En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
emrahsahin98
Takipçi
104 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
30 Haziran 2006 tarihinde eklendi
Sinema tarihinin yapı taşlarından biri olması boşuna değilmiş.Filmi izleyince bunu anlıyorsunuz.Kurgu oyunları,kamera hareketleri zamanının yıllarca ötesinde.
sinemanın dahi çocuğu olarak adlandırrılan orson welles in başyapıtı citizane cane zamanının çok çok üstünde çekimleri ve incelikle özgün senaryosuyla çoğu kişiye göre sinema tarihinin en iyi filmi...bir çok anketlerde üst sıraların müdavimi olan yapım tüm zamanların en iyi filmi yakıştırmasını kapsayacak kadar iyi bir film olduğunu söyleyemiyeceğim ama 41 senesinde böyle film helal olsun walla diyenlerdenim:D...orson welles in oyunculuğuda yönetim,-senaryosu kadar derin...her sinemasever bu filmi 1 kere görmeli ve şu zamanlarda hala gördüğümüz bir çok sinema tekniğinin ilk kullanılışına tanık olmalı bence...10/10
Kane İmparatorluğunun kuruluşu da yıkılışı gibi ilginç olmuş...Dünyanın en iyi filmi diye izledim tamam çok farklı bir atmosferi vardı filmin ve sıkılmadım da izlerken ama şöyle bir gerçeğim var ki benim bu filmden daha iyi filmler izledim ben...Şöyle bir konuya da girmek isterim ki mutlaka izlenmesi gereken bir filmdir izleyin bence ve o dönemki film endüstrisiyle bu zamana bir bakış atın...O dönemki şartlarla yapılan bu ilginç filmle dönemimizdeki filmleri inceleyin...
Sinemanın tekniğini anlayan biri,bu filmden gerçekten çok keyif alır...Üstelik 1941de böyle yaratıcı bir film çok az bulunur.Senaryo bakımından da çok iyi.Ama yinede tüm zamanların en iyi filmi diye taçlandırmak doğru değildir bence,çünkü hem teknik hemde senaryo bakımından çok daha iyi filmler var,ama dediğim gibi yurttaş kane o dönemin sinemasına göre bir başyapıt... Eski filmleri izlerken genelde sıkılırım,ama bu filmi keyifle izledim.
sinema tarihinde şüphesiz bir ilke imza atmış ve kısa zamanda döneminin başyapıtı olmuş, şahane bir film. film boyunca kendi kendinize, ustaca kullanılmış teknikler ve efektler sayesinde, 'acaba bu film yakınlarda çekildi de, sonradan mı siyah-beyaz renklendirildi' sorusunu sormadan edemiyorsunuz. belki abartıyorum biraz ama, abartmak da istiyor insan ister istemez, çünkü film tam anlamıyla mükemmel. ve bir kez daha belirtmek istiyorum ki, 30lu 40lı yıllarda yapılan, bu ve bunun gibi pek çok filmi ve günümüz sinemasının bazı filmlerini gördükçe, belli başlı kaçınılmaz kıyaslamaları ve takibinde bazı lüzumlu tercihleri yapmak çok da zor olmuyor. sonuç olarak, hiç kimse bu filmi izlemeden gözlerini yummamalı hayata ve bu zevki tatmalı. bravo Orson Welles! bravo Yurttaş Kane!
Usta bir sinemacı Orson2un toplistlerden asla düşmeyen ve düşmeyecek olan başyapıtıt. Film na olarak bir tek temayı işliyor görünsede( hiçbir mevki ve zenginlik gercek mutlulugu getirmez.) alta bir çok ayrı tema vurgulanıyor. Welles bu dönemde yasasaydı keske ediğim nadir insanlardan biri. Ama o zaman da sinema bu kadar ilerleyemezi di mi:)
izlediğim en iyi filmlerden bir tanesiydi .insanın bazı şeyleri kabullenmemesini kendine yedirememesini konu almış aslında her insanda vardır bir kane tarafı ama bunu izledikten sonra farkedeceksiniz 10/10
Sinema tarihinin en fazla abartılan yönetmeni Orson Wellesin sözde başyapıtı Yurttaş Kane(zamanı için başyapıt olabilir) ilk dakikasından itibaren insanın içini sıkan hatta boğan anlatım kalitesi yerlerde olan oyuncu performansları çok abartılı hatta kötü olan zar zor bitirdiğim bir film.
Sinema sanatının temeline gül koyanlardan Orson Welles’i ve onun gözde filmi Yurttaş Kane’i anımsamamak mümkün mü? David Griffithlerle,Michael Curtizlerle,Cecil Millelerle yavaş yavaş filizlenen sinema çağının en gözde yönetmenlerinden biriydi Welles.Yaşadığı dönem içerisinde değeri bilinememiş olsa da ’’Yurttaş Kane’’ile dünya sinemasına çok seçkin bir eser kazandırmıştı.Kimi sinema eleştirmenlerince de yüzyılın en iyi filmi olarak gösterilen film tam bir senaryo ve biçim zenginliğine sahipti...(film ise sadece en iyi senaryo dalında oscar almıştı...) Filmde,büyük bir şatonun içinde elinde kristal bir küreyle bir adam belirir.Küreyi tutmakta olan adamın ağzından tek bir sözcük yuvarlanır.Bu sözcük ’’Rosebud’’dur ve adamın ölmeden önce diline öaldığı son sözcük olmuştur.Rosebud sözcüğüyle bizleri meraka gark eden adam zengin bir gazete patronu olan Charles Foster Kane’dir.Bu medya baronunun yaşamına girmiş 5 ayrı kişinin anlatımıyla şekillenen senaryonun zenginliği bir yana,film özgünlüğünü ve asıl değerini yeni bir sinema dili oluşturan Orson Welles’in yaratım sürecinden alır.Filmde kurgu bağlamında eskili-yenili bir çok teknik kullanılmış,yaratılan kurgu bileşimiyle sinema olanaklarının sınırları zorlanmıştır.Alan derinliğini temel alan,üç boyutluluğu gözeten,kurgudaki ritmi hikaye akışına göre şekilleyen bu devrimci atılım,yeni bir sinema dilinin yaratılması bağlamında o günün şartlarında dünya sinemasına çok değerli olanaklar bahşetmiştir. Orson Welles Foster Kane’in ilginç yaşam öyküsü çerçevesinde o pembe ’’amerikan rüyası’’nın kesin sonunu ilan ederken,medya ile iktidar arasındaki organik bağa ilişkin de çok çarpıcı tespitler sunar.İktidar,nüfuz kavramlarının mutlulukla bağdaşmayan ironik yanlarını ortaya seren filmde yönetmenimiz bir ’’sosyolog’’titizliğiyle çalışmıştır.O meşhum amerikan rüyası multimilyonerini yaratmış ama ona mutluluğu verememiştir.İktidardaki yozlaşmanın irdelenmesi olarak da değerlendirilebilecek film ’’Rosebud’’sözcüğünün anlamının sorgulandığı süre boyunca ’’merak’’öğesini ustalıkla işlemiştir.Bu merak öğesinin beslediği gerilim ölçüsünce izleyiciyi sarıp sarmalamış yer yer groteske kaçan bir anlatımla da olayın hicivsel boyutunu ortaya koyabilmiştir... Kane karakterine model alındığı söylenen William Hearst’ın ciddi saldırılarına uğrayan film sansürlere ve Welles üzerinde yürütülen sistemli kampanyaya karşın,geleceğe taşınmış,her büyük sanat yapıtı gibi klasikler nezlinde hak ettiği seçkin yeri almıştı...Dünya sinemasında bir ’’kilometre taşı’’oluşturan filmde oyuncuların çoğu Orson Welles’in kurduğu ’’Mercury Tiyatrosu’’nun oyuncularıdır ve filmde çok başarılı kompozisyonlar çizmişlerdir... İşte böyle Orson Welles...Sen gerçek anlamda bir sanat insanıydın.Sinema ise 40ların ortasında beşeri ve toplumsal diyalektiği ustalıkla verebilen filmlerle belki de altın çağını yaşamaktaydı.Sinemanın sanat olmaktan çıkıp tam bir açık borsa gibi işlediği günümüzde yaşasaydın bizler gibi senin de hüzünlenmemen mümkün olabilir miydi?
Sinema Tarihinin dönüm noktasıdır.bir sinema şaheseridir. Senaryo, anlatım ve diğer pek çok unsur dışında sinema adına bir deney laboratuarı gibidir. İşin güzeli laboratuarda pek çok önemli keşif yapılmıştır. Sinemanın akışında önemli bir sıçrama noktasıdır.
5 yasındaki cocuk gibi begenmeyen gitsin matrix lotr izlesin ne demek arkadsım bu nasıl kıt bir yorumdur.Matrix in ilk filminin felsefesi ve üçlemenin tüm görsel efektleri dünya sinemasına cag atlatmıstır. Yüzüklerin efendisi ise tartısma götürmeyecek derecede dünyanın en iyi seri filmidir.Bir godfather bile 3.filmde patlak verirken yüzük serisi zayıf halka barındırmamaktadır.Citizien kane dönemi itibariyle müthiş bir filmdir ve insan bu üç filmi aynı anda sevebilir
Filmin konusu, milyarder bir medya patronu olan Charles Foster Kane’nin hayat hikayesi.Gösterime girdiği yıllarda filmdeki Kane karakterinin Amerikalı medya patronu William Randolph Hearst ile olan benzer noktaları olması ses getirmiş.Hikaye, Kane’nin ölümünden sonra, onun hayatını araştıran bir gazetecinin aldığı notlardan anlatılıyorÇok katmanlı olan hikayede, kavramsal temaların yanısıra, modern hayatın olguları da işleniyor.Filmin hikayesi hakkında her ne kadar uzun uzun yazılabilirse de o kadar uzatmayacağım sözü...Filmin, gelmiş geçmiş en iyi film olarak gösterilmesine de deyinmek istiyorum:İngilizlerin ünlü bir sinema dergisi var.Adı Sight and Sound.Bu dergi her 10 yılda bir sinema tirihinin en iyi filmlerini seçer ve bu seçmenin son 40 yıldır galibi bu film; yani Yurttaş Kane.Anladığınız gibi başarılı bir film...Yurttaş Kane’yi Orson Welles 1941 yılında çekmiş.Siyah beyaz bir film.Zamanına göre tekniği çok ileride filmin.Örneğin montaj, deep focus ve hatta makyaj alanında birçok yenilik getirmiş sinemaya lakin en büyük katkısı alt açının doğru kullanılması olmuş.1941 yılına kadarki filmlerde, bu alt açı mevzuundan dolayı tavanın filmde hiç görünmediğini okuduğumu hatırlıyorum biryerlerde...Welles’in ilk filmi olan Yurttaş Kane hakkında minik bir araştırma yaparsanız, filmin eleştirmenler ve yönetmenlerce 'kutsandığı' hemen gözünüze çarpar.O yüzden, filmin aleyhine olmasa bile 'hadi canım abartmayın' türünde bir yorum yazsanız bile, muhtemelen, sinemadan anlamamakla itham edilirsiniz...Yurttaş Kane, gerek tekniği, gerek senaryosu ve gerekse de oyuncu performansıyla çok iyi bir film; buna şüphe yok.Bence de ölmeden izlenmesi gereken filmlerden biri (en birincisi değil ama)...Filmin neden bu kadar çok el üstünde tutulduğunu merak ettim şahsen ve bunun filmde 'gizlenmiş' bir takım mesajlarda, ,imgelerde olduğunu fark ettim.Şu da gözüme çarptı; mutlaka dikkatli izlenmesi gerektiği ısrarla vurgulanıyor.Bana kalırsa, filmin mesajlarını alabilmek için bu denli çaba sarfedilen bir film o kadar da abartılacak bir değildir.Bunu kesinlikle filmi aşağılamak veya küçük görmek için yazmıyorum ancak, izlediğim en iyi film olmadığını da rahatlıkla söyleyebilirim...Yurttaş Kane, sinema ile profesyonel anlamda ilgilenmeyen kişilerce çok da beğenilecek bir film değil bana kalırsa.Tabi bunu söylerken, ortalama bir izleyiciyi baz alıyor değilim ama, ortalamanın üzerindeki bir izleyici bile sanırım filmin kimi yerlerinde sıkılacaktır...Sonuç olarak denebilir ki, Yurttaş Kane mutlaka izlenip arşive koyulması gereken ve fakat çok da abartılmaması gereken bir film.Çok büyük bir izleyici kitlesi tarafından 'hayatımda izlediğim en iyi filmdi' denmeyeceği ortada...
Amerika tarihinin defalarca en iyi filmi olarak seçilen, kendi görüşüm olarak en iyi olmasa da en iyilerden biri olan adeta sinemada devrim niteliğinde bir klasik ?Citizen Kane?. Sinema tarihinin en önemli filmlerinden biri olan filmin bu büyük başarısındaki en büyük katkı yönetmen Orson Welles'e aittir. Her yönden kusursuzluğa oluşan film özellikle teknik açıdan sinemada çığır açmıştır. İlk kez flashback ile aydınlatma tekniği bu filmde kullanılmıştır. Ayrıca kamera açılarının kullanımında da birçok yenilik getirilmiştir. Teknik açıdan bu denli bir film olan filmin senaryosu da muazzamdır. Son derece akıcı ve özgün yapıdadır. Bu özelliğini halen korumakta ve üzerinden uzunca yıllar geçmesine rağmen filmi rahat izlenir kılmaktadır. Bu yönden filmin senaryosu da çok önemlidir. ?Amerikan Rüyası? kavramını ilk kez kullanan film, bu kavramın temellerini atmıştır. Bilineceği üzere daha sonraki yıllarda birçok önemli film bu kavramı ?Citizen Kane'deki tema ile eş değer olarak kullanmışlardır. Film; büyük medya patronu Charles Foster Kane'in ölümü ile başlar ve onun son sözü olan ?rosebud? kelimesini araştıran muhabirin bunu araştırırken Kane'in tüm yaşamını incelemesiyle devam eder. Böyle ünlü birinin hayatını izleriz kısacası film boyunca. Tüm film boyunca merak duygusu izelyiciyi sapa sarar ve gizem film üzerine yayılır. Tamamen geriye dönüşlü bir kurguyu takip eden Welles, bu kurguyla sadece ne kadar büyük bir sinemacı olduğunu kanıtlar. Koskoca bir devin hayatını 119 dakikaya sığdıran Welles, anlatımını hiç de gelişi güzel yapmaz. Aksine her sahnesinde birçok önemli ayrıntı gizlidir. Ana hikayede tema belli olsa da alttan alta birçok konuya dokundurur Welles. Yaptığı medya eleştirisi de gerçekten de ne kadar ileri görüşlü olduğunu kanıtlar niteliktedir. Vatandaşlıktan, kapitalizme kadar birçok konuya değinmesi de filmin ne kadar komplike olduğunu ve neden ?yüzyılın filmi? olarak tanımlandığını açıklar gibidir. Filmde Kane'i canlandıran birçok kişi rolünün hakkını verirken, yönetmen Welles'in oyuncu olarak da izleme fırsatı buluruz filmde. Her karesinden farklı anlamlar, mesajlar çıkarabileceğimiz filmde günümüze değin uzanan mesajlar mevcut. Daha sosyal ve kapalı bir film görünümünde yer gözükse de ?Citizen Kane? oldukça hümanist bir film. Özellikle filmin finalinde ne demek istediğim son derece iyi bir şekilde anlaşılıyor. Yapıldığı yıldan sonraki yıllarda da etkisini koruyan film, ?yüzyılın filmi? benzetmesini üzerine giymeyi çok da zor olmadan başarıyor. Sinemaya birçok yenilik getiren sinema tarihinin en önemli filmlerinden biri olan ?Citizen Kane'i her sinema sever kesinlikle izlemeli. 'Ben sade bir Amerikan vatandaşıyım... Geçmişte de öyleydim, bundan sonra da öyle olacağım!''Bu kadar zengin olmasaydım, büyük bir adam olabilirdim...'
Üzülerek 10 üzerinden 5.Hayalkırıklığı, izlenebilecek ama çok şey kaybetmeyeceğiniz bir film. Kane in ikinci eşi evi terkederken boynunun sağ yanındaki yüzündeki maskeye ait kırışıklık tam bir hüsran yaratıyor. Makyaj belli oluyor buda sizi üzüyor. Çekim açıları olarak film iyi yılının hakkını veriyor, yaşlılıkta da Kane başarılı ama film bunlar dışında vasat. Sihirli sözcük bile Kane i vasatın üzerine çıkarmıyor.5 puan
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.