Taxidermia (2006 )Yönetmen: György PalfiCannes başta olmak üzere bir çok festivalden ödülle dönen,insan bedenini,zaaflarını uç noktalara kadar irdeleyen,büyükbaba-baba-oğul hikayesi ?Taxidermia?.Filmi izlerken eğitimci olduğumdan mıdır bilinmez Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi geldi aklıma. Filmi kendimce yorumlamadan önce bu hiyerarşi nedir onun hakkında konuşmak istiyorum. Maslow'a göre;1) Fizyolojik ihtiyaçlar2) Güvenlik ve emniyet3) Kabul görme ve sevgi4)Kendini gerçekleştirme olmak üzere insan güdüleri 4 e ayrılır. En alt basamak olan fizyolojik ihtiyaçlarını gidermede doyuma ulaşmayan bir birey bir üst basamağa geçemez. Bu eksene bağlı olarak filmde bize sunulan 3 kuşağın analizini yapmak mümkün.Cinsellik;insanoğlunun yaradılışında var olan,sınırı yada kontrolü ise tamamen insanın nefsine olan hakimiyetine bağlı bir kavram. Fizyolojik bir ihtiyaç en basiti.II.Dünya Savaşı Sovyet döneminde teğmenin hizmeti altında asker bir büyükbaba? işinde dört dörtlük bir çizgide ilerleyen asker Morosgovanji ?nin en büyük zaafı ise cinsel dürtüleri. O zamanın şartlarında kadınsız kalma psikolojisinin verdiği sebebiyetten midir bilinmez gün kararıp kulübesine çekildiğinde ya da herhangi bir kadın gördüğünde yapacağı tek şey fantezinin sınırlarını zorlayarak mastürbasyon moduna geçmesi. Fizyolojik ihtiyacını giderecek ortamı savaş dolayısıyla bulamayan büyükbabanın ihtiyacının zaaf haline gelişinin,zaafına kendisinin ve bedeninin boyun eğişinin hikayesi Taxidermia?Yemek yemek; insanoğlunun olmazsa olmazı. Temel fizyolojik ihtiyaç her şeyden önce. Başarı duygusu ise her insanın tatmak isteyeceği,var olduğunu gösterebileceği bir güç simgesi.Savaş sonrası Sovyet döneminde yemek yeme şampiyonu olmak isteyen bir baba? başarıyı yakalamak için sıkı bir çalışmaya giren babanın en büyük zaafı yemek,en büyük isteği zaafıyla başarı duygusunu tadabilmek'babasının tamamlayamadığı fizyolojik gereksinimlerini tamamlamış,deyim yerindeyse bir üst mertebeye ulaşmış Maslow'a göre. Evlenerek sevgi ihtiyacını da gideren babanın kendini kabul ettirmek,başarıyı yakalamak adına kendine ve bedenine yaşattığı trajedinin hikayesi Taxidermia?Ölümsüzlük? insanoğlunun var olduğu günden bu yana aradığı,bulduğunu iddia ettiği,ölüm korkusunun üzerine gitmek yerine kalıcılığın olabilirliğinin arayışına girdiği kavram.Lajosta babasının aksine çöp gibi ince vücuda sahip bir tahnitçi; yani hayvanların içini doldurup olduğu şekilde muhafaza ediyor. İşinde mükemmel,babasının yakalayamadığı başarı duygusunu yakalamış bir torun. Maslow'a göre son basamak kalıyor onun için ?kendini gerçekleştirme?. Sanatıyla kalıcı bir iz bırakma peşinde. İşini muazzam derecede yapan tahnitçi torunun yine bu ölümsüzlük zaafına ve yine bedenine boyun eğişinin hikayesi Taxidermia?Her beden,her zaaf yaşadığı dönemin yansıması aslında. Komünizm rüzgarından tüketici toplumuna geçiş biryerde.Filmde beni oldukça etkileyen 2 sahne mevcut. Biri küvet sahnesi;küvetin kullanım alanı ile ilgili sahnelere öyle güzel geçişler yapılmış ki eminim izleyen herkesin aklına yer edecek. Diğeri ise can alan son sahne şüphesiz; kameranın bir noktadan yavaşça yaptığı yakın çekim ve görüntü ile kendinizden geçmemeniz imkansız gibi.Filmin anlatım tarzı,vermek istediği mesaj,çekim kalitesi beni oldukça etkiledi. Macar asıllı yönetmenin bu filmini dolaylı mesajlaşmayı seven herkes izlemeli :) ama şimdiden söylüyorum,herkesin sevebileceği bir tarz değil? herkesin sevebileceği bir tarz olmaması yönetmenin bedenlerle beyazperdeye sükseli bir imza atmasına engel değil orası ayrı..