En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
cnksy
Takipçi
114 değerlendirmeler
Takip Et!
3,0
9 Haziran 2007 tarihinde eklendi
Filmde oyunculuklar iyi ama bize anlatmak istediği şey biraz boşlukta kalmış,''AŞK'' mış.Ne yapıyorlar birbirleri için hiçbirşey brokeback'e gidip oturuyorlar ikiside bence fedakarlık yapmıyor,sonrada bunun adı aşk oluyor,ben filme aaa bir erkekle diğeri öpüştü ne kötü bir film gözüyle bakmıyorum,çünkü bunlar olağan şeyler.Benim eleştirdiğim nokta aşk aşk aşk diyorlar ama ben o aşk kokusunu hissedemedim filmde,hani bir anda olup biti veriyor,bir gelişme evresi yok ilişkilerinin,ne bileyim bir hoşlantı belirtisi yada başka birşey, direk cinselliğe geçmeleri aradaki aşk'ı anlatmaktan çok uzak kalıyor bence,oyunculuklarıyla güzel ama anlatmak istediği duyguyu iyi vermeyen 3 oscarlı bir film,fikir edinmek için izleyin derim,bu arada dvd'de özel seçenekleri izliyodum oradaki yorumlarda gözleri dolan varmış filmi seyrederken!!O kadar da değil artık canım.6/10 iyi seyirler.
bence çok iyi bir senaryo ve hikayeye sahip tabi revizyonist de bir yanı var eşcinsel kovboy meselesi ama çok dokunaklı bir aşk hikayesine sahip film çekimlerden mekan seçimi de çok iyi kısaca gayet güzel bir fim......
eşcinselliğe pek ılımlı olmamama rağmen önyargılarımı bir tarafa bırakarak izlemeye çalıştım.teknik olarak,senaryo ve oyuncular çok iyiydi.2 erkeğin birbirine olan aşkları,birbirleri için ağlamaları beni etkilemedi desem yalan söylemiş olurum.sonu çok dramatikti ama.
filme gitmeden önce yer ayırtmak için orayı burayı aradım teli açmadılar sinir oldum falan..hakkında konusu itibariyle çok yazılan çizile bir film olduğu içn ben büyük bir ilgi göreceğini tahmin ediyordum filmin.bilet alırken adam ortalrdan mı olsun dedi(!) ve anladım bu filmi de salonda 10 15 kişi ile birlikte izleyecektim.hoş ben alışığım bu duruma ama bu film için beklemiyordum bunu ki gerçekten de 15 kişi ya vardı ya yoktu.her neyse niye bu kadar uzatıyorum?yurdum sinema izleyicisinin tercihlerini bilmeyen mi var sanki?sinemayı sadece ve sadece eğlence aracı olark gören bir toplumda yaşıyoruz.filme gelince ben büyük keyif aldım filmi izlemekten.özellikle hikayemizin yıllara yayılması ve yılların karakterlerimize getirilerinin götürülerinin yansıtılması hoşuma gitti.ve toplumdan dışlanma korkusuyla sadece 'balığa giderek' görüşebilen iki erkek.aslında ilişkilerinin yıllar boyu bu şekilde devam etmesi dennis'in çocukluğunda yaşadığı bir olayla ilgili.öyle bir olay ki dennis'de derin bir iz bırakan ve onun hayatını kendisi olarak yaşamasını engelleyen.jack ise dennise oranla daha cesur; ama onu cesareti yetmiyor birlikte bir yaşam kurmalarına..toplumun birey üzerinde kurduğu baskı isteiğimiz hayatı yaşamamıza engel olmuyor mu filmdeki gibi?hepimiz, kendi yaptığımız ve hala da yapmaya devam ettiğimiz, inşası hiç bir zamanson bulmayacak olan ahlak, yasa, ayıp, günah, tabu, din hapisanesinde ölüme dek -hattaölümden de sonra-mahkum yaşamıyor muyuz?tabi buna yaşamak denirse..brokebeck dağının izlerken hep bu hapisane geldi aklıma.bu hapisaneden çıkmak isteyen amam gardiyanlar tarafından çıkmalarına izin verilmeyen iki mahkum, günah işleyen iki aşık.. bu arada eşcinsel aşkı sanki daha önce hiç işlenmemiş gibi brokeback dağı sanki bir ilki gerçekleştiriyormuş gibi bir yığın şey yazıldı çizildi.sanırım bu eşcinselliği konu alanınn holivud olmasından kaynaklanıyor.
Size gerçek bir hikayeyi anlatmak istiyorum.Çok samimi olduğum bir arkadaşım vardı.Uzun süreli bir birliktelik yaşıyordu.Bir gün bunları tanıyan başka bir arkadaşları ,sevgilisinin arkadaşımı aldattığını söyledi.Arkadaşımda sevgilisine bunu sorduğunda aralarında tartışma çıktı.O gün sevgilisi dışarı çıktı.Akşam sevgilisinin trafik kazasında ölüm haberi geldi.Kaza da üzerindeki kana bulanmış gömleği arkadaşıma verildi.Aradan biraz zaman geçti ve bu film vizyonda iken konusunun ne olduğunu bilmeden izlemeye gittik.Film bittiğinde arkadaşım krize girdi ve soluğu hastanede aldık, sakinleştirici verdiler.Günlerce kendine gelemedi.Şimdi değer yargılarınız yada ön yargılarınız nedir, hiç umurumda değildir.Çünkü insanların nasıl ve ne durumda bir hayat içinde yaşadıklarını kimse bilemez.Bu filmin konusu kadar benzer hayatlar olur ki, izleyenlerin az çok kendilerine çıkartacakları bir paye yada dersi vardır.Hoş, eleştirmek bile çıkartılan derstir bence...Ha bu arada arkadaşım sevgilisinin o kana bulanmış gömleğini halen saklar............................
evet çok güzel bir filmdi. içinde barındırdığı güçlü duyguyu filmin sonuna kadar çok iyi anlatıyor. ama sonunda ağlamak ya da nebileyim ağlamamak için kendini tutmak olayları nereden çıktı anlamış değilim. Çünkü insanın içini iyice burkacak bir son bile değildi
bir başka olaysa. Bu film için müthiş bir aşk diyenler bence aşkı hiçtatmamış kişiler. çünkü net birşekilde belli, bir insan cinsel bir arzu içinde diğeride onun üzerine saldırması ile bunu yıllarca devam ettirmeleri.. hatta bir erkeğe cinsel arzu besleyen insan daha ilk reddedilişinde soluğu meksikada alıyor..
ben asla böyle bişeyi desteklemediğim halde film olarak bakarsak olaya sadece çok güzel bir dram ve bu inançtaki insanlara duygusal gelebilecek bir yapım. 8/10
İlk seyrettiğimde bu kadar dokunaklı ve tutkulu bir aşkın neden daha çok vurgulanmadığını kendi kendime sormuş ve bunun filmin bir eksiği olarak yorumlamıştım. Ancak filmi ikinci kez seyrettiğimde ne kadar yanıldığımı da görmüş oldum. Ang Lee ayrıntıyı bakışlara ve anlamlı birkaç söze bırakmış? Filmin ilerde unutulmayacaklar aşk filmleri arasına girmesine sebep olacak olan da sanırım filmdeki bu nüans? Jack Gyllenhaal, filmdeki tutkuyu ve aşkı perdeye o kadar etkili yansıtmış ki Ang Lee'yi bu seçimi için kutlamak gerekir. Jack Twist karakteri, Jack Gyllenhaal ile bir gerçeklik kazanmış nerdeyse, Jack'in bakışları sözlerle anlatılamayacak olan her şeyi o kadar güzel vurguluyor ki? Heath Ledger'ı genelde çok beğenmememe ve soğuk bulmama rağmen Enis Del Mar karakterinde oldukça başarılı bir performans sergilemiş. İçine kapanık soğuk ve mesefali olan Ennis'in gerçekte Jack'e karşı hissettiği aşkın büyüklüğünü Heath'in başarılı oyunculuğunda görmemek neredeyse olanaksız?İkilinin aşkının toplumun kurallarına ve önyargılarına yenik düşmesi ise filmin vurguladığı en can alıcı nokta ? Evet Brokeback Dağı hüzünlü, tutkulu, sert ve bir o kadar da dramatik bir aşkı anlatıyor? Bu aşkı gözyaşlarınız boğazınızda düğümlenerek izliyorsunuz. Sonunda ise keşke sözcüğü dilinizde dolanmaya başlıyor? İşte bu noktada da Ang Lee, yarattığı bu karakterlerle toplumda eşcinsellere bakışın değişmesi için bir ışık yakıyor. Umarım bu ışığı herkes görür?
Film çok güzeldi normalde olsa kızacağımız dışlayacağımız bir seyi değişik bir şekide ele alıyorlar.Film çoğu aşk filminden güzeldi.Filmdeki doğa manzaraları zaten bir muhteşemdi.Bu rollerin hakkını veren bu iki aktör ayakta alkışlanmalı yaptıkları hiçte kolay bir iş deği!!
Kaplan ve Ejderha filmini çok sevdiğim Ang Lee harika bir filme imza atmış.Oyunculukları,muhteşem doğa manzaraları ve enfes müziklerle bezeli dramda iki erkeğin 20 yıla varan aşkının sarsıcı,etkiliyeci ve hüzünlü hikayesini sinema sanatını sonuna dek hissederek izliyoruz.Filmi izlerken akademiye çok kızdım.Film ödülünü eşcinsel filmi diyerek vermediler.Harikulade görüntü çalışmasını pas geçip geyşa filmine verdiler.Yönetmen,müzik ve senaryo ödülü ile yetinen bu başyapıt diğer filmlerin aksine 50 yı sonra bir klasik olarak anılacaktır.
film cok guzeldı ancak duygular ıyı anlatılamamıstı mesela ıkı asık yılda ıkı yada 3 kere bulusuyor olsa ortada bır hasret ozlem olur ve bu ozlem sevgılıye hıssttırılır yanyana geldıklerınde sarılırlar elele gozgoze olurlar ıllakı sevısmek gerekmıyor ancak o ozlemı sevgıyı daha ıyı yansıtabılırlerdı.ama ennıs ve jack'te bu durum yoktu ozlem hasret ve tutku pek yoktu
bir aşk senelere bölünerek ancak bu kadar güzel yaşanır..7 kez izleyip 7 kezde ağladığım bu baş yapıt..ayakta alkışlanır..öylede olmadı mı zaten..ayakta alkışlanmadı mı..20 yılı aşkın yaşanan bir aşkta siz ölesiye sevdiğinizi yılda sadece bir iki defa görseydiniz..ve sevmediğiniz kişilerle sadece toplumda baskı göreceğiniz için evlenseydiniz..böyle bir özleme nasıl dayanırdınız..jake de dayanamamıştı filmin bi karesinde ennis seni o kadar çok özlüyorum ki demişti ennisin gözlerinin içine bakarak bu özleme dayanamıyorum diye bitirmişti cümlesini..öyle bir aşktı ki anlatılan üzerinde sadece onun kanı var die 20 yıl bir duvar aralığında saklanmış gömlek bile yetiyordu bu aşkın derinliğini anlatmaya..ve ennis dolabının kapağını açıp içiçe asılı duran gömleği koklayıp düğmelerini iliklerken gözlerindeki yaşları öyle bir batırıyordu ki yüreğimize yemin ederken unutmayacağına dair jake..o an tabularını yıkamamış insanların anlayamayacağı o büyük aşkın karşısında gözyaşlarımızı tutamayıp bizde ennısle birlikte ağlıyorduk..
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.