Sakın ha sürenin uzunluğuna bakıp korkmayın.Denizaltında geçen bir savaş/tarih filmine başlıyorum diye izlerseniz beğenmemeniz imkansız. Herhangi bir ulusun proragandası yok.Hatta kendi uluslarını,ideolojilerini eleştiren,sorgulayan bir tarzı var filmin.Kritik dakikalarda gerilim mükemmel işlenmiş ve bir bakıyorsunuz yarım saat bir anda geçivermiş.Hele o gemiyi batırdıklarında yüzlerindeki pişmanlık ifadesi yokmu! Söze gerek bırakmıyor gerçekten.
3 saat aşkın bir film...zaman zaman sıkıldığımı saklayamam ama film gizi gizli beni izlemeye devam et diyordu...ve sonuna kadar da izledim ve pişman olmadım...göreviyle vicdanı arasında sıkışmış bir insan...bir yanda bu savaş "çocukların savaşı!" diyen bir kaptan..öte tarafta şeytani bir askeri zekayla ingiliz tankerlerini batıran yine aynı kaptan...bütün savaşları büyükler yani babalar çıkarır ama savaşıp ölenler çocuklarıdır,gençlerdir...beynimiz o kadar zehirlenmiş ki 2.dünya savaşında savaşan almanlar sanki doğuştan faşistmiş naziymiş gibi düşünüyoruz..nurenberg mahkemeleri diye bir alman filmini izlediğimde ilk kez almanlara ilişkin ezberim bozulmuştu...bu tür filmlerin persfektif kazandırıcı etkisi var....yani mazlum her zaman mazlum olmayabilir zalim de olabilir ve ya zalim bazen mazlum da olabilir....anglo-sakson emperyalizmi alman faşizminden daha masum değil maalesef ikisi de çocukların ve gençlerin kanından beslendi...beslenmeyde de devam ediyor...benden geçer not...
tek bir denizaltının içinde geçmesine ve 3.30 saat sürmesine rağmen hiç sıkılamadan izlediğim ve çok etkilendiğim bir film... 2. dünya savaşının alman tarafını ve savaşın psikolojik etkilerini anlatıyordu. spoiler: Filmde oynayan bütün oyuncuların oyunculuğu ve hikayesi harikaydı ama sanırım en çok johann'dan etkilendim. Özür dilediği ve askeri makhemeye çıkıp çıkmayacağını sorduğu sahne çok üzücüydü. O korkusunu gerçekten hissettim. Onun dışında yazdığı mektupların karısına gönderileceğini duyan askerin sevinci, gönderilemeyeceğini öğreninceki hayal kırıklığı; yarım şişe biraya havaya uçan askerlerin mutluluğu... Hepsini sanki ben yaşamışım gibi hissettim. Çok güzel çok özel bir film benim için
Bence de bu film tamamıyla bir sinema dersi. Ses efektleri oskarını amerikalılar vermemişse kesinlikle bir art-niyet ararım. büyük haksızlık. ayrıca filmdeki atmosfer inanılmaz. hakkaten sıradan oyuncuları alıp bir şaheser yaratan bu yönetmeni alkışlamamız lazım.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.