En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
aysen
1 değerlendirme
Takip Et!
4,0
12 Mayıs 2019 tarihinde eklendi
Filmin kurgusu gayet iyiydi. Oyuncu kadrosu da öyle. Sadece Richard’ın annesi rolünde oynayan kadının olayına pek anlam veremedim. Filme çok durağandı diye eleştiri yapamam çünkü zaten Virgina bilinç akışı tekniğini kullanan bir yazar olayların belirgin olması gibi bir şey bekleyeyiz romanından.
Stephen Daldry kariyeri boyunca kalburüstü filmlere imza atmış bir yönetmen. "The Hours" onun henüz ikinci uzun metrajı olmasına karşın son derece olgun, kendinden emin bir sinema dilinin çıktısı olduğu hemen anlaşılıyor. Woolf ve kitaplarına az çok hakim olanların filmden alacakları şüphesiz daha fazla. Üç farklı zaman diliminde yaşananlar başarıyla bağlanıyor birbirine. Oyuncu kadrosu kolay kolay bir araya gelemeyecek cinsten. Yan roller de dahil. Kidman'a getirdiği En İyi Kadın Oyuncu Oscar'ı bu kalitenin bir göstergesi niteliğinde. Gerek merkeze alınan yazar, gerekse filmin karakterleri kadın olduğu için, ister istemez filmde kadınların yaşamları ve onların mücadele ettikleri, kimseye anlatamadıkları, açıklayamadıkları, içlerini kemiren hayat sıkıntıları daha ön planda ve Daldry'nin bu konuları bu denli yerinde yorumlayabilmesi takdir edilesi bir davranış.
Üç yaşamın birbiri arasındaki bağlantıları, üç kadının ortak özellikleri bir şekilde birbirine bağlantılanmış ve iyi bir kurguyla izleyiciye verilmiş. Filmi çok başarılı buldum, özellikle müzikler çok hoştu. Ağır temposu bir dezavantaj olarak görünse de filmde anlatılan hikayenin anlamı böyle daha iyi belirtilirdi. Herkese tavsiye.
yalnızca makyaj hileleriyle değil, sesiyle, hal ve tavırlarıyla, rolünün hakkını gerçekten veriyor nicole kidman... julianne moore ve ed harrisi de unutmamalı... gerek oyunculuk, gerek senaryo, gerek görüntüler açısından kaçırılmaması gereken bir eser... ki zaten altyapısı virginia woolf...
çoğu kişiden cok sıkıcı diye yorum aldığım ama çok beğendiğim bir film.. ayrıca üç ana karakterde çok iyi oyunculuk sergiliyorlar..Anlatmak istedigi seyler harika, kurgusu mükemmel, izleyin derim.
Yaşamdan kaçarak huzur bulamazsın. Saatler Nicole Kidman'ın canlandırdığı karakteri iyi taşıyabilmesinin yanında abartısız anlatımıyla da öne çıkan bir film...
filmi 2 kez izledim ikincisinde daha fazla etkilediğimi söyleyebiliriö. filmin ağır olduğu kanısında değilim ne de olsa otomatizm başlı başına kafa yoran bir teknik, filmse sahnelere yüklenmiş içsel hezeyanlara bölünmüş. aslında bir tür arayış sözkonusu olan kadınların yaşadıkları woolf'un onları sorgulatması ki (dolaylı ya da doğrudan). sahneler ve kurgu güzel olmakla birlikte filmin tek olumsuz yönü zaten sürealizme de dahil olan wirginia woolfun dönemi ve eserlerinin fazla egosantrik oluşu ve bunun filme bu şekilde yansıyışı.
harika bir film.holywood'un üç usta aktristini bir araya getiren farklı bir film.özellikle nicole kidman'ın en iyi kadın oyuncu ödülünü kazandığı bu performansı görülmeye değer.
bence başarılı bir film.yönetim + oyunculuklar harika.ilginç bir konu.ortaya çıkan eser güzel.ve filmin sonu süper..en çok yönetmenden ve nicole kidmanın oyunculuğundan etkilendim.izlenmesi gerek.
virginia woolf ve diğer iki karakter bende derin bir etki yaratmamış olacakki the hours'u izledikten sorna nicole kidman'a gelecek olan oscar dışında hiçbir şey düşünmedim-ki gelmişti zaten-.yani ne desem boş.müptelası olmadığım bir film.ama bir bakılması gerek.en azından bir film içerisinde "bu kadının nicole kidman olduğundan emin misin?" sorusunu 100 kere sormak için.
Virginia Woolf'un, insanın içini darmadağın eden kalemi, Michael Cunningham'in rötuşlarıyla kendi hayatına değmeye başlayınca ortaya tam bir şaheser çıkmış. Bir edebiyat eseri olarak yeterli ağırlığa sahip olan "Saatler" sinemanın büyüsünü de arkasına alınca iyice şahlanmış. Nicole Kidman'ın Nicole Kidman'ı aşarak, kendisinden çok uzak bir kıyıda canlandırdığı Virginia Woolf'un o eli cebinde çaresizliği, her şeye rağmen zekasının ışıltısıyla sarmalanınca Nicole Kidman'a bir kez daha hayran kalmamak mümkün olmuyor. Ama çok güçlü oyunculukların sergilendiği bu resmi geçit kıvamındaki filmde benim asıl favorim ve her zaman olduğu gibi Julianne Moore. Ben son sahnedeki halini inanın yüz ifadelerinden değil hareketlerinden tanıdım. Belki buna dikkatsizlik ya da direkt gerzeklik diyeceksiniz ama öyle işte. O hareketlerdeki tutarlılık öyle sağlam ki "Ama bu kadın aynı" diye kekelerken dikkatle bir baktım ki gerçekten o. Böyle bir oyunculuk gücüne kolay rastlanmıyor ve ayakta alkışlanmayı da sonuna kadar hak ediyor bence.. Meryl Streep'e gelince. Valla kusura bakmayın ama O'nun hakkında yorum yapmaya benim genlerim müsaade etmez. Çarpılırım vallahi.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.