Film bana biraz garip, anlamsız ve basit geldi. Ama film etkileyiciliğini bu etkenlerden alıyor ve bunları başarılı bir işe döküyor. Filmdeki her şey çok doğaldı bu arada. Robert Pattinson'ın ve Guy Pearce'ın oyunculuğu (özellikle Pearce'ın) çok başarılıydı.Kısaca, herkesin seveceği türden bir film değil. Seçiminizi iyi yapın ama izlenebilir bu film bir yandan da. İyi seyirler.
Her iki yorum yapan arkadaş da filmi çok düzgün bir şekile analiz etmişler onlara bir parantez açmak istedim.Filme gelirsek yönetme'nin kendi tarzını yansıtıyor,kasvetli ve soğuk ortamlar,ruhsal dengeleri bozuk karakterler vs.bazı sahneler gereksiz uzun tutulmuş,sıkılmadım değil ama sanatsal bir film öyle herkese hitap etmez ama sabırla izlenirse eminim bir şeyler çıkarılacaktır.
Film ile ilgili söylenecek çok şey var. Ancak dram konusunda çok başarısız olduğunu söylemem lazım. Filmin dram ile uzaktan yakından alakası yok. Ya da ben fark edemedim. IMDB'de de dram ve cinayet yazıyor türünde. Cinayet sahneleri muazzam nitelikteydi. Gerçekçi ve atmosferi çok iyi yaşattı. Bazı sahnelerde daha ziyadesiyle gerilim türüne çok rahat katabileceğimizi düşünüyorum. Yönetmen sadece oyunculuklarda, sahneleri işlemede değil, ses olayında resmen çığır açtı. Hiptonize edercesine sesi kullanmış. Görüntü yönetimi, kamera açıları, geniş açılar, diyaloglar sizi etkisi altına alıyor. O yüzden tam bir sinema filmi olduğunu söylemek isterim. Ses ve görüntüyü yönetmen çok iyi harmanlamış. Yalnız maalesef kadroya baktığımda yönetmenin kurgu masasında olduğunu gördüm. Bu ciddi bir handikap olmuş. Zira kesmeyi unuttuğunu düşündüğüm bir iki sahne vardı. Filmi gereksiz yere uzatmış. Guy Pearce ve Robert Pattinson'a da diyecek söz yok. Özellikle Pattinson kariyerinde emin adımlarla ilerlediğini gösteriyor. Şayet bu tarz sanatsal ağırlıklı filmlerde rol almaya devam ederse adından çok daha sık söz ettirecektir. Senaryoya gelecek olursak bu aşamada oyunculuğuyla tanınan Joel Edgerton ile yönetmen David Michôd birlikte yazmışlar. Oldukça da iyi bir senaryo çıkmış ortaya. Sabrımızı zorlayan ancak gizemi sonuna dek muhafaza eden ve soru işaretlerini cevaplamayı seyirciye bırakan oldukça radikal tercihlerle başarıya ulaşmışlar. Bilhassa diyaloglarda can sıkıcı bir gerginlik aslında filmin genel anlamda temasını da çiziyor. Yönetmenin bir önceki filmini hatırlayanlar olursa (Animal Kingdom) yine aynı kapıdan giriyor. Suçluların dünyası, kendinizi hiçbirine yakın hissedemeyeceğiniz karakterler, tamamiyle kötülerin hüküm sürdüğü filmin geneli gibi kasvetli çorak bozkır manzaraları, sebebi anlaşılamayan tuhaf karakter bunalımları ve daha pek çok psikolojik açıdan karakter analizine açık malzemeler barındırıyor. İyi seyirler. 7/10
Bugün bir kez daha anladım ki sinema sanattır ve fotoğrafla iç içedir: the rover da bunun iyi bir örneği; konuşan gözlerin yerleştiği altın oranlar, gerilim artarken olacakların habercisi merkeze konulmuş ama net olmayan ilgi nesneleri (silah gibi) yanı sıra ilgi odağında net bakışlar, gerilim patladığında ise değişen kadrajlar, kahramanları yaşam alanlarından dışarıda tutan, ikiye bölünmüş kadrajlar, gece çekimlerinde yaşam alanı olan yarımın açık tonlarda ve kahramanların arka fonunun sonsuz karanlık oluşu, yol boyu gözlerin yol çizgilerine üçte bir kadrajda ve paralel konulması ve perdenin kendisinin başta yatay kadrajlı bir fotoğraf oluşu.. Filmin mekan ve müzik kullanımı bir harika, oyunculuk inanılmaz başarılı, başta Guy Pierce gözleriyle öyle bir oynuyor ki vuruldum. Yanında kötü oyuncu korksun zaten. Yönetmenin aynı zamanda öyküyü yazıp senaryolaştırması ve yapımcılığı üstlenmesi yani kontrolü elinde tutması bende ilerideki işlerini de takip isteği uyandırdı, çünkü özellikle kadraja giren tek bir nesnenin bile tesadüfen orada olmadığını hissettim ya da çok az konuşan karakterlerin söylediği vurucu bazı cümlelerin sadece etkileyici olduğu düşünülerek yazılmadığını.. Bu arada eleştirmenlerin yazdıklarına da katılıyorum, kesinlikle herkese göre değil ya da sadece eğlenmek için, hatta Robert ne yapmış bakalım demek için gidilecek film değil; aksine film izlemek için mısır yiyip gülmek dışında nedenleriniz varsa kaçacak film de değil..spoiler:
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.