En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
volkanick
Takipçi
683 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
12 Eylül 2007 tarihinde eklendi
Özellikle görüntü yönetimi açısından başarılı olmuş.Cephedeki savaştan çok cephe gerisinde ki askerlerin psikolojisi ile ilgilenmiş.Ben de güneydoğu da askerlik yaptığım için bazı şeylerin bizim askerlerimizle ortak olduğunu söyleyebilirim.Özellikle birileri bir yerlerde ülkesi için savaşırken uğruna savaştığı insanlardan gördüğü muameleden bahsediyorum.Bunun için Uğur Yücel in Yazı-Tura sını izlyebilirsiniz.
öncelikle bu film meraklısı için ve sinemayı sanat olarak görenler için!! bu şekilde yorumlarsak sam mendes gerçek bir sanat adamı ve sanatçı duyarlılığına sahip. günümüz sinema izleyicisi için fazla karmaşık, durağan gelebilir ama son yıllarda izlediğim saf sinema örneklerinden biri, tıpkı "ince kırmızı hat ve yeni dünya gibi". bence sinemanın salt varlığının böyle filmlerle devam ettiğini görmek mutluluk verici.
Sam Mendesin American Beauty den sonra kötü bir iş çıkarmayacaından emindim.Kendisi tiyatrocu ama kesinlikle sinema için doğmuş.İnanılmaz bir yönetmen.Jarheade gelirsek,gerçekten ii yönetilmiş savaş filmi diye anılan fakat içinde nerdeyse hiç savaş göremediğimiz,çok şey anlatmaya çalışan fakat yarısını anlatan,ilham aldığı kaynaklara saygı duruşunda bulunan eli yüzü düzgün bir yapım.O kadar seviyesiz filmin arasından çok güsel sivriliyor.Emeği geçen herkesi kutluyorum...
film hakkında üç beş şey söylemeden önce sam mendes'in estetik anlayışını ve görsel yeteneğini her zaman hayranlıkla karşıladığımı söylememde fayda var. zira, bu filmde de görsellik hayli ön plandaydı, asılıp tablo yapılacak onlarca sahne, renk vardı.
filme gelirsek; jarhead'de şu ana dek girilmemiş ve işlenmemiş bir yerden savaşı görüyoruz. genel kanıyaysa katılıyorum; bu bir savaş filmi değil, kesinlikle bir asker filmi. ve öyle klasik bir "savaş psikolojisi" üzerine oturtulmuş bir asker filmi değil. biz savaş filmlerinde şu ana dek hep kahramanlık gördük. çatışan, aksiyon içinde olan, ölen, öldüren askerler gördük. ama jarhead'de durum çok farklı, ve kim ne derse desin 20.y.y. gerçeklerine göre çok daha gerçekçi. konu sadece amerika olmamakla birlikte; geçtiğimiz yüzyılda yapılan savaş ya da en azından savaş girişimlerinde kahramanlık olmadı. ölen ya da öldürülen askerler orana vurduğumuzda o kadar da önemli bir kitle değildi. teknolojinin ve emperyalizm politikasının olduğu bir savaşta pek çok asker aslında kelimenin tam anlamıyla "işlevsiz"di ve sadece rakamsal çoğunluğu sağlamak adına o üniformayı giyiyordu. orta çağdan itibaren kılıçla kalkanla kazanılan kahramanlık savaşları, dünya savaşlarıyla birlikte geride kaldı. ama ortada işlevini yerine getiren tüfekler, miğferler vardı. ama jarhead'de gördüğümüz körfez savaşı'nda ve çıkan bir kaç tek tük mini-savaşta daha sonucu belirleyen ne kılıç, ne tüfek, ne de miğfer oldu. "güç" değerleri hayli değişmişti çünkü. savaşlar çok daha soyut ve değersel etkenlerle kazanılır olmuştu. (en büyük örnek tabi ki amerika) hal böyle olunca savaşa gönderilen yarım milyon askerin sadece sayısal bir rakam ve ve ülke vatandaşlarına verilen milliyetçi bir pompadan ibaretti. bu filmde askerler bu yüzden bekliyor. aylarca alınan eğitim, televizyonda ceset görünce midesi bulanan insanları öldürmeye programlı bir hayvan haline dönüştüren sanal psikoloji, ve niçin savaştıklarını bile bilmeyen apolitik askelerin üzerine örtülen suni bir vatan sevgisi, yapay bir kahramanlık sevdası. bu savaşta hiç bir işlevlerininin olmadığı ve savaşa hiç bir şekilde müdahale edemeyecekleri gerçeğini hissettirmeden onları bir çölün ortasında aylarca bekletebilme kabiliyeti. ve sonunda aylarca tam teçhizat nöbet tutmasına rağmen bir kez bile düşman göremeyen askerin bir ıraklı subay görünce onu vurmak ve en azından bir şey yapabilmenin tadına varmak için üssüne yalvarması. havaya atılan ateşler.. yakılan kamuflajlar.. topu topu bir kaç dakika süren ama yine "boş" bir aksiyon, ve savaş bitince yapılan nedensiz bir kutlama.. savaşın anlamsızlığını pek çok film işledi şu güne dek, savaşı eleştiren yüzlerce sinema filmi çekildi. ama bir askerin hissettiği bu "işlevsizlik" duygusunu irdeleyen ilk ve tek film oldu jarhead.. o yüzden bu filmi full metal jacket'la ve diğer savaş klasikleriyle kıyaslayıp "çok sıkıcıydı" diyebilen arkadaşlara hayretle bakıyorum.. işlenen tema zaten "sıkıcılık", hiç bir şey yapmadan aylarca asker üniforması içinde oyalanmak, askercilik oynamak..
filmin fazlaca müstehcen sahne bulundurması hakkında da bir kaç cümlem olacak. açıkçası; böyle düşünen izleyicilerin hayatlarında hiç askerlik yapmadıklarını düşünüyorum. aklıma başka bir ihtimal gelmiyor. askerliği askerlik yapan bileşenlerden biri de insanlıktan çıkıp tamamen yabancılaşmaya ve içgüdüselliğe dönüşen cinsellik sorunudur. belli bir süre sıkıca bastırılan bir dürtü sonunda delilikle karışık bir patlamaya ve nevrotik bir travmaya dönüşür. normaldir. kafaya takmamak gerek.
filme bir not vermem gerekirse benden 8/10 rahat rahat alır. sam mendes'e olan sevgim ve saygımı hesaba katmadan, sadece filmin kendisini göz önüne alarak hem de..
Amerikan Güzeli filminin Akademi ödüllü yönetmeni Sam Mendes'den savaş karşıtı,iyi bir film Jarhed.Anthony Swofford'un aynı adlı,otobiyografik romanından sinemaya uyarlanmış.Filmde Swofford'u son dönemlerin yıldızı parlayan genç oyuncularından Jake Gyllenhaal canlandırıyor.Filmin açılışı Stanley Kubrick'in başyapıtı FullMetal Jacket gibi.Körfez Savaşı'nda;Irak'a Saddam'ın askerleriyle savaşmak için gitmiş ama tek bir kişiye bile ateş açmadan geri dönen erlerin Irak'da evlerinden çok uzakta yaşadıkları bunalımı anlatıyor film.Oscarlı oyuncu Jamie Fox ve Gyllenhaal'ın oyunculukları görülmeye değer.Filmin müzikleri de çok başarılı...
malzeme çok iyi.ama sabırsızlık veriyor insana.aslında son savaştan sonra savaş-karşıtı filmler çoğalmaya başladı.böylelikle de bu türde biraz daha ayırt edici olamamız icab etti.ama sam mendes gibi daha ilk filminde(yanlışsam düzeltin)oscarı kucaklayan,tiyatro kökenli önemli bir yönetmenin;özellikle çok satan bir romandan yaptığı bu uyarlama benim beklentimi biraz daha yükseltiyor...
Film bazı arkadaşların da belirttiği gibi Full Metal Jacket tadında başlıyor,ama oradaki askerler dehşetin pek çok yönüyle karşılaşıp psikolojiyi bozarken,buradakiler karşılaşamamaktan,beklemekten sürekli beklemekten kafayı yiyorlar.Teknik olarka kusuru olmayan hatta görüntü ve müzikler açısından enfes diyebileceğim film,oldukça akıcı kurgusuyla tek bir çatışma sahnesi bile göstermeden filmi sıkılmadan izlemenizi sağlıyor,tabii bunda Donnie Darko`dan beri her filminde kendini geliştiren Jake abimizin de büyük payı var.Bunların dışında filmi Amerika da beğenilmemesi çok doğal,çünkü kendi askerinin dramını anlatmasına rağmen onları düpedüz salak olarak göstermekten de çekinmiyor,böyle bir film burada çekilseydi ya yönetmeni linç ederlerdi ya da sürgüne gönderirlerdi.Film ilerledikçe görüyorsunuz ki çölatmosferi ve kimseyi öldürememenin,hiçbirşey yapamamanın psikolojisi askerlerin akıl sağlığını fena halde bozarak sık sık cinnete kapılmalarına yol açıyor,bunun en sağlam örneği Swafford`un kendisini satan gözlüklü askeri öldürmekle tehdit ettiği sahne,ve daha da acı olanı tüfeği bir kez eline aldın mı,ömür boyu bırakamazsın denilen sahne,ki bu tespit bütün savaş geçirmiş askerlerin durumunu çok iyi açıklayan bir cümle.Film bir anlamda "biz Amerika olarak askerlerimizi kana susamış canavarlar olarak eğitip hiçbirşey yaptırmadan geri getiriyoruz ve onlara askerliği öyle bir aşılıyoruz ki,bu adamlar döndüklerinde başka birşey yapabileceklerini hayal bile edemiyorlar"film 'belki de bu yüzden Amerika`da şiddet bu denli yaygın' gibi bir soru da sordurtmuyor değil izleyiciye.Ama ne olursa olsun savaşın insan psikolojisinde yarattığı travmayı çok güzel özetliyor ve etkileyici olmayı da başarıyor,belki bir klasik olmayacak ama çok sağlam bir yapım olduğu ve izlenilmesi gerektiği kesin.'Onlar hala çöldeler'.Saygılar.
filmi izleyenler bu filmden hangi sonucu çıkarır açıkçası merak ettim.yönetmen askerlerin zeka seviyeleriyle dalga geçmiş.kıyamet:şimdi filmini izleyen asker sahnesine dikkat edin.savaş karşıtı bir film.çok iyi.
filmin özellikle sonu çok hoşuma gitti diğer savaş filmlerinden farklı bir yapım kesinlikle görülmeye değer bir film en azından amerikan popülizmi yok..
Savaşamayan askerler... Ben kısa dönem yaptım askerliğimi ve ilk defa bir film bana bu kadar askerliğimi hatırlattı; askercilik oyunu.. İzlediğim en iyi asker filmi kesinlikle.. Bu tarz bir film daha izlemek isterseniz "Tigerland" i de izleyin derim...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.