Kurgusu iyi bir film, oyuncular da çok başarılı. Sıradan bir banka soygunu filmi izleyeceğim sanırken, beni her karesi etkiledi. Akıl ve atraksiyon arayan arkadaşlar bu filmi görmenizi tavsiye ederim.
sıkı bir soygun filminin de ötesine giden oldukça sağlam bir senaryo .Yer Yer gerek müzik kullanımı gerek ince mizahlı politik mesajlarla Spike Lee filmi izlediğinizi hissediyorsunuz yine . Denzel Washington ve Clive Owen 'ın çok başarılı oyunculukları yanında , Jodie Foster makyavelist - iş bitiren joker kadın rolünde çok güçlü bir portre çizmiş.
Kimse soluk soluğa izlenecek bir gerilim ya da izleyiciyi koltuklarına çivileyecek bir macera beklemesin.Zira ’’Inside Man’’ bu beklentileri boşa çıkaran bir film.Üzerinde başından sonuna kadar varolan tutukluğu atmasını beklemek de yersiz.Spike Lee'nin yaklaşımı yüzünden kadrodaki yıldızların hiçbiri oyunculuklarını yeterince sergileyemiyor ayrıca.Ancak bütün bunlara karşın filmi izlemek için o kadar çok neden var ki?
Sonunda birazcık dag fare dogurdu yarattı bende ama sıradan bir soygun filmi degil.Sabırla izlerseniz iyi vakit gecirirsiniz.Cliwe owen da mükemmel oynamıs 7/10
Hep hiperaktif: Denzel Washington... Hep naif: Cliwe Owen... Hep zarif: Jodie Foster... Yüzünde yaşlılığın izleri birer birer belirirken, starlar alemine bir değişmez gerçeği bir kez daha bas bas bağırıyor bu filmle Jodie Foster: Ben Ölmem! Filmin kendisinden önce Foster'ın varlığına derinlemesine dalmam, kesinlikle her halinden büyülenmiş olmamdan kaynaklanıyor.Çünkü hakikaten asaleti kendisinden önce parlıyor Foster'ın; doğallığı, zaraferi, muhteşem bebek gülümsemesi, harikulade güzelliğine alkış tutuyor... ve filmin en beklenen kareleri haline geliyor ilk baştan itibaren, içinde olduğu sahneler... (OWeN yine naif... Bu adam en azılı katili bile soğukkanlılıkla oynayabildiği için belki de, buram buram tehlike ve vahşet kokanlardan ve ille de dişlerini gösterenlerden daha iyi kıvırıyor gerilim türünü. Çünkü adamın ruhu sinsi bi kere. İstemeseniz de geriliyorsunuz yani... (WasHingTon yine hiperaktif bir çocuk gibi. Ama sorgu sahnelerindeki doğallığı, sanki filmin başrol oyuncusu değil de, "geçerken uğradım" diye fısıldayan bir konuk oyuncu havasında olduğundan, daha da sempatik bir hal almış. Özellikle "sutyen ölçüsü"ne çok güldüm. Bu filmi izleyin. Bir bankayı soymamak için yapılmış en iyi soygun planını seveceksiniz.
Diger soygun filmlerinden cok cok farkli harika oyunculara sahip guzel bir gerilim filme kendinizi kaptirdiysaniz oyle gidiyor ve birakamiyorsunuz guzeldi cidden...
Soygun Spike Lee'nin elinden geçince sıradan bir soygun hikayesi olmaktan çıkıp doğal olarak politize edilmiş oldu. Konu böylece hem sıradanlığını kaybetmiş hem de gizemini arttırmış..
Filmde bazı olumsuzlukların yanından beni en çok üzen Jodie Foster'ı filmin kullanamaması ya da tam tersi gişe için isminden yararlanarak kullanması..Rolü yok denecek kadar az ve önemsiz..
Seyir zevki olan bir film hoş vakit geçirirsiniz ama klasik bir filmde beklemeyin..
Spike Lee türünün gerçekten başarılı yönetmenlerinden biri bunu da zaten Malcom X ve 25. Saat ile kanıtladı. Yine 'kankası' Washington ile bir başka filme imza atmış. Film ilk önce tipik bir Spike Lee filmi, yine Spike Lee’nin aykırı ama gerçekten düşündürücü Amerika’daki 'ırkçılık’a' karşı mesajları ve bunları çok güzel sekanslarla (jenerikte hint müziği yada bir sih banka memurunun yaşadıkları) kendi ülkesinin yüzüne vurması zaman zaman tartışılır olsa da sanırım 'Büyük Elma’ya' iyi bir ders oluyor. Filmde oyunculuklara gelince, Denzel Washington yine müthiş bu adamın filmlerine sırf dialogları ve konuşma uslubunu için bile gidilir, Clive Owen o maskeli soyguncuyu çok başarılı oynuyor, Jodie Foster ise maalesef bana göre bu filmde en silik ve inandırıcılıktan uzak bir oyunculuk sergiliyor. Filmin senaryosu aslında çok basit başlıyor, ancak film bir müddet sonra ek sahnelerle farklı unsurların konuya girmesiyle bir bulmacaya dönüşüyor ve özellikle ikinci yarıda kafa yormaya başlıyor ve bu anlamda sizi düşünmeye itiyor her sahne farklı bir ipucu getiriyor. Ancak, film bana çoğu açıdan da inandırıcı gelmedi, mesela bir broker’ın (aracı) öyle elini kolunu sallayrak hırsız ile konuşması, yahut boyacıların o kadar basit bir şekilde Amerika’daki en ünlü bankalardan birine boyacı kılığında girmesi ve güvenlik görevlilerin durumu hiç fark etmemeleri, hele o flash forward geçilen saçma sapan anlamsız gereksiz (nedendir bilinmez dijital olarak çekilen) sorgulama sahneleri. Filmin sonunda aslında nazi ile işbirliği yapmış dönek bir yahudi işadamının yönetmeindeki bir bankanın soygunu olduğu gerçeği ve bütün soygunun aslında o kasada elmasları soymak ve soyguncunun o gerçeği santaj olarak sunacak olması ise pek inandırıcılıktan uzak olsa da nasıl bir entrika ile karşı karşıya olduğımuzu gösteriyor. Filmin sonunda ise yine de soru işaretleriyle karşıya karşıya kalıyoruz. Saygılar.
Film aslında hoş ama gereksiz ayrıntılarla kafa karıştırıyor. Konusu itibariyle bir banka soygunu olan film sadece bir banka soygunu olarak kalıyor. Oysa iyi bir film izledikten sonra akılda kalıcı detaylar bırakabilmeli. İzlerken sıkıldığımı söyleyemem insan sonunu merak ediyor ama izledikten sonra da birşey kazandığımı söyleyemeceğim. Denzel W. ile Cliwe O. sevdiğim aktörler olduğundan izledim.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.