Filmler
Diziler
Programlar
Robriquez'in tarzı olan ;kimi zaman insana yok artık daha neler dedirtecek kadar abartılı aksiyon sahneleri sağlam bir senaryosu olmadan kör topal ilerleyen filmler machete de onlardan n,şiddet,kan,revan,kızlar ne ararsanız var hepsini birleştirince bile ortaya vakit geçirmelik bir film çıkmış
Daha iyi yapılmış kumar filmleri izledim mesela kumarbazlar çetesi gibi,aslında konusu falan fena değil ama kurgu'nun basitliği midir,sonunun tahmin edilir oluşu mu bilemiyorum ama bittikten sonra yavan geliyor baya bi
Kitabını okumuş biri olarak güzel buldum.Oyuncular rollerinin hakkını vermiş,bazı yerlerin olmadığı doğru ama sonuçta 1000 küsür sayfalık bir kitabı da tamamen uyarlamak pek mümkün değil.Filmle ilgili söyleyebileceğim şu gerçekten başarılı bir uyarlama ve izlemeyelere öneririm.8/10
İlk filmin verdiği tadı veremese de,zekice adeta mekik işlenen kurgusu,klişe olmayan senaryosu ve sağlam oyunculuklarıyla adından söz ettiren bir yapım olmuş tıpkı ilki gibi ama şunu da söylemeliyim ilk film daha korkunçtu hatta 1 hafta etkisinden kurtulamamıştım bunda da yarım kalan sorular,gizemler biraz karışık da olsa cevabını buluyor ve yine dondurucu bir sonla bitiyor,bizede ilgili 2 yıl boyunca kafa patlatmak kalıyor
Amacı olan korkutmayı başaran güzel bir film.Konusu astral seyahat yani çok da el atılmamış bir konu.Sonuda güzel ve heyecanlı bitti devamı umarım gelir ben beğendim ve korku severlere tavsiye ederim.
Polisiye fimleri severim,baştan itibaren merak duygusu olur ve tahmin yürütmenizi sağ the girls da onlardan biriydi,sağlam oyunculukları başta freeman tabiki,sürükleyici kurgusu ve sürpriz sonuyla övgüyü hak rt üzeri beklentileri mutlaka karşılayacaktır hele 97 yılında çekildiğini düşündüğümüzde 8/10
Tam bir kapitalizm eleştirisi olmuş die fette jahre sind vorbei daha önce elveda lenin'i izlemiştim onu da çok beğenmiştim,almanlar politik filmleri kesinlikle iyi kotarıştan sonra araya romantizmde sıkıştırarak insanların değişmeyeceğini ve gençlerin kapitalizme,ezilmeye,zenginliğe nasıl başkaldırdıklarını güzelce ele almış yer yer çok diyalog ve duraklık olsa da,sanatsal ve politik film severler kaçırmasınlar ...
Devamını oku
Devamını oku
Bilimkurgu sevmeme rağmen gravity beni baştan sonra oturduğum yere çiviledi,baştan sona soluksuz izledim.Çekimler bu kadar mı gerçekçi olur,yönetmen bu kadar mı ustaca kamerayı kullanır ve tabiki sandra bullock'un sizi gerçekten uzayda mahsur kaldığına ikna eden içten oyunculuğu.3d izlemediğim için pişman olduğum ender filmlerin başında gelecek benim için gravity keşke tekrar vizyona falan girse de izleyebilsem..9/10
Tabi filmi izlemeden önce siyasi içerikli olduğu için vereceği mesajları merak ediyordum,izlediğime değdi diyebilirim ordu'ya yapılan eleştirinin tek taraflı yansıtıldığını düşünüyorum yani sadece halkın açısından olaya bakılmış;aslına baktığımız zaman günümüze değin çok değişen bir şey yok eskiden ordu,halka baskı yapıyordu şuanda da ordu zayıflatıldı ve siyasal iktidar halka baskı ve şiddet n ...
Devamını oku
Devamını oku
Önce şunu söylerek başlıyım;bu tarz uluslararası bir filmde bir Türk oyuncu olan saadet ışıl aksoy'u görmek hakikaten çok gururlandırdı beni ve gerçekten de en iyi performansı o göstermiş filmde sadece isim olarak başrol oyuncularının gölgesinde kalı gelirsek,savaşı arka fona alarak önceleri iki kişinin daha sonraları da bir üçünçü kişinin dahil olduğu bir aşk hikayesi çerçevesinde kadar herşey normal ama ...
Devamını oku
Devamını oku
Kurmacalarla dolu sürükleyici bir polisiye;zaten romandan uyarlanmış.Son 30 dakikada herşey açığa çıkıyor;o ana kadar tam bir merak ve belirsizlik hakim ama şunu da belirtmeliyim gerçekten özellikle sonlarda o kadar çok ki bilgi ve akış oluyor ki kopmalar yaşanabiliyor ve takibi zorlaşıyor filmin bu çok komplike olduğu anlamına gelmez ama ayrıntılara dikkat çta eli ayağı düzgün bir fransız polisiyesi diyebilirim
Baştan sonra gerilim dolu;robert zemeckis çok iyi bir yönetim sergilemiş.Tempo son 20 dakikada artıyor ama konusu itibarıyla başından beri merak duygusu hakim,aslında içinde bulunduğumuz yıllarda izlediğimizde konusu çok da farklı gelmiyor ama 2000 yılına göre düşündüğümde farklı olduğunu söyleyebilirim,izleyin derim 8/10
Eski Türk filmlerini hatırlatan senaryosuyla zaten yarışa bir adım geri başlamış olduğunu düşünüyorum buna ev ve bar gibi kısıtlı mekanlar arasında geçen sahneleri ve melike güner'in inandırıcı olmayan oyunculuğunu da ekleyince benim için hayal kırıklığı ikle haksız yere eleştirmek istemiyorum ama bir aşk tesadüfleri sever,ıssız adam örneklerini de gördükten sonra,demek ki daha iyisi yapılabilirmiş diyor ...
Devamını oku
Devamını oku
Yılmaz erdoğan'ı kutluyorum hem yazmış hem yönetmiş hemde oynamış ve ortaya çok iyi bir iş çıkarmış.Puanının bu kadar düşük olması bence anlamsız,izleyecek arkadaşlar aldanması,içtenlik,samimiyet,hayat mücadelesi klasik Türk toplumunun yapısını da anlattığı için;ben çok içten buldum,keşke daha önce izleseydim..8/10
Korku filmi diye buna denir işte,James wan ve ekibini kutluyorum.O kasvetli atmosfer ve diken üstünde tutan gerilim sizi yiyip bitiriyor, yine aynı yönetmenin filmi olan insidious'la birlikte izlediğim en sağlam kadar olumlu şey söylemişken eleştirebilecek bir noktada filmde,gereksiz yere din propagandası var çok rahatsız etmesede olmasaydı da olurdu dedirtiyor.8/10
Erkan can ve Savaş dinçel oyunculuk dersi vermişler,insanların birbirlerine olan sevgileri,dostlukları,maddi sorunlar,aşk kısacası hepsi etkileyici şekilde işlenmiş,önemli olan statün veya kişiliğin değil;insan olmandır bunu anlatıyor kısaca,izlemeyenler izlesin
Kadroya bakarak kötü film çıkmayacağını düşünenler kesinlikle haklılar;ilki kadar iyiydi hatta aksiyon dozu daha bile fazla olabilir.
Konu daha iyi işlenebilseydi ortaya daha başarılı bir film çıkardı.Kötü diyemem ama derinliği yok çoğu şeyin,2154 tasviri güzel ama çok yapay duruyor;gerçekçi olmalıydı vede aksiyon sahnelerindeki kamera kullanımı berbat,actioncam kullanılmamış mı acaba diye düşündüm ama 100 milyon dolar bütçeli bir yapımda da neden kullanılmasın sonuç olara orta düzeyde
Korku filmi olarak değil de gerilim ve gizem olarak değerlendirilmesi daha doğru olur sanırıştan sonra azimli bir annenin oğlunu bulmak uğruna yaptığı mücadele izleniyor ki belen rueda gerçekten çok iyi oynamış,bunun dışında dediğim gibi gerilim filmi olarak tabiki zayıf kalıyor,başları ve ortaları durağan sonlara doğru hareketlendi,finali farklı ve klişe değildi genel olarak beğendim 7/10
Bir oturuşta kendini izlettiriyor,98 yılında yapıldığını düşündüğümüzde türünün ilklerinden diyebiliriz,güzeldi rodriquez den başarılı bir çalışma the faculty
Anthony hopkinsin bir filmde rol alması benim için o filmi izlememi sağlayacak başlı başına bir nedendir.Filmle gelince adından da anlaşılabileceği gibi bir cinayet ve onun ardındaki aydınlatılmaya çalışılan sır perdesini anlatıyor.Anthony hopkins gerçekten filme 10 numara uymuş ve harika bir iş çıkarmış filmin yer yer durağanlaştığı ve sıktığı doğru ama sonuna kadar merak ederek acaba ne olacak diyorsunuz ...
Devamını oku
Devamını oku
Romantik türde bir yapım sweet home alabama,komedi yönü sadece 2-3 sahneyle sınırlı.Hoş bir seyirlik olmuş bu türde; özellikle başroldeki iki oyuncu sürükleyiciliği arttırı geçirmek iyi bir seçenek diyebilirim
hemen hemen hepimizin üye olduğu facebookun kuruluşunu öğrenmemizi sağlayan yararlı bir film.Olağanüstü,oskarlık bir yapım değil ama güzel olmuş hani aslında bir anlamda zuckerberg denilen çocuğun arkadaşlarına falan attığı kazıkları da görmüş olduk.8/10
ben filmi az önce izledim.kusursuz bir film kendi kendime niye daha önce izlememişim? diye sordum.kadro harika,senaryo,müzikler,diyaloglar,mekanlar keza aynı daha ne diyim? bence biran önce izlemelisiniz.9/10
Herşeyden birazcık var ama hiçbirşey tam değil,amerikan aile yapısını yansıtıyor,ensest ilişkiler,baba ve kızlar arasındaki iletişimsizlik vs. ara ara komik,eğlenceli;az beklentiyle izlerseniz beğenirsiniz diye düşünüyorum
Teknik olarak eksiklerini saymazsak,filmin içindeki hiçbir kahramanla özdeşleşemiyorsunuz ve bu da sizi soğutuyor eri var daha iyi olabilirmiş.6/10
Robert de niro ne kadar usta bir oyuncu olduğunu tekrar kanıtlıyor everbody's fine de fimlerden kolay etkilenen biri değilimdir ama bundan gerçekten etkilendim ve de niro'nun da katkısıyla tabiki gözyaşlarımı tutamadıında amerikan aile yapısının;bizlerden farklı olduğunu falan düşünürüz ama ortak olan bir sürü değer olduğunu bu filmle anlıyor baba,onları ziyaret etmek için yola çıkması ve çocuklarının onlara ...
Devamını oku
Devamını oku
Nefesle kıyaslarsak evet nefes daha iyi ama dağ'ın da eksikleri olmasına rağmen,milliyetçi duyguları alevlendiren kendini Türk olarak gören herkesin izlemesi gereken bir film,izlemeli ki içinde bulunduğumuz şu durumda verilen şehitlerin önemi bir kez daha kavransıikle yanlı bir film değil bence,sonuçta karşı taraf düşman onu daha nasıl lanse edicekti ki ,politikacılar gibi barış elçisi olarak falan mı,hiç ...
Devamını oku
Devamını oku
İki filmi de yakın zamanda izlemiş biri olarak olympus has fallen daha iyiydi diyebilirim farklı şeyler bekliyor artık sinema severler;90 lı yıllardaki patlamalı gürlemeli aksiyon filmlerinden bıktık amerikalıların kahramanlıklarını da öne çıkarmaları da cabası,sinemada izleseydim parama yazık oldu derdim,değişik bir şey yok hep aynı
Başından sonunu tahmin etmenizin imkansız olduğu filmlerin başında kadarına da pes dedirten cinsten,bir kurgu mevcut gerçekten senaryoyu yazan kişi zekiymiş,seyirci öyle dolambaçlara sokuluyor ki filmin içinde bir o yöne,bir başka yöne gidiyorsunuz fakat bunların hepsinin ters yön olduğunu sonunda anlıyorsunuz,oyunculuklar sağlam son 10 dakkayı izledikten sonra zaten bir 10 dakkada kurguyu çözmek için kafa ...
Devamını oku
Devamını oku
2006 yılındaki superman returns'ün hayal kırıklığı yaratmasının ardından böyle bir devam filmi daha çekmek riskli bir iş olacaktı bu yüzden filmin içinde bir sürü değişikliğe gidilmiş;yönetmen,oyuncular,konu özellikle aksiyon ve kapışma sahnelerine önem verilerek kotarılmaya çalışılmış.Güzel olduğunu söyleyebilirim,ortaya iyi bir iş çıkmış tabiki eleştirilir yönleri var mesela;clark'ın dünyaya ...
Devamını oku
Devamını oku
İnsanı etkileyen bir gidişatı var,her şeyiyle profesyonel bir ekibin elinden çıktığı belli oluyor,belki senaryosu çok farklı değil ama iyi işlenişi,düzgün çekimleri ve güzel oyunculuklarla bunu unutturuyor.8/10
Beklediğim gibi çıktı,bu tarz filmlerde birinci amaç daima eğlendirmektir ve we re the millers bunda da sonuna kadar başarılı tabi beklentiler düşük tutulduğunda,yol filmlerini oldum olası severim çünkü sürükleyici olurlar;bu da onlardan biriydi keyifli bir 100 dakika için birebir ama aile ortamında izlemeyin,bel altı espriler var çünkü sıkça 7/10
İzlerken çizgi film gibi oturup izlerseniz hiçbir keyif almazsınız,izlemeyin daha iyi çünkü bir olaydan ziyade,toplumun çarpıklığını anlatmak ve insanlara göndermelerde bulunmak için yapılmış bir yönüyle farklı sürrealist tasarımlar,olduğundan büyük görünen nesneler ve çöp adam insanlar falan tamamen değişik bir yapım yse hiç konuşma yok,mimik ve hareketler konuşmanın yerini almış.Gerçekten anlatmaya ...
Devamını oku
Devamını oku