Baştan sona insanı sürükleyen, Amerika’nın bunalım yıllarını izleyiciye çok güzel aktaran etkileyici bir hayat hikayesi Cinderella Man. Yaklaşık 140 dakikalık süresi boyunca şahsen beni aldı o yıllara götürdü sanki. O yılları yaşamamış ve bilmeyen biri olmama rağmen. J. Braddock’un hayat hikayesi o kadar etkileyiciki bir filmin sahip olması gereken bütün unsurlara sahip. Ve Russel Crowe bu karakteri o denli inandırıcı ve başarılı bir şekilde canlandırmışki hayran olmamak mümkün değil. Aslına bakarsanız film çok büyük bir handikapa sahip. Çünkü konu çok klişe. Fakir bir boksör, bakmakla yükümlü olduğu bir karısı ve üç çocuğu, para kazanmak zorunda olması v.s. Bir yerde Rocky filminden bir farkı yokmuş gibi geliyor insana. Ama o kadar güzel işnemişki izlerken Rocky aklımın ucuna bile gelmedi. Sözü çok uzatmadan bu filmi izlememişseniz mutlaka izleyin derim. Çünkü eminim bu filmin yarısı bile etmeyen onca filme zaman ayırmışsınızdır. Ve bu film izlenmeyi mutlaka hak ediyor.
akıl oyunları'ndan sonra howard-goldsman-crowe üçlüsünden çok ii bir film daha!yine bize sinema büyüsünü,zevkini tattıran ve sürükleyen bi film olmuş.özellikle howard bize wyler'ın görselliğini ve capra'nın hikayelerini karşımıza getirerek amerikan sinemasının öncülerinden biri haline gelior.sade hikayesine rağmen anlatım mükemmel.bu sene oscar'ı alamayabilir-özellikle million dollar baby yüzünden-ama es geçmemek gerek
film harika bence konu bir boksörün hayatı,para kazanabilmek için yenmesi gerektiği.çok güzel işlenmiş aynı zamanda çok dokunaklı ir film.kadro zaten süper.9/10
belkide klişe olarak görülebilecek konuları anlatmış olsa bile belkide bu filmin gerçek adı uzun olsa bile ''yoksulluğun,sefaletin,açlığın ve onurun,paraya karşı mücadelesi''olabilirdi...belki filmi izlerken özellikle başlarda ve de o dönemin buhranlı yapısını anlatan sahnelerde,sıkıcı geçen sahneler yok değil ama zaten senaryonun ana yapısını Braddock'ın yaşam felfesiyle bağlayan bu sahnelerin atlanılması filmi gidişatı yönünden eksik olabilir...özellikle filmin ilk bir saatlik bölümü uyku için ideal olsa da yinede Russel Crowe'nin neden oscarlı bir oyuncu olduğunu kanıtlayan oyunculuğu,Ron howard'ın kendine yaraşır yönetimiyle,senaryoya belkide harfiyen sadık kalınmasıyla ve de,yan rollerde özellikle Paul Giamatti'nin mükemmel oyunculuğuyla film kendisini seyrettirmesini biliyor...belki bazı sahneleriyle Rocky-The Raging Bull karışımı bir film olduğunu hissetirse de yinede belki dövüş sahneleri ile Rocky ile karşılaşktırmak zor olmasa da bu filmi özellikle türün bir numaralı filmi hatta sinema tarihinin en iyi filmlerinden birisi olarak gördüğüm The Raging Bull filmi ile bu filmöi kıyaslamak doğru olmaz çünkü bu film konusu itibariyle yinede kişisel bir hayat hikayesine benzese de De Niro'nun hayatınn rolünü çıkarıdığı The Raging Bull filmi yaşadığı ortamla birleşen ve zamanla kişiselliğide öfke ver hırsa dönüşen,La Motta'nın biyografisiydi...fakat filmin gerçek hayattan alınmış olan senaryosu daha doğrusu konusu ise süper..özelikle o dönemin yoksulluğun içindeki insanları öyle bir tasvir edilmiş ki Howard'ı tebrik etmek lazım bu arada filmi kurgusu da çok iyi...belki ana hatlarıyla baktığınızda çok kolay basit bir senaryoymuş(aç kal maç yap iki adamı yen şampiyon ol)gibi gözüküyor filmin senaryosu ama anlatılmak istenilen belkide hepimizin başına gelebilecek hadiseler...ayrıca araya küçükte olsa tebessüm edebileceğiniz ince espriler nükteler serpiştirilmiş...bu arada yine oyunculuklara değinecek olursak filmin en etkili karelerinde yer alan as oğlanımız Russel Crowe kendisine yakışan ve de beklentileri fazlasıyla karşılayan bir oyunculuk göstermiş...bir diğer fazlasıyla kayda değer oyunucluk ise her oynadığı filmle kendisini bir kere daha kanıtlayan süper mimikleri vede replikleriyle Paul Giamatti...geçen sene Sideways'daki oyunculuğu belki yine es geçildi ama bu sene oscarlarda yüzümüzü güldürebilir...hiç mi hiç ısınamadığım Renee Zellweger ise yine vasatın üzerindeki oyunculuğu ile üzerine düşeni yapmış...bu arada kötü adam rolünde olsa da Craig Bierko'ya dikkat derim..kısacası ilgi görmese de,bazılarına göre sadece ve sadece klişeler üzerine kurulu bir film olarak görülsede yinede oyunculuklarıyla 1930lu yılları yansıtan efektleri vede yönetimityle,senaryosuyla,müzikleriyle bence seyredilmesi gereken bir film..siz ne dersiniz bilmem
çok dramatik ve romantik güzel bir film russel crowe her zaman ki gibi süper kesinlikle tavsiye ederim....(ayrıca filmin rocky ile alakası her boks filmini rockye benzetmeyelim lütfen)
Son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden hatta bugüne dek izlediğim en iyi filmlerden biri inanın bir film bu kadar mı insanı etkiler filmin bazı sahnelerinde dizlerimin nasıl titrediğine şahit oldum Russell Crowe un para dilendiği sahnede gözlerim doldu bana göre en gerçekçi boks sahneleri bu filmde yapılmıştır ama film boks bi yana hayatı anlatıyor filmde hemen hemen her duyguyu bulabilirsiniz mutlaka izleyin eminim bana hak vericeksiniz çok etkilendim hemde çok...
Konusu klişe olmasına rağmen ayrıntılarda klişelerden klişelere koşan diğer yapımlardan kesinlikle ayrı tutulmayı hak eden dokunan, dokunaklı, incelikli bir film.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.