Piyanist
Ortalama puan
4,6
3472 Puanlama

265 Kullanıcı yorumları

5
111 Eleştiri
4
122 Eleştiri
3
13 Eleştiri
2
15 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
4 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
sulod
sulod

Takipçi 305 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
25 Mart 2003 tarihinde eklendi
Pianisti bi kere izlemek yeterli değil diyerek söze giriyorum Giriş sahnesini hepiniz hatırlıyorsunuzdur Chopin'in "Re minör Noktürn" parçası, benim hala kulaklarımda(buda yanlış olmasın The hands That build America'ya howard shore un dedik U2 nun parçasıymış)Bundan önce nazilerle ilgili birçok film izlemiştik ama bu film olaya çok daha değişik yerlerden bakıyor öncelikle ana karakterin savaşın içindeki bi sanatçıyı anlatması filmin önceki izlediklerimizden farklı olduğunun habercisi veya filmin Polanski imzasını taşıması da diyebiliriz.Adrien Brody buradaki performansıyla da bir değil bin Oscar'ı hakediyor Adrien olmasaydı film bu kadar güzel olmazdı bence Polanski filmde kamerayı nereye koyacağını çok iyi tespit etmiş izleyiciye filmi pencereden izlettirerek Savaşın içinde olduğunu hissettirmiş karşı pencerede tekerlekli sandalyeden atılan adam her an sıranın ona gelebileceğini gösteriyor ve gergin bi şekilde evde yaşamaya devam ediyor (ediyoruz) Ailesinden ayrıldıktan sonra sürünme dönemine giren karakter Szpilman ölümle yaşam arasında gidip gidip gelmektedir tam açlıktan veya hastalıktn ölmek üzereyken gelen arkadaşları sayesinde hayatta kalan Szpilman kaldığı evden de bi tehlike altında olmazsa çıkmayacak kadar korkak bi karakterdir bu korkaklık bence bizimde savaştan korkmamız için birazda bu Rosemary'nin Bebeğinde'de vardı karakterin ruh halini takip ederek tedirgin etme olayı.Böylelikle bizde savaşı bizzat yaşamış korkmuş oluyoruz,Szpilman'ın şans esri hayatta kaldığının göstergesi olarak da iki kere Szpilman değilde hemn yanındaki kişinin öldürülmesi.Filmden Ben niye Medal Of Honor oynuyornuş gibi Bi tad aldım diye düşünürken aklıma kan unsuru geldi oyunu oynayanlar bilirler medal of honor'da kan sadece cok kücük bi yara şaklindedir öyle kafa göz bacak kopması yoktur bu filmde de öyleydi şiddet veya işkencesi sahnesi yoktu buda filme çok soğuk bi hava katmakla kalmayıp savaşın ne kadar gerçek olduğunu bir kez daha gösteriyordu bu gerçeklik kanla sağlanamaz mı derseniz Er Ryan'ı kurtarmakda olduğu gibi çok güzel sağlanır ama bu filmi bide kanlı düşününsene ne müziğin güzelliği kalır nede o son sahnedeki reçel yerken duyduğumuz tad kalır,ayrıca benim tercihim kanlı olmayan filmlerden yanadır mesela Robin Williams'ın oynadığı Jacobun Yalanları çok güzel ve kansız bi filmdi sonra Steven Spielberg in Güneş İmparatorluğu ilk aklıma gelen filmler.Bu film bide hepsinin karması gibi gözüktü bana izlerken Anımsadığım filmler şunlar sırasıyla Hayat Güzeldir,Jacobun Yalanları,Berlin Almanyadadır ve Amen hepsine benzer bi yan vardı bu filmde.
Sanat yönetmeninden başarısını da Görmezden gelmek Mümkün Değil. Duvarı atlayıpda Yıkılmış virane bi şehirde tek başına kaldığı sahne her filmde göremeyeceğiniz bi sinema olayı ben sırf o kareyi bir kez daha görebilmek için tekrar izledim Siz de öyle yapın izlediyseniz tekrar izleyin izlemediyseniz iki seansa bilet alın tekrar izleyin..
sirena84
sirena84

23 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
24 Mart 2003 tarihinde eklendi
Mükemmel bi filmdi. Çok etkilenmiştim. Ama gerçekten oscarlarda böyle büyük bi başarı almasını beklemiyodum Polanskinin. Scorsese'a yine vermediler ama bence Polanski de haketmişti. Adrien Brody de çok iyiydi. Ödülü almasına sevindim. Hem diğer adayların hepsi oscarlıydı. Gerçi akademi hep bunu yapıyo. Önceden oscar almışsan o sene alma şansını kaybediyosun. Sonuçta bu Adrienin işine yaradı.
klace
klace

Takipçi 186 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
13 Mart 2003 tarihinde eklendi
çok çok iyi bir film.bir roman polanski başyapıtı.titanicten sonra izlediğim en iyi film.filmin ilk 40-45 dakikasında filmden kopmanız imkansız film sizi içine çekiyor.karakterlerden biri oluyorsunuz adeta.aidren brody kesinlikle oscarı haketmiş ve almalı.bu film kesinlikle cd de değil sinemada izlenmeli.
tuffy34
tuffy34

Takipçi 162 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
12 Mart 2003 tarihinde eklendi
xpander.. Bana densiz hakaretini savurmadan önce yorumumun tamamını okudun mu? O halde oku.. Yada zahmet etme ben açıklayayım.. Bu filmi izlemeye giden, gitmeyen veya gitmeyi düşünen kaç kişi ne göreceğini biliyordu ki? Yorumumda ilk bikaç cümlede yarım asır önce yaşanmış bir katliamı konu alan bir film üzerinde herkesin aklına gelebilecek bazı şüpheleri dile getirdim.. Daha önce bu tür yapımlara önyargılı bakan insanların(ki onlara bende dahildim)düşünceleri.. Daha sonra film üzerine görüşlerimi kendimi çürütmek pahasına yazmama rağmen bana densiz kelimesini kullanman ne derece yakışık alır dersin?
ser-optimum
ser-optimum

98 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
8 Mart 2003 tarihinde eklendi
çok güzel bir filmdi bugün sırf o filmi izlemek için çıktım dışarı ve 10 puanı hak etti ancak filmin süresi oldukça uzun ve bu süre sizi sıkabilri çünkü özellikle filmei ikinci yarısı,yani piyanistin nazilerden ew ew saklandığı ksıımda heyecan ve konuşma çok az olduğu için sizi bbiraz sıkabilri ama her şeye rağmen mükmmmle bir film mutlaka izleyin pişman olmazsınız
timucinkoprulu
timucinkoprulu

14 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
6 Mart 2003 tarihinde eklendi
Film beni sıktı. Soykırımla ilgili ne yaparsanız tutuyor? Neden sorusuna yanıt veren değil nasıl sorusunu cevaplandıran bir film. 7 dalda oscar adayı olması şaşırtıcı..haketmiyor
kruvasan
kruvasan

Takipçi 134 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
2 Mart 2003 tarihinde eklendi
Roman Polanski'nin Piyanist'i Cannes film festivalinde aldığı övgülerden sonra beklediğim filmlerden biri olmuştu. İkinci Dünya Savaşı yıllarında Almanlar tarafından yapılan soykırım'ın Polonya şubesinden kesitlerle yaşam savaşı veren bir sanat adamının gerçek hikayeden yola çıkarak anlatılan dram anlatanın da güzel anlatmasıyla unutulmaz bir başyapıta dönüşüyorYahudi Soykırımını tek taraflı olarak ele aldığı eleştirilerine pek kulak asmıyorum çünkü bir insanın kendi gözüyle tarihini anlatması normal bir durumdur ayrıca burada beni ilgilendiren Sinema ve Politika ilişkisi için değil filmde sanat adına ne bulunduğudur.Adrien Brody tarafından canlandırılan ve sanat olgusunun kendine yaşam savaşının anlamını verdiği Polonyalı ünlü piyanist Szpillman'ın içler acısı (dediğim gibi ne kadar doğru olduğu önemsiz) öyküsünü tabiiki piyano eşliğinde izlemek çok tesirliydi. Bu uzunca film aşağıda bir arkadaşın da belirttiği gibi iki bölümden oluşuyor birinci bölümde Almanların genel olarak Polonyalı yahudilere yaşattığı işkenceler ve ikinci bölümde de kaçak bir yahudi piyanistin tek başına inadına yaşaması.Polanski bu yalnız yaşamını bizlere mükemme aktarmış filmin ilk bölümlerini bile gölgede bırakacak bir saklanma öyküsü ve yine bir arkadaşın değindiği kahramanın gözüyle gösterilen katl pozisyonları muhteşem bir ustalıkla verilmiş.Ayrıca savaş gerçeğini akıllarımızda canlandırmamıza da kesinlikle yardımcı oluyor diyebilirim. Öldürülen masum kadınlar çocuklar, acılar ve dökülen kanlar ayrılıkar ızdıraplar seyirciye harika betimlenmiş.Bu açıdan Zirvede bir film olduğunu düşünüyorum.Piyanisti canlandıran Adrien Brody Tom Hanks'in Cast Away'de gösterdiği yalnız kalmış adam figürünü muhteşem canlandırmış.Ruhunda sanat duygusunu yaşatmasıyla parmaklarında aşığı piyanonun tuşlarını hissetmesiyle rolünün getirdiği ağır sorumluluğu başarıyla tamama erdirmiş. Oscar'a aday oyunculuğu ile Oscar'ı alamasa da bütün dünyada beğeniyle karşılanan bir oyuncu olarak kalacak gibi görünüyor.Aslında belli olmaz neden ikinci bir Benigni olamasın ki? En iyi yabancı film Oscar'ını alacağına kesin gözüyle baktığım bu filmi herkese şiddetle tavsiye ediyorum.Bol sinemalı günleeeeer.
bruceconrad
bruceconrad

Takipçi 349 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
2 Mart 2003 tarihinde eklendi
Film klişelerin bolluğu ve izlenmişlik hissiyle soykırım ve subjektif bakış açısıyla insanda hayal kırıklığı yaratıyor...
Ancak savaşın hayata etkilerini, snuff izliyormuş hissi veren öldürme sahnelerini kullanması belki farklılıklarındandır...
Oyunculuklar iyi ancak spilman çok özverili bi oyuncu ve gerçekten başarılı...
Filmdeki aşk ise varlığı insanda şüpheler uyandıran tam oturmamış bi ayrıntı...
Müziği ilk bir buçuk saatte kullanmamakta direten polanski bence iyi yapmamış,, çünkü müzik dram filminde çok önemli bi öğedir. Ancak ikinci yarıda müziğe doyuyorsunuz...
Genelinde tam oscarlık bi film, bu benim filmi çok beğendiğim anlamına gelmiyo ama oscar bu filme verilir çünkü eleştirmenler tekrar tekrar ama hoşlandıkları şeyleri seyretmekten bıkmıyolar..
10/8
snowman72
snowman72

Takipçi 210 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
24 Şubat 2003 tarihinde eklendi
ROMAN POLANSKI "bıçak sırtı","çin mahallesi","acı şeker","rosemary nin bebeği" filmlerin unutulmaz yönetmenini özlemiştim.gösterime girince gidip izleyeceğim.sıradışı bir yönetmen olan polanski aslında görmek istemediğimiz bir çok unusuru seyircisinin yüzüne çarpar beyazperdeden....
barfly-2
barfly-2

Takipçi 229 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
22 Şubat 2003 tarihinde eklendi
film gerçekten çok iyi. ben yeni izledim (biraz kötü bir kopyaydı maalesef!) Acaba Roman Polanski geri mi dönüyor?
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler