Farklı yenilikçi bir iş ortaya çıkarılmaya çalışılmış ama yarısı saçmalıklarla dolu bir yapıt karşımızda. Siyah beyaz olması filme farklı bir atmosfer katıyor. Ama hikayesi ve gereksizliği saçmalığı filmin basit bir hayalgücü ve mantıktan, zekadan uzak bir yol çiziyor. Çizgi roman uyarlamalarında gerçeklik beklemezsiniz. Bu film farklı bir film ama yönetmeninden olsa gerek saçmalık ve aptallıklar diz boyu. Sizi sanatıyla görselliğiyle doyurmuyor. Sadece bir kaç sahte kanlı, siyah beyaz dövüş sahnesi o kadar. Karanlık bir havası var ama filme etkileyiciliği katan şey gerçekçilik ve göz alıcı eksik. Keşke başka birisi yönetseydi sanattan anlayan biri mesela ve birazda ciddiyet katılsaydı iyi bir film olabilirdi. Bu haliyle eksik. 10/6
?Rakım sabit, nüfus hızla azalıyor.? Konu yok, hikaye yok, mesaj yok. Ama bol bol yaratıcılık, aksiyon, sanat, heyecan, kan, ceset ve adrenalin var. İçeriğiyle değil, teknik yanlarıyla tarihe geçecek bir film. Devamını merakla bekliyorum...
Sınırlarını zorlayan, aklınızın almadığı olayların yaşandığı gerçekten sin city e hitap eden bir film. kan,aşk,intikam,yaşam mücadelesi hepsi mevcut bu filmde. 10/9
frank millerın aynı adlı,çok satan çizgi roman serisinden yönetmen robert rodriguez ile birlikte sinemaya uyarladıkları sin city(günah şehri),eşine daha önce hiç rastlanmamış bir görsel şölen.siyah-beyaz,resimli roman estetiğindeki filmimiz sıradışı anlatımıyla dikkat çekiyor.sin city;zaman zaman renklenen görüntüleriyle yaratıcı bir sinema zevki yaşatıyor bizlere.aynı zamanda çizgi romanların o alışkın olduğumuz tüm naifliğini de barındırıyor.rodriguez filmin görüntü yönetmenliğini de üstlenerek bütün hünerlerini sergilemiş gerçekten.birbirinden başarılı oyuncuların boy gösterdiği film,tüm zamanların en iyi çizgi roman uyarlamalarından biri olarak sinema tarihine geçmiş durumda.sin city bir efsane ve bu efsanenin mutlaka arşivlerde bulunması lazım.çizgi romanlara alerjisi olanlar,bu filmden uzak durun...
Filmin yapımındaki isimlere ve oyunculara bakınca bile insan heyecanlanıyor. Her şeyiyle kusursuz bir başyapıt. Tamamen bağımsız ve çok farklı bir film. Mutlaka izlenmeli. 10/10 verdiğim nadir yapımlardan.
Bağımsız sinemacı Robert Rodriguez ile efsanevi çizgi romancı Frank Millerın birlikte yönettiği ve Quentin Tarantinonun konuk yönetmen olarak katkıda bulunduğu "Günah Şehri", her şeyden çok stiliyle öne çıkan bir film. En sert sokak dövüşçüsü yenilmez Marv (Mickey Rourke), tanrıça kadar güzel Goldie ile beraber olur, fakat onu yataında ölü bulur ve intikam peşindedir. Özel dedektif Dwight (Clive Owen) beladan kaçmaya çalışsa da o onu asla bırakmamakta ve bir polisin katledilmesiyle de arkadaşlarını korumak için ne gerekirse yapmaya çalışmaktadır. Ve de şehirdeki en son dürüst polis Hartigan (Bruce Willis) kariyerinin son saatinde, senatörün sadist oğlundan 11 yaşındaki bir kızı kurtarmak üzere bir grupla beraber işe koyulur, ancak beklenmedik olaylar gerçekleşecektir. Birbirinden farklı bu üç kahramanın öykülerini bir araya getiren yaşadıkları kent olacaktır: Suçun, fuhuşun, şiddetin kol gezdiği karanlık, yozlaşmış, sert, karanlık ve kırık kalpli Günah Şehri.
Siyah beyaz filmler içinde izlediğim en güzel film diyebilirim.Türünün tek örneği galiba...Görüntüler çok güzel olaylar öylesine kurgulanmış ki tam olay bitti diyorsunuz başka yerden devam ediyor...Saygılar...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.