2001: Uzay Macerası
Ortalama puan
4,1
466 Puanlama

92 Kullanıcı yorumları

5
28 Eleştiri
4
31 Eleştiri
3
3 Eleştiri
2
12 Eleştiri
1
7 Eleştiri
0
11 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
uçarken takla atan güvercin
uçarken takla atan güvercin

Takipçi 13 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
22 Mart 2014 tarihinde eklendi
Uzayla Dans: Ben de filmi pek anlamadım. Ancak yönetmen ya da kurgucu olmak isteyenlerin bu filmi neden izlemesi gerektiğini anladım. Kubrick’in sinema dilini kullanarak yaptıklarını hayranlıkla izledim. Müziğin görüntüye anlam verme bakımından kullanımı bugün sanırım başta Scorsese olmak üzere pek çok yönetmene ilham kaynağı olmuş. Filmde sesin kullanımı, bana insan unsurunu vurgulamak için yapılmış izlenimini verdi. Tamamen rasyonel bir düzen içinde, insani olan hiçbir nesnenin, görüntünün olmadığı bir ortamda, uzayda bir astronotun nefes alıp vermesi insanı, ölümlülüğü ne kadar da vurguluyor. Kubrick her şeyin uyumlu olduğu, bir başlangıçtan, giderek çöküşe ve sonra yeniden kurulan bir ahenge bizi götürüyor bu bakımdan filmin anlatısı oldukça klasik aslında. Peki filmin sonu? Odesa destanında da kahraman yolculuğun sonunda eve döner. Bu filmdeki sonu da öyle mi algılayalım: Anne rahmine geri mi döndü? Yoksa “insanoğlu olarak ne yaparsak yapalım, Jüpiter’e de gitsek bize ölüm var” mı demek istemiş Kubrick ? Ya da ölüm-yaşam döngüsünü mü vurgulamış? Bunlardan bambaşka bir şey de söz konusu olabilir. Önemli olan düşünmek. Eğer kendinizi filmin kollarına bırakıp, kafanızda “nereden geldik, nereye gidiyoruz” düşünceleri uçuşurken uzayla vals etmek isterseniz mutlaka izleyin.
zafer-calayoglu
zafer-calayoglu

Takipçi 249 değerlendirmeler Takip Et!

2,0
2 Haziran 2011 tarihinde eklendi
film kurgu yönünden çok zayıf olmuş, aslında pek çok filminde stanley kubrick filmlerinde anlatmak istediğini çok güzel anlatırken bu filminde sadece kim ne çıkarırsa diye bir yönelişe girerek aslında bu konu üzerinde pek açık bir görüşünün olmadığını kanıtlamış.
filmi izledikten sonra en az film süresi kadar meyin jimnastiği yaptım ve senaryoda çok mantık hatası buldum buda kurguyu çok derinden sarsıyordu.
ama şunu reddedemem ki o zamanın teknolojisinin aslında sinema gibi bir sektörde çok daha kaliteli olarak işler vereceğini bize gösterdi.
film belkide en yüzeysel anlatımda yani en objektif mesaj oalrak "insanoğlunun yaradılışı" şeklindedir. ama yapmış olduğum muhakemeler sonucu aslında anlatılanın bir hiç olduğunu gördüğüm için film içinde çok kopukluklar var ve bunlar bir sonraki bağlantıalrı çok etkiliyor. buraya yazarak yazının gereksiz uzunluğpa sahip olup okunmamasını istemediğimden yazmıyorum.
10/4
theyurdal
theyurdal

Takipçi 662 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
10 Ekim 2014 tarihinde eklendi
aslında bu filmi hiç açmak istemedim daha doğrusu ben açmadım 45 dakika sonra kapattım
Baris Ö.
Baris Ö.

Takipçi 74 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
19 Mayıs 2019 tarihinde eklendi
Hep olumlu yorum var ama hiç kimse filmin güzellikleri yanında öyle herkese hitap eden bir yapısı olmadığından bahsetmiyor. Zor bir film 2001: A Space Odyssey. Anlattıklarını anlamaya çalışmak, uzun ve yavaş ilerleyen yapısına dayanmak, dikkatiniz dağılmadan izleyebilmek. İnsanı meraka iten her anın sonunda sizi kafanızdaki soru işaretleri ile olduğunuz yerde bırakmak gibi bir huyu var filmin. En çok da o yoruyor bir yerde. Herkes film eleştirmeni kıvamında izlemiyor filmleri o yüzden sadece merak edip bakanlar için kafa karıştırıcı bile denebilir. Aslında en iyi örnek Ünlü bir ressamın tuvalini gelişi güzel çizdiği ve sıçrattığı bir tuvaldeki resmi büyük bir açılış ile en ünlü müzelerde insanlarla buluşturması ve resme bakan insanların resimden çok bir şey anlamasalar bile bu ünlü ressamın ne anlatmak istediğini anlamak için kendilerini zorlamasına benziyor sıradan seyircinin buradaki durumu. Evet Stanley Kubrick büyük bir yönetmen ama filmleri ile de gerçekten anlatım olarak karmaşık yolları seçen bir yönetmen. Filmin burada ve daha bir çok yerde yazan onca olumlu yorumuna bakarak ve bir beklenti içine girerek değil sadece kendi düşüncelerinizi göz önüne alarak izlemenizde fayda var. Sonrasında bu ve benzeri yerlerde film için yazılan ve filmin temasını anlatmaya çalışan onca yorum size daha mantıklı gelecektir.
karakose9
karakose9

Takipçi 111 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
9 Şubat 2008 tarihinde eklendi
film hakkikaten dehşetle izledim.tamamiyle rezalet bir film.başyapıt diyenler herhalde ömründe iki film izlediler diğeride mehmet ali erbilin filmleridir.veya başyapıt film izlemediler hiç.zaten oyunculuk denebilecek bişey yok.konusu kurgusu insanlar anlamasın diye yapılmamış.kimse bana başyapıt felan diyemez bu film için.sadece gülerim.çekim kalitesi o zamana göre gerçektende mükemmel.fakat ben maymun ile yatak odasında bekleyen bir insandan başka bişey görmedim anlayamadımda.çok gereksiz bir film.aslında kral çıplak ve bunu bazıları görmüyor ne yazıkki.10 üzerinden 1 verdim ortalamayı düşürmek için aslında 2.ama 100 puan verende kendi düşüncesidir saygı duyarım tabi.
Yasin Ş.
Yasin Ş.

Takipçi 17 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
11 Kasım 2017 tarihinde eklendi
Filmin ne ilk 25 dakikasında diyalog var -hostes konuşuncaya kadar- ne de son 23 dakikasında. -credits'ler dışında- Bu uzun bölümlerin dışında, kısa bölümlerle birlikte, filmde toplam 88 dakika diyalog yok. Neyin içine girdiğinizi bilin, sonra saçma sapan yorumlar yazmayın.

İlk olarak, bu filme değer vermeniz için, filmi 2000'li yıllarda izliyormuş gibi değil, sanki 1968'de izliyormuş gibi izlemelisiniz.

İkinci olarak, filmin bölümleri hakkında yorum yazmak istiyorum. -benimle aynı düşüncede olmayabilirsiniz- 3 dakika boyunca zifiri karanlıktan sonra 20 dakika süren ilk bölüm için şunu söylemek istiyorum: Eğer evrim diye bir şeye inanmıyorsanız ''Böyle saçma şey mi olur.'' gibi bir şey düşünmekte sonuna kadar haklısınızdır, size başka bir şey diyemem ve kafanıza başka bir fikir sokamam ama, yine de bir şeyler söylemek istiyorum. Monolith(taş) bizim dünyamıza 4 milyon yıl önce Jupiter'in yörüngesinden bizim dünyamıza dünya dışı varlıklar tarafından yerleştirilmiş. -kimin yerleştirdiği söylenmiyor- Bu taş, Australopitekus türü tarafından bulunur ve bu türün meraklılığı, cesareti -Monolith'in tamamen kendisi sayesinde değil- maymunlara devrimci bir buluş sağlar ve kullanırlar, yani aleti(kemik) -bu aletin kullanılması, evrimin bir adımı olarak vurgulanmaya çalışıyor- Bu 20 dakikalık bölüm sadece evrim ile ilgili ve evrim öne çıkarılmaya çalışılmış. Bu bölümden sonra sonra uzaya çıkıyoruz -uzun ve sessiz- uçağın mekiğe giderken 5 dakikalık bir görüntüsü var, aşağıdaki paragrafta da belirttiğim gibi burada da aynı şeyi belirteceğim; evet, sahne boş görünebilir ama kendinizi 1968 tarihine koyun, birde öyle bakın; sadece salt bir güzellik. Bu sahneden sonra mekiğin içine giriyoruz, aklınızdaki bir çok soruyu giderebilmek için diyaloglar özenle seçilmiş ve -aynı şekilde- burada geçen sahnelerin hepsi, merak ettiğiniz soruları yanıtlamak için özenle gösterilmiş. Mesela, Dr. Floyd kızıyla görüşüyor -haberleşme nasıl-, dil seçenekleri filan var -gerçeçilik önde- ve yemekler nasıl olduğu gösteriliyor, tıpkı filmin çoğu sahnesinde önde olduğu gibi. Daha sonra ayı yakından inceliyoruz; yine uzun, sessiz ve göz alıcı sahneler. Burada fanatic_anchovy'un özetinde de bahsettiği gibi ''Neil Amstrong’un seyahati sonrası Kubrick’in en ince detaya kadar -henüz açıklanmamış- gerçeklere bağlı kaldığı şaşırtıcı bir biçimde göze çarpar.'' bende bunu yazmak istiyorum çünkü bu yazı her şeyi açıklıyor. spoiler: Ayrıca Aydaki Monolith, insanların nereye kadar gidebildiklerini görmek için yine dış varlıklar tarafından bırakılmıştı. -kim bıraktı yine bilinmiyor- Üstelik bu Monolith insanları bir sonraki yolcuğuna götürüyor, yani Jupiter'e, ki buda insanın bir sonraki evrimine sebep olacak.
Ay işi bittikten sonra 18 ay sonraki ''Jupiter Mission'' var. Burada duyulan ilk konuşmaları hiç kaçırmayın çünkü çok lazım olacak ve merak edeceğiniz bilgilerin çoğu burada verilecek. Yemek yine araya sıkıştırılmış, HAL-9000(bilgisayar) Satrançta bir insanı yeniyor. -Her ne kadar klişe görünse de, klişe ile alakası yok. Filmin yapım yılı 1968 ve fikir de ''yapay zekanın bir insanı yenmesi'' o zamanlara göre pek yaygın bir fikir değildir galiba. Siz karar verin artık- HAL-9000'in Dr. Bowman'dan çizdiği resmi görmek istemesi ve yorumlaması, burada vurgulanmak istenen şey duyguydu... spoiler: Tıpkı HAL'in Dr. Frank Poole'un doğum gününü kutlaması ve son anlarında korktuğunun dile getirmesi gibi. Bu duyguları yalandan da yapıyor olabilir, bilmiyorum.
...ama amaçlanan şey, seyircilere gözleri ile görebildiğini göstermek. spoiler: Bu bölümün ilerleyen dakikalarında bilgisayar HATA yapıyor -yani, fanatic_anchovy'un özetinde olduğu gibi kendi kurgusuyla hareket etmiyor veya kendisine ait planları yok- ve Dr. Bowman ile Dr. Frank Poole bilgisayarı sorguladıklarında, bilgisayar hata yaptığını kabul etmiyor -yalan söylemeye başlıyor- daha sonra ağız okuyarak, astronatların kendisini yok edeceklerini öğreniyor ve film araya giriyor.
Ara bittikten sonra yine 3 dakikalık siyah, boş bir ekran var ve bu bölümde de bir önceki bölüme ait önemli bir nokta görüyoruz. spoiler: ''Bir yapay zeka, hayatta kalma içgüdüsü ile hareket ediyor.'' Bu bölümde göreceklerinizin hepsi bir yapay zekanın hayatta kalma içgüdüsü ile ilgili. Bilgisayarın önce Dr. Frank Poole'u öldürmesi, sonra Dr. Bowman'ı Poole'un peşine yollayıp 3 kişiyi uykusunda öldürmesi, yalan söylemesi, itaatsizlik etmesi, hatta ''korkuyorum'' diyerek duygu sömürüsü yapması. Hepsi hayatta kalma içgüdüsü ile ilgili.
En son bölüm olarak ''Jupiter Beyond the Infinitive'' spoiler: İnsan, makine ile yaptığı savaşı kazandı, şimdi de uzayda yalnız ve nereye gitti belli değil. Yıldız geçidine giriyor ve 4 dakikalık yolculuktan sonra başka bir odada. -odayı, normal odaymış gibi düşünmeyin. Farklı boyuttanmış gibi düşünün. Bakın, adamcağız son yemeğini yerken içkisini düşürüyor, içki yere düşüyor ama içindeki içki yere düşmüyor.- Adam bu odada son bir görevle yüzleşmeli: Kendi ölümüyle. Adam öldü. Artık insan bir sonraki evrim için hazır duruma geldi. Adamın vücudu uzayın boşluklarına atıldı, daha sonra yeni bir tür doğdu.
Gördüğünüz gibi filmde insanoğlunun evrimi daha da çok önde duruyor. Filmin ilk sahnesi, insanlığın evrime ilk adımı olarak referans alınıyor; filmin son sahnesi de, insanlığın evrime son adımı olarak.

Bu film, birinin ''Git, izle.'' demesiyle geçiştirilebilecek bir film değil. Filme birinin hazırlıklı olması lazım yoksa anlaşılamaz, hatta hiç anlaşılacağını bile sanmıyorum, en azından tek bir oturuşla. Zaten bu filmin bu kadar çok yoruma açık olmasının nedeni de çok derin ve anlaşılmaz olması. İşte bu özelliği de filmi mükemmellik seviyesine çıkarıyor. Ben elimden geldiğince filmi yorumlamaya çalıştım, şimdi siz bu filmi izledikten sonra filmin devamı -devamı demem bile bu filme hakaret gibi bir şey olur- olan ''2010''(1984) filmini izleyin ve sadece bir tanecik, küçük ve değersiz bir devam filminin saçma cevapları böyle mükemmel bir filmi ne kadar düşürdüğünü kendi gözlerinizle görün.

Bu film, bilimi ''bilim-kurgu''ya asıl koyan bir film. Üstelik filmde zaman yolcuğunun gösterilmesi bambaşka bir şeydi ve 2014 yılana kadar insanlığın geleceği üzerine yapılan en iyi filmdi.

Bu film, teknik bir film. Yavaş ve küçük şeylerle doldurulmasının nedeni geleceğin teknolojisini gözler önüne olabildiğince gerçek bir şekilde getirebilmek içindi -filmin gücü zaten böyle olmasından geliyor- Bir insan niye uzay gemisini 10 dakika boyunca ekrana koyar ki? Aklınıza gelebilecek tek bir kelime: GÜZELLİK -tabi bu kelime yeterince karşılayamaz ama bununla yetinmek lazım- Düşünsenize 1968'desiniz; daha insanoğlu Aya ayak bile basmamış ama siz sinemadasınız ve büyük ekranda uzayı, ayı olabildiğince yakından görüyorsunuz, film için ''sıkıcı'' diye bir terim kullanabilir miydiniz? Üstelik, Bowman yıldız geçidinin(stargate) içine girerkenki sahneyi uyuşturucunun etkisinde olan insanlar sadece büyük ekranda görebilmek için sinemaya gidiyormuş, artık gerisini siz düşünün.

Bu film, kendisini sizden normal bir filmmiş gibi izlemenizi istemiyor. Sizden rahat bir şekilde izlemenizi istiyor. Garip ve güzel resimleri kendinizi hiç suçlu hissetmeden, karmakarışık senaryodan uzak durarak ve karakter detaylarına inmeye gerek duymadan size betimlemeye çalışıyor. Piyasada değişik birçok film var, bu filmde o filmlerden biri o yüzden filmdeki salt güzelliği kavrayabilmeniz için beyin dalgalarınızı farklı bir frekansa değiştirmeniz lazım. Şimdiki filmlerin basmakalıp özelliğinden ayrılmış, dizginsiz ve mükemmel bir film.

Bu film, şimdiki filmlerin basmakalıp özelliğinden ayrılmış, dizginsiz ve mükemmel bir film. Sonsuzluğa giden bir felsefi yolculuk, kendi türünün şaheseri ve aradan 50 yıl geçmiş olmasına rağmen hala teknik bakımından tut müziğine kadar mükemmel.
Barış Şahin
Barış Şahin

8 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
10 Ekim 2022 tarihinde eklendi
Aldığı puanı haketmiyor. Şu filmi kubrick yerine ahmet mehmet çekse sıfırı basarlardi. Oyunculuk yok senaryo yok. Sonunu getiremedim, yarıda bıraktım. Uzay gemisi vs güzel yapılmış ancak masraf yaptık izleyin der gibi aynı sahneyi 5 dk izletiyorlar. Diyeceksiniz ki o zamana göre güzel film, peki ben hur ve spartacus gibi baş yapıtların yanında bu film midir? Dünyayı kurtaran adamı izleyin en azından eğlenceli.
rudeonerudeone
rudeonerudeone

Takipçi 1.698 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
10 Kasım 2012 tarihinde eklendi
44 yıl önce çekilmiş bu filmin o dönem çerçevesinde gerçekten de görsellik açısından kusursuz diyebileceğimiz ve bugün dahi izleyenleri o konuda sonuna kadar tatmin edebilecek bir yapısı var, bunda zaten izlemiş olan neredeyse herkes hemfikirdir. Kubrick'in yaratıcılığını bu kapsamda uzun uzadıya övebiliriz. Başta "Star Wars" olmak üzere sinema tarihi boyunca bilim kurgu-uzay türünde pek çok filmin de klişe tabiriyle "baba"sıdır. Fakat tüm bu önemli unsurlar, filmin genel anlamda sıkıcı olduğu gerçeğini değiştirmiyor benim gözümde. Kitabı okumadım, filmden çok daha güzel olduğu yönünde yapılan yorumlar da var, bilmiyorum. Ama filmin kalitesini teslim ederken, bir yandan da bazı kısımların gereksiz uzun tutulduğunu ve bu kısımların seyirciyi filmden kopardığını, izlenimi zor bir film yarattığını da söylemek zorundayım. Son dönemden biraz "The Tree of Life" da aklıma geldi o görüntüleri görünce. Bazı makaslar atılsaydı şu an çok daha fazla beğendiğim bir film hakkında yazıyor olacaktım. Arada kalan, yani filmin tam da orta kısımları ise, akıcı, daha hafif bir anlatım tercih ediyor. Daha rahat izleniyor. Sinema tarihine daha ziyade "teknik" başarısıyla geçmiş olan bir film Kubrick'ten.
Engin Yüksel
Engin Yüksel

Takipçi 1.466 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
30 Ekim 2014 tarihinde eklendi
Görsel açıdan kesinlikle dönemine göre çok ileri seviyede olduğu için asla eleştirilemez olduğu kesin.Felsefi yönden ise birkaç kaynaktan yardım almadan çözebilmek çok zor. Zaten Kubrick'de filmin başında bunu dile getirmiş. Şu bir gerçek ki Kubrick anlaşılmazlığın içerisinde birçok şey anlatıyor. Diğer ilginç bir notsa daha uzaya çıkılmamışken bu filmde uzay hakkında detaylı görüntülerin gösteriliyor olması. Film gösterime girdikten birkaç ay sonraysa Armstrong ayın yüzeyine iniyor. Bir film olarak çok sıkıcı gelebilir ama bu bir filmden ötesi çünkü isteseniz de istemeseniz de sizin kafanızı kurcalayıp düşünmeye sevk ediyor 8/10
jamesbond-2
jamesbond-2

Takipçi 1.684 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
28 Ocak 2015 tarihinde eklendi
Yapıldığı 68 yılının teknolojisine göre Kubrick dönemin çok ötesinde bir film yapmış kesinlikle.Hele daha o yılda aya ayak basılmadığı ve teknoloji'nin durumu düşünüldüğünde gerçek ortaya çıkıyor.Günümüzde şuan kullanılan tablet,görüntülü görüşme vs.gibi şeylerin daha o zamanlarda beyazperdeye aktarılması beni hayrete düşürdü ve aynı zamanda da Kubrick'in zekasına bir kez daha hayran kaldım.Belki de Kubrick filmin üzerinde düşünülmesini ve soru işaretlerinin gitmesini istemediği için bu şekilde bitiriyor benim aklıma sonunu gördükten sonra direk bu geldi bunun dışında eşsiz olan müzikleri,diyalogsuz sahnelerde insana gereken mesajları doğrudan veriyor.Bir film gibi izlerseniz sıkılmanız çok muhtemel ama farklı bir gözle bakarsanız eşsiz bulacağınız kesin,içinden onlarca anlam çıkaracağınız ve üzerinde düşünme garantisi olmadan bir yapım.Ustaya saygılar bir kez daha...
volkanick
volkanick

Takipçi 683 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
1 Temmuz 2013 tarihinde eklendi
Yarıda kalan üç denemeden sonra sonunu getirebilmeyi başardığım film ünlü yönetmenin zaten az sayıda olan filmleri arasında eleştirmenlerce en başarılı ı ki yönetmenin herhangi bir filmini başarısız bulan sinema eleştirmeni bulmak avni aker stadyumunda fenerbahçeli bulmaktan daha zor.
Yönetmen filmde ne anlatmak istedi bilmiyorum ama benim filmden anladığım: uzay yolculuğunu,yaşamın kaynağını ıl yolculuk senin doğumundan ölümüne geçen sürede yaptığın gün ölüm döşeğine düşeceksin ve yorgun vücudunla aldığın her hırıltılı nefeste başparmağını emen o bebek olmayı düşleyeceksin.
greendestiny
greendestiny

Takipçi 192 değerlendirmeler Takip Et!

5,0
17 Ocak 2005 tarihinde eklendi
dvd sini yazın almıştım ama kısmet bugüneymiş...gerçekten enfes bir film..zaten bir başyapıt...bilim-kurgu nasıl olurmuş gösteriyor..68 yılından günümüze kadar halen tazeliğini koruyan olağanüstü bir film
Şamil Ö.
Şamil Ö.

Takipçi 171 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
21 Eylül 2017 tarihinde eklendi
Bir sinemasever olarak bilimkurgu yapımlarının bende ayrı bir yeri vardır. Bir bilimkurgu yapımını izlerken bir çok yönden değerlendiririm; örneğin yapımın dilinin ağırlığı, ele aldığı konunun yapısı ve 2001 gibi filmler için fizik kanunlarıyla tutarlılığı gibi. 2001'i de bir çok yönden bu kıstaslara göre kıyasladım. İlk izlenimde gereksiz yavaşlığı, uzun süresi, izleyicisini yersiz geren soundtrackleri ve karanlık yapısıyla biraz irite edici gibi duran yapım aslında insan evrimine dair incelemeleri, filmin başından sonuna kadar mesajlar barındırması, dönemini aşıp gelen sahne-uzay efektleriyle ve Stanley Kubrick'in insanoğlunun geleceğine yani günümüze dair yaptığı ve bir çok yönden doğruluğuyla beni dehşete düşüren öngörüleriyle bilimkurgu dalında bir başyapıt olmayı hak ediyor. 2001 filmiyle beni oldukça etkileyen ve izlediğim ilk filmi olan Stanley Kubrick bu filmiyle benim gibi diğer seyircilerine de diğer filmleri adına iyi şeyler vaad ediyor.
Eren-Emrah
Eren-Emrah

Takipçi 162 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
6 Şubat 2011 tarihinde eklendi
Sürekli ileri almaktan filmi 1.5 saatte bitirdim ama o izledigim 1.5 saat gerçekten harikulade idi. Özellikle 1968 yapımı olması etkileyici. 8/10
kolaric
kolaric

Takipçi 169 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
30 Ağustos 2006 tarihinde eklendi
zaman aralığı en uzun olan film. insanlığın ilk tohumlarından uzay çağına, hatta oradan da sonsuzluğa kadar gidiyor. sırf bu özelliğiyle bile bir başyapıt. ayrıca kubrick'in çok iyi olduğu imaj yaratma konusunda aştığı bir film. henüz insanoğlu aya bile ayak basmamışken bu kadar gerçekçi bir uzay tasvirini yapabilmek insanüstü bir yetenek gerektiriyor olsa gerek. şu ana kadar hiç bir film insana ve varoluşa bu kadar tepeden bakamadı. ve hiç bir müzik, filmin esas soundtrackinde olan o iki nota kadar etki yaratamadı.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler