En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
beck31
Takipçi
1.383 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
15 Ocak 2010 tarihinde eklendi
Zaman zaman bazı şeyleri hatırlamak isterseniz, konu itibariyle o şeylere benzemese dahi 1buçuk saat boyunca içinizi fazlasıyla ısıtan, çocuksu hayalgücünün en derin ve duygusal halidir bu Spike Jonze yapımı.Seslendirme kadrosu ve harika müziklerin sorumlusu Karen O ayrıca güzeller.Tadını çıkarmak için izleyin, safça.8/10
insanın kendi iç çatışması..büyük küçük fark etmiyor aslında!sizin dünyanız değil bana benim dünyamı verin,ben orada da mutsuz olabilirim diyor..bir çocuğun içindeki öfkeyi,onun hayal gücünden ve onun gözünden görsele dökmeyi başarmış film..bence bu karmaşa anlaşılarak film izlenirse zevk alınmayacak gibi değil..
Değerli 90lar, öncelikle yorumun için teşekkür ederim. Beni kırma ihtimalini bile düşünmüş olman ise gerçekten dikkate değer. 90lar takma ismini kullandığından yola çıkarak bir 90lar çocuğu olduğunu varsayıyorum. Muhtemelen bir cevap bekleyerek yazdın bu yorumu, sorgulayıcı olmak güzel ama arada bir aydınlatmak da lazım değil mi? Başbaşa olarak sohbet etseydik şunu sorardım sana "Çevirmeni bir meta olarak görmek de nereden çıktı şimdi?". Bir tek duyguları, düşünceleri olanlar parasını bastırıp salona giren sinema seyircileri midir yani? Peki ya işimin başındakilerle ilgili -kusura bakma ama bu fiili kullanmalıyım- atıp tutmana ne demeli. Bilmelisin ki sevgili arkadaşım ben sadece bana söyleneni yapsam filmin ismi senin de dediğin gibi "İnanılmazın Başladığı Yer" veya "İnanılmazların Başlangıcı" olurdu ki pek çoğuna göre oldukça - yine affına sığınıyorum- saçma isimler. Ve evet çeviri bir oyun hamurudur, senin dediğin gibi teknik bir hadise olsaydı bugün beş kişiye bir kitap düşen ülkemizde durum daha vahim olurdu. İnan bana sevgili dostum çeviri de sadıklık olsaydı bugün sen bir sinemasever olarak beyazperdede yorum yapmamış olurdun. Madem sordun söyleyelim, sadece kelimeleri modamod çevirmek hiç bir çevirmene yaraşmaz, kaldı ki eğer bunun böyle olmasını isteyen bir kitle varsa ozaman çevirmene ihtiyaç yok demektir. Sözlük denilen bir şey var değil mi? Çevirmen bir yazardır aslında, ama bu toplumda yergiden başka aldığı birşey yoktur. Ve benim de tepkim sana değil biliyor musun, senin başındakilere. Özgürlük ve tadını çıkartmak olumlu anlamlar taşırlar ve aslında biraz da sanatı tanımlarlar ama ne yazık ki sen nefret edermiş gibi kullanmışsın bu kelimeleri. Kimbilir bir sinir harbinde boğuldu belki o güzelim kelimeler. Aslında bazen durup kendime de kızıyorum, böyle olmasam aslında, dediğin gibi salla başı al maaşı yapsam, sözlükten baka baka kolayca çevirsem şu isimleri, kelimeleri diyorum. O verdiğin güzel örnekteki gibi Kusursuz Aklın Ebedi Güneş Işığını öldürsem diyorum ama yapamıyorum işte. Ama illa da basit bir cevap istersen şöyle söyleyebilirim; Sinema filmi ismi çevirme işinde pek çok yan etmen vardır. Evet izleyici çekme bunlardan birisidir ama senin düşündüğün gibi ticari bir etmen değildir, bilakis sanatsal bir yönü vardır, sinemaya özendirme, sinemaseverler yetiştirme hatta büyük düşünebilirsen, sinema yönetmeni çıkartmaya kadar gider. Ve Barış Manço nun şarkısına gelince, aslında güzel fikir biliyor musun, çocuklara hitap eden bir filmde böyle güzel bir çağrışım yakaladığımı bilmiyordum. Umarım bir gün çocuğunu alıp yine böyle ilginç çeviri isimli bir filme gidersin ve aynı bu filmde benim oğlumda gördüğüm gibi arkadaşım canavarın onun hayal dünyasına nasıl hitap ettiğini, gözlerindeki ışığı görürsün ve "İnanılmazın Başladığı Yer" in anlamsızlığını ayırt edebilirsin. Ve umarım gerçekten fimi de izlersin. Herneyse bu konu çok su götürür, canım da sıkılmaya başladı sevgili 90lar, ama çeviri konusunda ben bir taş koydum, eğer bu konuyla ilgileniyorsan üstüne sen daha büyük bir taş koyup umarım Çeviri İşini Türkiyemiz de daha iyi yerlere getirirsin. Sevgiler...
Herkese iyi günler.Yorumları okudum ve ben de birşeyler yazmak istedim.Bir çevirmen olarak sevgili meslektaşıma katılıyorum.Bunu kendi mesleğim olduğundan değil tamamiyle objektif olarak baktığımı da söylemeliyim ayrıca.Meslektaşım birebir çeviriyi savunsaydı tepkim yine de aynı olurdu.Sevgili 90lar,çevirinin birebir olması gerektiğini aksi halde çevirmenin metne sadık olmayacığını söylemişsin,bir eserin adı eserin kendisinden daha önemlidir çoğu zaman,insanlar eserin konusundan önce başlığına bakarlar ve buna göre karar verirler,kabına bakarlar anlayacağın.Film ve kitap adı çevirisi de bu nedenle önemlidir.İnsanlara ne okuyacaklarını ya da göreceklerine dair bir fikir verir.2001 yapımı korku filmi olan "jeepers creepers" ı nasıl çevirmeliydi sence çevirmen?.Eternal Sunshine of the spotless Mindı örnek vermişsin inan bana o çeviriyle kimsenin ilgisini çekeceğini yada romantik bir film olduğunu düşüneceklerini sanmam."Sil Baştan" çok güzel bir seçim ki şu anda konuşulan film bir çocuk filmi elbette çocukların algısına yönelik bir film adı seçilmeli.Arkadaşım Canavar bu konuda çok başarılı bir seçim.İki zıt kutup bir çocuk için :)bu yazdıklarımı da düşünmeni öneririm.sevgiler.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.