Pek Yakında
Ortalama puan
3,6
564 Puanlama

74 Kullanıcı yorumları

5
17 Eleştiri
4
25 Eleştiri
3
14 Eleştiri
2
9 Eleştiri
1
5 Eleştiri
0
4 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Murat A.
Murat A.

1 değerlendirme Takip Et!

2,5
10 Ekim 2014 tarihinde eklendi
Türk filmlerini eleştirirken iki seçenek var gibi.

1. Türkiye’de yapıldığını, imkanların bütçelerin düşük olduğunu düşünerek ve filmi yapıp oynayanların diğer işlerini göz önünde bulundurarak iyi niyetli ya da kötü niyetli eleştiri..

2. Seyrettiğimiz tüm iyi filmleri göz önüne alarak ve iyi film ölçülerini kullanarak önyargısız ve dürüst eleştri…

İlk kritere göre, iyi film denebilir.. Cem Yılmaz’dan beklediğimiz kadar değilse de eğlenceli. Sıcak insanı ilişkiler, eski Yeşilçam sinemasına saygı. Başı sonu belli olmayan, finali seyirciye bırakılan, ortaya bir sürü fikir atıp hiç bir sonuca varmayan tatmin olmadan çıktığınız abuk subuk filmlerden değil. Gidilir, zaman geçirilir, eğlenilir.

İkinci kritere göre ise kötü film. Çünkü iyi film iyi bir final demektir. Ne kadar eğlenceli sahne koyulsa da, ne kadar çok fikir ve görüş ihtiva etse de bir filmin finali tatmin etmiyorsa o film yarım kalmış demektir. Pek Yakında filminin ilk yarısı gerçekçi ve eğlenceli, ikinci yarısında ise büyük bir inandırıcılık sorunu başlıyor. Final şıpın işi olmuş. Seyircinin beklediği ve istediği gibi bitmesi yani karı-koca-çocuk mutluluğunun sağlanması güzel ama bu sanki artık filmin sonu geldi bunları barıştırmak gerek demek ister gibi bir anda hiç tatmin etmeyen tek bir sahne ile oluyor.

Film son düzlüğe çıktıktan, yani final görüldükten sonra gereksiz derecede uzamış. Bu da son yarım saati izlerken büyük sıkıntı veriyor.

Karısının Zafer’in (Cem Yılmaz) taktığı yeşil maskeden görülen gözleri ve ses tonunundan onu tanımaması inandırıcılık sorunu. Çünkü hepimiz tanıdığımız insanların ses tonu değişse bile konuşma tarzından, vurgularından kısacası fonetiğinden o kişiyi tanırız. Ama Cem Yılmaz sesini sadece biraz kalınlaştırıyor ve 10 yıllık karısı onun olduğunu anlamıyor. Ses tonunu geçtim gözler daha da karakteristiktir..

Hal böyle olunca filmde komediyi ve duygusallığı yaratan “aslında kocası olduğunu bilmiyor” durumu inandırıcılığı kaybediyor. Mış gibi yapıldığı için mış gibi seyretmek gerekiyor. Bunu görmezden gelerek filimi eleştirmek ilk kategoriye giriyor.

Kıvanç Tatlıtuğ ayarında bir ünlüyü sembolize eden Boğaç Boray karakterini bir iki paparazzi numarasıyla bir anda ünsüz hale getirebilmeleri inandırıcı değil. Başrol Zafer’in Avatar-2’nin çıktığı bir dönemde Şahikalar adında 1970lerde yazılmış Dünyayı Kurtaran Adam absürdlüğünde bir senaryoyu sinema filmi haline getirmeye çalışması ve gişede para kazanarak herşeyi düzeltmeyi hayal etmesi de inandırıcı değil. Bir kahramanın tüm parasını böyle saçma bir filme yatırıp köşeyi dönebileceğine inanmadığınız zaman o kahraman inandırıcılığını yitiriyor.

Bir film avantür macera ya da bilmikurgu değilse her adımı baştan sona inandırıcı ve gerçekçi olmalı. Komedi bile olsa. Bir kısmı gerçekçi bazı kısımları “yaptım oldu” tadında olunca geriye tek bir seçenek kalıyor, o filmi 1. kategoriye göre, yani iyi niyetle ya da kötü niyetle eleştirmek.

Son eleştirim ise bazı yapımcıların bazı sabit oyuncuları olması ve her filmde sanki şartmış gibi onlara mutlaka rol vermesi. Bu bile inandırıcılığa vurulmuş bir darbe. İyi bir filmi izlerken seyirci “film çekmişler” dememeli. Kendi dünyasından çıkıp filmin dünyasına tam olarak girebilmeli.

Bu açılardan bakınca Pek Yakında filmi iyi bir film değil, Cem Yılmaz’ın çektiği eğlencelik bir şov.

Son olarak, film eleştirisi niye yapılır, niye yazılır.. Filmi öven film eleştirisi "filme gidin izleyin” demeye çalışırken filmi beğenmeyen film eleştirisi “filme gitmeyin” demeye çalışmaz. Sadece “mutlaka gidin” diyen iyi eleştirilerin bir eleştirisidir sanki..
SerdarKayaDemir
SerdarKayaDemir

Takipçi 5 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
20 Şubat 2019 tarihinde eklendi
Cem yılmaz deyince insanların aklına direkt stand-up performansı geliyor bu normal.Cem yılmaz bu filmde bir kez daha türk sinemasının çitasını bir tık öteye taşımış ve kariyerine bir başarılı film daha eklemiş.Yanında diğer üstadlarda tat katmış filme.Kötü yorumu kesinlikle hak etmeyen bir film.İnce göndermeler harika olmuş tabi anlayana..!
Dicle S.
Dicle S.

Takipçi 2 değerlendirmeler Takip Et!

1,0
8 Ekim 2014 tarihinde eklendi
Hayatımda izlediğim en sıkıcı ve slowmotıon film. Mümkünse CEM YILMAZ sadece komedyenlik yapsın.
Umut K.
Umut K.

Takipçi 3 değerlendirmeler Takip Et!

0,5
25 Ekim 2014 tarihinde eklendi
Beş para etmez, bir adamın bir kere daha benligini Turk milletine begendirme çabası. Cm Ylmzin filmcilik oynamasi ve yapamamasi....Bir filmde gozumuzin icine soka soka bu kadar reklam ve urun tanitimi olur mu. Basrollerde Cem yilmaz, pepsi yedigun ve digerleri....bu film bizi bize bizle anlatiyormus....bu film bize pepsiyi cem yilmazla anlatti....cok sıkıcıydı.
Ahmet Ç.
Ahmet Ç.

Takipçi 1 değerlendirme Takip Et!

1,0
12 Ekim 2014 tarihinde eklendi
Artık kabak tadı veriyorsun Cem Yılmaz..Filmlerin zaten hiç bir zaman çok çok iyi olmadı ama artık espirilerin de bayalaştı.Film zaman kaybından başka bir şey değil.
Rabia A.
Rabia A.

Takipçi 2 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
3 Kasım 2014 tarihinde eklendi
Klasik Cem Yılmaz filmlerinden farklı. Eğer gülmek adına fazla beklentiniz yoksa (diğer CY filmlerine göre) ailece izlenip keyif alınabilecek düzeyde..
Emre S.
Emre S.

Takipçi 2 değerlendirmeler Takip Et!

4,5
1 Kasım 2014 tarihinde eklendi
Gittim Beğendim. Hem de çok. Eve geldim sıcağı sıcağına yazıyorum.

Öyle sinema eleştirisi yapacak seviyede değilim. Bunu da söylenenin tam tersini zihinde çok subliminal canlandıracak sahte bir tevazu ile söylemiyorum. Bir çok filmdeki bir çok noktayı detayı çoğu zaman fark edemem ya da yorumlayamam. Çoğu kişinin fark ettiğini görünce de acayip kıskanırım. Filmi suçlarım. Edebiyat okudum, yediremem. O yorumlayamadığım hikayeler şiirler gelir aklıma. Kabul edemem. Reddederim. Ben anlamadıysam yoktur öyle bir şey arkadaş! Emin olun bu yorumu öyle ne kadar iyi analiz ettiğimi göstermek için değil, sadece bu fark ettiklerim -ya da kendi uydurduklarım- belki hoşunuza gider de filmden aldığınız keyif artar diye yapıyorum.

Film gerçekten arzuladığım keyfi bana yaşattı. Bu gerçekten zor. Acayip bir beklentiyle izledim filmi. Bir Cem Yılmaz filmi. Kolay değil beklenti çıtasını aşağıda tutmak. Bir diğer neden film zevkini takdir ettiğim kişilerden gelen çok sağlam tavsiyeler. Çoğu zaman onlar olmasa yaşayacağım muhtemel bir keyfi hayal kırıklığına dönüştüren bu tavsiyelere ve sahiplerine bu kez teşekkür ediyorum. ARZUlarım ZAFERe döndü.
Bir zafer benim için bir filmi beğenmek. Arzuladığım keyfe kavuşmak. Keyfim anlamak. Bir filmin çoğunluğunu anlamazsam çok huzursuz oluyorum. Tamamını anlarsam da bir daha izlemiyorum. Tekrar tekrar izlediğim filmler hep çoğunluğunu anladığım fakat her izlediğimde yeni bir şey keşfetmeme olanak sağlayan filmler. Bu da ana hikayenin ya da temel mesajın kolay anlaşılırlığı sayesinde oluyor. Bu anladığımı hissedip rahatlama sebebim. Rahatlayınca aldığım keyif artıyor.

Pek yakındanın ana hikayesi de oldukça sade. Detaylar bir o kadar zengin. Ana hikayede rahatladım. Detaylardan çok keyif aldım. Bir çok detayı kaçırdığıma eminim. Onlar bir kaç defa daha izleme sebebim olacak.

Film kurgusu, farklılığı, o gerek detaylarla gerek ana hikayeyle yarattığı farklılığın içindeki aşinalık duygusu, yeniyi eskiden hareketle yaratma keyfi, beyazperde emeğine verilen selamlar, oyuncu seçimleri, sürprizleri, detayların bağlanışı ya da verdiği keyif, göndermeler, espriler, renkler, kostümler, mekanlar, nesneler, müzikler, postmodern öğeler final çok hoşuma gitti. Gerçek-Hayal Komik-Ciddi arası git gel bir film. O huzursuzluğu hissediyorsunuz. Karakterler de ona göre şekillenmiş. Bir tık gerçek ötesi bütün karakterler. Bir tek Zafer karakterinin eşi gerçekçi geldi bana. Bu kadar sanal karakterin arasında olmamış bu dedim. Kendimce eleştirdim. Her karakter bir tık gerçek ötesi ama karısı gerçek. Sonra düşündüm. Problemi var Korsancı Zafer'in karısıyla. Boşanmak isteyen karısını tekrar elde etmek için bir film çekiyor. Film bir hayal. Ahben'in hayali. Bunu da "gerçeğe ulaşmak için hayali kullanmak" olarak yorumluyorum rahatlıyorum ben. Kasıtlı mı yaptı bunu Cem Yılmaz onu bilemem. Ben rahatlar geçerim.

Bir de olumsuz görüş yazayım nazar boncuğu olsun. Cem Yılmaz'ın oyunculuğu biraz yapmacık geldi bana. Filmin gerçek ötesi tavrından farklı bir yapmacıklık. Repliklerin ezbere olduğunu bilsem de hissetmek istemiyorum ben. Hissettim. Benim gereksiz beklentim belki. Geçelim. Gözüme çarpan ufak bir detayı paylaşıp bitireyim. Boğaç Boray karakteri filmin sonlarına yakın bir bölümde bir rubix küpü alıyor eline. Filmde daha önce görmediğim ya da fark etmediğim ve filmle pek ilgisi yokmuş gibi görünen bir iki saniyelik bir sahne. Şu geldi aklıma. Rubix küpünün ortasındaki renkler sabittir. Etrafındaki renkler ne kadar değişirse değişsin merkez yerinden oynamaz. Küpü çözebilmek için diğerlerini ortadaki renklere uydurmak lazım. Ortadaki renklere kişilik diyelim. Kişilik sabit kalıp diğer unsurlar ona uyum sağladığında problem çözülür. Kişi kendini bulur. Filmin sonunda Zafer kim diye sorulduğunda Zafer benim! diyor "AhBEN'in" filmini çeken Zafer. Zafer ben olmak. Zafer kendin olmak. Bir başkasını oynayarak başka renklere yaranmaya çalıştığında değil kendin olduğunda zafer gelir. Korsanlık sahtelik değil Orijinallik gerçeklik gerekir. Hee zafer de öyle zahmetsiz olmaz. Emeksiz yemek! olmadığı gibi.
Velhasıl kelam, Pek Yakında Korsan değil orijinal film vesselam..

Kaynak: filmelestirisi. com
Mine ö.
Mine ö.

Takipçi 1 değerlendirme Takip Et!

4,0
2 Kasım 2014 tarihinde eklendi
Hayattta karsilasamayacagimiz,şahit olamayacağımız hayatları önümüze getirmiş..bence çok değişik bir gezintiye çıkaran şık bi film olmuş..
Ümit Ç.
Ümit Ç.

Takipçi 1 değerlendirme Takip Et!

5,0
12 Ekim 2014 tarihinde eklendi
tabiki herkesin görüşü farklıdır ama bence çok iyi bi filmdi çok iyi ince espiriler vardı izlemelisiniz bence
Ersev Ç.
Ersev Ç.

Takipçi 1 değerlendirme Takip Et!

0,5
22 Kasım 2014 tarihinde eklendi
Eleştirileri okuyorum bakıyorum çok güzel diyorsunuz benimde diyeceğim bizim kendi hayatımızı buraya koysak bu filmden daha güzel bi film olur okadar...
Oktay K.
Oktay K.

10 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
26 Ekim 2014 tarihinde eklendi
Ya Ben bu filme berbat diyenleri anlayamıyorum ya da ben Cem Yılmaz fanı olduğum için objektif bakamıyorum.Bu filme deli gibi gülelim diye gidilmez gidenler gerçek sinemasever değildir bence.Recep İvedik gibi kalitesiz espriler yerine 4-5 tane sağlam ince espri patlatırsan bence o film daha güzel sayılır.Hem komedi değil diyenler de yanılıyor bence filmin ilk yarısında acayip bir şekilde güldüm doğru ikinci yarısı pek komik olmasa da film kalite bakımından Türk sinemasının en iyi filmleri arasına giriyor çekim olarak konu olarak.Vizyondan çıkmadan gidin izleyin,önyargılı izlemezseniz eminim iyi ki gitmişim diyeceksiniz.

Sevgilerle...
cüneyt altuntaş
cüneyt altuntaş

9 değerlendirmeler Takip Et!

3,0
29 Ekim 2014 tarihinde eklendi
Cem yılmaz deyince tabi ki herkesin yüzünde bir gülümseme belirir. Yapmış olduğu espriler ve ince ince laf dokundurmaları olay olur herkes kahkahalarla güler. Pek yakında filminin kadrosu oldukça iyi ve kaliteli bir kadro. Senaryoya gelince beğendiğim pek söylenemez. Karısının sevgisini tekrar kazanmak için film yapmaya karar verir. Olaylar gelişir ince esprilerle gülüyorsunuz ama basit ve ucuz kalmış. Cem yılmaz ismi kahkahalarla gülmelerle özdeşleşmiş artık. Bu tarz filmler Cem yılmaz ’a göre değil. Şovları tamam ama filmler olmuyor o istenilen kıvam tutmuyor ne yazık ki. A.r.o.g. ve g.o.r.a. filmleri kahkaha tufanı estiriyor. Bence pek yakında filmi yerine bunları izlemek daha eğlenceli.
Nedret Akkalem
Nedret Akkalem

9 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
11 Aralık 2014 tarihinde eklendi
Film zaman zaman güldürse ve eğlenceli olsada, özellikle ikinci bölümünde gereksiz uzatmalarla sıkıcı olmuş. İlk yönetmenlik denemesinde, çektiği sahneleri atmaya kıyamamış anlaşılan. Seyirciye sanki "hala espriyi anlamadınız mı? Hadi gülün artık..." dercesine sahneleri ve diyaloğları gereksiz uzatmış.
Ersoy Korkmaz
Ersoy Korkmaz

6 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
15 Ekim 2014 tarihinde eklendi
her kes nedense cem yılmaz denince yarıla yarıla güleceğini düşünüyor ki cem yılmaz ın bile kendisi bunu idea etmiyorken :) film duygusal komedi. ve bence goradan sonra en başarılı yapıtı olmuş. espireler sade ve yerinde... kararında bir film. tebrikler.
Samet Sagun
Samet Sagun

54 değerlendirmeler Takip Et!

4,0
23 Nisan 2020 tarihinde eklendi
Pek yakında bir komedi filmi değildir onu bi kenara not edelim öncelikle bu beklentiyle izlemeyin
Sıcak bir aile filmi ...
Ve benim beğendiğim bir film
Cem yılmazın baba olduktan sonra etkilenip yazdığı ve çektiği bir film olsa gerek :) filmin içinde başka filmin fragmanı olan daha önceki filmlerine ve filmlere her zaman ki gibi gönderme de bulunduğu izlenebilir sıcak bir film
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler