En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
JeanClaudeVanDamme
Takipçi
1.209 değerlendirmeler
Takip Et!
3,0
29 Ağustos 2012 tarihinde eklendi
Anlatmak istediğini çok iyi yapamıyor,Hollywood kurallarına yenik düşüp aksiyona bağladığı bölümleri oluyor belki ama en azından anlatmak istediği bir derdi olan vampir filmini uzun süredir görmemiştik.Ve bu derdin aşk olmaması da artık bu türdeki her filme göz atmak için yeterli bir sebep zaten.İzlemeden önce aklınızda bir tahmininiz olacaktır ve muhtemelen beklediğinizden daha iyi bir film seyredeceksiniz.
Azınlık ve çoğunluk bakımından vampirlerin insan, insanların vampir gibi yaşadığı bir dünya.çok iyi oyuncu kadrosu olan,klişe vampir filmleri senaryolarının tamamen dışında bir film.ancak o kadar işte!! ondan sonrası tam bir hayal kırıklığı. bu senaryoyla 2,5 saatlik muhteşem sahneleri olan bir film çekilebilirdi ancak olmamış.filmi çok kısa tutmuşlar.tam ne oldu olucak derken alelacele film bitti.vasat bir film. senaryosu için 10/6 aldı benden
Aslında konu o kadar güzel işlenebilirdi ki;ufak tefek değişikler,oyuncu seçimleri,saçma birkaç sahnenin çıkarılması gibi,karşımıza belki de bir vampir fenomeni çıkardı.Ama film bu haliyle güzel konusuna rağmen vasatı aşamıyor. 6/10
Diğer vampir yapımlarından farklı bir hikayesi olmasına rağmen temposu vasatı aşamayan Daybreakers a 10 puan üzerinden 7 puan veriyorum.Kısacası izlemeyenlerin hiçbir kayıpta bulunmayacağı izleyenleri ise ancak tatmin olacağını tahmin etmekteyim....
uğur tazegül..........................film hakkındaki yorumum..................10 üzerinden net 8.5.....................Tür sinemasının başından beri politik altmetinlere sahip olduğu bilinir. Her biri toplumsal kaygıların ya da sınıfsal korkuların dışavurumudur. Son dönemde tür sinemasının içinde hareket eden sinemacılar, kendilerinden önceki yönetmenlere nazaran bu durumun çok daha farkındalar. Bilimkurgunun kodlarını politik altmetni için kullanan District 9 bunun en güzel örneği. Bir başka örnek de Spierig Kardeşlerin Hollywoodda çıkış yaptıkları Daybreakers filmi.Michael-Peter Spierig adlı ikiz kardeşlerin yönetmenliğini yaptığı Daybreakers, vizyona girmeden önce tanıtım çalışmaları nedeniyle ikinci bir 30 Days of Night olarak görüldü. Afiş tasarımının da bunda etkisi oldu. 30 Days of Night gibi vahşi bir vampir filmi beklentisi ile sinema salonlarını dolduran izleyicilerin Daybreakersın bambaşka bir minvalde yol aldığını görünce şaşırmalarının nedeni de bu ön hazırlık hiç kuşkusuz.Vampir temasını kendi anlatısı içinde bir metafor olarak kullanan Daybreakers, aslında korku sinemasının bu alt türünün kökenlerine geri dönmekte. Edebiyattan sinemaya transfer olan vampirler gün geçtikçe kendi sınıfsal göstergelerinden arındırılmış olsa da, bu korku karakterleri aslen ölmekte olan bir sınıfın -aristokrasinin- işaretlerini taşır. Bir bakıma vampir teması daha en başından itibaren sosyo-politik yan anlamlarla bezenmiş bir alt tür. Şimdilerde hayli figüratif bir kullanımla karşımıza çıksalar da, kan emicilikle özdeşleşmiş vampirler bir sınıftan duyulan gizil korkuları betimler aslında. İşte Daybreakersın yaptığı tam da bu. Genç kız melodramlarının melankolik yakışıklı vampirlerine değin artık türsel anlamlarından soyutlanmış ve bir etiket olarak kullanılan bu temayı Daybreakers, sağlam bir politik okuma adına yeniden özüne döndürmekte.Korkunç bir salgının ardından artık herkesin vampirleştiği distopik bir toplumun karanlığını bize aksettirmeyi başaran Daybreakers, vampir temasının o bilindik politik göndermelerini bu kez içinde yaşadığımız ekonomik ve sosyo-politik sistemi tanımlamak için kullanıyor. Kan emiciliği sömürü ile özdeşleştiren Daybreakersta vampir temasının özgün bir kullanımına şahit olmaktayız. Gerçek insan kanının en değerli 'şey' haline geldiği bu dünyada vampirlik tamamen içselleştirilmiş, insanın yeni doğası haline gelmiş bir durum arz etmekte. Elbette bunun çaresini araştıran bilim adamları var. Ama onların da masumiyeti şaibeli. Tekelci kapitalizmin hakim olduğu karabasanı andıran bu dünyada hala daha fazla kar sağlama güdüleri hakim. Anlayacağınız şu an içinde bulunduğumuz sistemin karanlığının metaforlaştırılmış bir yansıması söz konusu.Ethan Hawke ve Willem Dafoenin birbirine uyum gösteren oyunculuklarının yardımı ile ritmi hiç aksamadan ilerleyen Daybreakers, kan kokulu bir aksiyon filmi arayanlar için bir sükut-u hayal olabilir. Ancak doğal olanın aleyhine tercih edilen yapaylık, kıtlık sistemi, sınıfların marjinal şekilde kutupsallaşması, açlık, sefalet ve yoksulluğun suçla ilişkisi gibi çok katmanlı bir sistem eleştirisine meyleden Daybreakers, yeni bir District 9 keyfi yakalamak isteyenler için biçilmiş kaftan.
Diğer vampir filmlerine benzemiyor. Her yer vampir dolu insan sayısı çok az...İzlenilebilecek bir film ama öyle aman aman dört dörtlük bir film diyemiyoruz maalesef..Filmde kanlı sahneler mevcut..Ayrıca bazı sahnelerin gereksiz olduğunu düşünüyorum.İzlediğinizde anlarsınız ^^ 5/10 veriyorum
Genel olarak normal vampir filmlerinden baya bi farklı bir film olmuş. Ben şahsen beğendim farklı bi yapıt oldugu için.Vampirlerin çoğunlukta oldugu bir dünya ve insanlar cok az gerçekten ilginç, ama filmin sonunu hiç beğenmedim sonunda insan dönüşmeye başlıyorlar ama nolduklarını göstermediler.Oyuncuların çoğusu kaliteli oyuncular.Ayrıca filmde aşırı derecede kanlı sahneler vardı.Sonuc olarak ne aşırı güzl ne aşırı kötü izlenebilir bir film. :)
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.