En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacıgil
Takipçi
2.368 değerlendirmeler
Takip Et!
2,5
28 Ocak 2026 tarihinde eklendi
Senaryosunu...
Chris Sparling'in kaleme aldığı ve yönetmen koltuğunda da Phillip Noyce'un oturmak da olduğu "The Desperate Hour"; gerilim yüklü, bir suç draması olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
12 Eylül 2021 tarihindeki dünya prömiyeri...
Toronto Uluslararası Film Festivali'nde yapılan bu bağımsız (indie) Amerikan filmine...
Biraz daha yakından bakalım...
***
Bir yıl önceki bir trafik kazasında, kocası Peter'ı (seslendiren Christopher Marren) kaybetmesine ilaveten...
Noah (Colton Gobbo) ve Emily (Sierra Maltby) adlı iki çocuğun annesi de olan Amy Carr (Naomi Watts)...
İzinli olduğu Cuma gününün sabahı, ilkokul öğrencisi küçük Emily'i, kapılarına kadar gelip bekleyen otobüs ile okula yollarken...
***
Hasta olduğunu belirterek, yatağından çıkmamak da ısrarcı davranan Noah ise...
En azından o gün için...
Okula gitmeye, pek de gönüllü görünmemektedir...
***
İşte bu ahval ve vaziyet içerisinde...
Amy, sabah koşusuna çıkarken...
Döndüğünde de, ergenlik çağı sorunlarıyla...
Kendisini uğraştıran oğluyla konuşabilmeyi ummak da...
***
Koşarken de ilk önce iş yerinden Greg (seslendiren Jason Clarke)...
Sonrasında da okuldaki kızı Emily...
Ardından da annesi (seslendiren Edie Mirman) ve komşusu Heather (seslendiren Michelle Johnston) tarafından telefonla aranılmak da...
***
Ama...
Aynı esnada...
Çok sayıdaki polis otomobili de, telaşlı bir biçimde...
Sirenlerini çalarak, hızlıca yollarına devam etmektedirler...
***
Zaten...
Çok geçmez ve Marion County Şerif Departmanı'ndan...
"Tüm Lakewood okulları devam eden bir olaydan ötürü karantinaya alındı... Kolluk kuvvetlerinin, çaba ve müdahalelerinin kesintiye uğramaması için ailelerin, sakin kalmalarını ve okullardan herhangi birine arabayla gitmemelerini istiyoruz..."
Şeklindeki bir mesaj da gelmek de gecikmez...
***
Zira...
Oğlunun da öğrencisi olduğu Lakewood Lisesi'nde...
Kimliği belirsiz birisince, silahlı bir saldırının gerçekleştirilmesinin yanı sıra...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için biz de kendi anlatımımızı...
Filmdeki tüm heyecanın start alacağı...
Burada noktalamaktayız...
Dakika 24...
***
Öteki mağdur ebeveynlerle beraber...
Amy'nin yaşadığı korku ve heyecanın da hız kesmeden devam edeceği filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; çok büyük beklentilere girmemeleri durumunda, ilgiyle izlemeyi sürdürebilecekleri...
60 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
Nerdeyse tüm film tek oyuncuyla ve aynı mekanda geçiyor. Ekonomik kaygı var gibi. Oyuncunun ve mekanın güzellği bir şekilde filmi izlenir kılıyor. konu da güzel seçilmiş, sürükleyici. Teknolojinin hayatımızdaki önemi ve telefon reklamı gibi de olmuş.
Bir film ne kadar ucuz yapabiliriz kanıtı gibi. yüzlerce film izlemiş herkes bu filmiden sonra en kötü izlediğin film ney diye sorduğunda artık hiç düşünmeden cevap verebilir.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.