Birkan K.
Filmler
Diziler
Programlar
3,0
13 Mart 2017 tarihinde eklendi
Bilmem hatırlar mısınız? Star TV’de Müjdat Gezen, Şebnem Sönmez, Zafer Algöz, Gonca Vuslateri, Çağlar Çorumlu gibi iyi oyuncularla bezenmiş İbret-i Ailem adlı, 8 bölüm direnebilen bir yaz komedi dizisi yayınlanmıştı. İnce esprileri ile bizi kahkahalara boğsa da pek uzun soluklu olamamıştı. Kaman Kardeşlerin senaryosunu yazdığı bu dizi, bu arkadaşların farklı mizah anlayışlarıyla, piyasadaki basit komedilerden ...
Devamını oku
4,0
12 Mart 2017 tarihinde eklendi
Dikkat çekici bir isminin olmasının yanı sıra vurucu hikayesi ve muhteşem kurgusuyla bu yılın en iyi filmlerinden. Oscar’da yaşanılan hayal kırıklığından sonra bu filmin çok fazla hakkının yenildiğini düşünüyorum. Bunda modacı Tom Ford’un yönetmen koltuğunda olmasının ön yargısı olduğunu düşünüyorum. Zira Google’da “Tom Ford” ismiyle ufak bir arama yaptığınız da Beymen takım elbise, Tom Ford ...
Devamını oku
3,0
27 Şubat 2017 tarihinde eklendi
8 dalda Oscar’a aday ama o kalitede bir film olduğunu düşünmüyorum. Genelde zenci ve eşcinsel öğeleri gibi hassas konular Amerikanya’da hatta tüm Dünya’da ilgi uyandırsa da bu iki öğeyi birlikte kullanarak Oscar’a Aday olan bu filmin En İyi Film dalında pek şansı olacağını düşünmüyorum. Ülkemizde Brokeback Mountain’ın “İbne Kovboylar” diye anıldığı korsan piyasasında bu filmin de “Zencili Gay” ...
Devamını oku
3,0
27 Şubat 2017 tarihinde eklendi
Amerikan Sineması’nda Avrupa izlerini yoğun şekilde hissettiğimiz dönemlerden geçiyoruz. İnsani, dramatik konular, fantastik hikayelerin pabucunu dama atıyor. Hikaye odaklı, insan odaklı bu filmlerde Oscar’ın büyük favorileri olarak, sinema perdesinde arz-ı endam ediyor. Manchester by The Sea, bu filmlerden biri. En İyi Film, En iyi Erkek Oyuncu, En İyi Yardımcı Erkek ve Kadın Oyuncu, En İyi Yönetmen gibi kategoriler de ...
Devamını oku
3,5
27 Şubat 2017 tarihinde eklendi
6 yıldır hasretle yolunu gözlediğimiz Teyzemin evlatları nihayet 2. filmle beyazperde de. İlk film 59.736 biletli seyirciye oynasa da DVD, internet üzerinden ve Behzat Ç dizisi sayesinde kulaktan kulağa milyonlarca izleyiciye ulaşmıştı. Bu tükenen yıllarda Selçuk Aydemir, Murat Cemcir ve Ahmet Kural çok yol katetti. Ve yaptığı diziler ve filmlerle Türkiye’nin beynimizi tokatlayarak güldüren oyuncuları ve senaristi ...
Devamını oku
2,5
27 Şubat 2017 tarihinde eklendi
Tolga Çevik hayatımıza Vizontele serisindeki “naber lan işe yaramaz” karakteriyle girdi. Daha sonra yine bir Yılmaz Erdoğan filmi “Organize İşler”le kendini sevdirdi ve TV Tiyatrosu “Arkadaşım Hoşgeldin” serüvenüyle ailemizin komediyeni oldu. Sanırım Arkadaşım tiplemesi de üzerine yapışıp kaldı. Her filminde de sanki bu sevilen karakteri izliyormuşuz gibi ortak bir kanıya kapılıyoruz. Bunda Tolga Çevik’in ...
Devamını oku
3,5
27 Şubat 2017 tarihinde eklendi
Boşverin şehir yaşantısını, keşmekeşini, haydi kalkın ormana yerleşiyoruz,! Lanet olsun bu hayat, lanet olsun bu sevgi! (sen neden bena böyle yaptin?) Diyerek gaza getiren filmlerin aksine, Kaptan Fantastik bu seçimi tamamıyla seyirciye bırakıyor. Yönetmen siyah veya beyaz taraftan olmak yerine, tarafsızlığı ve bu iki fikir arasında farklı renkleri de bulabileceğinizi gösteriyor. Kapitalist dünyanın güçlü olduğu bu ...
Devamını oku
2,5
17 Eylül 2016 tarihinde eklendi
Devam filmlerini öncekilerle karşılaştırma zorunluluğu yeni filmi yıpratsa da elimiz mahkum karşılaştıracağız. İlk film daha iyiydi. Ama eli ayağı düzgün bir korku filmi bulabilmek çok zor. Bu yüzden bu nadir parçalara önem vermeliyiz. Her ne kadar ülkemizde, her hafta, üç harflilerle bezenmiş birbirinin aynısı korku filmleri vizyona girse de ne yazık ki bu türün sağlam örneklerine tek tük rastlayabiliyoruz. The ...
Devamını oku
3,5
28 Ağustos 2016 tarihinde eklendi
Kafa dağıtmalık filmler kuşağında bu hafta The Nice Guys var. Bir film izlersiniz ve film boyunca keyif alır, eğlenirsiniz. Film bittiğinde dimağınızda yer tutmaz. Ama TV’de tekrar rastladığınızda “aaa güzel filmdi lan bu azcık bakıyım.”Dedirtip sonuna kadar izletir ve hatırlatır. The Nice Guys, işte öyle bir şey. Aksiyonu, eğlencesi bol ve bazı sahnelerinde kahkaha attıran, orta şekerli bir aksiyon-komedi ...
Devamını oku
3,5
9 Haziran 2016 tarihinde eklendi
Oscar’da animasyonlara özel hem uzun metrajlı, hem de kısa film ödüllerinin dağıtılma teşvikiyle, zaten bir hayli ciddiye alınan animasyon işi iki kat daha ciddileşti. Animasyonların sadece çocuklara özel olduğu ön yargısı, tamamen ortadan kalktı. Artık sinema salonlarında çocuklardan daha fazla yetişkin görür olduk. Pixar’ın, Walt Disney’in rekabeti bize güzel işleri izlettirmeye devam edecek gibi gözüküyor. ...
Devamını oku
4,0
23 Mayıs 2016 tarihinde eklendi
Room filmi eşe dosta anlatılırken, hani “Brie Larson’un en iyi kadın oyuncu oskarını aldığı film varya” diyoruz. Ama bu film tek bu ünvanla anılmaktan, daha çok övgüyü ve ödülü hak ediyor. Böyle bıçak sırtı bir konu izleyenlere rahatsızlık vermeden ve büyük acıtasyonlara girmeden ancak bu kadar naif anlatılabilirdi. Filmi izlerken herhangi bir yorum okumadıysanız ve spoiler yemediyseniz, filmin ilk ...
Devamını oku
3,0
31 Ocak 2016 tarihinde eklendi
Yüksel Aksu çok ses getiren filmi “Dondurmam Gaymak” ve ikinci filmi vasatı aşamayan “EntelKöy EfeKöy’e Karşı” filmlerinde sıcak komedilere imza atarken, yerel hikayeler anlatarak, evrensel ve tüm Türkiye’nin meselelerine gönderme yapmıştı. Yönetmen, İftarlık Gazoz’da bu ekolü devam ettirirken, hem daha yüksek bütçeli, hem bir dönem filmi, hem önceki işlerinden daha iddiaalı bir filme imza atmış. Yine ...
Devamını oku
5,0
21 Ocak 2016 tarihinde eklendi
Alejandro González Iñárritu, geçen seneki Oscar başarısını bu yıl da The Revenant ile sürdüreceğe benziyor. Yönetmen parayı bulunca büyük bütçeli bir işe imza atarken, aynı zamanda bu bir Iñárritu filmi dedirten çok güzel bir eserle beyazperde de arzı endam ediyor. Üstelik yönetmen DiCaprio ve Tom Hardy gibi iki iyi oyuncuyu, alışılagelmişin dışında karakterlere büründürerek, oyuncu performanslarını bu ...
Devamını oku
4,0
16 Ocak 2016 tarihinde eklendi
Dönem filmlerini sevmeye başlayan Tarantino, adeta Western filmlerine kendi bakışını ve anlatımını getirdi. “The Django”dan sonra şimdi de “The Hateful Eight” ile ikinci vahşi batı filmiyle karşımıza çıkıyor. Film genel hatlarıyla, çoban, kuzu ve kurt hikayesini andırıyor. Kimse kimseye güvenmiyor, isminden de anlaşıldığı üzere herkes birbirine nefretle bakıyor. Yine ırkçılık, filmin en büyük ...
Devamını oku
3,0
8 Aralık 2015 tarihinde eklendi
Öncelikle sözlerime bir klişe ile başlamak istiyorum; “Birinci film daha komik ve daha güzeldi.” “Düğün Dernek Sünnet” biraz daha gişe filmi, biraz daha zorlama bir film olmuş. Komik mi? Komik, eğlendiriyor mu? Eğlendiriyor. İş çıkışı, stresten uzaklaşmak, kafa dağıtmak mı istiyorsunuz? Tam anlamıyla hakkını veriyor, eli ayağı düzgün, komik bir film. Ama en iyisi olan ilk film ile karşılaştırılınca, ...
Devamını oku
2,5
15 Kasım 2015 tarihinde eklendi
007 ve aksiyon sever sinema severler için, bol patlamalı, bol araba takip sahnelerinin olduğu (hatta uçak, helikopterli kovalamacalar da mevcut), dövüş sahnelerinin de es geçilmediği klasik bir James Bond filmi olmuş. Ama Spectre, yine de alışıla geldik Bond filmlerinin kalitesinin altında kalmış. Bunda hikaye örgüsünün çok dağınık anlatılışı, filmin süresinin uzatılması için dallanıp budaklandırılmasının ...
Devamını oku
3,0
25 Eylül 2015 tarihinde eklendi
Bir önceki filmi “Bana Masal Anlatma” da sıcak fantastik bir mahalle komedisiyle karşımıza çıkan Burak Aksak, ikinci filmde bu kez absürt bir yol hikayesine imza atmış. Diğer yol hikayelerinden farklı olarak ise eşine az rastlanır bir kovalamaca macerası olarak eğlencesini iki katına çıkartıyor. Burak Aksak, diyalog yazma, karakter yaratma ve hoş ayrıntılarıyla sinema dünyasında da çok başarılı olacağa benzer, ...
Devamını oku
4,0
1 Eylül 2015 tarihinde eklendi
Guy Ritchie diyince akan sular durur benim için. Sıradan bir hikayeyi bile kurgusu, kamera açıları, çekim teknikleri ve Ritchie’ye özgü ayrıntı flashbackleriyle adeta bir baş yapıta çevirir. Her sahnesinde ufak süprizlerin, güzel ayrıntıların yakalandığı filmlerdir. Sherlock Holmes’u bize yeniden sevdiren adam, ajan filmlerinin de geçmişte bıraktığı güzel tatları U.N.C.L.E. ile yeninden sevdiriyor bize. NBC’nin ...
Devamını oku
3,5
13 Ağustos 2015 tarihinde eklendi
Ali Atay’ı yönetmen koltuğuna ilk kez oturduğu film olan Limonata, görüntüsüyle, hikayesi ile Avrupa Filmlerini anımsatan güzel bir yol filmi. Bunda filmin ambiansının payı çok büyük tabi. Yarısı İstanbul’da, yarısı Makedonya-Manastır’da geçen film iki başarılı oyuncu üzerine kurulmuş. Bu da filmin klişe hikayesini, hem oyunculuklar hem de Ali Atay ve Ertan Saban’ın yazdığı diyaloglarla sıradanlıktan ...
Devamını oku
2,5
12 Nisan 2015 tarihinde eklendi
Kendi uydurduğu yalana kendisi dahi inanmaya başlayan Walter Keane ile saf Ressam Margaret Keane’in gerçek hikayesi Big Eyes. Margaret’ın resimlerindeki gotik hava dışında Tim Burton esintilerini ve şahsına münhasır dünyasını bu filmde göremiyoruz. En basitinden, Johnny Depp ve yönetmenin sevgilisi Helena Bonham Carter bu filmde yer almıyor. Başrollerde Christoph Waltz ve Amy Adams’ı biraraya getiren yönetmen, hikayeyi ...
Devamını oku
2,5
21 Şubat 2015 tarihinde eklendi
Ünlü Fizik Profesörü Stephan Hawking’in kara delikler hakkındaki teorisini bulmasıyla süregelen, daha çok özel hayatını anlatan The Theory of Everything, Eddie Redmayne’ın Stephan Hawking’e çok benzemesi ve iyi rol kesmesi dışında beni fazla tatmin etmedi açıkçası. Oscar’da en iyi film adayı olması ve IMDB’ye yüksek puan ile giriş yapması, bir Akıl Oyunları (Beautiful Mind) beklentisi yarattı bende. Ama film ...
Devamını oku
4,0
21 Şubat 2015 tarihinde eklendi
Alejandro González Iñárritu, her ne kadar Arjantinli U19 milli takımı futbolcu ismi olsa da bu adamın ismi gerçekten sinema tarihine altın harflerle kazınmalı. Bambaşka bir bakış açısı ve kendine has bir anlatımı var. Her filmi son derece vurucu. Amores Perros (Paramparça Aşklar ve Köpekler), Babel, 21 Grams, Biutiful ve şimdi de Birdman. Filmin afişi ve ismi bir Marvel süper kahraman filmleri algısını yaratsa da ...
Devamını oku
4,5
15 Şubat 2015 tarihinde eklendi
En İyi Film dalında Oscar adayı olan Whiplash, bu adaylığı sonuna kadar hak eden filmlerden. Müzik tutkunu bir şahsiyetseniz, bu güzel filmden alıcağınız haz iki katına çıkacaktır. Abimle Rocky serisi filmlerini izledikten sonra, salonun ortasını ringe çevirir halının üzerinde boks maçı yapardık. Whiplash’i izledikten sonrada içinizde bir bateri çalma dürtüsü, kovaları, tencereleri diziyimde kendime bir bateri ...
Devamını oku
3,0
19 Ocak 2015 tarihinde eklendi
Burak Aksak, kuzeni Selçuk Aydemir ile birlikte yazıp yönettiği 2008 yapımı Kurbanlık filminden sonraki ikinci yönetmenlik deneyimi olan “Bana Masal Anlatma”, ayrıca Aksak’ın tek başına yaptığı ilk uzun metraj film. “İlk elin günahı olmaz derler” ya, Bana Masal Anlatma, bir komedi filminden beklenenleri, güldürme anlamında fazlasıyla yerine getiriyor. Ancak senaryonun akışı ve kurgu açısından sınıfta ...
Devamını oku
4,0
12 Ocak 2015 tarihinde eklendi
David Fincher adı teleffuz edilince ilk olarak Fight Club(Dövüş Kulübü) geliyor akla. Sonra “olum, Seven(Yedi) filminin yönetmeni de o değil miydi?” hemen akabinde “adam Brad Pitt’le ne filmler yapmış. The Curious Case of Benjamin Button’ı da (Benjamin Button’in tuhaf hikayesi) David Fincher yönetti. Onda da Brad Pitt vardı.” Diyorsunuz. Hafızalar tıkanmaya başlayınca, hemen sinefillerin baş ucu kaynağı ...
Devamını oku
3,0
12 Ocak 2015 tarihinde eklendi
“Unutursam Fısılda” derli toplu bir Çağan Irmak filmi. Yönetmen sıradan bir hikayeyi yine kendine has anlatımıyla güzel süslemiş. Geçmişle, günümüzün hikayesini güzel bir şekilde harmanlamış. Farah Zeynep Abdullah, Hümeyra ve Işıl Yücesoy’un muhteşem oyunculuklarını izlemek için dahi filme gidilir. Özellikle Farah Zeynep Abdullah’ın Kelebeğin Rüyası, Bi Eylül Meselesi’nden sonraki, üçüncü uzun ...
Devamını oku
3,5
12 Ocak 2015 tarihinde eklendi
“Mucize” gerçek bi hikayeye dayanmasından sebep, filmin mucizesini gerçekçi kılıyor. Sondaki fotoğraf karesini görmeseydim, “yok ebesinin Ali Sami” derdim. Ama yaşanmış hikayeler her zaman kurgulanmış yapaylıktan insanları daha fazla duygu yoğunluğuna itiyor. Türkücü diye ön yargıyla baktığımız Mahsun Kırmızıgül’ün, Türkiye’de artık kendi has bir sinema dünyası ve izleyici kitlesi var. Yönetmenin, ...
Devamını oku
3,5
6 Ekim 2014 tarihinde eklendi
Film içinde filmlerden “Pek Yakında”. Cem Yılmaz, A.R.O.G’la G.O.R.A.’yla Yahşi Batı’yla Türk Sineması’nda çıtayı bir hayli yükseltti. İzleyiciler her sahnesi bol kahkahalı, stand up tadında film beklentileriyle her yeni filme aynı gazla gitseler de Cem Yılmaz bazen tatlı hikayeleri olan, yerinde güldüren filmleriyle de karşımıza çıkıyor. Bu benim gibi sinemaseverleri mutlu etse de tek kişilik gösteri ...
Devamını oku
3,5
28 Eylül 2014 tarihinde eklendi
Andy Warhol’un öngördüğü gibi “herkes bir gün 15 dakikalığına meşhur olacak.” Bu filmin mottosu hatta artık sosyal medyalı dünyamızın anahtar sözlerini Andy Warhol çoktan söylemiş. Sosyal medyanın bir tweetle, video ile fotoğrafla ünlü olan sabun köpüğü fenomenleri ya da bu şöhreti doğru adımlarla yönetebilen sosyal medya starları. Favreau, bu filmde iki duruma da ayna tutuyor. (Dikkat! Bu filmde reklam ...
Devamını oku
3,5
15 Eylül 2014 tarihinde eklendi
Yönetmen: Wes Anderson Senaryo: Wes Anderson, Stefan Zweig Oyuncular: Ralph Fiennes, Tony Revolori, Saoirse Ronan, Willem Dafoe, Adrien Brody, Edward Norton Tür: Komedi, Cinayet Wes Anderson’un kendine has sinema dili, kendine has hikaye örgüsü ve eskitilmiş havası (Vintage, Retro) veren görüntü rengiyle sinema dünyasında bambaşka bir yerde adını söyletiyor. Ve büyük oyunculardan figüran yaratma işinde de ciddi ...
Devamını oku
3,0
8 Eylül 2014 tarihinde eklendi
Bi Küçük Eylül Meselesi, bi küçük “Yaban” filmine benzese de vasatın üzerinde izlenesi bir romantik Türk filmi seçeneği sunuyor. Filmi izlerken, ana hatlarıyla, baş karakterlerin huyundan suyundan mütevellit Yeşilçam’ın aklımıza kazınmış 1973 yapımı “Yaban” filmi sürekli akıllara geliyor. Ayrıca, aşk ve hafıza kaybı ikilisi bu filmde de karşımıza çıkıyor. Sanırım hafıza kaybı büyük aşkların ...
Devamını oku
4,0
19 Ocak 2014 tarihinde eklendi
Sıradan gibi gözüken bir hikayeyi oyunculuklarla nasıl üst seviye bir filme getirilir işte kanıtı. Tom Hanks’li filmler güzeldir ve farklıdır. Bunda hem Tom Hanks’in iyi senaryo seçimi hem de sıradan bir senaryoyu, üstün oyunculuğu ile kalbur üstü filmler haline getirmesi olarak görebiliriz. Matt Damon’ının yıldızını parlatan The Bourne Ultimatum serisinin yönetmeni Paul Greengrass, Captain Philips’le de ...
Devamını oku
4,5
19 Ocak 2014 tarihinde eklendi
Rekabet, tutku, hırs, kazanma azmi bunlar yarışma ruhunun olmazsa olmazları. Bu filmde, olayları dışarıdan izleyen gözler olarak , bu duyguların hepsinin içine giriyoruz. İki zıt karakterin rekabetinde iki tarafıda seviyor iki taraftan da nefret ediyoruz. Film seçimlerinde süreye önem veren biri olarak. 2 saat süren bu filmi izlerken kurgunun başarısı ve hikayenin akıcılığı sayesinde filmin nasıl akıp geçtiğini ...
Devamını oku
3,5
31 Aralık 2013 tarihinde eklendi
“İnsan hayatı çok ucuz” derler ya , bu sözü destekleyen vurucu bir film olmuş “Fruitvale Station”. Gerçek bir hikayeden sinemaya uyarlanan film. Sade anlatımı ve izleyiciyi yormayan akışı ile bizleri hikayenin içine alıyor hemen. Sabırsız izleyiciler bu durağan gidişattan sıkılma olasıkları yüksek olsa da bu ilk 50 dakikalık Oscar Grant’in hayatını tanıma faslı, bizi daha acıklı bir sona götürüyor. ...
Devamını oku
3,0
8 Kasım 2013 tarihinde eklendi
Filmden çıktım hala dönüyorum boşlukta. İmkanlar dahilinde, 3D ve çevresel ses sistemine sahip bir sinemada izlenmesi şiddetle tavsiye olunur. Bu etmenlerle, boşlukta dönme hissi katsayınız artacaktır. Çük ekran bir monitörde izlenirse çok yavan kalacağı ve sabırlı bir sinema izleyicisi değilseniz, beşinci dakikada izlemekten vazgeçebileceğiniz bir film olabilir. Film görsellik açısından dört dörtlük. Kamera ...
Devamını oku
2,5
7 Kasım 2013 tarihinde eklendi
Bir yol hikayesi ve komedisi “We’re The Millers”. Kafa dağıtmak ve Jennifer Aniston’ın yerçekimine direnen güzelliği için katlanılacak. Vasatı aşmayan komedi kalitesiyle size fazla bir şey vaat etmeyen, gişeye yönelik klasik bir Amerikan komedisi. Rawson Marshall Thurber’ın üçüncü uzun metrajlı filmi olan “We’re The Millers”ın başrollerini komedi filmlerinden aşina olduğumuz, Jason Sudeikis (David Clark), ...
Devamını oku