Her Şeyin Teorisi
Ortalama puan
4,2
175 Puanlama

19 Kullanıcı yorumları

5
4 Eleştiri
4
10 Eleştiri
3
4 Eleştiri
2
1 Eleştiri
1
0 Eleştiri
0
0 Eleştiri
Sırala
En yararlı eleştiriler En yeniler En çok eleştiri yazmış üyeler En çok takip edilen üyeler
Birkan K.
Birkan K.

Takipçi 51 değerlendirmeler Takip Et!

2,5
21 Şubat 2015 tarihinde eklendi
Ünlü Fizik Profesörü Stephan Hawking’in kara delikler hakkındaki teorisini bulmasıyla süregelen, daha çok özel hayatını anlatan The Theory of Everything, Eddie Redmayne’ın Stephan Hawking’e çok benzemesi ve iyi rol kesmesi dışında beni fazla tatmin etmedi açıkçası. Oscar’da en iyi film adayı olması ve IMDB’ye yüksek puan ile giriş yapması, bir Akıl Oyunları (Beautiful Mind) beklentisi yarattı bende. Ama film vasatı aşmıyor ne yazıkki. 2 saatlik filmde teoriyi bulma süreci, Hawking’in teorileri ve ALS hastalığı ile ilgili bölümler çok yumuşak ve üzerinde durulmadan basitçe geçilmiş. Bunda filmin Stephan Hawking’in ilk eşi Jane Hawking’in kitap uyarlamasından senaryolaştırılmasının da etkisi büyük tabi. Film tek bir bakış açısından anlatılmasa da ex yengemiz Jane daha çok kendi hal ve durumunu ortaya koymuş. Ama bu haleti ruhiyenin de içine giremiyoruz. Yani ALS hastası bir adamla evli olan bir kadının zorluğu ve ruh hali gözler önüne serilmek istense de sanırım Stephan Hawking’in yaşamını devam ettirmesinden mütevellit fazla ayrıntıya girilmemiş üstün körü anlatılmış her şey. Bir de sürekli çocuklar oluyor. Yenge getirip Hawking’in kucağına veriyor. Bir buseli sahne görsekte, bunların Stephan’dan mı yoksa leyleklerden mi geldiğini anlayabilseydik. Bazen kitap uyarlamaları senaryoya çevrildiğinde 2 saatlik filme her şey sığdırılamıyor, bu da çekilmek için çekilmiş bir biografi filmi ortaya koyuyor. Ne de olsa merak edilen ünlülerin biografileri sinema seyircisi ve sevenleri tarafından mutlaka izlenir. Bu arada Eddi Redmayne’in Oscar ödüllerinden Yılın En İyi Aktörü adayı olması bu filmi izlenilmesi gereken filmlerden kılıyor. Gerçekten bu hastalığı yaşamanın ne kadar zor olduğu bir gerçek, sağlıklı bir birey olarak bu hastalığın canlandırmasını yapmanın bile ne kadar zor olduğu, Eddie Redmayne’ın ne kadar büyük bir yükün altından başarıyla kalktığını görüyoruz. Bu yüzden en iyi aktör adaylığının en büyük favorisi bence. Kadın oyuncumuz Felicity Jones’da ne yazık ki güzelliği dışında duygusunu algılayamadığımız bir performans sergilemiş. (Bu arada filmi izlerken; “Olum bu kız çok güzel gerçek yengemiz de bu kadar tatlı mı ?” diye baktım Google’dan) Ex yengemiz filmin senaristi olduğu için kendini güzel bir aktiristin oynamasını istemiş sanırım. Spoiler: Bu arada filmin son sahnesinde çocuklar boyuna gelmiş artık. Yenge’de herhangi bir yaşlılık belirtisi yok. Koskoca Hollywood yapımı bari Flash Tv yaşlandırma tekniği ile eskitseydiniz Jane Hawking’i. Bence bunda da yengenin parmağı var.
Daha Fazlasını Göster
  • En son Beyazperde eleştirileri
  • En İyi Filmler
  • Basın Puanlarına Göre En İyi Filmler