Tesadüfi Bir Kronolojinin 71 Parçası
Ortalama puan
3,8
28 Puanlama

6 Kullanıcı yorumları

5
2 Eleştiri
4
1 Eleştiri
3
2 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
23 Mayıs 2015 tarihinde eklendi
Haneke'nin, alışık olduğumuz şekilde, şaşırtıcı ve vurucu bir eseri. Aslında kariyerine baktığımızda ilk dönem filmlerinden biri diyebiliriz rahatlıkla. "Kent Üçlemesi"nin üçüncü ve son filmi olarak geçen, merkezine "yabancılaşma"yı alan bir film olarak tanıtılır genellikle. Anlatılan ise gerçek bir olaya dayanan, Avusturyalı bir öğrencinin 1993 yılında bir bankada "cinnet" seviyesine ulaşarak rastgele insan öldürmesi, ardından intihar etmesi. Bir şekilde bu bankada buluşacak olan, farklı hayatlar yaşayan bir grup insanın katliamdan önceki son birkaç günlerine şahit oluyoruz. İlgi çekici bir konu. Yaratılan karakterlerin her biri dediğim gibi kendi içinde bir derinliği, bir ağırlığı olan ve toplumsal anlamda da farklı rollerde hayat sahnesine çıkmış karakterler. Filmin temposu oldukça durağan, kendinizi buna hazırlayın. Bu aslında genel olarak rahatsız edici bir durum değil, hele ki yönetmenin tarzına aşina iseniz. Bir de, katliamı yapan öğrenci dahil, filmdeki karakterlerin yeterince tanıtılmadığı gibi bir eleştiri oldukça yaygın. Ancak yönetmenin asıl derdi bu insanlar ile aramızda bağ oluşturup filmin finalinde bunu bir duygu sömürüsüne dönüştürmek değil zaten. Her şey olduğu gibi, sade, yavan, gerçekçi. İstisna olarak öğrencinin belki biraz daha detaylı ele alınması gerektiği fikrine katılabilirim yine de. Zira gerçekleşen eylem öyle az buz bir eylem değil. Onu bunu yapmaya iten dinamikler, görünürde oldukça basit bir sebep, "motivasyon" neydi? Ara ara televizyon haberlerine bağlanarak seyirciye aktardıklarını biraz da öğrenci üzerinden görebilsek daha iyi olabilirdi gibi. Bu haliyle de çok fazla şey anlatmayı başarıyor film.
ugurcakan@hotmail.com
ugurcakan@hotmail.com

12 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
7 Aralık 2018 tarihinde eklendi
23 Kasım 1993 günü Maximilian B.,Viyana'da bir bankaya girer,üç kişiyi öldürür ve ardından intihar eder.

Peki batı medeniyetinin simge şehirlerinden olan bir şehirde,standart bir üniversite öğrencisini böyle bir katliama sevk eden motivasyon ne olabilirdi?

Camia-cemaat kavramını topluma,fert kavramını bireye dönüştüren modernitenin, görmemizi istemediği bu açıkları,detaycı bir ustalıkla analiz eden Haneke,bize ilk önce doğru sorular sormamızı ve gerçekten bakabilmemizi tavsiye ediyor.

Birbirine tutkalla yapıştırılmış cam parçalarına benzeyen modern toplum,ufak bir dokunuşla ek yerlerinden çatlıyor.Birbiriyle ilişkilerini ihtiyat üzerinden kuran insanlar ne kadar kendi kabuklarında tehlikeden ve dertten bağımsız yaşamaya çalışırlarsa çalışsınlar yakınlarındaki en ufak bir anormallikten az ya da çok etkileniyorlar.

Üstat Haneke, bu üstü örtülen gerçeği arka planda Pkk'nın katliamlarından Ira'nın vahşetine oradan Bosna savaşına kadar büyük kıyımların, ardından gelen haberlerle ne kadar bağlantılı olduğunu ve büyük fotoğrafı durduramasak bile çevremize elimizin değebileceğini göstermeyi başarıyor.

Buzlama üçlemesinin bu son filmini tek cümleyle özetlemek istersek yine Haneke'nin kendi filmleri için kullandığı bir cümleyi tercih etmeliyiz.

"Huzursuz seyirler dilerim"
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler