kesinlikle harika ve izlenmesi gerekir.bir filmde bazen öyle bir özellik olur ki,o filmi sadece o özellik yüzünden beğenmişsinizdir.benim burada dikkat çekeceğim iki şey bu filmi beğenmeme yetti de arttı.bunlardan birincisi her zaman çok beğenmiş olduğum dört harika başrol.onları izledikçe izleyesi geliyor insanın.bir diğer özellik ise akıcı,zeki ve etkileyici yazılmış olan senaryo.bütün kalbimle öneriyorum:)
sevenin cok sevdigi sevmeyenin de hic sevmedigi, ortasi olmayan ama kim ne derse desin tamamen gercekte yasanabilecek nitelikte ve bu yuzden de tokat gibi bir film.ismini bile degistirecek kadar bunalıp kacmıs bir kız,yalnız bir doktor, akvaryumlarda huzur bulan bir fotografci ve yazar olmak isteyip ölüm ilanlarını yazan biri haline gelmis bir erkek..ve tabi aldatma,aldatma,aldatma..dan’ in alice’ i terk etmek istedigindeki konusma sirasinda alice 'neden o ?' dediginde danin 'cunku o senin gibi bana bagli bir kadın degil' cevabi sanki bana soylenmis gibi icime oturmasi bir yana bundan cok daha anlamli - gercekci diyaloglarla insanin aklina kazinanlardan.Vazgecemeyecegim filmlerden biri olmus filmdir ayrica... Soundtrack albumude cok fenadir
Hayatın tam içinden,zaman zaman çok sert,zaman zaman da pervasız.İlişkilere bu kadar gerçekçi ve cesur yaklaşmayı başarmış başka bir film daha yok muhtemelen.Defalarca izlenesi,arşivlere katılması gerek.
O kadar da iyi bir film değil. Beni sıktığı bölümler vardı. Yavaş ilerlemiş bir film. O kadar ünlü ismin hatrına izledim bu filmi ama çok da kötü değil yani iyi-kötü arası: Şöyle bir formül yazayım: iyi-10/Kötü-2: 6 12/6: 6 puan alması gerekiyor bu formüle göre ama oyuncular için bir puanda benden 7 puan...
...4 insan arasindaki gelisen iliskileri tum acikligi ile, gercekci bir yaklasimla karsimiza sunuyor Mike Nichols'in filmi. Patrick Marber'in oyunundan beyazperdeye uyarlanan "Closer", seyircisini yer yer sarsan, oyuncularinin performanslariyla dimdik ayakta duran filmlerden biri. Ilk olarak BMW'nin kisa film serisindeki "surucu" roluyle dikkatleri cekmeyi basaran Clive Owen'in tum kabiliyetini sergileme firsati buldugu, Natalie Portman'in cocukluktan ergenlige adim adarak istese ne kadar iyi performanslar ortaya koyabilecegini gosteren filmde ayrica bir turlu isinamadigim Julia Roberts'in da kendisini seyircinin gozune sokmadan oynadiginda ne kadar etkileyici performanslar cikarabileceginin farkina vardim. Mike Nichols'in filmi anlatimiyla olmasa da dialoglari ile etkileyiciligini arttiran, ancak hicbir karakteri ile ozdeslesemeyecegimiz turden bir film. Izlendikten sonra insanin sinirini bir parca bozdugunu da soyleyebiliriz...(7/10)
her julia roberts filmi gibi güzel olmuş ve jude law’la güzel bir ikili oluşturmuşlar.yanlız filmdeki en etkili oyuncu bana göre natalie portmandı.çok doğal ve bunun yanında çok tatlıydı fakat erotizm sahneleri bazı anlar sıkmaya başlıyordu ama izlenmeye değer bir filmdi o ayrı...
Kimin kimi gerçekten sevdiğini anlayamadım belkide kimse kimseyi gerçekten sevmedi. Hem dürüstlükten dem vurup hemde en büyük yalancılığı üstlendiler. Aşkı gözümde kötüleyen yerlere düşüren bi yapım oldu benim için. Geçişleri sevmedim duygu yoktu his yoktu. Sadece sonuç vardı o da yeterli değildi izlenmesede olur beğenmedim.
Kadın erkek ilişkşleri üzerine sıradışı sayılabilecek bir film.İzleyeli epey oldum ama, gayet iyi hatırladığım bir film.Bazıları aksini düşünse de filmi sürükleyen Julia Roberts ve Jude Law bence.Dİyalogların ağırlıklı olduğu, cinsel ögelere sıkça yer verilen bir film...
Bu film, 2 dalda Oscar'a aday gösterilmişti 2004 yılında. İlk önce, bunun kesinlikle abartıldığını düşünüyorum. Hatta, bu filmle ilgili her şeyin abartıldığını düşünüyorum çünkü bu film, kendisini gereksiz hissettiriyor. Neden mi?
Closer, 2 çift arasında geçiyor. Bu 2 çift arasındaki ortak yönse, çiftlerin kendi aralarında gizli bir şekilde önceden sevgili olmuş olmaları. Yani 2 çift birbirini diğer çiftle aldatmış. Gibi. Konu biraz karışık, film daha da karışık.
Bu filmin hiçbir amacı yok. Herkesin bu filmi sevmesinin tek nedeni yetişkinler için hazırlanmış olan bir romantik film olması. Bunun da tek nedeniyse, mutlu son ile bitmemesi!
Bu filmi sıkılmadan izledim gerçi, 104 dakika hızlı geçti. Ama amaçsız geçti çünkü filmi her dakikasında anlamaya çalıştım. Öyle felsefik bir yanı da yok oysa ki! Film, kendini gereksiz yere uzatmış, seyircinin kafasını karıştırmaya çalışmış. Ama filmin özünde, klişe olmuş bir aldatma öyküsü var, o kadar.
Filmdeki oyunculukları sevdim sadece, Oscar'a aday gösterilecek kadar olmasa da, oyunculuklar gayet iyiydi.
Ama genel anlamda Closer, vakit kaybından başka bir şey değil. Eğer farklı bir romantik film izlemek istiyorsanız bir göz atın ama beklediğinizden daha azını bulacaksınız.
Çok fazla derin bir konusu olmamasına karşı, ben bu filmi çok sevdim. Tabiki oyuncularının büyük bir katkısı var. Daha çok şey bekliyorsunuz filmden, ama o kadar çok şey vermemesine ragmen bence izlenmeli..
aşkın gerektiğinde çok acıttığını gerektiğinde insanı ucurduğunu,sonsuza kadar sürmediğini,nerde ne zaman yakalıyacağını anlatan güzel bir film zaten oyuncu kadrosuda çok iyi özellikle natali portmand çok iyi filmin müziğine zaten söylenicek söz yok...aldatan ve aldatılanlar bu filmi kaçırmasın...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.