En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacıgil
Takipçi
2.340 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
5 Ocak 2025 tarihinde eklendi
Gerçek olaylardan esinlenilen senaryosunu, Allan Knee'nin "The Man Who Was Peter Pan" (1998) isimli tiyatro oyunundan uyarlayarak David Magee'nin kaleme aldığı ve Marc Forster'ın da yönetmen koltuğunda oturmakta olduğu "Finding Neverland"; biyografik tarzdaki bir drama olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz, aday gösterildiği 6 Academy Ödülü kategorisinden sadece birisini alabilmesinin yanı sıra...
25 milyon dolarlık bir bütçeyle çekilerek...
Brüt 116.8 milyon dolarlık bir hasılat rakamına da ulaşmış olan...
"Romantik zarafet ile hüznün" hakim unsurlar olarak bir arada sunulduğu kurgudaki bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
Tarihler 1903 yılını gösterirken...
Charles Frohman'ın (Dustin Hoffman) Londra'daki tiyatrosundaki davetliler...
Sir James Matthew Barrie'nin (Johnny Depp) son oyunu "Küçük Mary"nin galası için salondaki yerlerini alırlarken...
***
Bizzat Barrie'nin kendisi ise...
Oyununun izleyici üzerinde...
Adete soğuk bir duş etkisi yarattığını fark etmek de...
Çok da gecikmeyecektir...
***
Neyse...
Ertesi sabah...
Bu başarısızlığı hazmederek atlatma aşamasındaki Barrie...
Karısı Mary Ansell Barrie'yi de (Radha Mitchell) davet ettiği Kensington Gardens adlı parka...
Elindeki çalışma defteriyle bir başına gitmek zorunda kalırken...
***
Evdeki yardımcı kadın Emma'da (Kali Peacock) kendisine...
Gezmeye çıkartacağı köpeği Portos ile...
Oyununa ilişkin olumsuz eleştiri kısmının makasla kesildiği günlük gazeteyi de teslim eder...
***
Parka vardığında da Barrie...
Kocasını çene kanserinden kaybeden...
Dul Bayan Sylvia Llewelyn Davies (Kate Winslet) ve oğulları...
George Llewelyn Davies (Nick Roud), Jack Llewelyn Davies (Joe Prospero), Peter Llewelyn Davies (Freddie Highmore) ve Michael Llewelyn Davies (Luke Spill) ile karşılaşarak...
Kendileriyle tanışır...
***
Ki...
Barrie ile Llewelyn Davies ailesinin fertleri arasındaki bu buluşmaların dozu...
Oğlanların oyun arkadaşı olarak gittikçe artarken...
Karısı Mary'de onlar ile Sylvia'nın annesi Bayan Emma du Maurier'i (Julie Christie)...
Bir akşam yemeğinde...
Evlerinde ağırlamaktan büyük bir mutluluk duyar...
***
Böyle olunca da...
Yani Barrie...
Gününün büyükçe bir kısmını...
Sylvia ile çocuklarına ayırmaya başlayınca...
***
Aynen yakın dostu...
Sir Arthur Conan Doyle'un da (Ian Hart) suratına karşı açıkça ifade ettiği şekilde...
Yakın çevresindeki insanlar Barrie'nin...
Bir gün kendisini...
Anlata anlata bitiremediği "Düşler Ülkesi"ne götürmeye söz verdiği Sylvia'yı...
Karısından daha çok gördüğü düşüncesine...
Kapılırlarken...
***
Çocuklar ile de...
Nasıl vakit geçirdiğine dair akıllar da...
Değişik şüpheler oluşturur olmuştur...
***
Ancak...
Bu söylentilerin hiçbirisine aldırış etmeyen Barrie...
Kara sevdaya tutulduğu apaçık bir biçimde ortada olan Sylvia...
Ve çocuklarını kaptığı gibi...
Kent dışındaki...
Artık kullanmadıkları sayfiye evine götürerek yerleştirir...
***
Ardından da...
Karısı Mary ile Sylvia'nın annesinin tüm karşı koymalarına rağmen ziyaretlerini...
Ziyadesiyle sıklaştırmaktan da çekinmez...
Dakika 46...
***
Çocuklarıyla birlikte seyredebilecek film arayan ebeveynlere gönül rahatlığıyla önerebileceğimiz filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; efsanevi "Peter Pan" oyununun (1904) doğuş öyküsünün, akıcı bir dil ile anlatıldığı...
60 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Kadrosuna ya da öykünün dokunaklı yapısına kanmadan,soğukkanlı bir şekilde değerlendirildiğinde,ne istediğini bilen bir yönetmenin elinden çıkma,güçlü oyunculuklarla dolu ''iyi bir film'' sadece.Abartmamak gerektiğini düşünüyorum.
İnanmanın önemi ve hayalgücü vurgusunu fazlaca hissettiriyor.Hem çocukların hemde yetişkinlerin etkilenebileceği ender filmlerden..Her masal,aslında biraz gerçektir.7/10
İlk yarısı baydı ama ikinci yarısı ayılttı.J.Deep’i gerçekten çok beğenirim ama çok donuk oynamış.Aslında her filminde bu donukluğunu görüyoruz ama bu filmde daha bi battı gözüme.Çok karizmatik ama değişik rolleri hep aynı adamın oynadığı belli oluyor!Neyse,hastası olnalar kızmasın çünkü ben de severim kendisini.7/10
Ya film tamam güzel bir filmdi ama çok ölgündü. Rolü sanki Johnny Depp’e bir beden büyük gelmişti. Johnny Depp’i daha dişli, esprik karakterlerin adamı olarak gördüğüm için sanırım bu filmi beğenemedim nedense. Birde Peter Pan’dan uyarlanmış Kanca filminde Dustin Hoffman Kaptan Hook’u canlandırmıştı. Bu filmdede bir rolde oynuyor. Sanırım Peter Pan’ı çok seviyor. 10/7
film bittikten sonra beki sonu yavan kaldığı için çok etkilenmedim ama daha sonra düşündükçe filmde çok güzel mesajların olduğunun farkına vardım.bu film içinde barındırdığı oyuncular,oyunculuklar,çağını başarıyla yansıtmış olması nedeniyle ve bazı vurucu sahneler nedeniyle(kimi zaman içinizi ısıtan kimi zaman hüzünlendiren:) kesinlikle izlenmeli
Filmin yönetmeni Marc Forster’ı daha önceden bağımsız filmi 'Monster’s Ball' ile tanımıştık. Bazılarına göre başarılıydı bazılarına ise başarısız. Önceki filmine bakarak yönetmenden bu kadar sıcak bir film beklenmezdi.Filmde; Peter Pan’in yazarının yazarken ki ruh hali ve çevresindeki ona ilham kaynağı olacak kişiler anlatılıyor. Biyografik bir film fakat bu filmde filmin gidişatına göre gerçekler değiştirilmiş. Bunlar köklü değişiklikler değil, sadece ufak değişiklikler. Mesela gerçekte Davies ailesinin 4 çocuğu yokmuş, 5 çocuğu varmış. Çocukların babaları da yazar Barry aileyle tanışırken daha ölmemiş fakat filmde ölmüş gibi gösteriliyor. İşte bunun gibi ufak değişiklikler filmde yer alıyor. Bu değişiklikler iyi mi yoksa kötü mü olmuş? Bence iyi olmuş, burada önemli olan Peter Pan oyununun yazılırken ki yazarının yaşadığı duygulardır. Filmin oyuncu kadrosunda da oldukça iyi isimler yer alıyor. Başta Johnny Depp, Kate Winslet, Dustin Hoffman ve Radha Mitchell. Hoffman ve Mitchell filmde çok az gözüküyor. Depp, en iyi performansını sergilemese de çok iyi bir performans çiziyor. Keza Winslet da öyle. Benim en çok hoşuma giden performans ise küçük Peter rolünde yer alan Freddie Highmore. Geleceği parlak gibi. Zaten bu filmden sonra Depp’in de önerisi üzerine Burton’ın 'Charlie and the Chocolate Factory' filminde yer almıştı.Yazar Barrie’nin hayal gücü, ruh hali ve ilham kaynağı başarılı bir şekilde anlatılmış. Sahnelerin müziklerle uyumu ve Forster’In kullandığı kamera açıları filmi modern bir klasik film yapmış. Forster’ın filmini iç ısıtıcı düşsel bir aile dramı olarak adlandırabiliriz. Ayrıca filmi dönem filmi olarak da adlandırabiliriz. 'Hayal gücünüz sizi nereye kadar götürebilir?'- O, Düşler Ülkesi'ne gitti. Eğer oraya kendin gidebilirsen, ne zaman istersen onu görebilirsin. - Nasıl?- İnanarak, Peter. Sadece inanarak.- Onu görebiliyorum.
Öyle bir film düşününki filmin ilk 1 saatinde çok sıradan ve sıkıcı bir film izlediğinizi düşünüyorsunuz.Hatta bu filmin nesi oskara aday olmuş bile dedirtiyor sizi ama Peter Pan oyununun tiyatroda sahnelenmesiyle başlayan son yarım saatlik bölüm gerçektende bir sinema şaheseri.Bu bölümde yönetmen insan ömrünün ve zamanın kısıtlılığını ,dahada önemlisi ölüm gerçeğini o kadar güzel anlatıyorki insan resmen duygulanıyor ve gözünüz ister istemez yaşarıyor.Yönetmen bence kötü bir film ve muhteşem bir film nasıl çekilir sorusunun cevabını tek bir filmin sırasıyla birinci ve ikinci bölümlerinde göstermiş.Ayrıca patlamalar ve efektler olmadanda etkileyici ve mükemmel bir film çekilebildiğinide göstermiş.Kısacası beklentimin üzerinde bir film demicem ,beklentimin üzerinde bir film finaliyle karşılaştım dicem.Filmin son bölümü adına 10 puan.
Özellikle Johnny Deep olmak üzere oyunculuklar harikaydı. Final ve duygusal sahneler de güzeldi ama konu klasikti. İleri sarmak istediğim nadir filmlerden.
Abartıyı fazla yapmazsak eğer güzel bir film oyunculuk çok iyi bence,jonny depp ve kate winslet uyumu süper..Kaçırılmaması gereken 10 üzerinden 8 alabilir diyeceğim filmlerden...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.