
Yılın ilk "Yakın Plan" dosyasında, 2024'ün en etkili ve ses getiren; önümüzdeki yılların da çok konuşulan isimlerinden olacağı şüphe götürmeyen "Zendaya"nın kariyerini ve filmlerini mercek altına alıyoruz.
Zendaya Maree Stoermer Coleman, 1 Eylül 1996'da Oakland, Kaliforniya'da dünyaya geldi ve kısa sürede Hollywood'un en parlak yıldızlarından biri haline geldi. Her şey, Disney Channel’daki "Shake It Up" dizisindeki Rocky Blue rolüyle başladı. Ancak Zendaya, sadece bir televizyon yıldızı olmanın ötesine geçerek, sinema ve müzik dünyasında da kendine sağlam bir yer edinmeyi başardı. Şu anda genç yaşına rağmen, büyük bir etki yaratmış, olağanüstü yetenekleri ve güçlü duruşuyla tanınan bir ikon.
Zendaya'nın kariyerindeki dönüm noktalarından biri, "Euphoria" dizisinde canlandırdığı Rue karakteri oldu. HBO'nun bu gençlik drama-dizisinde, uyuşturucu bağımlılığıyla mücadele eden bir genci canlandıran Zendaya, gösterdiği derinlikli performansla büyük beğeni topladı. Bu rol, ona En İyi Kadın Drama Performansı dalında iki defa Primetime Emmy Ödülü’nü kazandırdı ve onu yalnızca oyunculuğuyla değil, aynı zamanda güçlü bir hikaye anlatıcısı olarak da tanıttı.
Zendaya'nın sinema kariyerindeki en önemli projelerden biri ise "Spider-Man" serisi. 2017 yapımı "Spider-Man: Homecoming" ile başlayan Marvel evrenindeki yolculuğu, onu dünya çapında tanınan bir isim haline getirdi. MJ karakteriyle, güçlü, zeki ve bağımsız bir kadın figürünü canlandırarak, genç izleyiciler üzerinde büyük bir etki yarattı. "Spider-Man: Far From Home" ve "Spider-Man: No Way Home" gibi devam filmleriyle, karakterini daha da derinleştirerek Marvel’ın en sevilen karakterlerinden biri olmayı başardı.
Zendaya'nın dahil olduğu bir diğer önemli film ise, Denis Villeneuve'ün yönettiği epik bilim kurgu filmi "Dune" (2021). Filmde, genç Chani karakterine hayat veren Zendaya, Chani rolüyle geniş bir izleyici kitlesinin ilgisini çekti. "Dune"un devam filmi "Dune: Part Two" (2024) ile Zendaya, daha da önemli bir rol üstlendi ve serinin hikayesinde büyük bir yer aldı. 2024 yılının bir diğer hit filmi olan Luca Guadagnino'nun "Challengers"ında ise eski tenisçi Tashi Donaldson karakterine hayat verdi ve bu film ile ödül sezonunun en önemli isimlerinden biri haline geldi.
Zendaya'nın yetenekleri sadece oyunculukla sınırlı değil. Müzik kariyerine de adım atan Zendaya, 2013 yılında kendi adını taşıyan albümünü yayımladı ve "Replay" gibi hit şarkılarla müzik listelerinde kendine yer buldu. Ayrıca, kendi döneminin bir moda ikonu olarak görülüyor. Genç yıldız, sık sık kırmızı halı stiliyle takdir topluyor ve birçok büyük moda markasının reklam kampanyalarında yer alıyor.
Zendaya'nın kariyerindeki çeşitlilik, onu sadece bir oyuncu olarak değil, aynı zamanda tüm dünyada kültürel bir figür olarak da konumlandırıyor. Güçlü kadın karakterlerle özdeşleşen Zendaya, yaşından beklenmeyecek bir olgunluk ve özgüvenle, ekranlarda kendine sağlam bir yer edinmeye devam ediyor. Özel hayatında ise Tom Holland ile uzun süreli bir beraberliği var ve çift kısa süre önce nişanlandı. Zendaya ve Holland çifti çok yakında, birlikte "Spider-Man 4" ve Christopher Nolan'ın "The Odyssey" filminde yer alacak.
Shake It Up

Zendaya'nın ilk büyük televizyon projelerinden biri, Disney Channel'da yayımlanan "Shake It Up" adlı canlı aksiyon dizisiydi. 2010-2013 yılları arasında yayımlanan dizi, Chicago'da bir dans şovunda yer alan iki genç kızın hikayesini anlatıyordu. 14 yaşındaki Zendaya, dizide Rocky Blue adında enerjik, yetenekli ve özgüvenli bir karakteri canlandırıyordu. Rocky, dans yetenekleriyle öne çıkan ve samimi tavırlarıyla dikkat çeken bir genç kız olarak izleyicilerle buluştu.
"Shake It Up", Zendaya'nın kariyeri için önemli bir başlangıç oldu ve onun gençlik yıldızlarından biri olarak tanınmasını sağladı. Dizi, Zendaya'nın müzik, sinema ve moda dünyasında daha sonra büyük başarılar kazanmasına zemin hazırladı zaten çok geçmeden Zendaya bir başka Disney dizisi olan "K.C. Undercover"ın başrolünde yer aldı. Rocky'nin en yakın arkadaşı CeCe Jones'a Bella Thorne hayat veriyordu ve ikili, dans şovunda sergiledikleri performanslarla dizinin merkezinde yer alıyordu.
K.C. Undercover

"K.C. Undercover", 2015-2018 yılları arasında Disney Channel'da yayımlanan bir aksiyon-komedi dizisiydi ve Zendaya, dizinin başrolü K.C. Cooper karakterini canlandırıyordu. K.C., sıradan bir lise öğrencisi olmanın yanı sıra, ailesinin gizli ajansında çalışan bir casustur. Zendaya'nın canlandırdığı K.C., akıllı, cesur ve becerikli bir genç kızdır. Hem ailesine yardımcı olmak hem de normal okul hayatını sürdürmek arasında denge kurmaya çalışırken, izleyicilere eğlenceli ve aksiyon dolu anlar sunuyordu.
Dizi, Zendaya'nın aksiyon ve komedi alanlarındaki yeteneklerini sergilemesi için büyük bir fırsat sundu. K.C., güçlü bir karakter olarak, kızların da aksiyon dolu rollerde güçlü olabileceği mesajını verirken, Zendaya'nın genç izleyicilere ilham vermesine olanak tanıdı. K.C. Undercover ayrıca Zendaya'nın tüm kariyerinde önemli bir adım oldu ve onu daha sonra yer alacağı "Spider-Man" serisindeki rolüne hazırladı.
Spider-Man: Homecoming

Zendaya, 2017 yapımı "Spider-Man: Homecoming" filmine, Marvel evreninde yer alan önemli bir karakter olan Michelle Jones (kısaca MJ) olarak katıldı. Genç yıldız, bu filmde başlangıçta daha küçük bir rolde yer alıyordu. Karakteri, Peter Parker (Tom Holland) ile olan ilişkisinde alaycı bir hava taşıyan, zeki ve özgün bir öğrenci olarak tanıtıldı. Zendaya'nın canlandırdığı MJ, filmdeki diğer karakterlerle kıyaslandığında daha sıradışı ve farklı bir figür olarak dikkat çekti.
"Spider-Man: Homecoming", Marvel Sinematik Evreni'nin (MCU) bir parçasıydı ve Tom Holland'ın canlandırdığı genç Peter Parker'ın, yeni bir kahraman olarak Spider-Man olma yolunda karşılaştığı zorlukları konu alıyordu. Zendaya'nın karakteri, okul arkadaşı Peter ve diğer ana karakterlerle etkileşimleriyle filme renk kattı. Homecoming, Spider-Man'in maceralarının yanı sıra, Peter'ın günlük yaşamını, okulda yaşadığı problemleri ve Stark Endüstrileri'ndeki Tony Stark (Robert Downey Jr.) ile olan ilişkisini de derinlemesine işlerken, Zendaya'nın MJ karakteri, gençler arasında gerçekçi ve mizahi bir bakış açısı sundu. Zendaya'nın filmdeki varlığı, MJ karakterinin popülerliğini artırdı ve ilerleyen filmlerde de daha büyük bir rol almasına zemin hazırladı.
The Greatest Showman

"The Greatest Showman" (2017), Hugh Jackman’ın başrolünde olduğu, müzik ve dans dolu dramatik bir müzikal filmdi. Film, P.T. Barnum’un hayatından ilham alarak, sirk dünyasının doğuşunu ve onun başarıya ulaşma yolundaki çabalarını konu alıyordu. The Greatest Showman, renkli ve görsel açıdan etkileyici sahneleriyle dikkat çekerken, özellikle "This Is Me" gibi unutulmaz şarkılarıyla da büyük beğeni topladı.
Zendaya, filmde Anne Wheeler adlı bir karakteri canlandırıyordu. Anne, sirk çalışanlarından birisi olan, trapezci ve dövüşçü bir kadın olarak izleyicilere sunuluyordu. Zendaya’nın rolü, filmdeki diğer ana karakterlerden W.E. Barnum (Hugh Jackman) ve Charity Barnum (Michelle Williams) gibi figürlerle olan ilişkileriyle şekillendi. Zendaya'nın karakteri, özellikle Zac Efron'un canlandırdığı Phillip Carlyle ile olan romantik ilişkisiyle öne çıktı. Genç oyuncu, filmdeki etkileyici akrobasi sahneleri ve cesur performanslarıyla büyük takdir topladı.
Spider-Man: Far From Home

2019 yapımı "Spider-Man: Far From Home", Marvel Sinematik Evreni'nin (MCU) bir parçası olan ve Tom Holland'ın canlandırdığı Peter Parker / Spider-Man karakterinin maceralarını konu alan yeni serinin ikinci filmiydi. Film, "Avengers: Endgame" sonrası Peter Parker’ın, Avrupa tatiline çıktığı bir dönemde, büyük bir tehdit olan Mysterio (Jake Gyllenhaal) ile karşı karşıya kalmasını anlatıyor.
Zendaya, bu filmde, Michelle Jones karakterine geri dönüyordu. Far From Home'da MJ, Peter'ın en yakın arkadaşı ve platonik aşkı olarak daha belirgin bir rol üstlendi. Filmin başında, MJ'in sosyal olarak biraz içine kapanık, alaycı ve zeki tavırları devam ederken, Peter ile ilişkileri de derinleşmeye başlar. Zendaya, MJ karakterini daha da geliştirdi ve ona daha fazla derinlik kazandırarak, izleyicilere komik ve aynı zamanda duygusal bir yanını sundu.
Euphoria

Zendaya, "Euphoria" dizisine 2019 yılında dahil oldu ve bu dizi, onun kariyerindeki önemli dönüm noktalarından biri oldu. Dizi, HBO tarafından yayınlanan; gençlerin hayatındaki zorlukları, kimlik arayışını, bağımlılık, aşk, cinsellik, arkadaşlık ve psikolojik problemleri işleyen bir dramaydı. Sam Levinson tarafından yaratılan dizi, özellikle karanlık temaları, cesur ve gerçekçi anlatımıyla dikkat çekti. Gençlik dizisi olmasına rağmen, oldukça olgun ve çarpıcı konulara odaklanıyordu.
Zendaya, dizinin başrolü Rue Bennett karakterini canlandırıyordu. Rue, 17 yaşında bir lise öğrencisi ve bağımlı bir gençti. Dizide, Rue’nun uyuşturucu bağımlılığıyla mücadelesi, kişisel trajedileri ve karmaşık ilişkileri derinlemesine işlendi. Zendaya, Rue’yu canlandırırken hem duygusal hem de fiziksel anlamda büyük bir performans sergiledi. Karakterinin içsel çatışmalarını, çaresizliklerini ve hayal kırıklıklarını güçlü bir şekilde yansıtarak, dizinin en dikkat çeken öğelerinden biri haline geldi. Bu rol ile artık gençlik dizi ve filmleriyle anılan bir oyuncu olmaktan çıkıp daha derinlikli ve ağır rollerin hakkını verebildiğini gösterdi. İkinci sezonuyla uzun bir ara veren Euphoria'nın üçüncü sezon çalışmaları devam ediyor.
Malcolm & Marie

Zendaya’nın "Euphoria" dizisindeki büyük başarısından sonra, "Malcolm & Marie" (2021) filmi, onun bir yetişkinin hayatını canlandırdığı ilk filmi oldu. Film, yine Sam Levinson’ın yazıp yönettiği, pandemi döneminde çekilen ve sadece iki karakterin hikayesini anlatan bir dramaydı. Zendaya, filmde Marie karakterini canlandırarak, daha farklı bir oyunculuk tarzını ve duygusal derinliğini sergileme fırsatı buldu.
Film, Marie ve Malcolm adlı bir çiftin, bir gece boyunca yaşadıkları duygusal çatışmaları ve gerilimli ilişkiyi konu alıyor. Malcolm, yeni bir filminin galasında başarılı bir gece geçirirken, Marie, onun başarılarına ve kendi hayatındaki hayal kırıklıklarına dair bir dizi duygu ve düşünceyle yüzleşir. Film, çiftin karşılıklı konuşmalarından ve tartışmalarından oluşuyor, bu nedenle Zendaya ve John David Washington (Malcolm) arasındaki güçlü performanslar, filmin merkezini oluşturuyordu. Zendaya'nın Malcolm & Marie’deki rolü, onu yine farklı bir karakterle gösterdi. Marie, karmaşık, güçlü ve duygusal olarak yıkılmaya yakın bir kadındı. Zendaya, karakterin duygusal zorluklarını ve içsel çatışmalarını son derece derin ve etkileyici bir şekilde yansıttı.
Dune

Zendaya, "Dune" (2021) filmine katıldığında, bilim kurgu dünyasında büyük bir adım atmış oldu. Denis Villeneuve’ün yönettiği bu epik bilim kurgu filmi, Frank Herbert’in aynı adlı romanından uyarlanmıştı ve sinemada çok büyük bir beklentiyle karşılandı. Zendaya, Chani adında önemli bir karakteri canlandırıyordu. Chani, Arrakis gezegeninde yaşayan Fremen halkının bir üyesi ve filmde Paul Atreides (Timothée Chalamet) ile önemli bir bağa sahip olan güçlü bir karakterdi. Zendaya'nın rolü, bu ilk filmde daha sınırlıydı. Karakterin gelecekteki gelişimi ve film serisinin devamında daha belirgin hale gelmesi planlanmıştı.
Dune’da Zendaya, çoğunlukla Paul'ün rüyalarındaki figür olarak görünüyordu. Chani’nin karakteri, filmde daha çok sembolik bir şekilde işlenmişti; ancak Zendaya'nın performansı, bu az sayıda sahnede bile güçlü bir etki bıraktı. Özellikle, Zendaya’nın etkileyici bakışları ve güçlü varlığı, Chani’yi sıradışı bir figür haline getirdi. Çekimlerinin çoğu, yoğun görsel efektlerle ve çöl manzaralarıyla sarılmıştı, bu da Zendaya'nın performansını daha da dikkat çekici kıldı. Chani'nin filmdeki varlığı, Paul'un geleceğiyle ilgili kehanetler ve Fremen halkının özgürlüğüyle bağlantılı olduğundan, Zendaya'nın rolü ilerleyen filmler için büyük bir öneme sahip olacak.
Spider-Man: No Way Home

"Spider-Man: No Way Home" (2021), Spider-Man serisinin üçüncü filmiydi. Film, Peter Parker’ın kimliğinin herkese ifşa olmasının ardından yaşadığı karmaşık süreçleri ve bu durumu düzeltmek için Doctor Strange (Benedict Cumberbatch) ile yaptığı tehlikeli anlaşmayı konu alıyordu. Bu anlaşma sonucunda, çeşitli evrenlerden gelen kötü adamlar Peter’ın karşısına çıkarak, büyük bir tehdit oluşturuyordu.
Zendaya, bu filmde yine Michelle Jones karakterini canlandırdı. "No Way Home"da MJ, Peter’ın en yakın arkadaşı ve sevgilisi olarak daha da merkezi bir rol aldı. Film, Peter’ın kimliğinin açığa çıkmasının ardından hayatının ne kadar zorlaştığını ve MJ ile ilişkilerinin bu zorluklardan nasıl etkilendiğini gösteriyor. Zendaya, MJ’in karakterindeki zekayı, alaycı tavırları ve duygusal derinliği başarılı bir şekilde sergileyerek, izleyicilere güçlü bir performans sundu. Ayrıca, gerçek hayatta da sevgilisi olan Holland'ın canlandırdığı Peter ile olan romantik ilişkisi, filmin duygusal anlarında önemli bir yer tutuyordu. Film, özellikle çoklu evren teması ve önceki Spider-Man filmlerinden gelen karakterlerin yeniden dahil edilmesiyle büyük ses getirdi. Tobey Maguire ve Andrew Garfield’ın eski Spider-Man’ler olarak filmde yer alması, izleyicilere nostaljik bir deneyim sundu.
Dune: Part Two

"Dune: Part Two" (2024), filminin devamı olarak, Frank Herbert’ın epik bilim kurgu romanının ikinci kısmını konu alıyor. Denis Villeneuve’ün yönetmenliğini yaptığı bu film, Paul Atreides'in (Timothée Chalamet) Arrakis gezegeninde kendi kaderini şekillendirmeye ve Fremen halkıyla ittifak kurarak imparatorluğun kontrolünü ele geçirmeye çalışmasını anlatıyor. "Dune: Part Two", ilk filmde başlatılan olayları derinleştirerek, karakterlerin içsel yolculuklarına ve gezegenler arası çatışmalara daha fazla odaklanıyor.
Zendaya, bu devam filminde Chani karakterini daha fazla geliştirme fırsatı buldu. İlk filmde Chani, genellikle Paul’un rüyalarında ve hayallerinde gördüğü bir figür olarak yer alıyordu. Ancak "Dune: Part Two"da, Zendaya’nın Chani rolü daha belirgin hale geldi ve karakter, Paul'un yolculuğunda gerçek bir müttefik ve güçlü bir lider olarak yer aldı. Chani, Fremen halkının bir üyesi olarak, Paul’un liderliğine katıldı ve birlikte Arrakis’i ele geçirme mücadelesine başladı. Zendaya, Chani’nin cesur, stratejik ve savaşçı taraflarını sergileyerek, karakterine daha fazla derinlik kazandırdı.
Challengers

Zendaya, Luca Guadagnino'nun yönettiği "Challengers" (2024) filminde başrol oynadı ve bu filmdeki performansı, onu bambaşka bir sinematik alanda gösterdi. "Challengers", bir spor draması ve romantik, kimi zaman da erotik unsurlara sahip bir yapım olarak öne çıktı. Film, profesyonel tenis oyuncuları arasında geçen tutkulu bir aşk üçgenini konu alıyor ve Zendaya, burada Tashi adlı karakteri canlandırıyordu.
Tashi, eski tenis oyuncusu olup, bir sakatlık yüzünden oynamayı bırakan ve kocasının tenis koçu olarak çalışan bir kadındır. Zendaya, Tashi'yi güçlü, karizmatik ve duygusal olarak karmaşık bir karakter olarak tasvir etti. Film, Tashi'nin birbirine rakip olan kocası ve eski sevgilisiyle ilişkisini, aşk hayatını ve profesyonel dünyadaki zorluklarını işlerken, Zendaya ilk defa bir anne olarak beyaz perdede yer alıyordu.
Ödül sezonunun en gözde filmlerinden olan "Challengers" ile Zendaya bir kez daha kariyerinin yönünü değiştirip olgun bir rolle izleyici karşısına çıktı. Bakalım bundan sonra kendisini nasıl bir karakterde izleyeceğiz?