En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
miramus
Takipçi
131 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
10 Temmuz 2006 tarihinde eklendi
Filmi izlerken bu filmin beni bu kadar etkileyeceğini düşünmemiştim..Film mükemmel, düşündürücü, orjinal, çarpıcı, kışkırtıcı..Kesinlikle tavsiye edilir, iyi film nasıl çekilir, tek bir mekanda nasıl harikalar yaratılır hepsini ders niteliğinde aktardı bize Trier ;)
dogville hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki nereden başlamam gerektiğini tam olarak bilemiyorum.öte yandan film hakkında çok fazla söze hacet yok; çünkü aslında söylemek istediği şeyleri rahatlıkla anlatıyor. dekordaki yaratıcılık şimdiye kadar izlediğim tüm filmler içinde eşine rastlamadığım bir şey. insanların cinsel ihtiyaçları söz konusu olduğunda içine girdikleri hayvani tutum,tüm emeğinizi,gücünüzü yüklediğiniz,sahip olduğunuz her şeyi temsil eden nesnelerin gözünüzün önünde birer birer parçalanmasını seyretmenin insanda yol açacağı sinir krizi,kıskançlığın varabileceği ucu bucağı olmayan hisler ve her ne kadar 'farkında' olsan da bazı şeyleri değiştiremeyeciğinin bilincine varma durumları ustalıkla betimlenmiş. lars von trier’ın şu ana kadarki en iyi işi olduğunu düşünüyorum. bundan sonra umarım daha iyilerini de yapar.
o kadar basit,kurmaca bir film! Güya klasik, amerikanvari filmleri eleştiriyor.güya muhalif! sistem içinde muhalif!!! (Doğma) bu tarz film değildir,N.Kidman vb. popüler tiplerle çalışmak hiç değildir!
filmin geçtiği mekan, alıştığımızdan farklı. ki değişiklik hoş olmuş. film, eğitimsiz insalanları aşşağılamaktansa, direk olarak insan doğasını eleştiriyor. eleştirmekten de öteye gidip yerden yere vuruyor. özellikle de kendi dinamiğini oluşturmuş, ufak sosyal toplulukların kendi değer yargılarına ve keyiflerine göre davranmaları da işlenmiş...muthi$ti dedirten,insan hayvaninin tum pisliklerin tek sorumlusu oldugunukafaya darbeli matkap ekisiyle kaziyan,tekrar tekrar izlenilesi trier filmi...
Tiyatroyla arası iyi olmayan açıkçası tiyatroyu pek de sevmeyen biriyim... Sinema her yönüyle bana daha çekici gelmiştir.Tamam bu filmde bir tiyatro havası var fakat bu filmi tam olarak tiyatroyla bütünleştirmek tiyatronun bir yansıması olarak görmek de yanlış olur.Filmin başlarında gözlerim mekan çeşitliliği aradı ne de olsa hep aynı yerde dönen sahneler beni biraz gerdi ama bu sadece ilk 40-45 dk. için geçerli inanın filmin ilk bölümlerini izlemeye tahammül edebilirseniz ilerleyen bölümlerde bunun karşılığını alacaksınız.Sıkıcılık yerini şiddetli bir merak unsuruna bırakacak ve harika bir sonla sizi ödüllendirecek.Nicole Kidman’ın gözüme en güzel göründüğü film diyebilirim oyunculuğu da başarılı...Şunu da söylemek istiyorum ki yine de bu filmin gerçek mekanlar kullanılarak çekilmesini isterdim tamam farklı bir tarz ve hayalgücünün yoğun bastığı bir senaryo ve yönetmenlik...ama çok riskli...Mekanın ve görselliğin sinema için ne kadar önemli olduğunu bu filmden sonra bir kez daha anlayacaksınız ama her şeye rağmen farklı üslubuyla mutlaka izlenilmesi gerektiğini düşünüyorum.10/8
lars von trier... bu adam insanları bir tanrı gibi görüyor.ondan bişi saklayamıyorsunuz.kapıların ardındakini,örtülerin altındakini,beyinlerdekini hepsini görüyor,işitiyor.ve bu filmde aslında sadece görüp bildiklerini seyirciye tüm çıplaklığı ile anlatıyor. susup hiçbir ses çıkaramıyorsunuz.film bitiyor.beyazperdede bir anti-emperyalist bakışla ardı ardına gelen tokatları(dogville yi)izledikten sonra sadece amerika nın değil insan doğasının ne kadar acımasız olduğuna anlam veremeden yerinizden kalkamıyorsunuz.
aslında değişik yapısıyla başta ilgi çekici geliyor.ama sırf değişik olsun diye bence böyle bir filme gerek yoktu.film normal bir kasabada çekilseydi çok daha güzel olurdu.iyi oyuncuların varlığı filmi idare ediyor
İnsan doğasının acımasızlığı ancak bu kadar yalın ve sert gösterilebilirdi.Usta yönetmen Lars Von Trier dekor ve mekan kullanmadan filmi kendi omuz kamerasıyla bizzat çekerek izleyeni karakterlerle bütünleştiriyor.Tiyatro kıvamında çok iyi bir film ve üstün bir çalışma...
benim için tuhaf bir deneyim oldu dogville. 9. Bölüm’e kadarki kısımdan hiç hoşlanmadım diyebilirim. Rahatsız olduğumdan değil, sinemasından ve anlatımından. Mekan kullanımı gerçekten çok başarılı. Ama Lars Von Trier’in o alışık olduğumuz kamera ve kurgu kullanımı, beni ilk kez bu denli rahatsız etti. Açıkça kötü buldum.Ancak 9. Bölüm’de, hatta tam olarak Kidman ile James Caan’ın arabadaki diyalog sahnesinde tüm film benim için değişti. Hiçbir sinemasal atraksiyonu olmasa da bence gerçekten müthiş bir sahne ve bütün filmin gücünü arttırdı benim gözümde. Yalnız, takıldığım bir nokta var. Bunun bir Amerika üçlemesinin ilk filmi olduğunu biliyoruz, zaten son jenerik de buna vurgu yapıyor. Ama bence bu film Amerika’dan ziyade hıristiyanlık ve din üzerine bir film (hatta bana sorarsanız Amerika üzerine hemen hiçbir şey söylemiyor, belki dalga geçmek dışında).Bahsettiğim diyalog sahnesi ve tüm final gerçekten dini perspektiften yaklaşıldığında dehşet verici şeyler söylüyor. Ve evet, tam da Rassale’in dediği gibi, ilahi adaletin gazabını hak eden zavallı köpekleriz biz faniler, Lars Von Trier’e bakılırsa. Ve bu koyu katolik adamın tavrı hakkında nasıl hissetmem gerektiğini bilemiyorum. (Üzerinden zaman geçtikçe nefret etmem olası.) Ama filmin çok güçlü olduğu muhakkak...
Amma agresif bir yorum yazmışım yaa :) Film insanı işte bu hale sokuyor. Ama sonunda gerçekten çok mutlu oldum, sanki film boyunca o anı beklemişim gibi.
Amerikan üçlemesinin ilk bölümü dogvıllede yıne kendıne ulasılmaz kılan ve yine filmlerindeki yapısal çözümlenmesini zora sokan Trıer anlatımı yine kendini gösterıyor Dogville ilk seyretigimizde bizi etkilyen unsurlar arasında en dikkat çeken sinemasını tiyatro alanına taşıması.Filmde kullandıgı dramatik ironiler üzerine kurduğu öykünün anlatımı.Tebeşirlerle yerlere çizilmiş duvarlar,sesini duydugumuz ama görmedigimiz kapılar; Dogville ın düşünce üzerinde kurdugu dinamizmi destekler şekilde izleyiciye ulaştırıyo.Kısacası sinema içindeki tüm yabacılastırmaları içinde eriten fakat bi şekilde seyirciyi unutmadan ilerleyen sert bir anlatım.
çok farklı bir film herkesin de dediği gibi tiyatro havası ilk başta çok yadırganıyor ama konu ve oyuncular giderek size orada gerçekten bir ev varmış gibi yada bir kasaba varmış hissi uyandırıyor ben çok beğendim ama çoğu kimsenin beğenmeyeceğini düşünüyorum mümkünse konuya tam konsantre olmak için yalnız izleyin finali çok etkileyici
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.