Ortalama puan
4,1
1013 Puanlama
Kefaret hakkında görüşlerin ?
5,0
25 Ağustos 2010 tarihinde eklendi
muhteşem ilk dakikadan son dakikaya kadar muhteşem
4,0
26 Şubat 2008 tarihinde eklendi
güzel film. hemde çok. ama filmden kopmamak lazım. carolinin mandolini, sibirya berberi, aşk ve gurur benzeri romantik ve sürükleyici. eylenmeye değilde ağlenmeye sinemaya gidenler için. yanımda izleyen bile bir çok kişi sıkıldı anlamıyorum. romatik bir film manzaralar, seneryo ve oyunculuk harika. benim yorumum... puanım 10/9.iyi seyirler
5,0
29 Şubat 2008 tarihinde eklendi
gercekten cok güzel bir iş cıkarmışlar.soluksuz izledim.cok akıcı ve hikayeye kaptırıyo insanı 130 dak. nasıl gecti anlamadım.muthiş finali ile ise soka girdim diyebilirim.herkesin izlemesi gereken bir film pişmam olmazsınız.
2,5
23 Şubat 2009 tarihinde eklendi
Arkadaşlar filmi az önce izledim ve sıcağı sıcağına yorum yapmak istiyorum. Birincisi filmi izlerken çok ama çok sıkıldım. Filmin konusu farklı ama aşk ve olaylar iyi işlenmemiş. Farklı bir film izlemek isterim diyenler buyursun ama garanti ediyorum yaklaşık 120 dakika süren filmin aşağı yukarı 100 dakikası sıkılmakla geçecek. Son 20 dakka izleyiciyi şaşırtmak istemişler ama bence olmamış. Bence zamanınızı daha iyi filmler için harcayın. Geçen iki saatime üzüldüm açıkçası film hayal kırıklığıydı...
3,5
21 Ağustos 2023 tarihinde eklendi
Öncelikle şunu bilmek gerekir ki; filmimiz kesinlikle bir aşk filmi değil. Evet, başlarda Londra'nın o büyük malikanelerinde, çokça kez izlemiş ve okumuş olduğumuz o eski zamanlara özgü aşk filmleri havasıyla başlıyor. Etrafında insanı büyüler nitelikle görkemli bir yeşillik zenginliğine sahip, kısa bir yürüme mesafesinde bir su kaynağına sahip, kocaman odaları ve onlarca hizmetkarı ile adeta masalsı bir yaşantının portrelerini görerek başlıyorsunuz filme.

Ancak filmin adeta 3 farklı yapısı var denebilir. Bir anda kendinizi Dunkirk olayları ile birlikte savaş yıllarında buluyorsunuz. Dakikalar önce bir aşk filmi hayali ile izlediğiniz film, bir anda bambaşka bir havaya bürünüyor ve bu geçiş de epey sert oluyor.

Son kısım ise Bronie adlı karakterin itirafları ile geçiyor. Aslında bence vurucu nokta burası olmuş çünkü izlerken dahi başrol oyuncularının ölümünden bahsettiği yerde ufak bir duygu seline kapılmadım değil. Birkaç saniyeliğine size, hayatımızdaki ufak bir olayın ne kadar önemli olduğunu düşündürüyor. Bir akşam, bütün hayatınız değişebiliyor. Hayalleriniz, hedefleriniz...

Filme dair en büyük eleştirim, savaş kısmının bence gerektiğinden fazla gösterilmesi oldu. Nihayetinde dram-aşk merkezli bir filmde, o atmosferi bu kadar solumamız gerekmiyordu. Çünkü pembe bulutlar üstünde başlayan filme anında gri bulutların çökmesi bir duygu karmaşası da oluşturuyor.

Genel olarak baktığınızda çok kuvvetli bir senaryodan bahsetmek mümkün değil. Başrol oyuncularının aşkına dair de çok şeyler izleme fırsatımız olmadı. Kendilerini kısa sürede bambaşka bir hayatın içinde izledik. O yüzden kesinlikle aşkın arka planda kaldığı bir senaryo demek mümkündür.

Filmin başlarında çekilen bazı sahneler, görsel anlamda çok estetikti. Gayet arka plan yapılacak cinsten fotoğraflar yakalanabilir. Filmimizin Cecilia'sı olan Keira Knightley ise sanırım dünyaya aşk filmlerinde başrol oynamak için gelmiş.
2,5
14 Ekim 2007 tarihinde eklendi
ilham verici,şiir gibi bi fragman merakla bekliyoruz kitabını varmış onu alıp okuycam ama önce inş.
4,0
2 Kasım 2007 tarihinde eklendi
iyi bir film kefaret. beğenmeyene gerçekten hak veririm. ağır ilerleyen bir film çünkü. herkes hitap etmeyeceğinden ve birçok kişinin beğenmeyeceğinden eminim. ama başarılı bir film bu. joe wright ın anlatımını çok beğenmiştim aşk ve gurur'da. harika bir roman uyarlamasıydı bence. bunda da izlerken aynı duyguları yaşadım. şiir gibi anlatıyor. görüntüler, ayrıntılar çok başarılı. titiz çalışıyor. oyuncular, müzikler, yönetmenliği, senaryosu, kurgusu hepsi çok başarılı. özellikle daktilo sesleri inanılmaz başarılı kurgulanmış. 13 yaşındaki briony e özellikle bayıldım. çok doğal. keira knightley de çok iyiydi. ama asıl dikkat çeken james mcavoy du. ilk defa narnia günlüklerinde izlemiştim kendisini. orda fazla dikkatimi çekmemişti ama burdaki oyunculuğuna bayıldım. parlayan yeni bir yıldız. gene olarak başarılı bir hikaye. izlenmeye değer bir film. herkes hitap etmeyecek olsa da.
3,0
4 Kasım 2007 tarihinde eklendi
hayalkırıklığı...bu film için söylenebilecek en anlamlı kelime bu olur heralde...puanlamaya ve birkaç yoruma bakıp gittim filme...fakat konusu güzel olan bir film nasıl bu kadar saçma işlenir anlam veremedim doğrusu...aşk adına romantizm adına hatta dram adına bile birşey yoktu diyebilirim...filmin başında olayı anlamaya çalışırken zaman kaybediyorsun,çok kopuk ve alakasız geçişlerle anlatılmış ve sonunda da güzel bağlanamamış...yazık olmuş konusuna...
4,0
26 Ocak 2008 tarihinde eklendi
genel olarak iyi diyebileceğimiz bir film. Çok iyi bir giriş var fakat ne gelişme bölümünde nede final bölümünde vurucu önleri olmayan bir film olarak duruyor diyebilirim. Giriş bölümündeki kurgu güzelliğini ileri ki bölümlerde yine göremiyoruz. Değişik bir konuya sahip belki daha usta bir yönetmen filmi bir başyapıt yapabilirdi.
2,5
28 Ocak 2008 tarihinde eklendi
film biraz sığ kalıyor... kesinlikle bir ingiliz hasta değil... çok büyük beklentiye sahip olmamak şartı ile izelenebilir...
4,0
28 Ocak 2008 tarihinde eklendi
Film gerçekten güzeldi,insanın içine işleyen karışık duygular bırakıyor.Keira Knightley hayranı olarak kesinlikle tavsiye ediyorum.iyi seyirler...
4,0
12 Şubat 2008 tarihinde eklendi
izlemeden önce oscar adayı filmler arasında en az şans verdiğim iki filmden biriydi. fakat izledikten sonra ne kadar yanıldığımı anladım ve oscar'ı kazanabilecek kapasitede olduğunu gördüm. konunun işlenmesi çok iyi ve sonu da oldukça etkili. 9/10
4,0
22 Şubat 2008 tarihinde eklendi
Yorum yaparken, film sahnelerini birebir söylemek yerine film hakkındaki görüşler belirtilirse, filmi islemeyenler ve spoiler'a gıcık olanlar için daha iyi olacağını belirttikten sora, film hakkındaki düşüncem;

çok güsel bitiyor be kardeşim.. 8/10
4,0
22 Şubat 2008 tarihinde eklendi
bir edebiyat eseri olarak filme çok iyi aktarıldığını söyleyebilirim.mekanlar iyi tasarlanmış,oyunculuklar yerinde ve kıvamında.hikayesi ara sıra baysada izleyenlere duygusal dakikalar yaşatmakta başarılı tabiki bunda filmin akıllardan çıkmayacak finalinin de büyük etkisi var.yönetmene gelirsek lunapark sahnesini izlemek yeterli olacaktır sanırım çok nitelikli bir yönetmenlik.yılın en iyi filmlerinden biri oscarda şansı yüksek...
3,0
1 Mart 2008 tarihinde eklendi
hem sinema izleyicileri hem de akademi tarafından gereginden fazla abartildigini dusunuyorum.senaryonun basit bir dille yazılması,filmin de aynı yolda devam etmesini gerektirirken kimi zaman zorlama diyaloglar tezat olusturmakta.yan karakterler cok zayıf.Aldıgı akademi odulunden de anlasılacagı uzere dogru sekanslarda ve dogru zamanlarda kullanılan muzikler durgun giden filme azda olsa hareket katıyor.ben ise bu anları yanımdaki insanları fazla rahatsız etmemek icin hızla popcorn yemeye calıstıgım ''kısa aralar'' olarak kullanmayı tercih ettim.sitede ki uyelerin ve cogu elestirmenin de vurguladıgı gibi James McAvoy'un oyunculugu muzikler ile birlikte filme katkı yapan yegane artılar.sonuc olarak; hem bu kadar dalda oscar'a aday olan bir yapıma gerekli hassasiyeti gosteremememden , hem de filmin iddialı bir oscar adayı olmasına ragmen briony'nin uc doneminde de yuzundeki ''ben'in'' yer degistirmesi gibi belki kucuk ama insanın konsantrasyonunu bozmaya yetecek ayrıntıları gozden kacıran teknip ekip hatalarından dolayı uzuldum.Aslında ben bir turlu kefaret'in icine dahil olamadıgımdan dolayı uzuldum.
Daha Fazlasını Göster