En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
rudeonerudeone
Takipçi
1.698 değerlendirmeler
Takip Et!
4,0
1 Mayıs 2011 tarihinde eklendi
izleyeli uzun zaman oldu fakat güzel bir film olduğunu hatırlıyorum.jeunet ve tautouya bu kez ulliel gibi son dönem fransız sinemasının yetenekli ve sempatik aktörlerinden biri eşlik etmişti.savaşın gölgesinde oluşturulmuş aşk hikayesi etkileyiciydi.film boyunca sık sık mutluluk ve mutsuzluk hisleri arasında kalıyorsunuz.
fragmanı gördüm ve çok beğendim dedim ki bu film kaçmaz ve izledim.ama ne yazık ki hayal kırıklığına uğradığımı söylemeliyim.belirli bir yerden sonra insan artık şu nişanlısını bulucaksa bulsun ölmüşsede ölmüştür artık film bitsin çok sıkıldık diye düşünüyor.özellikle filmdeki diyalogların(dublajlı olduğu halde),kişilerin ve arama sahnelerinin uzunluğu insanı sıkıyor.ama savaş sahneleri ve görselliğe laf edemeyeceğim.son olarak ta filmin sonu beni pek tatmin etmedi.
jean-pierre jeunetnin her zamanki gibi en iyi yaptigi seyi, bir umut ve mutluluk masalini en guzel haliyle izleyiciye sundugu ve bitmesiyle insanin icini her jeunet filmi gibi umut ve mutluluk kaplayan; ne bir savas ne de bir ask filmi olan, hayat neyse, bekleyis neyse, umut neyse oldugu gibi gosteren bir jeunet mucizesi daha. her detayi beyinlere kazinacak kadar guzel, her goruntusu gözlere ezberletilecek kadar buyuleyici...sevdicekle izlendiginde daha da bi guzel olan.. jeunet’ye bosuna tapinmadigimizi gosteren bir film daha
İsmi pek duyulmamış güzel filmlerden biri daha. Savaş dönemlerini anlatan filmler pek izlemem bu filmi çok beğendim ama. Romantizmin, dramın, içiçe ender şekilde girdiği bir tarihi dram filmi. Bir sakat kadının nişanlısını aramak için verdiği mücadele çok güzel işlenmiş. Bazı sahneleri insanın tüylerini ürpertecek şekilde verilmiş izleyin görürsünüz. 10/9
Oldukça nadiren izleme şansı bulduğumuz birinci dünya savaşı filmlerinden biri kayıp nişanlı. Mathilde çocukluk aşkı ve nişanlısı Manechin savaşta öldüğüne inanmamaktadır bu yüzden onu tanıyan kişilere ulaşmak ve sevdiği adama ne olduğunu öğrenmek ister, bizde birinci dünya savaşına fazlasıyla gerçekçi ve insanların yaşadığı acıları hisetiğimiz bir yolculuğa çıkarız.Ameliayla tanıdığımız, Kirli Tatlı Şeyler ve seviyor sevmiyor filmleriyle oyunculuğunu ispatlayan Audrey Tautou filmi taşıyan en büyük unsur.Oscarlı oyuncular jodi foster ve Marion Cotillard küçük rollerde filme renk katıyor.Hem savaşta yaşanan acı olaylar hemde sevdiğini kaybeden insanların psikolojilerini, duygularını çok iyi yansıtmış film, bir çok yerde göz yaşlarınız akıyor usulca, buna yürek yakan aşiklar(MMM) ve muhteşem atmosferde katılınca üst düzey bir film oluyor Kayıp Nişanlı.En büyük eksisi filmin sonu daha vurucu yada gözyaşlarına boğacak kadar duygusal olabilirdi ama bunun yerine fazlasıyla sade olmuş. 10/8
gerçekten 4-4lük bir film çok güzeldi,bu kadarını beklemiyordum ... çok samimi bir dille ekrana yansıyan görüntülerde beni tek üzen bazı cesur sahneler başlığı altında gösterilen müstehcen görüntülerdi.bu derece hoş bir filmi neden ailece izlenebiecek türden yapmazlarki.bunun dışında bana göre en büyük süpriz kodie foster’di... daha önce kimse foster’in filmde rol aldığını söylememişti,görünce acaip şaşırdım...
Savaş üzerine yapılagelmiş en iyi filmlerden biri olan kayıp nişanlı savaşı,dramı,romantizmi,mizahı ve trajediyi kendi içerisinde çok iyi harmanlıyor.Junnet'in "Amelia" kadar sıcak bir filme imza attığını söylemek de kanımca yalan olmaz.Yönetmenin üslubu yine nefis ve görülmeye değer.Müziği ise olağanüstü.Görüntü yönetmenliği de çok başarılı.
fransanın ve jeunetin farklı renkleri ve dilleri harika izlememek olanaksız bu yüzden... ve ayrıca bu film jeunet için bir sınav gibi çünkü amelieden sonra farklı bi tür ama alnının akıyla çıkacağının ipucunu afişte biraz gördüm sanki....
güzel bir filmdi biraz ağır bir film ama konusu ve oyunculuk çok güzel hele sonu çok etkileyici seyretmemiş olanlara dvd sini veya vcd sini alıp seyretmelerini öneririm.
Kayıp Nişanlı, bugüne kadar 2.dünya savaşı kadar ilgi görmemiş olan 1.dünya savaşı atmosferini kendine fon olarak kullanıyor.ilk başta bir fransız filmi olduğu için biraz ürktüm.onların anlamsız, yapmacık, absürd, sıkıcı filmlerinden biri olması ihtimali beni korkuttu. ama neyse ki bu film öyle değil.bir hollywood filminden hiçbir eksiği yok, aksine birçok artısı var.hikayeyi aksiyon ve efektlere yüklemeden senaryo ve duygusallık üstünden anlatıyor.bu artılara ek olarak sanat ve görüntü yönetmenliği muhteşem.dönem ayrıntıları titizlikle hazırlanmış.üstelik film, sürekli bir gizem taşıdığı için filmden sıkılmak imkansız.mutlaka görülmesi gereken ve aşkın gücünü en yiy anlatan filmlerden biri...
Mathilde'nin umutlarını canlı tutup ülkesine ihanet etmiş bir anti-kahramanı bulmaya çalışması savaş filmlerinde çok rastlanan bir durum değil.Dönem zorlukları çok net bir şekilde anlatılmış.Özellikle Jodie Foster'la alakalı sahneler çok dramatik.Kısacası kahramanlık destanı anlatmadan aksine anti-kahramanı ön plana çıkararak mesajlarını veren başyapıt olmayı fazlasıyla hakeden bir film.
Gerek Amelie ile gerek Şarküteri ile gönül plaketimi kazanmış Jeunet’in bu filmi de seyirciyi derinden etkilemesini iyi biliyor.Karakterlerin tanıtımında Amelie’deki tarzı kulanan Jeunet’e hayran kalmamak elde değil.Bununla beraber Mathilde’in ’’Eğer 10 saniye içerisinde tren tünele girerse ya da gişeci içeri girerse...’’ yahut ’’arabanın dönüşünü görebilirsem...’’gibi söylemlerle kendini tatmin etmesine bayıldım.Eminim hepiniz çocukken-belki de hala yapıyorsunuzdur-bu gibi söylemlerle verilmesi gereken zor kararları vermişsinizdir.Tıpkı Amelie’de, Amelie’nin ’’acaba şu anda kaç çift orgazm olmakta’’ gibi saçma sapan sorularla kafasını yormasında olduğu gibi.Bunları sadece Jeunet sinemasında görebilmeniz mümkün.Yine Jeunet’in diğer filmlerinde de olduğu gibi görüntü çalışmasındaki pürüsüzlüğü en mükemmel düzeyde.Ve benim sebebini bir türlü anlayamadığım konuk oyuncu mutluluğunu da Jodie Foster ile yaşıyoruz bu filmde.Hem öyle konuk oyunculuktan öte baya oynamış.Sizin de değindiğiniz gibi karakter zenginliğinden dolayı zaman zaman filmden kopmuyor da değiliz.Herşeye rağmen savaşın ve aşkın bu denli destansı ve bir o kadar orjinal şekilde anlatıldığı bu film seyirciyi etkilemeyi başarıyor.Akıllarda kalan ise deniz feneri ve bitmek bitmeyen umutlar...8/10
Çok etkileyici bir film olmuş.Oyunculuklar gerçekten etkileyici ve konu da çok güzel.Savaş sahneleri gerçekçi ve olması gerektiği gibi,yani vahşi!Biraz uzatsalar da sıkılmıyorsunuz,sürüklüyor konu sizi.Ben beğendim fakat şu karmakarışık fransız isimler yüzünden kim kimle ne yapmış şaşırıyorsunuz biraz,daha doğrusu karıştırabiliyorsunuz.Ama mutlaka gidin ve görün.Sonunda ağlatmak için uğraşmayan ve çok etkileyici bir final var.8/10
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.