En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacıgil
Takipçi
2.366 değerlendirmeler
Takip Et!
3,5
11 Mayıs 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu da...
Polonyalı yazar Władysław Reymont'a Nobel Edebiyat Ödülü'de (1924) kazandıran aynı isimli romanından (1904 - 1909) uyarlayarak kaleme alan DK Welchman ile Hugh Welchman çiftinin yönetmen koltuğunda oturmakta oldukları "Chłopi / Peasants"; aşk, şehvet ve intikam dolu...
Nefes kesici bir drama olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Post-prodüksiyon ürünü aynı boyama ve animasyon tekniğini...
Kapsamlı bir yorumunu yine bu mecrada paylaştığımız ilk uzun metrajlı (debut) sinema filmleri "Loving Vincent"ta da (2017)...
Kullandıklarını bildiğimiz Welchman çiftinin bu filmine de biraz daha yakından bakalım...
***
- Sonbahar -
Başta...
Yaşadıkları Lipce köyünün belediye başkanının karısı (Sonia Bohosiewicz) olmak üzere...
Köyün bütün yetişkin kadınlarının...
Zengin bir dul ile kendisini bir an önce baş göz etmeye çalıştıkları...
Güzeller güzeli genç Jagna Paczesiówna (Kamila Urzedowska)...
Annesi Marcjanna Paczes "Dominikowa"nın da (Ewa Kasprzyk) bu konudaki...
"İstemem yan cebime koy..." şeklindeki yaklaşımına rağmen...
Bu öneriye şiddetle karşı koymaktadır...
***
Ki...
Aynı düşünce şekli...
Yani Jagna ile evlenme fikri...
Yine belediye başkanının karısı tarafından...
Köyün en zengin toprak sahiplerinden dul Maciej Boryna'nın (Miroslaw Baka) aklına da sokulmuştur...
***
İşte bu genel çerçeve içerisinde de zaten...
Köydeki pazar yerinden...
Saf ipekten dokunmuş bir eşarbı satın alan Boryna onu...
Sağa sola bakınarak pazarda dolanan Jagna'ya hediye eder...
***
Fakat aslında...
Herkesin bilmediği bir şey vardır ki...
O da...
Yaşlı Boryna'nın gelini Hanka (Sonia Mietielica) ile evli ve üç çocuk babası oğlu Antek Boryna'nın (Robert Gulaczyk)...
Jagna ile gizli bir gönül ilişkisi yaşamakta olduğudur...
***
Derken...
Çok geçmez ve gelenekler gereği elinde bir şişe votka ile çıkıp evlerine gelen...
Bu kez belediye başkanı Piotr'ın (Andrzej Konopka) bizzat kendisi...
Jagna'yı annesi Dominikowa'dan Boryna'a için ister...
***
Ve yaptığı pazarlık neticesinde...
Başlık parası olarak...
Kızının namı hesabına altı dönüm toprak kopartmayı da becerebilen Dominikowa...
Jagna'yı Boryna'ya vermeyi kabul ederken...
***
Bu işe...
Özellikle de işin altı dönümlük toprak hibesi kısmına ziyadesiyle sinirlenen...
Antek ile karısı Hanka...
Jagna'nın bir fahişe olduğunu söyleyerek...
Boryna'ya itiraz edip onunla kavga ettiklerinde...
***
Çocuklarıyla birlikte kapının önüne konularak...
Çiftlikten sürülürler...
***
Ardından da...
Tüm köyün katıldığı görkemli bir düğünle...
Ciddi anlamda üzgün görünen Jagna ile mutluluktan neredeyse kanatlanıp uçacakmış gibi duran kart zampara Boryna...
Dünya evine girerler...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalayacağız...
Dakika 44...
***
"Kış", "bahar" ve "yaz" adlı üç bölümü daha bünyesinde barındıran filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; şu ana kadar isimlerini sıraladığımız karakterlerin tamamını kapsayıp sarsacak nitelikteki ters köşe sürprizleri de bünyesinde barındıran, 70 dakikalık bir kısım da bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Yapım olarak çok farklı bir film çıkıyor ve bizi o sıcacık köy havasıyla ısıtıyor . Mevsimlerin değişimiyle köyde yaşayanların duygu değişimleri arasındaki ilişkiyi anlamak çok zor değil aslında. Masalsı bir film olsa da konu içeriği olarak kadın olmanın bir toplumdaki yerini sosyolojik boyutlarıyla gözler önüne seriyor. Anime çizgi formatında olması oyuncuların ifadelerini anlamayı güç kılıyor. Hareket akışının bazı sahnelerde hızlı oluşuyla da gerçek oyuncular olduğunu hissettirmesiyle acaba söylenilen gibi 80000 tablodan mı yoksa gerçek film sahnesi mi izliyorum ikilemi veriyor. Bence filmin teknik özelliği de burada gerçek ve kurgunun iç içe geçmesi gibi . Konuya gelecek olursam Jagna etrafında geçen olaylar silsilesinde kadının kendi hayatında söz sahibi olmaması, evlilik de kadınların çeyiz (tarla, arsa vs.) olarak görülmesi kadının o toplumdaki yerini gösteriyor açıkça. Jagna nın kendi hayatı hakkında tek kararı sevdiği kişiyle birlikte zaman geçirmesi kendi içindeki bağımsızlık ruhunun uyanışı gibiydi. Feminizmin havasını hissettiğim filmde Jagna karakterinin zayıflığı kendini ifade edemiyor oluşu filmin sonuna zemin hazırlamış . Filmin sonunun daha şaşırtıcı olmasını ,Jagna nın gerçek kurtuluşu olarak görmek isterdim ki sanırım bu da izleyenlere bırakılmış bir son gibiydi [/spoiler]. Arkadaki emek tabi ki görsel bir şölendi . Farklı bir yapımda film izlemek isteyenlere öneririm .
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.