En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
serhad
Takipçi
15 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
26 Ocak 2010 tarihinde eklendi
cok garip filmin basında cocuk kucukken suyun kokusunu alıyordu su kokusuz değil mi!... Giuseppe Baldini 13. kokuyu bırleştirince herkes 1 saatliğine cenneti yasıyacak dıyordu cennetten kastı herkesın sex yapması mı!...bi kaç soru ısaretı kalıyo ınsanın aklında ama ızlenmeye değer bır fılm olduğunu dusunuyorum 7/10
filmi daha yeni izledim ama beklediğim gibi bir film deği açkcası... fragmanları çok başarı ama filmi izlediğimde çok alakasız olduğunu gördüm.. değişik konusu var ama başarılı bir film değil daha iyi olabilirdi!!
film hakkındaki yorumum olayların geçtiği 18 inci yüzyılı atmosfer olarak mükemmel yansıtan oyunculukların tavan yaptığı ve filmin sonunu merakla beklediğiniz sıradışı bir film izleyin kesinlikle hayran kalacaksınız ayrıca önemli bir not hakettiği değeri görmeyen ender filmlerden bir tanesi benim görüşüm bu tabikide Filmde olaylar 18. Yüzyıl da Fransada geçmektedir. Sefalet, açlık ve pislik içersinde yüzen Paris halkının içersinden alınan kesitlerle başlar olaylar. Jean-Baptiste Grenouille bir balık satıcısı kadının oğlu olarak tezgah arkasında çöplerin arasında doğar. Annesi ölü doğumlar konusunda sabıkalı olduğu için onu da ölecek sanarak çöplerin arasına atmışdır. Lakin Jean yaşar ve bir yetimhanede büyür. Güçlü bir koku alma yeteneği olduğunu çok geçmeden farkeder.Gençlik döneminde tabakhanede çalışmaya başlayan Jean şehire indiği günlerden birinde güzel bir genç kızın kokusunun büyüsüne kapılır ve onu takip eder. Bir süre sonra kıza ulaştığında kız korkar ve çığlık atar. Çevrenin onu duymasından endişelenen Jean da panik içinde onun ağzını elleriye kapar. Ne var ki bu durum kızın boğularak ölmesine yol açar. Jean burada kızın her yerini koklayarak güzelliğin ve ölümün kokusunu içine sindirir. Ben Whishaw filmin çekimindeParisin o dönemki parfüm endüstrisi liderlerinden Giuseppe Baldini diğer üreticilerle rekabet içindedir. Jean onun dükkânını görmüş ve bu koku imparatorluğuna hayran kalmıştır. Bir gün tabaklanmış derileri Baldiniye getiren Jean ona Parisin en iyi burnunun kendisi olduğunu söyler. Baldini önce inanmaz ancak Jean rakip üreticinin mamulünü kısa bir sürede üretince şaşırır. Bir süre sonra da Jean ona mükemmel kokular üreterek yanında çalışmaya başlar.Ancak Jeanın artık bir hedefi vardır. Herşeyin kokusunu esir edebilmek. Baldiniden bunu ona öğretmesini ister. Güllerden imbiklerle koku üretimini gören Jean her şeyin kokusunu bu sayede çıkarabileceğini düşünür. Lakin işler umduğu gibi gitmez. İmbikte kaynatıp damıtmayı denediği cam ve kedinin kokusunu alamaz.Baldini o sırada ona koku konusunda efsaneyle karışık bilgiler vermiştir. 12 ana kokudan, bunların vereceği hissiyattdan ve birleşecekleri 13. koku ile oluşturacakları mükemmeliyetden bahsetmektedir. Bu konuşma Jeana yeni amacını gösterir. Güzelliğin o kokusunu yakalamak. LauraBaldininin yanında onun teknikleri ile bu kokuları elde edemeyeceğini anlayan Jean ondan Grassede ki çiçekleme tekniğini öğrenir ve oraya gitmek üzere yola çıkar. Grassede çalışmaya başlayan Jean için ilk deneyini yapma vakti gelmiştir. Bulduğu ilk kadını içine attığı imbikden de herhangi bir koku elde edemez. Bunun üzerine tekniğini değiştirir ve onları önce hayvansal yağla kaplayarak sonra bu yağı damıtma yoluna gider. İkinci cinayeti sonrası tekniği verimini verir. İnsanın kokusunu elde etmiştir. Artık 12 şişeyi tamamlamaktadır sıra.Cinayetler peş peşe başlar. Bu arada kent halkında da panik başlar. Kentin önde gelen kişilerinden Antoine Richisin kızı Laure Jeanın yeni gözdesidir. On üçüncü şise için onun güzelliğini seçer. On iki cinayet tamamlanınca bulunan yanlış katiller nedeni ile Jean işini rahatlıkla götürür. Ancak sıra Lauraya gelince babası bir şekilde kızının başına geleceği hissetmiş ve onu şehir dışına kaçırmıştır.Jean için şehir dışı da olsa Laurayı bulmak zor olmaz. İstenmeyen ama beklenen olur ve Laurada damıtılmış 13. şişede yerini alır. Aynı anda Jeanın çalıştığı eski yerde eski kurbanlara ait giysi ve saçlar bulunmuş ve onu bulumak üzere yola koyulunmuştur.Jean iksiri tamamladığı anda yakalanır. İşkence ve ölüme mahkûm edilir. Şehir meydanında işkence platformu hazırlanır. Meydana gelen Jean iksirini sürdüğü an bir anda öfkeli kalabalık yerini bir sevgi kalabalığına bırakır. Lauranın babası dahi onu affeder. Koku gücünü göstermiştir.Ancak Jean yalnızdır. Parise geri döner, kokuyu üzerine boca eder ve halkın sevgi dolu saldırıları arasında yok olur gider
Süper bir filmdi ve gerçekte oldu zaten : Peruda insanları öldüren ve cesetlerden elde ettikleri yağları kozmetik sektöründe kullanılması için karaborsada satan bir çete ortaya çıkarılırken, uzmanlar, insan yağı konusunda büyük bir piyasa olduğu varsayımına şüpheyle yaklaşıyor.
ben kitabının oldunuda bilmiyorum ama. ben çok sevdim.. benm ğibi parfüm seven birinin böle bir filmde. bulabileçği çok şey vardı. dustın hoofman alain rickaman ağirlık vermiş. bence çok ii
filmden çıktğınızda parfüm alma isteği uyandıracak kadar iyi şekilde temasını yansıtmış bir film,oyuncular koklarken istemsiz siz de kokluyorsunuz ortamı :) finalinde her ne kadar biraz dağılma olsa da ana düşünce havada kalmamış güzel olmuş
Filmin konusu gercekten güzel sonuna kadarda güzel gidiyor ama sonu gerçekten pek anlaşılır değil hatta komik olduğunu bile söyleyebilirim.Ama filmedeki kızlar gerçekten çook güzel...
Bu filmi yıllar önce öylesine zaman öldürmek için izlemiştim. Fakat görüyorum ki yıllar sonra bile her karesi aklımda taptaze duruyor. Bu demektir ki etkisi altında bırakan hafızalara kazınan bi film. Hakettiği değeri görmemesinin sebebi bence final sahnesiydi. Film çok farklı estetik ve doğaldı. Ama son sahnelerinin iğrençliği (+18 sahneler) hadi onuda geçtim. Finalin baştan savma yapılması filmi düşürdü. Daha muhteşem bi finalle taçlandırılsaydı emin olun başyapıt denilecekti filme. Ama yinede mutlaka izlenmesi gereken nadir filmlerdendir.
aman tanrımm süperr denilicek bi film olduğunu sanmıyorum.ama kötü de diyemem.oyunculuğu beğendim..gidilip görülebilinir bir film olmuş..yalnız atmosfer hep karanlık o da hatırladıklarımdan..
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.