En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacıgil
Takipçi
2.341 değerlendirmeler
Takip Et!
2,0
1 Ağustos 2025 tarihinde eklendi
Son derece gereksiz bir biçimde...
Ziyadesiyle ağdalı ve bir o kadar da bunaltıcı bulduğumuz senaryosunu da kaleme alan Paolo Sorrentino'nun yönetmen koltuğunda oturmakta olduğu "Parthenope"; yer yer fantastik ögeler de içeren, romantik bir drama olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
21 Mayıs 2024 tarihindeki dünya prömiyeri...
Aday olduğu "Altın Palmiye" ödülü için yarıştığı Cannes Film Festivali'nde yapılmasına ilaveten...
Zorlama nitelikteki betimlemelerin de...
Adeta çekinilmeksizin, sıklıkla boca edildiğini gördüğümüz...
Neye hizmet ettiği bilinmeyen bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
1950 yılında, varlıklı Di Sangro ailesi, Posillipo sularında ikinci çocuklarının doğumunu beklemektedir...
Doğuma, zengin ve varlıklı vaftiz babası Achille Lauro ile çocuğun ağabeyi Raimondo (Antonio Annina) ve ailenin hizmetçisinin oğlu Sandrino'da (Riccardo Coppola) katılmakta olup...
Achille ona...
Kimseye aldırmadan, Napoli şehrinin onuruna Parthenope adını verir...
***
1968 yılına gelindiğinde...
O doğumda hazır bulunan Sandrino (Dario Aita)...
Büyüdükçe güzelleşen, 18 yaşındaki Parthenope'ye (Celeste Dalla Porta) karşı...
Kendisine, nişanlanmayı önerecek kadar takıntılı bir hal de alır...
***
Ve henüz...
On üçüncü dakikasındayken de film...
İşlediği tarihi dönemleri...
Muhteşem bir sanat yönetimi ve prodüksiyon tasarımıyla...
Görüntü yönetmeni Daria D'Antonio'nun gözünden başarıyla yansıtmaya devam ederken...
(Ki, puanların tamamını da onlara verdik zaten...)
Birden, artık katlanılamaz bir hal aldığını da fark ederek...
Tüm uyarılarımıza rağmen seyretmeye de devam edecek olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için...
Kendi anlatımımızı da...
Burada noktaladık...
***
Devamında ne olduğunu bilmediğimiz gibi merak da etmediğimiz filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; fazlasıyla gereksiz bulduğumuzu yinelemek de ısrarcı olduğumuz...
Ve en azından bizim açımızdan...
Zaman israfından öte, pek bir şey ifade etmediğini de belirteceğimiz...
124 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.