Pi'nin Yaşamı
Ortalama puan
4,2
1215 Puanlama

46 Kullanıcı yorumları

5
9 Eleştiri
4
22 Eleştiri
3
14 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Birkan K.
Birkan K.

Takipçi 51 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
1 Kasım 2013 tarihinde eklendi
4 Dalda Oscar heykelciğini havaya kaldıran “Life Of Pi” her bir karesi, duvarları süsleyecek kadar güzel tablolardan oluşan, büyüleyici bir resim sergisini andırıyor. Sıradışı hikayesinin yanı sıra görsel açıdan sinema seyircisini fazlası ile doyuruyor. Bu yüzden kesinlikle sinemada izlenmeli, bu emek çük ekranlarda heba edilmemeli. Son dönemlerde konu sıkıntısı çeken sinema sektörünün kurtarıcısı olan edebiyat dünyası, bu filmin de yaşam kaynağı olmuş. Kanadalı Yazar Yarın Martel’in, film ile aynı ismi taşıyan kitabından uyarlanan Life Of Pi, Brokeback Mountain, Kaplan ve Ejderha gibi Oscar’lı filmlerin Çinli Yönetmeni Ang Lee’nin usta Yönetmenliği ile beyazperdede hayat buluyor ve gerçek bir şaheseri olarak karşımıza çıkıyor. Tek kişilik oyuncu performansları bazı filmleri sıkıcı hale getirebiliyor, bu filmin avantajı ise hikayenin duraksadığı bölümlerde kendinizi muhteşem görsel efektleri, ağzınız açık seyrederken buluyorsunuz. Taking Woodstock (Özgür Woodstock) filminde Ang Lee’nin uçuk hayal gücüne birkaç sahnede tanık olmuştuk. Bu filmde de özellikle Pi’nin Bengal Kaplanının nereye baktığını merak ettiği sahnede balıklardan, hayvanat bahçesine, ordan geride bıraktığı kız arkadaşına ve batan gemiye kadar uzanan halüsülasyonlar, ünlü yönetmenin keyif verici maddeler kullandığının şahidi adeta. Adam uçmuş diyorsunuz.

Bengal Kaplanı (Richard Parker) ile başrolü paylaşan hintli aktör Suraj Sharma’nın ilk filmi olmasından mütevellit vasatı geçemiyor. Buda Boolywood sinemasındaki abartılı oyunculuklardan zaman zaman esintiler sunmasından ötürü olsa gerek, pek kanımız ısınamadı ve animasyon kaplanın gerçekçiliğinin gölgesinde kaldı. Genelde hayvan ve insanın irtibatta olduğu filmlerde, hayvanlar insani duygulara meyil etmeye başlar film ilerledikçe, La Fontaine masallarına doğru yol alır. Bu filmin bir güzel yanıda, Richard Parker (İngiliz sol bek ismi gibi bu arada) kaplan gibi kaplan olarak tüm film delikanlılığını koruyor. Film hikaye açısından Cast Away gibi doğayla baş etmeye çalışan insanoğlu mantığında gözüksede, hikayenin altında yatan metaforlar ve kaplan, canlıları yiyen asit adası, ayağı kırık zebra, sırtlan, anne orangutan ve asit adasındaki mirketlerin altında yatan sembollere kafa yorunca film bittikten sonra dahi düşünmeye, yeni metaforlar bulmaya devam ediyorsunuz. Filmin sonunda Pi’nin anlattığı hikayede izleyiciye bak bir de buna inanabilirsin sana alternatifte veriyorum diyor.
Özgür A.
Özgür A.

Takipçi 41 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
29 Aralık 2012 tarihinde eklendi
kesinlikle 3D izleyin arkadaşlar. Ayrıca öncesinde klasik koşullanma ile ilgili bir iki cümle de okumayı ihmal etmeyin. Dinsel öğeler, okyanus, kaplan ve simgesel bir anlatım ile karşılaşacağınız için salondan çıkarken her izleyicide farklı bir hikaye olacak. Bu yüzden üzerine çokca konuşulabilir.
Doğukan K.
Doğukan K.

36 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
18 Mart 2013 tarihinde eklendi
Son zamanlar izlediklerim arasında kesinlikle en iyisiydi bu film. İlk başta izlemekten kaçtık ama sonradan izlemeye karar verdik ve muhteşem bir film ile karşılaştık. Bazıları ilk bölüm çok uzun, sonu böyle kötü gibi yorumlar yapmış ama ben baştan sona anlatılan herşeyi heyecanımı yitirmedim izledim ve çok keyif aldım. Bide bu filmi 3D'siz izledim buna rağmen efektlerden etkilendim. 3D'li hali eminim filmi daha yüksek yerlere taşımıştır. Bu film bir süre aklımdan hiç çıkmayacak herkese tavsiye ederim.
Servet S
Servet S

34 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
18 Nisan 2020 tarihinde eklendi
Uzun süre etkisinde kalacağınız bir film. Oyuncular, konu, hikaye akışı her şey harika. Tavsiye edeceğim filmler arasında ilk 10'da yerini aldı.
Rogojin
Rogojin

Takipçi 30 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
25 Kasım 2014 tarihinde eklendi
Pi'nin Yaşamı, inanılması pek mümkün olmayan bir hikâye anlatarak insanları Tanrı'nın varlığı, ona inanma, inanmayı ya da inanmamayı seçme gibi konular üzerine bir şeyler söylüyor. Bunu son derece etkileyici, görsel olarak son derece estetik, güzel görüntülerle yapıyor. Eğer filmi izlerseniz yukarıda söylediğim konular üzerine sizi de düşündüreceğine eminim; ancak şu konularda aklınıza gelmeyebilir diye kendi düşüncelerimi söylemek istiyorum: Pi'nin Yaşamı, Maymunlar Cehennemi gibi son dönem filmlerinin aksine hayvanları insana benzer özellikler taşımak yerine mümkün olduğunca oldukları gibi resmederek, onlardan bir filmde beklemeyi adet edindiğimiz şirinlikler göstermeden, yabani, vahşi, sadece oldukları şeyi yansıtarak bize sunuyor. Bunu bir filmde görmek şaşırtıcı bir şey; çünkü bilgi ve iletişim biçimleri karmaşık hale gelip çoğaldıkça, doğru olana işaret etme, onu olduğu gibi algılama ve sunma seçenek ve imkânlarımız da artıyor. Bu yüzden kurgu bir film içerisinde, hayvanları anlatılan hikâyeye dahil ederken onları insansı varlıklara dönüştürmeden, sadece kendi karakterleri, kendilikleri olarak sunabilmek, insanbiçimci/antropomorfist yaklaşımlardan uzaklaşabilmektir, doğru olana daha yakından bakabilmektir. Hayatta kalmak; insan ya da hayvan, his ve duyguları olan bütün canlıların amacıdır. Bunu acıma ya da şefkat duygusunu kaşımadan, olduğu gibi dile getirebilmek bir meziyet olmalı sinema için. Filmin sonunda Richard Parker'ın (kaplanın) ormana giderken yaptığı hareket hayvanların bize şirin görünmesi için onları biçimden biçime sokan insanlara, hayvanları tanımak için hayvanat bahçelerine, aquaparklara, yunus gösterilerine giden insanlara, hepimize verilmiş bir cevaptır. Sevmek; sevdiğimizi iddia ettiklerimizi kendi istediğimiz biçimlere, şekillere sokmak değildir. Hayvanlar için de, insanlar için de, Tanrı için de düşünebileceğimiz bir fikir. Bu anlamda; yabani olan, doğal olan; yaratıldığı üzredir, ve kendisidir. Bizim yapabileceğimiz belki bakmak, seyretmek ve geçip gitmek olabilir.
İzlenir mi İzlenmez mi?
İzlenir mi İzlenmez mi?

26 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
17 Mart 2023 tarihinde eklendi
İzlenmesi gereken güzel bir okyanusun ortasında hayatta kalma hikayesi özetle. Duygu yoğunluklu bir film.
İzlenir mi? İzlenmez mi?
- İzlenir.
vista666
vista666

Takipçi 15 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
5 Ocak 2013 tarihinde eklendi
Öncelikle film 3D çekimin hakkını veriyor,şimdiye kadar çekilen 3d filmelerde düzgün bir 3d sahnesi yoktu,ama bu film 3d izlenmeli,hele başını hiç kaçırmayın,tam bir 3d şöleni,filme gelince:İzlenmesi gereken ,kaçırılmaması gereken ,başarılı bir film olmuş.
fasulyedensinema
fasulyedensinema

11 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
12 Mart 2014 tarihinde eklendi
Pi'nin Yaşamı 11 dalda Oscara aday gösterilmiş. Görselliği bakımından sanıyorum izleyen herkes çok güzel olduğu konusunda bana katılacaktır. Filmi izlerken ses ve görsellik sizi o kadar etkileyecek ki yarım bırakılacak filmlerden kesinlikle değil. Senaryo ise benim kanımca yaşayan senaryolardandır. İzlemenizi şiddetle öneririm.
zafer D.
zafer D.

Takipçi 11 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
12 Şubat 2014 tarihinde eklendi
Pi'nin Yaşamı Oscar ödüllerinde kesinlikle hakkı yenen bir başyapıt. Bırakın yılın en iyi filmi olmasını tüm zamanların en iyilerinden. Ang Lee'yi çok beğenmem, genelde ortalamanın üstünde filmler yapar. Ancak bu filmde kendini aşmış doğrusu. Görsel zenginlikten çok senaryodaki duygu yoğunluğu ve mistik ruh hali insanı büyülüyor. Pi'nin kaplanı son görüşü olan sahnedeki replik ise hala kulaklarımda. Yaralayacı bir film Pi'nin Yaşamı ama yaralarını çabuk sarıp mutlu etmesini de biliyor.
Serdent8
Serdent8

5 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
31 Aralık 2012 tarihinde eklendi
Ben beğendim açıkcası;görsel şölen,efektler keyifliydi..akıcı gidiyor,sıkılmıyorsun..Suraj ın ilk deneyimi olmasına rağmen iyi oynamış..kaplan da başarılıydı :)Sonundaki bir kaç sahne gerçekten gereksiz olmuş..
murat d.
murat d.

5 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
5 Ocak 2013 tarihinde eklendi
Film tekniği, görsellik, eğlence, seyirciye ulaşma ve hikayenin gücü iyi. Ancak derin mesaja takılmamak lazım.
ugi
ugi

5 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
6 Ocak 2013 tarihinde eklendi
İnsana, yaşama ait soruları olan ve bu sorulara cevap için yazılmış bir romandan uyarlanan harika bir senaryonun, mükemmel bir sinema görselliğiyle, büyüleyici ve eşsiz bir anlatımın üzerine birde muhteşem film müzikleri de eklenince ortaya böyle bir şaheser film çıkmış.......
Bülent E
Bülent E

Takipçi 5 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
9 Şubat 2013 tarihinde eklendi
çok güzel dediler izledim...görsel olarak egzantrik sinemada izlenebilirdi ama konu hoşuma gitmedi hem kaplan kendi hem film bitene kadar kaplanla savaşıyor kaplanda nasıl kaplansa çocuk kadar anca var farklı bi konu denemişler ve sonuda hade ya dedirtmeye çalışmışlar ama bence becerememişler.
red1-2
red1-2

Takipçi 4 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
29 Ocak 2013 tarihinde eklendi
Filmin başında biraz sıkılsam da, ilk kısımdan sonra sandal bölümünde film güzelleşiyor. Sandal bölümü çok güzel yapmışlar.
Ömer Ç.
Ömer Ç.

4 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
31 Aralık 2012 tarihinde eklendi
Son zamanlarda en çok etkilendiğim Filmlerin başında gelir , özellike Filmin Finali beni çok etkiledi.Finalinden söz etmek istemiyorum yoksa Filmin manası kaçar.Özetle iyi bir Film zaten aldığı Puandan da belli.İyi Seyirler
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler