bazı arkadaşlar savaş sahneleri görememekten şikayetçi bakıyorum.zaten bu sizin bildiğiniz o tarz savaş filmlerinden değil,adı üstünde bir devletin ve bir diktatörün çöküşünü anlatıyor,tarihin tozlu sayfalarına ışık tutuyor.kaliteli ve izlenmesi gereken bir yapım,özellikle benim gibi tarihe meraklı olanlar ve o dönemi daha iyi öğrenmek isteyenler kesinlikle tatmin olacaklardır.lütfen siz de orada savaş yazıyor diye illa vurdulu kırdılı çatışmalı bir film beklemeyin.zira bazı seyircilere ağır gelebilecek bir film bu.
ben filmin dvd sini alip izledim film tam bir basyapit olmus film müthisti herkes izlemeli bence gerçekten bruno ganz’in oyunculugu çok etkileyiciydi adolf hitler rolunu çok güzel oynamis filmin sonu gerçekten çok güzel bitiyor. gerçekten de çok güzel bir yapimdi piyaniste benziyor piyanisti sevdiyseniz zaten sevmemek mümkün degil bunu da kesinlikle seveceksiniz.10/10
Bir diktatörün psikolojik çöküşü acınası bir hale dönüşebiliyor.Film Hitler in acımasızlığı üzerinde çok durmuyor ama insancıl biri gibi de gösterme niyeti yok.Bu yüzden yapılan eleştirileri haksız buluyorum.Oscar ı alamamasının nedeni de Yahudi lobisinin seveceği türde olmamasıyla açıklanabilir.
fühler in yıldızlar da kayar durmaz yerinde sarkısını dinleyebilecegi bir film.harika olmasa da hiç ele alınmamıs konuları ele alması ve hitler i oynayan karakterin inanılmaz performansı için görülmeli.8/10
Karanlık tarihe ışık tutan bir şahaser..Senaryo birebir Hitlerin anıları ile uyuşuyor.Oyuncular rollerini adeta yaşamışlar.Son zamanların en etkileyici tarih filmi.Harika bir sanat eseri.10/9
Senaryosunu, Joachim Fest'in "Der Untergang: Hitler und das Ende des Dritten Reiches; eine historische Skizze / Inside Hitler's Bunker: The Last Days of the Third Reich"ı (2002) ile Traudl Junge ve Melissa Müller'in "Bis zur letzten Stunde / Until the Final Hour" (2003) isimli kitaplarından uyarlayarak Bernd Eichinger'in kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da Oliver Hirschbiegel'in oturmakta olduğu "Der Untergang / Downfall"; belgesel lezzetindeki, biyografik bir drama olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz, 16 milyon dolarlık bir bütçe ile çekilerek...
Brüt 92.2 milyon dolarlık bir hasılat rakamına da ulaşmış olan bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
Film...
Yıllar sonra Traudl Junge'den (kendisi) gelen...
"O çocuğa, hala öfkelenmem gerektiğini hissediyorum... O saf genç kıza... Ya da onu affetmemem gerektiğini...
O canavarın tabiatının farkına varamadığı için... Nasıl bir şeye bulaştığının farkına varamadığı için... Özellikle de üzerinde düşünmeden 'evet' dediğim için...
Çünkü ben bir Nazi fanatiği değildim...
Berlin'de şunu diyebilirdim: 'Hayır, bunu yapmıyorum... Führer'in karargahına gitmek istemiyorum...'
Ama bunu yapmadım...
Çok fazla meraklıydım... Bunu bilemezdim... Kaderin beni, olmayı hiç istemeyeceğim bir yere götüreceğinin de farkına varamadım...
Ancak yine de, bir türlü kendimi affedemiyorum..."
Şeklindeki...
Özrü andırır bir itiraf ile başlarken...
***
22 yaşındaki Traudl Junge (Alexandra Maria Lara)...
Kasım 1942'de diğer özel sekreter adaylarıyla beraber...
Führer'in Doğu Prusya, Rastenburg'taki "Wolfsschanze (Kurt İni)" isimli karargahına giriş yapar...
***
Ve...
Kanının kendisine ısındığı anlaşılan Adolf Hitler (Bruno Ganz) tarafından da...
Hemencecik işe alınıverir...
***
Hitler'in 56. doğum günü olan 20 Nisan 1945'te başkent Berlin...
Şehir merkezine 12 kilometre uzaklıktaki Rus topçularınca vurulmakta...
Ve...
Odasından fırlayan Hitler...
Büyük bir hiddetle önce General Wilhelm Burgdorf'u (Justus von Dohnányi)...
Ardından da...
Telefondaki General Koller'i (Hans H. Steinberg) fırçalamaktadır...
***
Berlin'de bunlar yaşanırken...
SS'lerin lideri Heinrich Himmler (Ulrich Noethen)...
Hitler'in Berlin'den ayrılması gerektiğini düşünmekte...
Ve buna kendisini diplomat Walter Hewel'ın (Alexander Held) ikna edebileceğine inanmak da...
***
Ancak...
Eva Braun'un (Juliane Köhler) kız kardeşiyle evli olan Hermann Fegelein'ın (Thomas Kretschmann) ifade ettiğine göre...
Tüm denemelerine karşın...
Hewel'da bu konuda başarılı olamamaktadır...
***
Hem de...
Berlin'deki tüm bakanlık binaları boşaltılmış...
Geride kalan askeri personel de...
Resmi evrakların yakılarak imha edilmesiyle meşgul olmaktayken...
***
İşte bu koşullar altında...
Aslında idealist bir hekim olan Prof. Ernst-Günther Schenck'de (Christian Berkel)...
Berlin'i terk etmeye yanaşmamaktadır...
***
Aynen...
Etrafındaki diğer sadık adamlarının aksine...
Birlikte büyük hayaller kurduğu mimar Albert Speer'in (Heino Ferch) Hitler'e yaptığı...
"Perde kapanırken sahnede..."
Yani Berlin'de olmalısınız biçimindeki önerisinde olduğu gibi...
***
Ki...
Eniştesi Hermann Fegelein'ın uyarılarına kulak tıkayan Eva Braun'da...
Rus bombardımanı altındaki sıkışıp kaldıkları sığınakta...
Sanki hiçbir şey olmamışçasına...
İçkinin su misali aktığı müzik ve danslı moral eğlenceleri organize ederken...
Dakika 36...
***
Destansı bir anlatıma sahip olan filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; milyonlarca insanın ölmesine sebep olan Hitler ve yakın çevresindekilerin sonlarına dair tarihi bilgilerin verildiği, 120 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
kaliteli ve gerçektende etkileyici bir dram filmi...büyük bir devletin çöküşü içinde bulunan o psikolojik durum seyirciye çok iyi yansıtılmış... ayrıca adlof hitler ide sempatik göstermeye çalışan bir film değil... bruno ganz ında eşsiz bir perfomansı var...beklediğimden de iyi bir perfomans sergilemiş usta aktör... genel olarak izlenmesi gereken müthiş bir film...2000 li yılların en iyi 5 filminden biri...10/10
Bence bu bir baş yapıt değil ayrıca Hitler övgüsü de yapmıyor.İyi ve kötü yönde yapılan her iki eleştiride abartılı.Sırf kadınlara kibar davranıyor diye onun çok iyi biri gibi gösterildiğini söylemek yanlış.Sonuçta subaylarına nasıl davranış şekli,siviller hakkındaki düşünceleri veya son nefesinde bile yahudilere yaptıklarından gurur duyduğunu söylemesi Hitleri nasıl sempatik hale getirebilir ki?Ve de kısıtlı mekan kullanımıyla,kötü müzikleriyle televizyon için çekilen belgeselimsi film havasında bir yapım olmuş.Filmin en önemli tarafı ise Bruno Ganz ın mükemmel oyunculuğu..
İki buçuk saatlik bir film olmasına rağmen ve böyle ağır bir konuyu işlemesine rağmen sıkmayan, anlaşılması gayet kolay ve son derece gerçekçi bir yapım olmuş.. İzleyin derim..
film kopuk oyunculuklar iyi değil hiç bir akıcılığı yok tarihi hiç bi şekilde derinlemesine anlatmamış ve seyirciye hissettirmemiş işte amerikan sineması burda devreye giriyor işte fark diyorum başka da bi şe demiyorum... iyi seyirler...
sanatsal olarak filmde cok şey bulamayabilirsnz ama yine de hitlerin o güçlü konumdan gelip intihar noktasındaki hali,yakınındaki insanların ona bağlılıgı yeterince etkileyici.. savaş hakkında değil sadece intiharına yakın günlerdeki psikolojini gösteren bir film.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.