Varlık
BEYAZPERDE ELEŞTİRİSİ
3,0
Ortalama
Varlık

Hayalet Gözü ile Çekilmiş Aile Dramı…

Yazar: Gizem Şimşek Kaya

Extension 765 ile The Spectral Spirit Company ortak yapımcılığında çekilen, prömiyeri Sundance Film Festivali’nde yapılan "Presence", Türkiye’de gösterime girdiği adıyla "Varlık"ın yönetmen koltuğunda "Sex, Lies, and Videotape" (1989), "Kafka" (1991), "Gray’s Anatomy" (1996), "Traffic" (2000), "Ocean’s Eleven" (2001), "Ocean’s Twelve" (2004), "The Good German" (2006), "Ocean’s Thirteen" (2007), "Contagion" (2011), "Side Effects" (2013), "No Sudden Move" (2021) gibi filmlerin yönetmenliğini yapmış olan Steven Soderbergh oturuyor. Senaryosunu David Koepp’in kaleme aldığı, görüntü yönetmenliğini de yönetmen Soderbergh’in üstlendiği, müzikleri Zack Ryan tarafından yapılan filmin oyuncu kadrosunda ise Lucy Liu, Chris Sullivan, Callina Liang, Eddy Maday, West Mulholland, Julia Fox gibi isimler bulunuyor.

Neon

Film, Payne ailesinin banliyödeki bir eve taşınmasını ve yalnız olmadıklarına, daha kendileri taşınmadan orada olan gizemli bir varlıkla çevrili olduklarına ikna olma süreçlerini anlatıyor. Doğaüstü bu varlık, ailenin en mahrem, en rahatsız anlarına tanıklık etmesinin yanı sıra ne annesinin ne de erkek kardeşinin favorisi olan genç kız Chloe'ye alışılmadık bir ilgi göstermeye başlar. Bir şeye ihtiyacı olan bu varlık, zaman geçtikçe amacına nasıl ulaşabileceğini çözecektir.

Tamamen varlığın gözünden çekilen, haliyle de izleyicileri adeta beyaz perdede görmekte oldukları aileyi dikizleme boyutuna getiren filmin sinematografisi hayli etkileyici. Ailenin taşınması öncesinde boş olan evde varlığın gözüyle dolaşmamızla başlayan filmde, zaman içerisinde ailenin taşınması, yerleşmesiyle birlikte varlığın da zaman atlamaları ile aile ile yaşamaya başladığını gözlemliyoruz. Filmin içerisinde özellikle dünyanın birçok yerinde görülen akran zorbalığı, gençlerde artan uyuşturucu kullanımı gibi konuların ele alınması, toplumsal bir mesaj verme çabası olduğunu da izleyicilere hissettiriyor.

Stephen Rodrick'in Variety dergisinde yayınlanan makalesine göre, film sadece 3 haftada, neredeyse tamamen tek evde ve herhangi bir yakın çekim olmadan gerçekleştirilmiş. Bu bağlamda da her sahne, seyirciyi sürekli bir gerilim ve huzursuzluk akışına kaptıran tek ve kesintisiz bir çekimde yakalanabilmiş. Yönetmenin bu tekniği, izleyicinin kendilerini “varlık”mış gibi hissetmesini sağlıyor. Bu da izleyicinin bir nevi Payne ailesinin hayatına bir tür hayalet röntgenci gibi sessizce tanık olmasına da yardımcı oluyor. Tabii ki bunda kamera hareketlerinin özellikle hayaletin harekete geçtiği anlarda rutinden çıkmasının yarattığı güçlü empati hissinin de payı oldukça fazla.

Sanat yönetimi oldukça başarılı olan filmde, Payne ailesinin yeni evi hem davetkar hem de incelikli bir o kadar da rahatsız edici olacak şekilde titizlikle hazırlanmış olarak izleyicilerin karşısına çıkıyor. Mobilyalardan duvarlardaki aile fotoğraflarına kadar set dekorasyonu, hikayenin elle tutulur bir gerçekliğe oturmasına katkıda bulunuyor. Buna ek olarak Zack Ryan'ın tasarladığı sessiz müzik de evin içerisinde ürkütücü bir havanın ustalıkla esmesine yardımcı oluyor.

Filmin handikabı korku türünde lanse edilmiş olması. Zira film jumpscare içermediği gibi korku unsurlarına da çok az yer vermeyi, bunun yerine aile parçalanması, aile içi sorunlar, gençlerin ergenlik krizi gibi sorunlara eğilmeyi tercih ediyor. Atmosferi korkudan ziyade gerilim ve bilinmeyene dair duyulan gerginlik hissi üzerinden oluşturulmuş. Bu durum da filmin korkudan ziyade psikolojik gerilim olarak ilerlemesine ve korku izlemek adına sinemaya gidenlerin tatmin olmayarak salondan ayrılmasına neden oluyor.

Sonuç olarak "Presence"; koltuktan zıplamak isteyenlerin salondan hüsranla ayrılacağı ve bu nedenle de uzak durmaları gereken ancak farklı bir deneyim ile bir hayaletin gözünden bir aile dramını gerilim atmosferinde izlemekten hoşlananların keyif alacakları deneysel bir film.

Gizem ŞİMŞEK KAYA

Daha Fazlasını Göster