En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
kemerlee
Takipçi
693 değerlendirmeler
Takip Et!
5,0
5 Temmuz 2011 tarihinde eklendi
Kısa bir filmden esinlenerek yaratılan bir bilimkurgu şahaseri, bruce willsin ve Brad Pittin en iyi performanslarını se3rgilediği Terry Gilliamın uzak ara en iyi filmi ve tek başyapıtı.Sinema Traihinin en kıyamet sonrası filmi olarakta nitelendirebileceğimiz ilk dakikasından itibaren insanı koltuğuna çivileyen sonunda ise gözyaşlarına boğan muhteşem bir film.
Eksiklerine rağmen gerçekten güzel bir film. Benim gibi kafasını yormayı sevenlere, gizemli film arayanlara, psikolojik kasveti yaşamak isteyenlere ideal bir yapım. Şimdi bazı açıklamalarım var. Filmi izlemeyenler kesinlikle bakmasın. Arzulayanlar okuyabilirler.
--`spoiler`--
Filmimiz kapitalizm, insanlığın sonu (bir nevi insanların kıyameti), psikoloji ve zaman kavramı üzerine dört farklı yolda gidiyor. En etkisiz kullanılan ve tadında bırakılan kısmı ise kapitalizm kısmı olmuş. Diğer üç konu derinlemesine şekilde işleniyor.
Öncelikle belirtmeliyim ki filmin kötü kahramanı bana göre başlı başına ''sigortacıyım.'' sözünü dillendiren ablamız. Cole kesin olarak yanlışlıkla 1990 yılına gönderilmiyor. Bilerek ve isteyerek o yıla gönderiliyor. Onun sorumlusu da bilim adamı rolü kesen sigortacı. Böylece Cole'u akıl hastanesine yatırıp hem Jeffrey ile tanışmasını hem de ona olası bir fikir aşılama psikolojisini yaratmak için o yıla gönderiyor. Cole ve Railly kendileri için çabalarken diğer yandan insanlığın sonu ve menfaatler güzel bir şekilde işleniyor.
Dişsiz adam hep Cole'un peşinde. Beyninde, aklında, her yerde.. Onun aklına yerleştiren kişi yine bilim sigortacısı. Bunu şöyle açıklıyorum... Cole'un laboratuvarda perde arkasından gördüğü kişi de dişsiz adam. Çünkü o hep orada. Dişlerini söktüğü sahneyi anlatırken ''beni izleyemezler çünkü dişlerimi söktüm.'' diye vesvese okuyor. Zaten otel odasında Cole'un dişlerini sökmesi bu adamın fikirleriyle oynamasına izin verdiğini gösteriyor.
Gelecekte tekrar gönüllü koltuğuna oturtulan Cole şu yazıyı görüyor.
Bu yazıyı görmesinin sebebi ne olabilir? Tabii ki sigortacı ablamız. Ondan sonra tekrar geçmişe gönderilen Cole bu sefer 12 Maymun Merkezi'nde bu yazıyı görüyor. Bu yazıyı Railly yazıyor ve onu yazmadan önce danıştığı kişi kim? Dişsiz bey. Bunlar tesadüf değil.
Bunu da gördükten sonra Cole ''bu yazıyı daha önce gördüm'' diyor.
Yazıyı Railly okumadan hemen önce resimde sol tarafta görünen asistanla çarpışıyor. Sonra resimde elinde görülen virüsü engellemek için geçiş yerine doğru harekete geçiyor. Sigortacı kadın zaman makinesiyle içli dışlı olan biri. Neler olup bittiğini çok iyi bildiği için uçağa binen de o, bu resimi Railly'nin aklına sokan da o, bunun akabinde gelişen Cole'un vurulmasına sebebiyet veren kişi de o.
Şu kareye dikkatle bakın. Aslında tüm insanlık için kırmızı ışık yanmış durumda. Ama bu kırmızıyı en çok hissedenler 'WANTED' ilanındalar. Olan herşey de onlara oluyor. Şimdi en önemli soruya cevap vereyim. Neden Cole'un rüyasında Jeffrey var?
''Watch it!' repliği geliyor bununla birlikte. Hay tipini .... şu surata bak. Neden asistan yok da Jeffrey var değil mi? Cole akıl hastanesinde ''insanlar herşeyi yok ediyorlar. keşke onlar da yok olsalar ve sadece hayvanlar dünyaya hakim olsa'' sözcüklerini sarfediyor. Bunları Jeffrey'e karşı söylüyor, Jeffrey ondan ilham alıyor ve Cole fikri ona verdiği için son derece pişman. Bu yüzden kendisine bir idea yaratıyor. Burada da başrol Jeffrey.. işte bu yüzden orada asistan yerine Jeffrey var.
Şu sahneyi gördüğünüzde aklınıza ilk hangi hayvan gelir? Kesinlikle maymun. Bu sahneden hemen sonra başta verdiğim sahne gözüküyor. Bundan hemen sonra geçmişe dönüldüğünde de ikinci verdiğim sahne peş peşe sıralanıyor. Filmde asıl maymun olan bilim sigortacısı. ''Bütün bu şiddet, bu delilik çok iğrenç. Havaalanlarında bile silahlar patlıyor artık. Sıradaki yok olacak tür biziz desen yanlış olmaz. Biz, insanoğlu.'' Burada asistanla tanışıyor ve kendisinden virüsü bir şekilde alıp kendi yararına kullanıyor. Pekin, Bangkok gibi şehirlere seyahat edip oralara da bulaştırıyor. Tüm dünya böylece mikrop yuvası haline geliyor. Filmin finali böyle müthiş bir şekilde bağlanıyor. Ayrıca Railly'nin Dünya Savaşı'nda Cole'u gördüğü sahnede müthişti. Zaman makinesine ait bir çizgi film geliyor filmin bir yerinde. ''bu zaman makinesini ben yarattım'' diyor karakter. Filmde gerçekten de zaman makinesi yaratan biri vardı çünkü.
Gerçekten takdire şayan bir senaryo... Benim teorim bu şekilde, saygılar.
bu gece bir kez daha izledim ve yine hayran kaldım..
çok değişik ve inanılmaz akıcı bir senaryo.. atmosfer, müzik ve tabii ki brad pitt!
filmi izledikçe daha iyi anlıyorsunuz, film içinde onlarca puzzle parçası var bunları iyi birleştirmek gerek. o yüzden izlendikçe değeri daha da artacak ve hayran bırakacak bir film.
2 kez izledim ama Memento gibi karmakarışık gerçekten de anlaşılması zor bir film.Bu yüzden tam anlamıyla anlayabilmek ve olayların mantığını çözebilmek için ufak tefek ama önemli ayrıntılara daha çok dikkat ederek birkaç kez daha izlemem gerekecek. Hikaye hakkında söyleyeceklerim : James Cole bu havaalanındaki olay olduğunda küçük bir çocuktu. Bu kesin. Bu olay olduktan ve virüs yayıldıktan sonra ise insan ırkının büyük çoğunluğu telef olup kalanlar arasında bulunan bu james cole kardeşimiz tabi yıllar geçtikçe koca adam oldu ve tarihi değiştirme hayalleriyle geçmişe gönderildi.. Önce yanlış bir zamana yani birinci dünya savaşı zamanına gönderildi bu yüzden de bacağına o kurşunu yedi.. Bir de dikkat ederseniz doktor james cole un savaş esnasındaki fotoğrafını görüyor, belki de onun hep aklında kalmasının "seni daha önceden görmüştüm sanki" demesinin sebebi bu fotoğrafı daha önceden de görüp aklında hayal meyal kalması olabilir. Filmin başında bir şizofreni hastasının konuşmalarından esinlenilerek yapılmıştır film deniyor ama filmin bizi götürdüğü sonuç mantıklı bir bakış açısıyla bakmak zorunda bırakıyor bizi (tabi şizofreni hastalığı insana geleceği görme yeteneği kazandırmıyorsa). Bu durumda filmdeki james cole kesinlikle şizofrenik değil. Çünkü hatırladığı şeyler daha önce yaptığı zaman yolculuklarından aklında kalan şeyler. Şizofreni yüzünden beyninin uydurduğu hikayeler değil
Tam bir Mindfuck film... kafanızı allak bullak edecek finalde sizi dumura uğratacak bir film kesinlikle izlemelisiniz. Primal Fear'de Edward Norton nasıl baş döndürücü bir şekilde oynamış ve ona altın kürede en iyi yardımcı ödülü getirmişse; bu filmdeki olağan üstü performansı ile Brad Pitt'e En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu ödülü getirmiştir. Harika ötesi oynamıştır kendileri.
bu film tam anlamıyla bi başyapıt.bu filmi hala tartışanlar var bunu anlayamıyorum.filmin başlangıç sahnesi bile müthiş kesinlikle kaçırılmamalı bu arada filmi bazıları anlamamış ve filmde kusur bulmaya çalışıyorlar bi daha izlerseler o zaman bu filmin bi başyapıt oluğunu anlarlar....
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.