ve oyun başlıyor. sonu, bilinmez bir sır perdesiyle kaplı. Seçimler sunulmuş kurbanlara yaşamak yada ölmek , kendilerinden tek istenen, bunun için savaş vermek. Her bir kurban aslında yaşamdan kopuk ve amaçsız bir başına solumakta. Hataları ve günahları onları oyuna dahil edilmek durumunda bırakmakta. İki seçenekte katlanılması zor acılar barındırmakta. Yaşamak için son verile bilir mi başka bir yaşama yada feragat edile bilir mi bedeninden bir parçaya. İstenende bu aslında , her ne pahasına olursa olsun değerini öğretmek yaşamın, kurbanlara.Filmin temel felsefesi, seçimler ve bu seçimlerin hangi tercihler doğrultusunda, nasıl sonuçlanacağı üzerine kurulmuş bir yapıda . kurban figürleri bir şekilde hayatla , kendileriyle ve de sevdikleriyle barışık olmayan, ilgisiz ve sorunlu kişilikler arasından seçilerek, onları ; günah çıkarma seansına dönüşen ve her bir sınavın birbirinden farklı ve bir o kadarda yaratıcılık ve acı çektirme işlevine haiz olduğu , yaşamak yada ölmek arasında kalmalarını ve ruhlarından yada bedenlerinden arınmalarını sağlayarak, doğru yolu göstermenin amaçlandığı, içsel sorgulama ve kişinin kendisiyle yüzleşmesine zemin hazırlayan ve çaresiz bırakarak, ölümün soğukluğunu tattırmayı amaçlayan, ışığa yöneltiş amacı güdülmekte.ve bu yöneltişin sonu genelde ölümle bitmekte.İki adam çıkıyor karşımıza. Günahlarıyla zincirlenmişler ayak bileklerinden borulara. Aslında kaderleri bağlı birbirlerine sıkıca. Birinin yaşaması için diğerinin ölümü şart koşulmakta. Yalnız değiller, oysa cehennem, sessiz ve derinden solumakta. Zaman, sadece kısıtlı bir zaman , ölmek yada yaşamak arasında bağ kurmakta. Ve bu bağ her iki kurban içinde inceden ve hızlı akmakta. kurtuluş için verilen çaba , ilerleyen akrep ve yel kovanla umutsuzluğa mahkum olmakta. İpuçları saçılmış ver yana, kurtuluş için yetecek mi bu kurbanlara. Zaman tükendikçe ve sona yaklaştıkça çaresiz haykırışlar odanın içinde yankılanmakta. Kurbanlardan doktor olanı ailesini ihmal etmenin ve sevdiğine ihanetinin bedelini acıyla tatmakta. Diğeriyse, fotoğrafını çektiği hayatların mahremiyetine saygısızlığını ve amaçsızca yaşamdan kopuk bağını, karanlığa mahkum edilerek anlamakta.Senaryonun sağlamlı ve kurgulanışındaki akışkanlık filmi hiç dinmeyen bir heyecanın odağında döndürerek, gerilimi ve insanların gözlerine yansıyan korkuyu, gerçekçi bir dille perdeye yansıtmakta. Jemas wanın bu ilk yönetmenlik denemesinden, ? seven? ve ? kuzuların sessizliği? nden sonraki en başarılı psikolojik-polisiye-gerilim filmi yaratılmakta. Mekanın dar ve genelde tek bir yer olduğu ve buna rağmen filmin etkisinden hiçbir şey kaybetmediği tam tersine daha bir etkin kılındığı düşünülürse, ortaya çıkan yapıtın dilinin ne kadar güçlü olduğu anlaşılmakta.oyunculuktaki başarı, özellikle doktor gordon da kendini daha açık ortaya koymakta. Ama diğer karakterler de performanslarıyla göz doldurmakta.Geriye bir tek şey kalıyor ; oda bu film en kısa zamanda izlenilmeyi hakediyor.