A Quiet Place hakkında en çok sevdiğim şey, atmosferiydi. Filmin oldukça klostrofobik bir yapısı var ve zaman zaman kendinizi gerçekten bu dünyanın içindeymiş gibi hissediyorsunuz. John Krasinski'nin yönetmenliği de en çok bu konuda etkiliydi. Bunun dışında Emily Blunt'ın performansı harikaydı, John Krasinski'nin oyunculuğu da gayet başarılıydı. Normalde bir korku filminin içerisinde bir çocuk oyuncu olduğunda işler hiç de iyi sonuçlanmasa da, buradaki çocuk oyuncular harikaydı. Özellikle de filmdeki karakteri gibi gerçek hayatta da sağır olan Millicent Simmonds'ın performansı filme daha da bir gerçekçilik katıyordu. Yaşanan olayları onun karakterinin bakış açısından gördüğümüz bölümler, A Quiet Place'in zirveye ulaştığı anlardı.
Oyunculuklar ve atmosfer iyi olmasına karşın, A Quiet Place'ın zayıf olduğu tek bir taraf vardı -ki bu da oldukça büyük bir etmen-, o da hikayenin gerilim/korku tarafıydı. Hikayenin gidişatında bir aciliyet olsa da bunu umursamak gerçekten de zordu. Filmin korku bölümü ise bir hayli saçmaydı. Filmde karakterler her şeyi sessiz bir şekilde yapmaya çalışırken sırf seyirciyi hoplatmak adına art arda jump-scare sahneleri yaşandığında kendimi filmden kopmuş hissettim. Mesela John Krasinski'nin Emily Blunt'ı banyoda aradığı sahnede banyonun camına bir el çarpıyor ve güçlü bir jump-scare efekti oluyor. Ama filmdeki yaratıklar bunu hiç fark etmiyor bile. Şahsen filmde en ufak bir ses ve müzik olmasaydı, sonuç çok daha etkili olurdu.
A Quiet Place iyi bir film ama kesinlikle herkesin dediği kadar bir başyapıt değil. Atmosfer ve performansların dışında filmin içeriği son derecede bilindikti ve korku namına yapılan şeyler beni sürekli filmin içinden çıkarttı. Hikayedeki bazı mantık hataları ise gözden kaçamayacak kadar fark edilebilirdi. Eğer film bittikten sonra yaşananlar hakkında kafa yormaya çalışırsanız, neredeyse hiçbir şeyin mantıklı olmadığını anlayacaksınız. Yine de zayıf içeriğine karşın profesyonelce yapılmış bir film olmuş. Bazı yaratıcı bölümleri ve sıkmayan temposuyla izlenmeyi hak ediyor. Fakat beklentilerinizi sakın yüksek tutmayın.
Puanım: 6.6/10
spoiler: Örneğin filmde yaşanan mantık hatalarından birisi final sahnesindeydi. Eğer bu uzaylılar yüksek ses karşısında güçsüz kalıp bir silah karşısında kolayca öldürülebiliyorsa, neden dünyanın herhangi bir yanında böyle bir şeyi yapmayı akıl eden bir insan veya bir askeri ordu olmadı? Yaratıkların böyle öleceğini kimse bilmese de hiç olmazsa her türlü seçeneği deneyebilirlerdi. Ya da ordu tanklarla savaşabilirdi. Kısacası dünyanın bu noktaya gelmiş olması çok saçmaydı.
Oyunculuklar ve atmosfer iyi olmasına karşın, A Quiet Place'ın zayıf olduğu tek bir taraf vardı -ki bu da oldukça büyük bir etmen-, o da hikayenin gerilim/korku tarafıydı. Hikayenin gidişatında bir aciliyet olsa da bunu umursamak gerçekten de zordu. Filmin korku bölümü ise bir hayli saçmaydı. Filmde karakterler her şeyi sessiz bir şekilde yapmaya çalışırken sırf seyirciyi hoplatmak adına art arda jump-scare sahneleri yaşandığında kendimi filmden kopmuş hissettim. Mesela John Krasinski'nin Emily Blunt'ı banyoda aradığı sahnede banyonun camına bir el çarpıyor ve güçlü bir jump-scare efekti oluyor. Ama filmdeki yaratıklar bunu hiç fark etmiyor bile. Şahsen filmde en ufak bir ses ve müzik olmasaydı, sonuç çok daha etkili olurdu.
A Quiet Place iyi bir film ama kesinlikle herkesin dediği kadar bir başyapıt değil. Atmosfer ve performansların dışında filmin içeriği son derecede bilindikti ve korku namına yapılan şeyler beni sürekli filmin içinden çıkarttı. Hikayedeki bazı mantık hataları ise gözden kaçamayacak kadar fark edilebilirdi. Eğer film bittikten sonra yaşananlar hakkında kafa yormaya çalışırsanız, neredeyse hiçbir şeyin mantıklı olmadığını anlayacaksınız. Yine de zayıf içeriğine karşın profesyonelce yapılmış bir film olmuş. Bazı yaratıcı bölümleri ve sıkmayan temposuyla izlenmeyi hak ediyor. Fakat beklentilerinizi sakın yüksek tutmayın.
Puanım: 6.6/10
spoiler: Örneğin filmde yaşanan mantık hatalarından birisi final sahnesindeydi. Eğer bu uzaylılar yüksek ses karşısında güçsüz kalıp bir silah karşısında kolayca öldürülebiliyorsa, neden dünyanın herhangi bir yanında böyle bir şeyi yapmayı akıl eden bir insan veya bir askeri ordu olmadı? Yaratıkların böyle öleceğini kimse bilmese de hiç olmazsa her türlü seçeneği deneyebilirlerdi. Ya da ordu tanklarla savaşabilirdi. Kısacası dünyanın bu noktaya gelmiş olması çok saçmaydı.