Tanrıkent
Ortalama puan
4,4
1029 Puanlama

150 Kullanıcı yorumları

5
38 Eleştiri
4
86 Eleştiri
3
10 Eleştiri
2
9 Eleştiri
1
4 Eleştiri
0
3 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
12 Aralık 2010 tarihinde eklendi
şimdiden klasikler arasında sayılmasına şaşırmamak lazım.gerçekten harika.inanılmaz bir gerçekçilik var film boyunca,bu çok önemli.ki zaten olaylar da gerçek olaylar bu arada,o dönemlerde brezilyada yaşanmış şeyler.çocuklar,gençler hepsi kırk yıllık oyuncu gibi rollerinin hakkını veriyorlar,filmin içine girmenizde çok büyük etkisi var bu durumun.cidade de deus ile ilgili beğenilmeyecek tek bir nokta olduğunu düşünmüyorum.yönetmen meirelles 2000lerin başyapıtlarından birini çıkartmış bence.hiç düşmeyen temposu ve sürükleyiciliği nedeniyle bir saniye bile gözünüzü kırpmamanızı sağlıyor.mizahtan tutun trajediye,drama kadar,maceraya kadar her türle ilgileniyor cidade de deus.görülmesi gereken bir film olduğunu düşünüyorum.geri dönüşlü kurgusu ile de fark yaratmayı başarıyor,belki sırayla anlatılsa herşey daha az etkileyici olurdu,fakat yönetmen kalitesini konuşturmuş dediğim gibi.çok şeyler bekliyordum,açıkçası hayalkırıklığına uğramadım,ününü hak eden bir eser.
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.466 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
6 Eylül 2012 tarihinde eklendi
Brezilya'nın öteki yüzünü gayet iyi anlatan harika bir film 8/10
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
10 Ağustos 2012 tarihinde eklendi
Brezilya nın bir mahallesinde yaşanan suç olaylarını tüm çıplaklığıyla akıcı ve etkiliyi bir biçimde anlatmış,etkilenmemek mümkün değil.Gerçeklerden yola çıkması da tabiki inandırıcılığını arttırıyor,kesinlikle izlenmeli.9/10
beck31
beck31

Takipçi 1.383 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
26 Aralık 2007 tarihinde eklendi
son yıllarda, hatta ne son yılları; hayatım boyunca izlediğim gerçekliğiyle, anlatımıyla, kurgusuyla herşeyiyle beni en çok etkilemiş yapımdır. bu gerçekten 'yapım' kelimesine hakkını vermektir. tanrı’nın kentinde şeytan rolündeki çocuklar!
JeanClaudeVanDamme
JeanClaudeVanDamme

Takipçi 1.209 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
3 Kasım 2009 tarihinde eklendi
Oyunculuklar ve kurgu muhteşem gerçekten ama artık üzerinde çok fazla söz söylemek gereksiz olacaktır.Kısa sürede başyapıt mertebesine yükselmiştir zaten.Ölmeden önce yapılması gereken şeylerden biridir Tanrıkent i izlemek.
KaliteTAKİP
KaliteTAKİP

Takipçi 895 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
27 Mayıs 2010 tarihinde eklendi
filmi yenı ızleme fırsatı buldum ve bu kadar saglam bısey beklemıyordum ızlemeseydım cok sey kaybederdım bıde fılmın gercek olaylardan ortaya cıkması ınanılmaz etkıleyıcı fılm ozellıkle ben kokaın cekıyorum adam oldurdum cocuk degılım ben bır erkegım :)) sıddetle tavsıye edıyorum cok sey kaybedersınız 10/10
odinhan
odinhan

Takipçi 1.029 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
8 Eylül 2006 tarihinde eklendi
Yalın bir anlatım,kısıtlı paralarla oluşturulmuş,her saniyesinde yaşanan her olayı insanın içinde hissetmesini sağlayan çok güzel,gerçek bir öykü.İzlenmeli...
Chev
Chev

Takipçi 952 değerlendirmeler Takip Et!

3,5
19 Temmuz 2010 tarihinde eklendi
Muhteşem bir kurguya sahip bu film..İzlenmesi gerekenlerden gerçekten..
ozzy-badd
ozzy-badd

Takipçi 831 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
3 Nisan 2010 tarihinde eklendi
çok gerçekçi ve iyi film olduğunu her zaman söyliebilirim...gerçekten sağlam bir yapım AMA ben filmden beklediğimi alamadım...büyük bir beklentiyle izlemenin sonuçları diye düşünüorum...ben filme 10/8 i layık gördüm...ama kötü filmmi kesinlikle hayır...
Ugur Tazegül
Ugur Tazegül

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
30 Aralık 2016 tarihinde eklendi
10 ÜZERİNDEN 10 BU GÜNE KADAR ÇEKİLMİŞ EN BÜYÜK VE GERÇEKÇİ SUÇ FİLMİ

Rio de Janerio’nun varoş mahallesi Cidade de Deus, yani Tanrıkent’teki organize suçların artışını gösteren City of God, 60’lar ve 90’lar arasındaki süreci, bu suç şehrinde masumiyetini korumaya çalışan Rocket isimli çocuğun gözünden anlatıyor. Sonunda da yazıldığı gibi, film gerçek bir hikâyeden kurgulanmış ve bu varoş mahallesi, uyuşturucu istismarı, şiddet suçları ve bir çocuğun kendini yaşadığı mahallenin pençesinden kurtarma çabasıyla gerçeği başarıyla yansıtıyor.

Filmin başrol oyuncularından ‘yoksulluk’, Rocket seyirciye yaşadığı yeri “Elektrik yok, asfalt yok, ulaşım yok” diye anlatırken ilk kez seyircinin karşısına çıkıyor ve film boyunca tüm olanları yönlendiren bir arka plan karakteri olarak perdedeki yerini koruyor. Böyle bir ortamda, çocuklar ve gençler ‘gelecek yok, planlama yok’ gerçekliğinin farkında olarak yetişiyorlar. Okumak gibi bir şansları yok. Kendi gelecekleri, babalarının birer kopyası olmaktan öteye geçemiyor. Yaşadıkları yerden kurtulmanın tek yolu ise zengin bir adamın evini soymak. Rocket bir silahtan fazlasına ihtiyacı olduğunun farkında, oradan kurtulmak için ihtiyacı olan şey bir fikir ve neyse ki kahramanımızın fotoğrafçı olmak gibi bir fikri var. Rocket dışındaki tüm çocuklarınsa tek fikri daha çok çalmak, daha çok içmek ve daha çok öldürmek.

Cidade de Deus, 1960’ta varoşta yaşayanları düzenli bir mahalleye yerleştirmek amacıyla devlet tarafından kurulan -şehir kuramcısı Mike Davis’in Planet of Slums kitabında incelediği türden- bir favela. Devletin kendi eliyle kurduğu bu yer, diğer favelalar gibi daha sonra polisin bile girmekten çekindiği korkutucu bir mahalle haline gelmiş. Polis gücü gibi devlet araçları buraya giremiyor, çetelerse istediklerini yapıyor, sonunda da devlet gücü meşruiyetini tamamen yitirdiğinde toplum kendi adalet sistemini kuruyor. Filmde Li’l Ze’nin tüm rakiplerini öldürerek kendi krallığını kurması ve bu şekilde tüm mahallede huzurlu bir ortamın sağlanması bu durumun açık göstergesi.

Hikâye, 10 yıllık dilimlere ayrılarak anlatılmış. İlk olarak, 60’larda vahşet henüz o kadar çarpıcı değil. Favela yeni kurulmuş, çeteleşme henüz başlamamış, sadece ufak tefek hırsızlık olayları yaşanıyor. Rocket’in abisi serseri olma sebebini beyninin olmamasıyla açıklıyor ve bu dönemde silahların babalardan saklandığını görüyoruz. 70’lere gelindiğinde, Tanrıkent’imiz uyuşturucu merkezi haline geliyor ve işlenen suçların boyutları hırsızlıktan çok daha öteye gitmeye başlıyor. Bu arada Rocket, kendilerine Groovies diyen ve plajda ot içerek sosyalleşen hippi özentisi bir gençlik grubunun parçası oluyor. 80’lerdeyse, Runts (Bücürler) denilen ve hırsızlık yaparak esnafı canından bezdiren çocuk çetesinin karşımıza çıkmasıyla suç işleme yaşının 20 yıl içinde nasıl hızla düştüğünü görüyoruz.

Filmin alt metinlerinde Tanrıkent gençlerinin de diğer gençler gibi klasik genç hislerine sahip olduğu ve yaptıkları birçok şeydeki motivasyonun, tüm dünya gençleriyle paylaştıkları ortak şeyler olduğu görülüyor. Li’l Ze’nin gazeteye elinde silahlarla çıkan fotoğrafına -polisin kendisini yakalama olasılığına karşın- sevinmesi, onun da yaşıtları arasında sosyalleşmek, beğenilmek isteyen bir genç olduğunun göstergesi. Bu durum, bugün sosyal paylaşım sitelerindeki profil fotoğraflarına verilen önemi anımsatıyor. Bugünkü gençlik için Facebook fotoğrafları, sahip oldukları ve kendilerini anlattığını düşündükleri şeyleri göstermek için bir fırsat, bir itici güç. İşte aynı motivasyonla Li’l Ze, çetesini ve silahlarını bu fotoğraf aracılığıyla tüm dünyaya gösterme fırsatı yakaladığı için mutlu oluyor.

Genel olarak filmde bu minicik çocukların nasıl gözünü kırpmadan öldüren, her fırsatta çalan ve uyuşturucu kullanan gangsterlere dönüştüğünü görüyoruz. Onların gözünde bunları yapabiliyor olmak, yetişkin olmakla eş anlamlı ve bu çocuklar o yaşlarda bu yolla birer yetişkin oluyorlar. O çocuklardan duyduğumuz “Çaldım, tüttürdüm, öldürdüm ve şimdi bir erkeğim” anlamına gelen “ja robei, ja fumei, ja matej… eu sou um homen!” sözleri de bu durumun göstergelerinden sadece bir tanesi. Bu hayat tarzı içinde çocuklar suçla flört ederek büyüyor ve ne yazık ki bu durumun sadece Cidade de Deus için geçerli olduğunu söylemek mümkün değil. Tüm metropollerde en az bir tane Tanrıkent var.

Fernando Meirelles’in yönettiği 2002 yapımı City of God’ı değerli kılan en önemli şey ise yerel bir örnek üzerinden küresel bir sorunun anlatılıyor olması. Tanrıkent sadece suçun toplumsal algoritmasını çıkarmakla kalmıyor, gençler arasında şekillenen suç kavramını ve tüm dünya varoşlarında işlenen suçların bireysel etkilerini de gözler önüne seriyor. Bunları yaparken bir yandan da, suç işlemenin bir genç için arkadaşları arasında şöhret kazanma aracı olmasından yola çıkarak, gençliğin önemli kavramsal sorunlarından birine de dikkat çekiyor.
kuzularynsessizli-i
kuzularynsessizli-i

Takipçi 804 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
29 Eylül 2007 tarihinde eklendi
Tek kelimeyle güzel bir film...'Bizler Rio’nun kartpostaldaki görüntüsünden çok uzaktaydık'...Filmden alıntı bir söz...Bu filmde suçla filört ediliyor...Uyuşturucu ve ot içmekle, silah taşıyıp adam vurmakla erkek olduğunu sananların hikayesi...Küçük çocuklar kanla, şiddetle, uyuşturucuyla besleniyor...
volkanick
volkanick

Takipçi 683 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
19 Şubat 2014 tarihinde eklendi
Muz kullanımı hakkında farklı bir fikrin ortaya atıldığı sahne ile hatırladığım film... iyi bir film.
emreavcar
emreavcar

Takipçi 672 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
29 Temmuz 2003 tarihinde eklendi
kesinlikle bu yılın en iyi filmi... Ayrıca kişisel olarak benim de hayatım boyunca izlediğim en iyi 10 filmden biri... Kaçırmak kesinlikle ayıp olur diyorum...
tarhansimsek
tarhansimsek

Takipçi 592 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
16 Temmuz 2007 tarihinde eklendi
Son derece güzel bir film. Son zamanlarda film tadında bir film izlemenin keyfini yaşadım. Demek Brezilya Ronaldo ve sambadan ibaret değil. Dünyadaki Varoşların kenti ( Tanrı kent) sizleri ap ayrı bir dünyaya ve zaman olgusuna taşıyacak. Mutlaka izleyin 10/10
karizmatik062915
karizmatik062915

Takipçi 473 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
13 Mayıs 2008 tarihinde eklendi
herşey güzelde niye bu kadar abartıldığını anlamıyorum yani ne var anlayamadım... iyi film ama o kadar da değil :S
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler