İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek eleştirileri - Sayfa 3
İstanbul Hatırası: Köprüyü Geçmek
Ortalama puan
4,2
291 Puanlama
47 Kullanıcı yorumları
5
11 Eleştiri
4
26 Eleştiri
3
6 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
2 Eleştiri
0
1 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
73sh3m
10 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
16 Mart 2009 tarihinde eklendi
ne desem eksik kalacak, kesinlikle izlemeden anlaşılacak gibi değil.. Fatih Akına ve bu fikri sunan Einsturzende Neubauten'in basçısı Alexander Hackee böyle güzel bir iş çıkardıkları için teşekkür ediyorum.. Fatih Akına bir kez daha hayran oldum.. müzik olarak mekan olarak politik olarak herşey dozunda olması gerektiği gibi..
mükemmel mükemmel mükemmel.İstanbulda yaşamayı seviyorum.Bu belgesel istanbula gerektigi degeri vermedigimizi de gösteriyor.Ama ne kadar hoyrat davransakta istanbul bakirligini koruyacaktır.
Filmin çekimleri ve konusu oldukça güzeldi.Bunlara zaten bir eleştiri yapılmamalı.Ama İstanbul’u sevmeyen biri bu filmden fazla da zevk almaz...Filmde çeşitli müzik türlerine yer verilmiş ama gençlerin yaptığı Rock tarzı müzikler daha çok ön planda tutulmuş.Yani İstanbul’un müzik tarzının yavaş yavaş değiştiğine yer verilmiş.Tabii bu benim görüşüm.Yine de izlemekte yarar var...
istanbul ancak bu kadar güzel anlatılırdı.... kurgu ve ses harika,görüntüler harika,sıkıldıkca izliyorum müthiş bi film çekmiş fatih akın ayrıca sokakta müzik yapan siyasiyabend elemanlarına hayran oldum inanılmaz güzel müzikler yapıyolarmış ve cok da orjinal tiplerdi belgeselin en ilgi çekici kısmını oluşturuyorlardı bu adamları canlı dinlemem lazım...
Bence izleyin çok farklı müzik tarzları yapan kişilerle hem eğlenceli hemde öğretici hem söyleşi tarzında fatih akının istanbul müziği ile ilgili yaptığı bu belgesel bence övgüyü hakediyor...
Film söyleşi belgesel tadında gülümseyerek izleyeceğiniz türden. Ben çok beğendim. Artık yolda müzik sanatı icra eden bir grup ya da birilerini görünce yaptıklarının değerini başka boyuttan anlayabiliyorum. Mukafatları da cebimdeki bozukluklar oluyor tabi haliyle. Fatih Akına teşekkürlerimi sunuyorum. 10/8
Filmi çok beğendim.Filmin tek eksiği Karadeniz müziğine yer verilmemesi(Karadeniz'li değilim).Onun dışında bir yönetmen adayı olarak"Bu filmi ben çekseydim şu kişilere de yer verirdim"diyebileceğim isimler var.Bunlar Burhan Öçal,Fazıl Say,Volkan Konak ve Fuat Saka.Ayrıca Duman'ın yerine Pentagram'a,Selim Sesler'in yerine Hüsnü Şenlendirici'ye ve Orhan Gencebay'ın yerine Zülfü Livaneli'ye yer verirdim.Ama Fatih Akın'a da saygı duyuyorum.Filmde gördüğüm"Welcome to Asia" ve"No hiphop yes Müslüm" duvar yazısı ise güzel anektotlardı.
İstanbul... Bir yolculuğa çıkmak onda, Fatih Akın eşliğinde... İstanbul bir metropoldür, her milletten insanın barındığı bir kenttir deyip durmak... Taşı toprağı bu şehirde aramak belki, umutsuzca... Peki ya İstanbul ve müzik ise söz konusu olan? Bir de bu gözle bakmak bu şehre, bir İstanbul sevdalısının gözleriyle... Kendi İstanbul'unla yüzleşmek... Sanırım Fatih Akın'ın da amacı bu idi; izleyiciyi kendi içinde, kendi"istanbul'u"na çıkarmak. Herkesin kendi İstanbul şarkısını bulmasını istedi belki... Bu yüzden İstanbul'da yapılan tüm "İstanbul müzikleri"ni gün yüzüne çıkardı. "Cecom"u ile Baba Zula'sından, "Ab_ı Hayat"ı ile Mercan Dede'sine... "Ehmedo"su ile Aynur'undan, "İstanbul Hatırası" ile Sezen Aksu'suna.... Repçisinden rockçısına, alaturkacısından neycisine ne ırk ayırt ederek, ne tarz, ne yorum... Bu arayış farklı mesajlar da barındırmalıydı, elbet , fakat o çok farklı bir yolla yaptı bunu. Bu muhteşem şehri, "içinden yükselen" müziklerle anlatma yoluna gitti. Benim için ise yapılması gereken şey, bu muhteşem belgesel filmi bir kez daha izleyerek, duyarlı bir İstanbulsever(onu dışardan, gürültüsünden uzak, Ankara'dan 'gıdıklayarak' seven) ve bir sinemasever olarak, siz sinemaseverlerle düşüncelerimi paylaşmak olacaktı. İşte bu sevgi, belki tanımlayamadığım, içimde isterikçe büyüyen İstanbul sevdasından kaynaklı... Müzik notalara yazıldı... Her bir İstanbul yorumcusu aldı eline mikrafonunu, sazını, sözünü, basını, çıkardı bizleri kendi dünyalarında, birer yolculuğa... Benim aklımda kocaman fakat içi boş bir "baloncuk" oluştu... Ne mi diyordu bu? Bu ülke kazandı. Ne zaman dünyaca saygı kazanmış, bu ülke ve müziği adına bir takım şeyler yapan fakat hep görmezden geldiğimiz değerlerimize sahip çıkmayı öğrenebilirsek (hiç kuşkusuz ,toprağı bol olsun, çok sevdiğim ve hatırlayacağım Arif Mardin've daha niceleri...), bence bu ülke kazandı. İllaki bu ülkede birilerinin değerinin bilinmesi için birileri mi ölmeliydi, arkasından vah! vah! Tanrı'nın sevgili kuluydu demek için. İşte Fatih Akın bunu çok güçlü bir şekilde gösterdi. Neyi mi ?? Belki biraz sitemli konuşmam gerekti, ülkemi sevdiğimden kaynaklı... Akın'ın da söylediği gibi; savaştansa, siyasetin kirli emellerindeyse bunların hepsi susmalı, bizce müzik kazanmalıydı... Bu "balon" anca bu şekilde dolacaktı, müzik kazandıkça....
Bu yapımı kesinlikle bir film oldugu için izlemeyin.yanılırsınız.çünkü bu bir film değil sadece yönetmenin türkiyedeki müzik gruplarıyla yaptıgı söyleşilerden ibaret.
Her yere yaninda kucuk bir el kamerasi ile giden Fatih Akin yine bos durmamis ve guzel bir yapita imza atmis.. istanbulu tanitim acisindan yurt disinda is yapabilecek bir calisma... ama benim asil elestirmek istedigim:: BabaZuLa ve Replikas gibi birbirine yakin tarzlarda alternatif muzik yapan iki grubun beraber yer almasi.. ve Laco Tayfa gibi progresif-sentez muzik yapan bir toplulugun yoklugu... turk muzigiyle jazz-blues-funk tinilarini harmanlayan bir grup da lazimdi ama maalesef bu kismi eksik kalmis... herseye ragmen gidilebilitesi:) yuksek bir film....
tebrikler.onca yönetmenimiz varken İstanbul da Türkiye de yaşayan ve onca abuk sabuk ticari filmler çekilirken Almanya da yaşayan bir Türkün bu işi hakkını vererk yapmasına benim tek diyebileceğim tebrik ve teşekkürdür.
İstanbul'daki müzisyenleri bize tanıtırken,İstanbul'un birbirinden farklı mekanlarını ve yaşam kesitlerini de sunmuş,hakkını vermemiz gerektiğini düşündüğüm bir iş çıkartmıştır Fatih Akın.Siyasiyabend,Aynur Doğan ve Babazula'nın olduğu bölümler özellikle çok iyiydi.
Gerçekten sağlam birfilm...özgün sade muhteşem...fatih akın kendine bikezdaha hayran bıraktı...sanatçı adrosu daha geniş olabilirdi...tafsiye ederim gayet iyi...
aslında iyi bir çalışma ama altı biraz daha doldurulabilirdi sanki..müziklere ayırdığı zamanlar iyi paylaştırılmamış..türk müziğinin tüm çeşitlerini yansıtamamış
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.