Ortalama puan
4,1
605 Puanlama
Aynı Yıldızın Altında hakkında görüşlerin ?
4,5
30 Haziran 2014 tarihinde eklendi
Filmi bugun izleme fırsatı buldum ve uzun zamandır böyle etkilendiğim bir film hatırlamıyorum özellikle konusu sizi bir hayli etkilediği halde sizi hayata tutunmanız için yeni bir sebep verecek özellikle kurgu görüntü sahne geçişleri romantizm aşk dram duygu umut acı komedi bu tarzda olması gereken herşeyi size veriyor ve tabiki sizi filmin içinde tutan en önemli durum oyunculuk ordada devreye Shailene Woodley ve Ansel Elgort giriyor inanılmaz oyunculuk sergilemişler sizi büyünün içerisine esir ediyorlar son olarak yönetmeni kutluyorum oyuncu kadrosu çok sağlam olmuş arkadaşlar özellikle eşiniz veya kız arkadaşınızla gitmenizi şiddetle tavsiye ederim pişman olmazsınız iyi seyirler...
4,5
25 Mayıs 2016 tarihinde eklendi
Uykuya dalar gibi aşık oldum..Önce yavaş yavaş, sonra bir anda.
John Green'in çok satan "Aynı Yıldızın Altında" kitabının film uyarlaması gecikmelide olsa ülkemizde bugün vizyonda yerini aldı. 16 yaşındaki Hazel Grace, troid kanserine yakalanmış ve kanserin ciğerlerine sıçramasıyla birlikte hayatını sürekli yanında taşıdığı oksijen tüpüyle sürdürmek zorunda kalmıştır. Annesinin ısrarıyla birlikte kanser hastalarının bulunduğu destek grubuna gitmeye başlayan Hazel, burada kanseri yenmiş ve bir bacağını kaybetmiş olan Augustus ile tanışıyor. Aynı gün terapiden sonra Gus'ların evine giden Hazel, birbirleriyle hayatları hakkında paylaşımda bulundukları sırada çok etkilendiği hatta hayatına yön verdiği 'Muazzam Çile' isimli kitaptan bahsediyor. Kitabı okuyan Gus, sonunun beklenmedik bir şekilde bitmesiyle Hazel'ın uzun zamandır cevaplanmayı bekleyen sorularına cevap bulabilmek için kitabın yazarı Peter Van Houten ile iletişime geçiyor..
Film Hazel'ın, hayata bakış açımızın aslında her şeyi değiştirebileceğini anlatmasıyla başlıyor. Yapıt oldukça pozitif bir yaklaşım ile ele alıyor dramı. Aslında ölüm ve aşk temaları başı belli, sonu belli olan alışılagelmiş konular. Yalnız John Green bu ikisini alıp kendi tavasında pişirip önümüze koyuyor bu sefer. Hazel ve Gus'ın hastalıkları ve hayatları konusundaki farkındalıkları, bunu kabul edişleri ve olayı dramatize etmeden kalan yaşamlarını sürmeleri Aynı Yıldızın Altında'yı türünde farklı bir yere yerleştiriyor.
En mükemmel yanı aşk ve dramın mizah ile harmanlanması elbette. Güçlü bir dramın yanında güçlü bir mizahı bulundurması filmin en büyük artısı oluyor bence ki seyirciye göz yaşları döktürenin de bu olduğunu düşünüyorum. Salt dram bu kadar etkili olmazdı.
Kitabı çok etkileyici olmasına rağmen en ufak bir yanlış seçimde filmi bu özelliğini yitirirdi. Oyuncu seçimlerinin doğruluğu, tiplemelerin bu kadar iyi yapılması ve performansların mükemmel oluşu filmi, en iyi kitap uyarlamaları arasında ilk üçe taşıyor bence. (Filmin kitaba sadık kalması konusunda biraz aşağıda daha detaylı fikirlerim yer alıyor.)
Güzel bir hayata !
Umutları hiç bitmeyen, yaşamayı seven.. Aşkı, acıyı, bütün duyguları bu kadar güzel hissedebilen iki gencin ölümle burun buruna olması şüphesiz ki seyirciye ağlama garantisi veriyor. Hayatın anlamını aramak, umut, aşk, keşfetmek, ne olursa olsun yaşamayı bilmek; yanında getirdiği muhteşem duygular ile birlikte filmin özünde yatan mesajlar.. Aslında film anlamını beraberinde getirdiği duyguların içinde saklıyor.
Ben filmi beğendim, oldukça başarılı buldum ve beklediğime değdiğini düşünüyorum.

İzlemenizi öneriyorum ama özellikle sinemada değil. Sinemada tatsızlık verici olaylarla karşılaştığım için size DVD'sinin çıkmasını beklemenizi öneririm ama yine de sinemada izlemek isterseniz bence vizyondaki 2. haftasını bekleyin..

ACI HİSSEDİLMEYİ TALEP EDER.

Ve herkesin merak ettiği soru ;
FİLM DE KİTABA SADIK KALINDI MI ?
Sanırım bu soruya rahatlıkla "EVET" cevabını verebiliriz. Evet, film de olabildiği kadar kitaba sadık kalındı. Burada yazarında ilgisinin büyük payı var tabii ki. John Green, film yapım aşamasındayken oldukça titiz davrandı ve yapımın her detayı ile ilgilendi. Green, çekimlerin çoğunda setteydi ve oyunculara tavsiyelerde bulundu. Bütün bunlar %100 kitaba sadık kalındı demek değil elbette. Bu mümkünde değil zaten. Eğer her sayfası bambaşka anlamlarla yüklü bir kitabı beyaz perdeye uyarlıyorsan bazı şeylerden taviz vermek zorundasın demek oluyor bu. Çünkü bütün bunları 2 saat 5 dakikaya sığdırmak imkansız..!
Kitapta, okuyucu için önemli olan ve derin anlamlar yüklediğimiz noktaların filmde üstün körü geçilmesi elbette ki benim gibi kitabı çok sevip ; filmi hevesle bekleyenler için bir hayal kırıklığı yaratacaktır. Bu yüzden "Film mi ? Kitap mı ?" diye sorsanız; film izlemeyi geçekten çok çok çok fazla seven biri olarak, düşünmeden kitap derim. Film tabii ki beni muazzam bir şekilde etkiledi. Eğlendim, eğlenirken aynı zamanda üzüldüm ve göz yaşları döktüm.. Fakat aynı hikayeyi John Green gibi usta bir kalemden dinlemek gerçekten çok farklı . Bu yüzden kitabı okumadan filme gidenler için mutlaka kitabı (hatta John Green'in bütün kitaplarını) okumasını şiddetle tavsiye ediyorum.
4,0
28 Şubat 2015 tarihinde eklendi
Filmin daha önceden kitabını okuyanlar farklı düşünebilirler ve ister istemez film ile kitap arasında karşılaştırma yapmaları muhtemeldir; fakat ben kitabını okumadığım için direkt film üzerinden yorum yapmak istiyorum.

Öncelikle şunu belirtmek isterim; herhangi bir filmi ayrı ayrı parçalara bölsek, örneğin; yönetmen,oyuncu,senaryo,müzik vs.. hepsi kendi çapında mükkemmel olsa yine de söz konusu projeyi iyi bir film yapmaz. Mesele bu parçaların kombinasyonudur. Uyum ne kadar üst düzeyde olursa filmin başarısıda o denli artacaktır. Elbette bu filmde hepsinin uyumundan söz etmem olanaksız. Dikkat çekmek istediğim taraf başrollerde ki Shailene Woodley ve Ansel Elgort'in uyumu beni gerçekten etkiledi. Sanırım oyuncular sadece senaroyuyu değil kitabı okumuş olsalar gerek. Çünkü durumu o kadar çok iyi kavramışlar ki, ne yaptıklarının farkındalar bu da oyunculuklarına pozitif bir şekilde yansımış. Henüz genç yaşlarına rağmen iyi iş çıkartmışlar.

Onun dışında trajedi temelli bir konusu olsa da daha sevimli bir uslüp ile izleyicilere sunuluyor. Yani sadece üzülmüyoruz gülüyoruz ve de eğleniyoruz. İzlemelisiniz...
4,0
5 Temmuz 2014 tarihinde eklendi
Kitabını okumadığım için biraz tedirginlikle girmiştim salona. Ama pek bir şey fark etmedi gibi. Filmi gayet anladım. Hatta okusaydım sonunu bileceğim için pişman olurdum bile diyebilirim!

''Shailene Woodley rolü iyi üstlenmiş''

Shailene bu sefer kısa saç ile karşımıza çıkmış ki şahsen kitabı okumadığım için böyle bir simayla karşılaşacağımı pek sanmıyordum.
Daha öncede Divergent filminde de beğendiğim Shailene henüz genç yaşına (23) rağmen kariyerinin zirve noktasına ulaşmak üzere.
Amerika'da da epey izlenmişti film. Divergent'ta parlamıştı biraz, şimdi tam anlamıyla parladı. Yakında daha çok projelerde göreceğimizi umuyorum ve tahmin ediyorum.

''Scott Neustadter&Michael Weber ikilisi yine iyi senaryo yazmış''

Daha önce 500 Days Of Summer filminde de birlikte senaryoyu üstlenmişlerdi. O sefer de romantiklik ve komediyi birlikte iyi idare etmişlerdi.
Eleştirilermenlerden de, yapımcılardan da, senaristlerden de olumlu yorumlar almışlardı. Şimdi de bu filmle zirveye yürüyen yolda bir adım daha attılar.

''Çeviri; halk diliyle olunca ayrı bir tad vermiş filme''

Twitter/Facebook'ta film hakkında konuşulan konulardan biri de çevirisiydi. Mantıklı çeviri olsa bile birkaç yerde halk dili kullanılmıştı.
'eyvallah' gibi sözcükler biraz şaşırtsa da, çeviri kendini güldürtebiliyordu.
Çevirideki hata ise; Tanrı ve Allah'ı cümle içinde birbirlerine karıştırmalarıydı.
Hatta bir konuşmada şöyleydi;

''Neden bana bakıyorsun?''
''Çünkü güzelsin. Güzele bakmak sevaptır.''

''Film muhteşem de ağlayacak yer pek yok''

Filmi bir arkadaşımdan duyunca pek sıcak bakmamıştım gitmeye. Ama başrolünde Shailene'nin oynadığını ve eleştirmenlerden tam not aldığını duyunca fikrimi değiştirdim ve gitmeye karar verdim. Amma velakin beğensem bile hiç ağlayamadım.
Bu belki benim pek ağlamayı sevmeyen biri olduğumdandır. Ama filmdeki tebessüm ettirmeye yeten ve artan sahnelere bir şey kimse diyemez sanırsam.

''Tek sorunu; yaşça ufak seyirciler''

Herkesin tahmin ettiği üzere filme genç kızlar/sevgililer gidecektir çoğunlukla -tek başına gelen erkekler benim gibi istisna-. Ama filmin '7+/13A' olduğunu unutup gidenler filmin tüm zevkini kaçırıyor.
Forum İstanbul'da bu yıl yaklaşık 15-20 film izlemişimdir ve hiçbirinde çıt çıkmaz. Ama bu sefer çoluk-çocuk geldiği için epey bir ses oldu. Arka koltukta oturanların mısır yerken ve cola hüpürdetirkenki sesleri ve bağırarak konuşmaları yüzünden birkaç yerini kaçırdım.
Neyse ki film dublaj değil de altyazılıydı. En azından altyazıyı okuyarak bir şey anladık.

''Gişe tahmini: 450 bin''

Film eğer kitaptan uyarlanmasaydı 'en fazla 50 bin' derdim ki o da kopya sayısından. Ama film çok beklendiği ve kitabın çok merak edildiği için açılışı iyi oldu. 150 kopya ve yaz mevsiminde çıktığını düşünürsek ilk hafta rakamı 105 bin olarak iyiydi. Hele ki Cuma günü gitmesem bile duyduğum kadarıyla; tıklım tıklımmış salonlar.
Ki aslında bugün de çok bir şey fark etmedi. Yine doluydu salon. Tahmin ediyorum ki Transformers filmi kadar kopya alsaydı; ona fark atardı.
Yine de yaz mevsimine oranla yüksek bir rakam alır ve 450 bin ile dvd'lere çıkar.

Film notu: 8,7/10
Kısaca: ''10 Numara, 5 Yıldız''
4,5
13 Eylül 2014 tarihinde eklendi
Mutlaka zaman ayırmanız gereken bir film. Sonu sizi şaşırtabilir. Gerçek aşkı anlatan bir film. Oyunculuk gerçekten çok güzel.
4,0
28 Haziran 2014 tarihinde eklendi
Kitabını okudum okuduğum en iyi duygusal romanlardan biri olmuştu okuduğum andan vizyon tarihi olan 27 hazirana kadar sabırsızlıkla bekledim filmden çok büyük beklentilerim vardı. Biraz hayal kırıklığına uğradığımı söylemezsem haksızlık ederim bir çok önemli kitap sahnesi es geçilmiş. Yani kitabı okuyanlar için biraz hayal kırıklığı olabilir ama güzel bir film olduğu kesin. Oyunculuklar çok başarılıydı bence iki kanserli gencin mükemmel aşkı gerçekçi bir şekilde sergilendi. Çok duygusal sahneler vardı salonun tamamını ağlatmayı başardı. Her şeye rağmen bu sonsuz aşk hikayesi güzel oyunculuklarla ve duygusallığa hafif mizah katarak beyaz perdelerimize yansıtıldı. tavsiye ederim. :)
4,5
2 Kasım 2019 tarihinde eklendi
Normalde romantik fimlerden pek hoşlanmam fakat bu filmin akışı ve vıcık vıcık değil de samimi olan ilişkileri filmi çok güzel bir aşk hikayesine dönüştürüyor. Filme bir başlık bulmak gerekirse aşk ve ölüm diyebiliriz.
4,0
6 Temmuz 2014 tarihinde eklendi
Yer yer daha önce izlemiş olduğum Now is Good filmine benzese de sağlam bir konu ve iyi oyunculuklarla anlatmak istediği konuyu şık bir şekilde ortaya koyan güzel bir beni en çok etkileyen cümle ise
'' Acı hissedilmek ister '' idi..
4,0
7 Şubat 2022 tarihinde eklendi
Bu filmde sağlığınızın değerini, birine aşık olmayı ve bu ikisini kısıtlı zamanda yaşamayı gördüm. Oyunculuk ve hikayesi çok iyi. Ayrıca dialoglar akıllıca ve özgün. Bu filmi eşinizle veya flörtünüzle izlemekte ayrı bir tat vermekte. Hem gülüp hem ağlayacağınız harika bir film.
4,0
17 Temmuz 2014 tarihinde eklendi
kitabını okumuş biri olarak beklentilerimi karşıladığını söyleyebilirim. sinemada izlemeyin ama. ağlamaktan filmi göremeyip yarısını kaçırabilirsiniz!
4,0
6 Ağustos 2021 tarihinde eklendi
Filmi beğenerek bir kaç izledim.Oyunculuk kalitesi ve kurgu çok iyi yapılmış.İzlemeyen varsa kesinlikle izlemelerini tavsiye ederim.
4,5
25 Temmuz 2014 tarihinde eklendi
Aslında filmin konusuna baktığınızda size klişe gibi gelebilir, ama konu hayret edilesi bir şekilde güzel işlenmiş. İlk yarısında yüzünüzde tebessümün eksik olmayacağı, ikinci yarısında da gözyaşlarınıza hakim olamayacağınız bir film. İzlemediyseniz hayatınızda bi eksiklik hissedin, "niye izlemedim" diye kendinize kızın.
4,5
6 Aralık 2020 tarihinde eklendi
Hayat kısa sevdiğinize sevdiğinizi söyleyin geçen gün manavcıya onu sevdiğimi söyledim domateslerde çok güzel veriyimmi iki kilo dedi olsun yinede söyledim şimdi sizlerin huzurunda sizede söylemek istiyorum seni seviyorum ranya cemal
4,5
3 Şubat 2016 tarihinde eklendi
Film gerçekten iyi bir dram.Kanser olan 2 gencin hayata tutunmasını anlatıyor.İzlemenizi ravsiye ederim.
Daha Fazlasını Göster