ne sinemanın sinema gibi olduğu nede animasyonun animasyon gibi olduğu,güzel bir konuya sahip olmasına rağmen tamamen şiddet öğeleriyle dolu ticari amaçla çekildiği her karesinden belli olan bir film.görüntüde mükemmelliği yaklamak sevdasıyla sinemanın bütün büyüsünü oradan kaldıran,gerçekçilikten ve doğallıktan nasibini hiç alamamış,bilgisayar oyunu tadında bir film..10/5
bu kadar yüksek puanı hakediyor mu emin değilim.Bence 7 puan yeterlidir bu film icin.Nedenine gelirsek puanı 9 a dogru yaklasan bir filmin her kesime hitap edebiliyor olması gerekir ama bu film o tip bir film değil.Daha cok cizgi roman sevenler ve genc kesimin hosuna gidecektir.İnanmıyorsanız babaannenize dedenize izlettirmeye calısın bakalım ne diyecekler :D
Sin City farklı ve ilginç tarzıyla kendisine bir hayran kitlesi kesinlikle sağlayacak. Sağlamıştırda zaten. Ama herkese eşit derecede zevk verebilecek bir filmde değil. Bence izlenmesi gereken bir film. En azından görüntü çalışmasını görebilmek adına.
...surasi bir gercek ki Rodriguez filmografisinin en iyi filmlerinden birine, belkide en iyisine imza atmis. Frank Miller'la ortak calismasi gerek kendine has stilize gorselligiyle, gerekse akiciligi ve anlatimiyla birinci sinif bir is ortaya koymasini saglamis. Ancak cizgi romana yabanci olmamdan ve kendi adima eglenceli ama kalici olmaktan uzak filmler yapan Rodriguez'deki pariltiyi goremememden olsa gerek o buyuk tadi alamadim filmden. Kacirmamakta fayda var yine de...(6/10)
Film bir şehirde, aynı vakitte geçen 3 farklı adamın başından öyküleri anlatıyor. Elbette bu 3 ayrı adamın birbiri ile bazı ortak noktaları var. Ortak nokta dediğim yani hepsi 1 kişiyi tanıyor veya aynı yerlerden geçiyor diyeyim. Yani film kırkar dakikalık 3 ayrı parçaya bölünmüş.
Bu ilk parçada polis memuru Hartigan'ın (karizmatik bir Bruce Willis) mesleğinden emekli olacakken karşısına çıkan engelleri ele alıyor. Hartigan, uzun yıllar sonra girdiği hapishaneden çıkar ve tanıdığı Nancy'yi (Jessica Alba) bulur. Daha sonra olaylar gelişir.
İkinci parçada Marv'ın (Mickey Rourke) bir intikam alışına tanık oluyoruz diyebiliriz en kısa ve basit haliyle.
Son olarak Dwight'ın (Clive Owen) bir kötü adamı yakalarken işlerin büyümesi ele alınıyor.
Aslında büyütülecek bir şey yokmuş biri gözüküyor özetin sonucunda değil mi? Aslında işin neticesine bakınca büyütülecek bir şey olmadığı gerçekten de anlaşılıyor ama yine de bu film bir şekilde başarılı olmayı başarıyor. İşte burada filmin olumlu ve olumsuz yanlarına değiniyoruz.
İyi yanları:
Öncelikle film bu basit senaryosunu seyirciye karanlık ve siyah-beyaz tonunda yutturmayı başarıyor. Film zaten bir çizgi romandan uyarlanma, yani akabinde bu film tüm zamanların en uyumlu çizgi roman uyarlamalarından birisi unvanını hak ediyor.
Filmin başrol oyuncuları (Bruce Willis, Clive Owen, Mickey Rourke) ise neredeyse hiç konuşmuyor, onları arka plan sesleri ile dinliyoruz daha çok. Bu da onların karakterini daha karizmatik, ciddi yani filmin ortamına uygun bir biçimde yapmış oluyor ve nedense galiba o oyuncuların en iyi performansı olmuş olabilir. Bu film ekibinin tüm oyuncuları için geçerli.
Ayrıca filmde bildiğiniz Hollywood havalarını aramayın. Bu film diğerlerinden daha basit ama daha bir etkileyici yönde olmuş.
Olumsuz yönleri:
Filmin geneline bakarsak daha da iyi olabilirmiş. Hikayelerin ayrı ayrı olması aslında kendi çapında ayrı bir film yaratıyor ama maalesef sadece bu kadar. Ekstra bir şey yok kısaca.
Aslında Sin City, etkileyici bir çizgi roman uyarlaması kısaca. Oyunculuklar ve tema etkileyici bir düzeyde zaten. Ben bu film ile ilgili sadece bunları hatırlıyorum. Yani gerisi unutulabilir. Bu benim fikrim, başkasına göre nasıl olur bilmem ama türünün hayranları bu filmi sevecek bence. Ben ise bu türün fazla hayranı değilmişim herhalde, o kadar. İzlenebilir. 3.5/5
Film görsel görüntü açısından gerçekten görülmeye değer. Konusuna gelince biraz karmaşık ayrıca oyuncu kadrosunun bu kadar kalabalık olmasına gerek yoktu...
bu film konu olarak farklı, çok etkileyici şeyler anlatmasada görsel olarak harika. izlerken seyirciyi içine alıyor çekim tekniği, sahneler gerçekten çok ustaca. 3 ayrı hikayede en çok hartigan ve nancy’nin hikayesini beğendim. oyunculuklar da harikaydı aktörlerden mickey rourke aktrislerden de jessica alba çok iyiydi. çok etkileyici şeyler anlatmasada kullanılan farklı teknik ve görsel şölen için izlenmesi gereken bir film 7/10
ilginç bir filmdi kuşkusuz. onca ünlü ve başarılı oyuncu küçük küçük rollerle filmde kendilerini gösteriyorlar; ama hepsi de ayrı yakışmış filme. ikincisinin çekilecek olması isabet, zaten tam bitmediğini belli ediyor film. siyah beyaz olması ve aradaki renk efektleri cuk oturmuş. bir ara uykum gelmeseydi de iyi olacaktı :) 7/10
Robert Rodriguez için bir başlangıç kabul ediyorum bu filmi;çünkü şu ana kadar çektiği en kayda değer film bu.Fakat çok iyi bir başlangıç ; görsel öğelerde yarı devrimsel bir nitelik taşıyor.Direk göze hitap eden , çok iyi bir film olmuş.
İzlediğim en farklı, en enteresan çizgi roman uyarlaması. Aslında böyle söylemek pek doğru olmaz. izlediğim en değişik filmlerden biri.açıkcası ben olaylara bazen fransız kaldım galiba. neden? Bana kalırsa bir Örümcek Adam, bir Süpermen, bir Batman uyarlamasındaki gibi anlatılanların herkesin(çizgi romanı okuyanokumayan) kolayca kavrayabilir bir yapısı yok. Bir kere filmde çok fazla karakter var. ve bu karakterler yeri geldiğinde filmin başrolüne oturuyorlar. Aynı zamanda sadece onlarla o anı değil geçmişini, başına gelenleri de teker teker izliyoruz. bir yerde birbirleriyle bağlantılılar ama bu üç-beş baş rolün etrafında da tonla yan karakter var. e yani çizgi romanıyla alakası olmayanların da bu kalabalıkta kaybolması hor görülmemeli. bu sebeple ilk izleyişte pek de eğlenceli gelmedi film. sanki bir ezber sınavından geçiyorum gibi hissettim kendimi.Buraya kadar söylediklerimle filmin kötü olduğunu anlatmayı değil izlerken zorlandığımı ve haliyle tadını çıkaramadığımı anlatmaya çalıştım. ilk fırsatta Sin Sity’yi tekrar izlemeyi düşünüyorum.Oyuncular filmin çekiciliğine kendilerini kaptırıp herkes rolünün hakkını vermiş. Bruce W.’i ne zamandır düzgün bir filmde izlememiştik. Elijah Wood’un karakteri en acayiplerinden biriydi. Benicio D. filmdeki en şekilli ölümlerden birine kurban gidiyor. Cliwe O. baya karizmaymış. Jessica A. Salma Hayek ablası kadar dans konusunda yetenekli olmasa da güzeklikte birkaç adım önde benim gözümde(Honey’den beri). Son olarak en önemli karakterlerden biri Marv(M. Rourki). Adamın Terminatorden bir farkı yok. gerçi film boyunca heryeri bantlarla dolaşıyor. Yumruk yiyince gülüyor. Yetmedi 3-4 kez son sürat araba çarpıyor, havalarda uçuyor tık yok.Bu film için aslında uyarlama demek pek doğru olmaz heralde. yapı itibariyle çizgi romanın çizgi filme dönüştürülmüş hali. Gibi(7)
Filmin bir kaç farklı elden çıktığı belli oluyor. Filmdeki diyaloglar çok orjinal ve anlamlı. Oyuncular çok iyi oynamış rollerini ama bence filmin en güzel yanı çok özgün yani orjinal olması.Siyah Beyaz çekilmesi de bu özgünlüğü daha da pekiştirmiş.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.