...(26 Nisan tarihli ozel gosterim sonrasinda yazilmistir)...Ridley Scott tekrar bir tarihi yapima soyunarak 12. yy'da Kudus'te yasananlari beyazperdeye tum gorkemiyle aktarmis. Siradan bir demirci olan Balian'in babasi Godfrey'le karsilasip bir anda tum hayatinin degismesi ve Kudus'e ciktigi yolculukta sovalye olup bir anda kahramanliklariyla Hirsitiyanlarin bir bolumunun hayatini etkileyemesi, tam da Scott'in her alandaki isciligini gosterdigi bir anlatimla beyazperdeye aktarilmis. Gladiator'u andiran bir gorsellikle (bana gore filmin en etkileyici dakikalariydi) ilk yarim saatinde seyircisini hikayenin icine alan film, sonradan Kudus'te Muslumanlar ile Hiristiyanlar arasindaki gerginlige odaklanirken Hiristiyanlari dusmanca tavirlari ile resmeden bir Hoolywood yapimi olarak fazlasiyla sasirtici oldugunu soylemek lazim, hatta bu yonuyle belki de bir ornegine daha rastlayamayacagimiz turden bir yapim. Gorsellik yonune gelince...Scott beyazperdede filmlerinin gorsel yapisiyla fazlasiyla ozel bir konmda yeralan bir yonetmen. Burada da ozellikle savas sahnelerinin kusbakisi goruntusu, savas sahnelerindeki carpismalarin icinde gezen yakin plan kadrajlari yine olaganustu. Ancak su da varki zaten onceki filmlerinden, ozellikle de "Gladiator" ve "Black Hawk Down'dan buna alisigiz. Yani ortada gorsel bir solen var ama Scott'in sinemasina yabanci olmayanlar icin cok da farkli birsey yok ortada. Orlando Bloom rolunde birazcik temiz yuzlu kalmis,saniyorum ki onun da dezavantaji fazlasiyla "Lord of the Rings" uclemesi ile aklimza kazinmis olmasi...Liam Neeson ve Jeremy Irons gayet rollerine oturmuslar, Eva Green'in rolu biraz havada kaliyor bence...Yani Sybilla karakteri uzerine fazla dusulmedigi icin ortada bir sus gibi geziyor. Edward Norton ise yuzunu bir kez dahi gorememize ragmen Kudus Krali olarak vucut hareketleri ile kendini konusturuyor...Bir de muziklerin bir kisminin Kardes Turkuler'e ait olmasi fazlasiyla bizim seyircimizi mest edecektir kuskusuz...Her Scott filmi gibi ilgiyle izlenmesi gereken bir film...Kacirmayin...(7/10)
Filmdeki Savaş sahneleri süper özellikle arapların haçlıların kalesine saldırdığı sahne.Ama ben biraz filmi uzun buldum ve bazı yerlerini anlaşılmaz.belkide tv de izlediğim içindir ama çok zevk almadım izlerken.
izlediğinden pişaman olan biriyle daha karşılaşmadım.çpk güzel ve abartılı olmayan savaş sahneleri ve güzel bir senaryosu olan bir film.Orlando Bloom unda güzel oyunculuğu eklenince gerçekten insanı sürükleyen bir film ortaya çıkmış...
bu filmin her haliyle usta br yönetmenin elinden çıktiğı anlaşılıyor çünkü film seneryosunu aktarmak için her yola başvuruyor türlü oyunlar hınzırlıklar deniyor ama olmuyor neden çünkü film in seneryosu çok zayıf böylesine basit ve vasatın bile altında bir seneryoyu iyi bir film olarak sunmak usta yönetmen ridley scott u bile aşan bir iş scoot üzerine düşen her işi layığı ile yerine getiryor ama film zayıf orlando bloom diğer filmlerdeki vasat oyunculukarı göze alınırsa(LOTr hariç) iyi bir perfonmars gösteriyor ama film in şu özelliği çok hoş film aynı gladyatörde olduğu gibi o devrin atfosfer ini seyirciye çok iyi yansıtıyor buda izleyicini film e çabuk konsabtre olmasını sağlıyor tarihsel filmlere meraklıysanız sizi etkileybilir ama meraklı değilseniz film zaman zaman sıkıcı olabilir
Şöyle görsel açıdan zengin olan,sıkı bir ortaçağ-savaş filmi izlemek istiyorsanız hayal kırıklığına uğrayabilirsiniz.Harika savaş sahneleri yok bu filmde.Daha çok tarihsel olgu üzerinde durulmuş,genel olarak iyi bir film
ben o kadar da bayıldığımı söyleyemeyeceğim film için.ama iyi olduğu kuşkusuz.herkes çok favori göstermişti bu filmi geçen sene,ama ben o kadar da çok beğenmemiştim.yakın zamanda tekrar izledim.fikrim pek değişmedi.ama bu filmle alakalı değil.konusu bana hitap etmiyor.olay orada bitiyor.her zaman dediğim gibi...sonuçta güzel bir film=)
Bazen bazı filmler için ’bir an önce gelse de gitsek’ durumu oluyor bende. ama ender olarak da o ’bir an önce...’ filmleri gelince kararsızlığa düşüp acaba gitmesem mi diyip gösterimde kaldığı süre boyunca her seferinde o film yerine yan salondaki başka güzel bir filme gittiğim oluyor. genelde bu durumda sonradan filmi görünce keşke gitseydim diyerek iç çekiyorum. Cennetin Krallığı neredeyse bu genelin dışında kalan bir film. Bundaki en büyük etkenlerse Gladiator ve Orlando Bloom.Ridley S.’ın büyük bir yönetmen olduğunu söylememe gerek yok. Gladyatör’ün de çok iyi bir film olduğunu... Ve bu iki şey ister istemez acaba ’Bu sefer de olacak mı?’ sorusunu koluna takıp getiriyor karşımıza. Cevabı bana göre kesin: Olamamış! İlk neden Orlando Bloom’un ’müthiş’ oyunculuğu. Russel C. Gladyatör’e ne kattıysa kendileri o kadar götürmüş Cennetin Krallığı’ndan. Oyuncunun Yüzüklerin Efendisi’nde karakterinden kaynaklanan kendi çapındaki karizmasını önündeki 3 filmle bir adım öne götüremeyip olduğu yerde sıçramaya devam etmesine akıl sır erdiremiyorum. ’Ben aslında komik biriyimdir. Bu yüzden artık komedi filmlerinde de oynamak istiyorum.’ diyen oyuncunun o halini görmek belkide gerçekten daha iyi olur. çünkü daha bu tip karakterleri kaldıracak kadar oyuncu olamadığını düşünüyorum.Ridley S.’a gelirsek. sanki Gladyatör’ür altında kalmim de değişik bi kaç numara yapim dermişcesine acayip kurgu ve kamera hareketlerine baş vurmuş.(Filmin başıdaki çatışma sahnesinden bahsediyorum) Bunun yanında Gladyatör’deki gibi karanlık bulutlu bir atmosfer filmin geneline hakim -ki bundan çok memnunum çünkü böyle filmlerde güllük gülistanlık havalar hiç de hoş olmuyor. sonuçta ortada bir savaş var ve hiçbir savaşın iç açıcı bir yönü olamaz. Burda ilginç olan, birçok sahne geçişinde etraf güneşlikken birden bulutların karaltısının etrafı kaplaması dikkat çekici. Bunun yanında yönetmen çokça imgelemeye baş vurmuş. sürekli bir şeyler göze çarpıyor. kısa süreliğine gösterdiği resimlerle filmi derinleştirmiş Scott.Bizim taraftan bakarsak S. Eyyubi filmde Orlando B.’dan 10 kat daha karizma. Hem karakteri hem oyunculuğuyla öyle. Müzikler Gladyatör’deki gibi çok hoş. zaten kulamıza çokça aşina müzik de mevcut. görüntü ve renk-ışık çalışması da zaman zaman doruğa çıkıyor. genelde yeşillik olan sahnelerde yönetmen müthiş görselliğini konuşturuyor.Temposu ara sıra ağırlaşmasının yanında ticari kaygılar sonucu boşrole getirilen Orlando B.’da dümdüz yüzüyle can sıkıyor. ancak Eyyubi’nin olduğu son bölümde herşey üst seviyeye fırlıyor. onun büyüklüğü filme çok büyük hava katıyor, film çok etkileyici bir hale bürünüyor(mesela bir çoğumuzun en azından okullardaki tarih kitaplarından bildiğimiz bir an olan Eyyubi’nin yerdeki haçı kaldırıp yerine koyması gibi) Sonuçta daha iyi olabilirdi bu film. ancak olanla yetinmek gerek. çünkü cidden kimi yönleriyle usta işi bir yapım Cennetin Krallığı.(7)
Barışı destekleyen ve müslümanlığı yermeyen bir film,dengeyi iyi tutmuş yani yöntmen.Çok iyi bir savaş filmi denilmez,kuşatma sahneleri iyiydi hakkını vermek gerekiyor.Bu arada filmden birkaç not düşmek gerekirse cüzzamlı kral rolünde edward norton oynamış ve birde filmin bazı müziklerini Türk grup 'Kardeş Türküler' yapmış.İyi seyirler.7/10
çok büyük umutlarla gittimm ama biraz hayal kirikligina ugradim..savas sahnelerini yetersiz buldum..sonlarda sadece vardi.ama dini açidan gerçekten tarafsiz olmalari gururlandirdi..
vasatın biraz üstünde..ama kesinlikle kötü değil...bazı eksikleri var..özellikle filmin sonu çok daha etkileyici olabilirdi...Truva ya yaklaşmış...ama geçebilirdi....bu şansı iyi kullanmamışlar diye düşünüyorum...
bilmiyorum yorumum sizin için ne kadar önem taşıyor. ama yapıcam :D orlanda bloom bu tarz filmlere yakışmıyor. ve nedense bu tarz filmlerde oynatılıryor. Yüzüklerin efendisi hariç orada bir elfti elfede benziyor zaten :) film sıkıcı biraz saçma abartı yerleri var uqunuro arkadas belirtmiş zaten. ekleyeceklerim MÜSLÜMANLARIN NAMAZ KILMASIYDI BİLMEM DİKKAT ETTİNİZ Mİ HEP EZAN OKUNURKEN NAMAZ KILIYORLAR .. EZAN BİTTİKTEN SONRA NAMAZA BAŞLANIR. FİLMDE 2 SAHNEDE BÖYLE BİRŞEY OLUYOR. garip. birde NEDEN SELAHATTİN EYYUBİ VE DE SAÐ KOLU KENDİ ASKERLERİYLE İNGLİZCE KONUSYORLAR YADA KENDİ ARALARINDA BU KONUSMALARI ARAPÇA YAPIP İNGİLİZCE ALT YAZI GEÇMELERİ DAHA FİLME GERÇEKÇİLİK KATMAZMIYDI....... Liam Neeson 10 dak gözüküyor filmde. Jeremy irons da tüm filmde oynamıs ama sadece gözküyor öyle karelerde topu topu 20 cümlesi var filmde. GuY’ın ordusunun yok olusunun gösterilmemesi kötü olmuş. zaten savaş sahnelerinide hiç başarlı bulmadım.Hızlı kamera hareketleriyle geçiştirilmiş. ama klasik olamayacak bir film.7/10
Tarihten bir şeyler öğrenmek istiyorsanız iyi bir tercih.Medeniyet için gözlerini sadece batıya dikenler, insanlık ve merhamet dersleri için bu filmi seyretmeli.Savaş sahnelerini çok yakın plan almış olsa da yönetmen iyi bir iş başarmış
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.