En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
teomansonmez
Takipçi
365 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
13 Ağustos 2007 tarihinde eklendi
Gerçekle kurmacanın iç içe geçtiği bir film İskoçya'nın Son Kralı.İdi Amin rolündeki Froest Whitaker muhteşem bir oyunculuk sergilemiş.Aldığı Oscarı sonuna kadar hak ettiğini söylemek gerek.Ben hep İdi Amin'in batı ve Avrupa tarafından abartıldığını düşünmüşümdür.Amin katliamlar yapmıştır,zaman zaman dengesizliğiyle bilinirdi,doğrudur.Ne kadar hırslı,sert ve acımasız bir komutan olduğu bir gerçekti.Korkulacak biriydi.Ancak insan eti yediğine kadar varan abartılı söylemlerle adamı bir canavara dönüştürdüler.İdi Amin Uganda'da darbe yapıp kendini ömür boyu başkan ilan ettiğinde; İngiltere ve İsrail ondan sevimli diktatör diye bahsetmiş,ardından İsrail'e karşı Filistinli dirinişçileri desteklemesi ve İngilizli beyazlara karşı olduğunu açıklamasıyla aynı İngiltere ve İsrail ona cephe almıştı.Hatta Amin,Uganda'da Adolf Hitler'in heykelini bile yaptıracaktı neredeyse.Daha sonra bu düşüncesinden vazgeçmişti tabii.İsrail Amin'in sözde Filistinlilerce kaçırılan yahudilerin olduğu uçağın Uganda'ya indirilmesine izin veredikten sonra İsrail bir operasyonla Amin yönetimini deviriyor,Yahudilerin kılına bile zarar gelmeden hepsini kurtarıyor.Bu sayede Uganda'ya da huzur geliyor.Bunun İsrail-Mossad tarafından Amin'i defetmek için düzenlenen bir tezgah olmadığı ne malum.Sonra İngiltere ve İsrail Amin,yönetimine boyun eğmeyen Ugandalıları öldürdüğünde neredeydiler acaba?,diye de sormak lazım. Filmin esas probleminden bahsedecek olursak;İskoçya'nın Son Kralı,bir yarıdan sonra sanki İdi Amin'i anlattığını unutup bize hayali genç doktorumuzun Amin'in en son eşiyle yaşadığı gizli aşka davet ediyor.Hikaye Amin'den çok,genç doktorun öyküsüne odaklanıyor.Amin hakkında çok sayıda materyal olmasına rağmen filmimiz bunların yalnızca birazcığını kullanmakla yetinmiş.İskoçya'nın Son Kralı'nda çok büyük bir yönetmenlikte yok zaten.Ama en azından karşımızda eli,yüzü düzgün bir film var.Çok iyi olmasa da iyi bir film diyebiliriz...
film normal denilecek bir film yani çok abartılacak güzellikte değil ama farklı bir konuyu ele alan hoş tarihi filmlerden biri diyebilirim en azından yaşanan o günleri iyi ele aldığını söyleyebilirim izleyin bence...
forest whitaker oscarı haketmiş diyorsunuz filmi izlediğinizde...filmden sıkılmıyorsunuz hiç.mükemmel bir baş yapıt olmasa da bir 'devre ışık tutmuş olması' nedeniyle yıllar sonra bile unutulmayacak filmlerden...bence tabi :)
mutlaka görülmesi gereken bir film. 2 saat içine bu kadar olayı sığdırmayı başarmış ve bunu da insanı sıkmadan aksine meraklandıran bir biçimde yapmıştır. gerçekleri ise çok çarpıcı bir dille anlatmıştır. forest whitaker muhteşemdi aldığı oskarı sonuna kadar hakediyor ve onun yanında doktoru oynayan adam da oldukça başarılı. kaliteli bir yapım herkese tavsiye ederim
harika bir film olmus. uganda tarihini bize gösteren çok başarılı bir yapıt. ama filmin bu kadar başarılı olmasının tek etkeni herkesin dediği gibi forest whitaker’ın kusursuz oyunculuğu. gerçekten oscarı hakeden bir performans.adam idi amin’i oynamamıs idi amin olmus resmen.aksanını değiştirmesi,ses tonu,mimikleri ve fiziksel görünümü ile harikalar yaratmış. james mcavoy biraz rolünde sırıtmış açıkcası daha iyi bir oyuncu olabilirdi doktor rolünde. bir de filmin tek eskisi olayların çok hızlı anlatılması. uganda tarihini ve idi amin yönetimini bilmeyen kişiler için anlaşılır bir film olmamış. yinede tarihi yansıtan çok başarılı bir film. sırf forest whitaker’ın oyunculuğu için bile defalarca izlenebilir. 8/10
James Mcavoy un oyunculuğu pasif kalmış ama güzel bir konu ve Forest Whitaker ın yadsınamaz oyunculuğu filmde yaptığı aksan..bir kaç yerde nedenini anlayamadığım göz göre göre yapılan hatalar var mesela idi amin halkıyla ingilizce konuşuyor gibi..genele bakılınca izlenesi bir film..
İnanamıyorum hakikaten gerçekten inanamıyorum, bu siteyi belki defalarca tekrar tekrar taradım inanılır gibi değil. Evet, Oscar adayı bir film yine Ankara’ya gelmiyor meşhur (!) dağıtımcı şirketlerimiz yine yapacağını yapmış ayıptır yahu müthiş bir yetenek Forest Whitaker var karşımızda gerçek bir hikâyeden alınmış bir film ve Oscar Adayı ben ya da Ankara’da başka sinema izleyicileri bu filmi izlemekten mahrum bırakılıyor yazık gerçekten çok yazık pes doğrusu. Bu arada bir dip not konumuz değil ama, seyretmeyenler için söyleyeyim Forest Whitaker bundan önce sadece DVD’si piyasada olan ?American Gun? filminde de müthiş bir oyunculuk sergiliyor, özellikle Babel ve Crash filmlerine hayran kalanlar bu filmden çok etkileneceklerdir, bence onlardan bile daha başarılı zaten Toronto Film Festivalinde ödül almış bir film. Her şeye rağmen, yine de artık dağıtımcı şirketler iyi filmlerin dağıtım yaparken bu İstanbul ve başka Metropolleri ayrı ayrı tutmamalı özellikle ödüllü ve/veya ödül adayı filmleri için.
Hotel Rwanda ve Arka Bahçe gibi Afrika’da geçen bir hikaye anlatılıyor İskoçya’nın Son Kralı’nda.Daha da ayrıntı vermek gerekirse, Uganda’yı bir zamanlar yönetmiş olan darbeci diktatör Idi Amin’in hikayesi...Filmde, gerçek olay ve kişilerden esinlenilmiş.O yüzden filmin hikayesi üzerine konuşmanın çok da manalı olduğunu sanmıyorum. Hikayeyi bir kenara bırakırsak; film sinematografik açıdan oldukça başarılı. Oyunculuk olarak da oldukça tatmin edici bir film.İlk başta filmde diktatör Idi Amin anlatılıyormuş gibi görünse de esasen anlatılan İskoçyalı genç bir doktor olan Nicholas Garrigan.Çünkü, Doktor Garrigan’ın gözüyle görüyoruz tüm olayları (Idi Amin’i de)... Başrolü Idi Amin karakteriyle oynayan Forest Whitaker da, Doktor Garrigan rolünü oynayan James McAvoy da son derece başarılı.Zaten bilindiği üzere Whitaker bu filmdeki rolüyle En İyi Erkek Oyuncu Oscarı’nı almıştı...Filmde anlatılan hikaye aslında oldukça politize edilmeye müsait ancak, belli ki daha geniş kitlelere ulaşması istenmiş filmin ve kanımca çok da iyi olmuş...
Gerçekten başarılı ve güzel bir film Forest Whitakerın oyunculuğu oscarlık.Bence filmde olan olaylar doğru anlatılmamış keşke olduğu gibi anlatılsaydı...
berbat , berbat , berbat... '' filistinli kardeşleriymiş miş '' ülkendeki insanlar içinden bile bir tane kardeşi olmayan, avrupai, batılı, eğlence sex alkol tutkusu olan bir adam , sonra filistinli kardeşleriymiş... anlamalıydım zaten bu kadar övüldüyse bir film , bir yerde müslümanların tutsak ettiği masum yahudiler olduğunu... berbat , berbat , berbat...
en iyi erkek oscarını forrest withaker aldı.ama başrol sanki james mcavoy gibiydi.bunun dışında filmin sahneleri anlatmak istediklerini vermemişti tam olarak.geçişler çok ani olmuştu...ama sonuç olarak hepimiz İdi Aminden nefret ettik.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.