Filmler
Diziler
Programlar
brezilyanın çürümüş ve yozlaşmış sistemini,bu sistemin sözde koruyucuları olan ,polis teşkilatı üzerinden anlatan son derece başarılı bir film olmuş.tanrıkentİ anımatan görüntü ve hareketli kamera kullanımı yanında serpico filmini anımsatan bir konusu da var filmin.'özel tim' bir tanrıkent seviyesinde değil belki ama sepico gibi başarılı bir filmin de çok çok üstünde.suç,sistem eleştirisi filmlerini ...
Devamını oku
Devamını oku
There Will Be Blood gerçek bir başyapıt.en azından benim yargı değerlerime göre öyle.her karesi tabiri caizse kuyumcu titizliğinde ve inceliğinde hazırlanmış.her karesine her diyaloğuna günlerce kafa yorulduğu,en iyisi bulunana kadar zorlandığı dikkatli gözlerce farkedilecektir.gaza gelip biraz abartayım, sinema tarihinin en güzel filmlerinden biriyle karşılaşmanız mümkün.izleyememiş tüm sinefillere şiddetle ...
Devamını oku
Devamını oku
oyunculuklar güzel,çok geniş bir kadro var,akıcı bir senaryosu var ama yinede içime sinen bir film olmadı.izlenmeye değer bir film olduğunu da kesinlikle söyleyemeliyim.sinematografisi yüksek ama benim kişisel beklentilerime pek hitap etmeyen bir film.8/10
5 ayrı zamanda/yılda geçen aşklar,ilişkiler,aldatmalar,sorgulamalar keşmekeşi film.1996:iki çiftin birbirleriyle tanıştığı yıldır,başlangıç denebilir.1997:artık sevgilidir bu çiftler,(ender/gül,sevda/veli),yükseliş yılları..1999:birlikte yaşamaya başlamıştır çiftler,birbirlerini en çok sevdikleri,en mutlu oldukları zamanlardır,zirve denebilir.2004:5 yıllık bir sıçrama var,şüpheler,paranoyalar hakimdir ...
Devamını oku
Devamını oku
arkadaşlar uyarmış bende uyarayım,klasik popcorn izleyiciysen bu filmden uzak dur,yoksa saçmalamak zorunda kalırsın.bizde burdan güleriz size ancak.filmin puanı 5.6 ,aklım hafsalam almıyor.puana aldanmayın diyorum türün sevenlerine,ve yönetmenin ilk filmi olan dönüşü sevenlere.bu film en az dönüş kadar güzel film.anlatmak istediklerini ,parlatıp cilalayıp gözümüze sokmuyor ,bize düşünem ,kanıksama imkanı sunuyor ...
Devamını oku
Devamını oku
coen kardelerden seri katil,suç filmlerine dair güzel bir örnek.akıllarda kalıcak bir seri katil portresi çizilmiş.tabi javier bardem!in bu işte yadsınamaz bir katkısı var.oyunculuk rüştünü farklı bir tarzda bir kez daha ispatlamış..film gerilim filmleri açısından örnek olacak nitelikte.gerilim, volümü arttırılan bir müzikle yada insanın içini gıdıklayan garip efektlerle yansıtılmamış.birbirine sıkıca bağlı ...
Devamını oku
Devamını oku
bir gün içerisinde vuku bulan olayları,olabildiğince doğal ve sıradan biçimde anlatan ve yansıtan son derece başarılı bir minimalist yapım.filmi yine baştacı yapacaklar da olcak, acamasızca yerenlerde olacak.her bünyenin kaldırabileği filmlerden değil.bu türün sevenleri çok beğenecektir diye tahmin ediyorum..
beni şaşırtan, türkler böylesine filmler de mi yapmış dedirten, biraz geç farkettiğim,benim gibi gözden kaçıranlara tavsiye edeceğim,farklı ve özgün bir yapım..izlediğim en iyi polisiye türk filmlerinden..
derviş zaim çok iyi bir yönetmen ve güzel bir tarzı var.ancak bu film ona bol mu gelmiş dar mı gelmiş anlayamadım.derviş zaimin sinemasıyla örtüşmeniş bir türlü..başarısız ve fazla kasvetli buldum filmi..
daha çok belgesel tadında yansıtılmış,yakın dönemi hatırlanması,ve bilmeyenelerin fikir sahibi olabilmesi için izlenesi,vasat bir film.
hasan hocanın inançlarının ve vicdanın ördüğü duvarların arasında kayboluşunu anlatıyor film.bir nevi cami hocasının iç dünyasındaki gelgitleri,kişiliğini bulma çabalarını.bu denli pskolojik analizi yapılmış karakterler çok nadir bulunur türk sinemasında.bu yüzden ben bu filmi sevdim.10/9
sinemada sadelik ve doğallığı arayanlar için güzel bir seyir bu film.sanki pencerden kafanı çıkartıp sokakları gerçek hayatı izliyormuşçasına dinlendirici ve durağan.başrol oyuncusunun gözkamaştıran performansı(doğallığı) ile izlenesi güney ameika filmlerinde..
oyunculuklara fazlaca yüklenilmiş ve hikaye arka planda kalmış gibi.yönetmenin diğer filmlerine göre biraz sönük buldum.ama eğlence amaçlı izlenebilir yine.10/6
tarz yönetmen paul thomas anderson un 27 yaşında çektiği karakteri bol ,ünlüsü bol bir başyapıt.anderson un kamerası yine takipte,ve bizde kameranın arkasından takiptekiz tabiki.bu yaşta bu denli senaryolar yazıp,bu denli ünlü oyuncuyu bir potada eritmek takdir edilesi bir şey doğrusu.2 yıl sonrada yani 29 yaşında manolya gibi bir filmle çıkıyor karşımıza.oyuzuna varmadan hatrısayılır bir filmografiyle ...
Devamını oku
Devamını oku
ben dH derli toplu bir film bekliyordum.şili sinemasından bir parçacık ta olsa görebilmek umuduyla izledim filmi..ama ikinci sınıf bir film olmuş kanaatindeyim.güney amerika sinemasının kötü örneklerinden..10/4
'bir taş yada bir kum tanesi hiç farketmez.ikiside suda batar'filmi bu felesefenin üzerine kuran yönetmen,bizim öemsemediğimiz,unuttuğumuz,geçiştirdiğimiz küçücük şeylerin bile ,başkalarının hayatında ne gibi etkileri olabileceğine dair ,ironik bir konuyu işlemiş..gençliğinde yaptığı küçücük hatanın cezasını çeker baş karakterimiz ,yıllarca bir odada kalarak ve ensest ilşikiye psikolojik olarak ...
Devamını oku
Devamını oku
almodovar ın bütün inceliklerini yansıtan, ve filmogrofisini tamamlayan nadide parçalardan biri volver.basit ve sıradan senaryosuna rağmen,öylesine ince bir işçiliği var ki filmin,bu işi ancak almodovar becerebilir dedirtiyor.küçücük ayrıntılarla sürekli tebessüm ettiren,hayatı olabildiğince yalın ve gerçekçi verdiği sahnelerle bize işte sinema bu dedirten avrupalı yönetmen dehasını ve samimiyetini yine ortaya ...
Devamını oku
Devamını oku
ne sinemanın sinema gibi olduğu nede animasyonun animasyon gibi olduğu,güzel bir konuya sahip olmasına rağmen tamamen şiddet öğeleriyle dolu ticari amaçla çekildiği her karesinden belli olan bir film.görüntüde mükemmelliği yaklamak sevdasıyla sinemanın bütün büyüsünü oradan kaldıran,gerçekçilikten ve doğallıktan nasibini hiç alamamış,bilgisayar oyunu tadında bir film..10/5
reha erdem,nuri bilge ceylan,zeki demirkubuz şimdi bunların arasına semih kaplanoğlunu da ekliyorum.yine gözden kaçıcak bir filme benziyor.sinema salonunda 5 kişiydik.filmden hiç bahsetmeden,bağımsız türk yönetmenleri takip edenlere tavsiye ediyorum..
coppoladan kendi tarzında ağır başlı bir savaş filmi.film teknik açıdan en üst düzeyde ,har haliyle çok çalışılıp mükemmelleştirilmeye çalışıldığı aşikar...özellikle filmin kurgusunda çok zekice diyebileceğim bir tarz kullanılmış..filmin başından itibaren bahsedilmeye başlanan albay kuntz karakteri,film ilerledikçe büyümekte ve bir fenomen oluşturulmakta.işte bu hamle izleyici filmde tutan en büyük neden ...
Devamını oku
Devamını oku
yine fantastik bir dünya,ve yine gerçek dünyaya zekice göndermeler..miyazakinin doruğa ulaştığı bir film..
gençbir kızın(cadı) hayata tutunma ve kendini bulma çabası.yönetmenin diğer filmlerine nazaran daha basit bir dille anlatılmış.miyazakinin en iyi filmi değil bence ama en eğlenceli filmi...
açgözlülüğün tema olarak işlendiği filmde miyazakinin farklı hayal gücüyle yoğrulmuş çok katmanlı bir yapı var.filmde arkdaşlık,aile,sınıf farkı,açgözlülük,hoşgörü adına öyle küçük dokunuşlar var ki.bir de bunun üstüne kusursuz çizimler eklenince bize sadece ustayı alkışlamak düşüyo
bence miyazaki nin en güzel filmi.doğanın gücü,ve insanın doğaya bakış açısı çok yerinde verilmiş..ancak doğaya dost olursan doğa sana yaşam şansı verir.günümüz silah merkezli dünyası için uygun bir gelecek ütopyası çizilmiş...
bir kadının güzelleşmek konusunda sınırları tanımadığını vurgulayan oldukça farklı bir film *mantı*...başarısız ve hayatın bütün çilelerini çeken bir günahkarın,başarılı ve günah işlemesine gerek olmayan günahsızdan intikamı.son derece anlamlı cümleriyle intikam ustası park ın **kes**i.
1. dünya savaşında milyonlarca insan savaştı ve öldü.adamlar gitmiş yine 4-5 tane amerikalı yutseveri bulmuş ve savaştırmışlar....her zaman olduğu gibi yine amerikalılar kazanır...filmin konusu bu...izleyenlere sabır arkadaşlar10/2
filmin, maya medeniyetinin gerçekte ulaşabildiği uygarlığı ,yeteri kadar filme yansıtamadığını düşünüyorum.insanların köle olarak çalıştığı.tanrı için kurban edildiği basit medeniyet izlenimi veriyor.ama jherşeye rağmenizlemesi zevkli ve akıcı bir film.film için çok fazla emek arcandığı hemen anlaşılıyor..
filmin iyi oyunculukları ve orjinal bir senaryosu var..biraz da özellikle genç insanları içine alan kurgusu ve diyalogları ,iyi bir filmin ortaya çıkmasını sağlamış..ancak orjinal senaryonun yeterince orjinal işlenmediğini düşünüyorum...
görsellikte inanılmaz işler başarmış takeshi kitano..sanırım en uç nokta artık.birde ızdırap verici bir aşka hikayesi var ..birbirine bağlı ili insan ,sürekli onlarrı izliyorsunuz ,öyle fonlar oluşuyo ki diliniz damağınız kuruyabilir..ancak film biraz japon kültürünü kapsayan bir senaryoya ait, o yüzden filmden yere yer sıkılmanız olağan.malum japonların kültürünü anlamak zor..filmde görselliği arayanların ...
Devamını oku
Devamını oku
filmi izlediğinizde etkisinden uzun süre kurtulamıyorsunuz.her karesinin ince ince işlendiği belli olan film,müzikleri,oyunculukları,kurgusu,hikayesi,hatta makyajlarıyla(babanın yaşlandırılması gerçekmiş gibi) benim başyapıtlarımın arasına girdi bile..ama filmin puanının biraz düşük olduğunu farkettim.filmin puanı bu kadar düşük kalmamalı..tanrım noolur bunun olmasına izin verme!
hapse girmesine 24 saat kalmış kahramanın,bu 24 saat içinde yaşadığı gel-gitleri ve kendisi ve çevresiyle yüzleşmesini konu alıyor film.filmin böylesine basit gözüken senaryosu, edvard norton un mükemmel oyunculuğu ve spike lee nin mükemmel performansıyla,izlenmeye doyulmaz bir film halini alıyor..ayrıca ayna sahnesiyle filmin çok kısa bir sürede kült filmler kategorisine gireceğini düşünüyorum..(benim için zaten kült filmdir..)
hayatı ve insanlar arası ilişkileri bu denli yalın ve içten verebilen çok fazla film varmıdır..günümüz gençliğine ve aile yapısına yapılan ince eleştiriler ,karakterlerin kendilerini bulma arayışları filmin özü aslında..,tokat gibi bir film...
çok neşeli ve çok tatlı bir film..filmin her karesinde kusturica hinlikleri görebiliyorsunuz.tam bir kusturica filmi..filmin kadrosu zaten çingeneler zamanı kadrosundan bir çok kişiyi barındırıyor.ancak çingeneler zamanı yada yeraltı kadar samimi olduğunu düşünmüyorum.ilk defa bir kusturica filminde yer yer sıkıntı bastı beni..belkide bir beklenti oluştu film için..ama yinede izlenesi bir film..ne de olsa kusturica..
film gerçekten mükemmel.10 puanı sonuna kadar hakketiğini düşünüyorum.ancak innaritu nun ilk iki filmindeki tarzından biraz farklılıklar gösterdiği gözlenebiliyor.diğer filmlerinde kişilerin psikolojik durumlarını ve hayata bakış açılarını daha ayrıntılı vermişti inarritu..babel de kişileri pek önemsememiş gibi.sadece japon kızın iç dünyasına girebiliyorsun.diğer karakterler biraz uzak kalıyor size..zaten ...
Devamını oku
Devamını oku
filmin tempo, kurgu ve oyunculuk açısından son derece iyi olduğunu düşünüyorum.filmde ele alınan ,o dönemin toplumsal sorunları son derce gerçekçi olarak verilmiş.üstelik eğlendirici olmayı da başrmış bir film.sanırım film, siyasal bir görüşü varmış gibi algılanmış.puanı o yüzden bayaa düşük..ama olsun, filmdeki siyasi ve dini eleştiriler son derece yerinde.izlediğim en iy türk filmlerinden biri...