En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
Turgay Buğdacıgil
Takipçi
2.342 değerlendirmeler
Takip Et!
1,5
24 Ekim 2025 tarihinde eklendi
Senaryosunu...
Alphan Dikmen ile Başak Angigün kaleme alırlarken...
Yönetmen koltuğunda da Kemal Uzun'un oturmak da olduğu "Çanakkale Yolun Sonu"; baş da, prodüksiyon tasarım ile sanat yönetimi kısımlarından tutun da, gerek sinema sanatı ve gerekse de tekniği bağlamında...
Neredeyse her açıdan başarısız olduğunu görmenizin kaçınılmaz olduğu...
***
Hatta...
Seyrederken de, sanki filmin kendi kendine...
"Gerçekten de olmamış!" şeklinde...
Bas bas bağırarak durumu "zaten özetleyen / yani itiraf eden", fazlasıyla "yavan" bulduğumuz bir savaş draması olarak geliyor karşımıza...
***
Gelin isterseniz...
Türkiye standartlarında "iyi" sayılabilecek...
5 milyon TL'nin üstündeki bir bütçeyle çekilirken...
Post prodüksiyondaki tüm uygulamalarının da, yerli Digiflame firması tarafından gerçekleştirildiği bu filme biraz daha yakından bakalım...
***
İngiliz donanması, denizden toplarıyla...
Çanakkale sırtlarını döverken...
Sandallara bindirilmiş Anzak birlikleri de...
Karaya çıkartma yapma pozisyonu almış...
***
Aynı esnada da...
Asteğmen Muharrem'in (Tevfik Erman Kutlu) komutasındaki Türk askerleri de...
Siperlerinde, onları beklemek de...
***
Başlayan...
Ve her iki taraf açısından da...
Ziyadesiyle kanlı giden çatışmanın neticesinde...
Asteğmen de vurulur vurulmaz...
Türk birliği, geri çekilmek mecburiyetinde kalır...
***
Derken...
Bolkar Dağları'nın köylerinden birisine...
Atıyla uğrayan askeri bir ulak...
Cepheden asker mektupları getirmesinin yanı sıra...
Vurularak şehit düşenlerin isimlerini de birer birer açıklamasına ilaveten...
Yanında getirdiği seferberlik emrini de...
Muhtarlığa astırtır...
***
Ki...
Böylelikle de, ilk çocuklarına hamile durumdaki Hatice'nin (Bahar Çokyaşa) kocası Hasan'da (Umut Kurt)...
Ertesi sabah...
Çanakkale'deki cepheye doğru yola koyulacak...
***
Ama...
Boynu bükük durumdaki kardeşini, bir başına göndermeyi kendine yediremeyen ağabeyi Muhsin'de (Gürkan Uygun) gönüllü olarak...
Aynı seferberlik kafilesine katılmak da...
Çok da gecikmeyecek...
***
Üstelik vardıklarında da...
Bölüğün komutanı Yüzbaşı İbrahim Adil (Yıldırım Fikret Urağ) ile Muhsin'in...
Birbirlerini, Balkan savaşı yıllarından tanıdıkları ortaya çıkacak...
***
Fakat...
An itibarıyla kırk birinci dakikaya ulaşmış olmamıza karşın...
Filmin, atağa geçmek yerine...
Kendi yarı sahasındaki birinci ve ikinci bölgede top çevirerek...
Gereksiz yere zaman kaybetmeye devam ettiğini anladığımız için...
İzlemekten vazgeçtik...
***
Ancak...
Geleneksel üslubumuz gereği...
"Spoiler" vermek suretiyle, henüz seyretmemiş...
Ve üstelik de...
Tüm uyarılarımıza rağmen seyretmeye de devam edecek olanların ağızlarının tadını kaçırmak istemediğimiz için...
Kendi anlatımımızı da...
Burada noktaladık...
***
Devamında ne olduğunu bilmediğimiz gibi merak da etmediğimiz filmin geride kalanında siz değerli sinemasever dostlarımızı; fazlasıyla gereksiz bulduğumuzu yinelemek de ısrarcı olacağımız...
Ve en azından bizim açımızdan...
Zaman israfından öte, pek bir şey ifade etmediğini de belirteceğimiz...
60 dakikalık bir bölüm daha bekliyor olacak...
***
Emek verilerek ve benzeri bir örneğine rastlamanızın da asla mümkün olamayacağı; alışılmış "nesir" tarzının dışındaki, yüzyıllar içinde güzel Türkçemize yavaş yavaş sızarak eklemlenmiş Arapça, Farsça ve Avrupa kökenli sözcükler bütününe entelektüel taklaların attırıldığı...
"Irkçılık", "faşizm", "homofobi" ve doğruluğunun bilimsel olarak kanıtlanması imkansız bir metafizikten ibaret olan "inanç övücülük" yahut da "yericilik" içermediği için...
Ezberleri bozan "lirik" bir anlatım dili de benimsenmek yoluyla...
25 - 30 kelimelik Türkçe bilgi haznesinin ötesine geçilerek yazılmış, bir başka "özgün" yorumda yeniden buluşmak dileğiyle...
İyi niyetle çekilmiş bir başka Çanakkale filmi daha. Fakat iyi niyet ne göz doyuruyor ne karın. 6 milyon $ bütçe ile çekilmiş. Keşke ülkenin dönüm noktası olan bir konuyu 60 milyon $ bütçe ile çeksek. İşte o zaman ne sanat yönetmeninin acizliği ne de prodüksiyonun zayıflığı böylesine göze batmazdı. Yorumların hemen hemen hepsinde değinilmiş, savaş ortamında ki askerlerimizin kostümleri maşallah gardroptan yeni çıkmış gibi temiz ve ütülü ! Bu sanat yönetmeninin acizliği. Eskitme ve kirletme diye bir sektör var. Umut Kurt'un diyaloglarının olduğu sahneler hep kulak tırmaladı. Halbuki dizilerde çok beğendiğim bir oyuncuydu. Burada kimyasımı tutmadı nedir bir acayip amatör gözüktü. Filmin en iyi oyuncusu tartışmasız Muhsin karakterini oynayan Gürkan Uygun'du. Hem şivesi hem oyunculuğu filmi bir nebze izlettirdi. Dönem filmi çekmek maddiyat açısından müşkül bir durum bu nedenle minimum 40 milyon dolar bir araya getirmeden yapımcılar bu tarz milli filmlere el atmasınlar.
Herşeyiyle çok güzel olmuş çok beğendim ama Çanakkale savaşı nın anlatıldığı bir filmde Atatürk'e ciddi bir rol verilseydi senaryoda bu bence büyük bir eksiklik,onun dışında herşey süperdi
Bu tip iyi Türk filmlerinin yanında daha fazla durulmalı. Bir sürü Recep İvedik gibi iğrençliklere o kadar bayılan halkımız asıl böyle iyi filmleri övse de bunun gibi iyi filmlerin devamı gelse. Hollywood'un her yaptığı aksiyon filmini büyük keyifle izleyip yerli yapım aksiyon olunca burun kıvırmak ayıp oluyor. Amerikalılar kendi filmlerinin arkasında durdukları için bu kadar ilerlediler. Bizse daha çok bekleriz bu gidişle...
Çanakkale ile ilgili yapılan en iyi filmi izleyeceğinizi garanti ederim. Demek ki yaptığımız işi ciddiye alır ve üzerinde titizlik ile çalışırsak ortaya iyi bir savaş filmi çıkarabiliyoruz. Çanakkale ile ilgili film yaparken koca bir cepheye bütünlük içinde bakma çabası yüzünden hep yüzeysel yapımlar çıktı karşımıza. Oysa bu defa bütün Çanakkale savaşlarını değil sadece bir cepheyi görüyoruz beyazperde de. Daha dar bir alana bakıldığı için hikayeye ve karakterlerin dünyasına zorlanmadan girilmiş. Savaşan insanların hikayeleri ve psikolojik durumları başarı ile yansıtılmış. Film çıkarma ile başlıyor ve savaşın ortasında bitiveriyor. Bu da ayrı bir tat katmış filme. Hani çok sevdiğimiz bir yemeği tadımlık yer gibi. Oyunculuklar ve mekan kullanımı açısından son derce başarılı olunmuş. Gürkan Uygun'a son derece yakışan bir karakter ortaya çıkmış. Bakışları, kıyafetleri, konuşması, bıyıkları( :-) ), davranışları ile adeta karakteri yaşamış. Bir tek şey takılıyor aklıma çatışmaların ortasında sürekli yaralılar ile kan ile uğraşan ve yokluk içinde adeta var etme savaşı veren hemşirelerin kıyafetleri nasıl oluyor da her daim o kadar beyaz ve lekesiz oluyor. Serdar Akarın yönettiği Lalelide Bir Azize ve Gemide filmlerinde tek olaya farklı iki film ile yaklaşılmıştı. Bence bu filmin de aynı mantık ile devam filmi çekilebilir. böylece kalınan noktadan diğer bir savaşa da bakabiliriz belki....
izlediğim en başarılı Çanakkale filmi..sahneleri,savaş alanlarını,kostüm ve dekoru çok gerçekçi ve başarılı buldum..tüm film ekibini candan tebrik ediyorum.
konu güzel ama sinematografi,kostüm ve oyunculuk çok kötü. Gürkan Uygun iyi. kendisi gibi. montaj felaket, ışık facia. 90 dakikalık diziler gibi,uzata uzata çekmişık, bu kadar güzel mal var elinde heba edip duruyorusun.
Bence bu filim şimdiye kadar çekilmiş olan ÇANAKKALE filimlerinin içinde en iyisi diyebilirim. Her zaman anlatılan değilde savaşın içinde hiç bir zaman anlatılmayan keskin nişancının anlatılması güzel bir detaydı.Efekler ise harika. Dün beyaz show da da beyazıtın dediği gibi bu filime destek verilmeli ki gelecekteki gerçek efsaneleri beyaz perdede izleyelim. Flimde unutulmamalı ki ATATÜRK değil bir keskin nişancının ailesinin dramı anlatılmıştır. Bazı arkadaşlar eleştride bulunmuşlar ama sanırım bu detayın farkında değiller...
Oyunculuklar, diyaloglar, görsellik gayet başarılı bir filmdi. Böyle kaliteli filmlerin devamını diliyorum. Devlet zaten bu tür filmleri destekliyor. Geriye işe biraz özen ve saygı göstermek kalıyor. Tek eksiği askerlerin cephede son derece temiz kıyafet ve eşyalarla gezmesiydi. Ben biraz garipsedim doğrusu o yoklukta. Emeği geçen herkesi tebrik ederim.
ÇANAKKALE savaşı ile alakalı bir film yapılıyor .bu filmde bir türkü sahnesi var ve türkü de( TEVBE HAŞA) kahpe felek sözleri yer alıyor ne rütük ne kültür bakanlığı farkına varmıyor .YAZIK...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.