevki yüksek, sürekli merakta bırakan ve heyecanlandıran harika bir yapım 21. Yüzyıl star wars u olmaya aday bir yapım olduğunu düşünüyorum. Umarım devam filmleri de bunun kadar güzel olur.
Macera olarak iyi olabilir, görüntü kalitesi olarak iyi olabiir ancak abartıldığını düşünüyorum. Avatarla kıyaslanması saçma. Avatar'ın yanından bile geçemez. Izlemeye değer. Eleştirimi okuduğunuz için teşekkürler.
Filmi izledim ve görsel dışında hiçbir şey yok. Film mi izedim yoksa muzik mi dinledim anlamadim . Konuşma sahnesinde muzik herşeyi bastiriyor izlemeye degmez film yaprken müziği on plana çıkarmak için yapilmis bir film muzik yapani onde olmsi isten mis gibi heryerde müzik baskin berbat birsey sadece ac muzik dinle izlemeye gerek yok bile
Filmi beğenenler de beğenmeyenler de yavaş akıyor diye yorum yazmışlar. Son zamanların, göz yorucu, çocuk oyunları gibi filmleri böyle bir algıya neden oluyor sanırım. Normal akışlı, kurgusuyla müziğiyle görseliyle tam bir sinema şaheseri. Son 25 yolda seyrettiğim ve kendimi filmin oyuncusu gibi hissettiğim onca film ve dizi arasında 2 film var biri bu. Film bittiğinde son 2 saatimi anımsamıyordum. Ancak filmi beğenmeyenlere sözüm yok, zira zevkler ve renklere söylenecek sözüm yok. beğenmeyenlerde cesurca fikirlerini söylemeliler bence, hakikaten bazen absürt bir filmi veya müziği dayatabiliyorlar.
Film tek kelimeyle mükemmel bir film. Adeta bitmesin diye dualar ettigim, ezbere bilgiğim halde defalarca izlediğim bir film. Gerek sahneler gerek müzikleri filmin içerisindeymişim gibi hisettiriyor. Sinemada izlerken kalbimin yerinden çıkacağını hissettim adeta. Sıkıcı sadece aksiyondan ibaret filmler sevenlere göre bir film degil elbette onlar john wick izlemeye devam edebilirler. Bu saf aksiyon olan filmlerdem sıkılmış biri olarak anlatış biçimi keşke bu tarzda daha fazla film olsaydı dedirtti bana. Dune'un kıtaplarını da defalarca bitirmiş biri olarak yönetmenin kıtabı okurken hayal ettiğim sahnelerin tamamen aynısını filme yanıstabilmiş olmasını bende hayranlık uyandırdı. Oyuncular rollerinde gayet iyiydiler, ama başrolun Paul karakterini adeta sahiplenmişçesine oynamasını ayrıca takdir etmemiz gerek. Filmin içine serpiştirilen kitabı okuyanların anlayacagı göndermeler ise adeta bir ödül gibi hisettirdi ve mutlu etti. Bu filme kadar favorı sci-fi filmim olan star wars 5i üzülerek ikinciliğe iitiyor ve Dune'u alıyorum. Umarım devam filmi de en az bu film kadar güzel olur heyecanla beklemekteyim.
İlk önce kitabını (1965) okudum. Filmi berbatın berbatı. Sadece ilk 30 dakikasını izledim ve kitapla nerdeyse hiç benzerliği yok. Saçmalık. Oyuncular karakterlere uygun değil. Tamamen saçmalanmış filmde. Filme giden 30 dk için üzülüyorum. Filmi izlemektense kitabı alıp okuyun. Öylesi çok çok daha iyi olur. En azından zevk alırsınız ve sıkılmazsınız.
Bu nasıl bir film tam aksiyon başlıyor diyorum yine yavaş bol konuşmalı bir sahneyle devam ediyor izlerken oldukça sıkıldığım yerler oldu dandik bir savaş sahnesi var herkes uyuyor sözde bide cok tehlikeli yer savaşın başlamadan bitmesi ayrı bir trajedi zaten dizi çeker gibi film çekmişler giriş var gelişme sonuç insallah 2 . ve 3. filmde olacak oyunculuklar başarılı gerisi izlemezseniz hiç bir şey kaybetmezsiniz derecesinde 10 üzerinden 5 lik DİPNOT ; ağır bol konuşmalı film severler için oldukça ideal bir film olabilir .
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.