ben anladım kı turk sınemasının gelısmemesını yapımcılara turk oyunculara baglamamalıyız..şu yorumlara bakıyomda çoluk çocuk yazmış dıyorum...bu fılme ıyı nasıl denır ki???hıc teknık yok..zaten gorsellık olamaz ya?? ama kardesım barı dram fılmı cekebılsek..sacma sapan komunıst solcu muhabbetlerı oda berbat dızı oyunculuklarıyla oldurulmus ..bu anlamda bahoz fırtına fılmı daha gercekçi. senaryo ayaklar altında basıt 4. sınıf dizi senaryosu..eglencelı degıl.etkıleyıcı degıl..nesı süpermiş??? 5 puan ...
mükemmel bi film.ferhan abi yine dökrürmüş.gerçekten gözlerim doldu.bazı filmler vardır büyük dersler alırsın.ben aldım dersimi.yapamadıklarımdan pişman oldum hep.artık bişman olmıcam galiba=)
1970lerin devrimci kuşağından beş arkadaşın hikayesi ile başlayan filmde, bir kuşağın yaşadığı dönüşüm ve bu kuşağa ait çocukların ebeveynlerinin devrimcilikle kurdukları ilişkiye maruz kalma biçimleri harika bir şekilde anlatılıyor. Özellikle 30 yıl aradan sonra biraraya gelen arkadaşların devrimcilikten kapitalist olmaya doğru yaşanan hayat hikayeleri ve aralarında işkence altında arkadaşlarına ihanet etmeyen birisinin yaşadığı hayal kırıklığı ve bu hayal kırıklığının bütün korumacı refklekslerini üniversitede okuyan oğlu üzerinden temize çekme gayretleri..
Film yetmişlerin politize edilmiş bireylerinin zamanla davaya uzaklaşma ya da adanmışlıkları üzerinden gelişen travmanın hem bireyler üzerindeki etkilerini, hem de çocuklarına yansıtılış biçimlerini çok güzel resmediyor.
Kameradan oyunculuklara kadar(ustalar hariç) amatör bir film olmus.İlk bölüm zetan bir hata konuya bu kadar gec girmesine gerek yok sonu da oldu bittiye geldi işte zaten hepimiz tahmin ettik.Biraz daha büyük düsünmemiz lazım artık 5/10
milyonlarca kez teşekkürler ferhan şensoy ve emeği geçen herkes. işte gerçek bir film. kalitesi hakkında yorum yapamayacağım o kadar engin bir seviyede değilim lakin konu ve anlatış tarzı benim için kusursuz hata mikemmel bir başyapıt...
oncelıkle esas kız seçimi ekin türkmen sanırım adı bu kadar kötü olabilir nasıl bir oyuncu anlamıyorum duygu yok,mimik yok,hiç bişey yok.fılmın yarısı kaan urgancıoglunun kızı seyretmesıyle geçiyor.saffet hocanın yasadıkları cok gerı planda ve eskı dostların ılıskısı gerı planda bır cok seyi işleyeyım derken cok kopuk bır fılm olmus. ölü ozanlar derneği anılmadan gecılmıyor fılm izlenırken.
Filmi daha yeni izledim.Ne çok iyi,ne de çok kötü denebilir.Biraz aşk,biraz komedi,biraz siyaset... Her şeyden biraz var.Ancak konular çok yüzeysel işlenmiş. Sonu çok hızlı bağlanmış.Aldığı puandan fazlasını haketmiyor.
Filmin, vermek istediği mesajı çok üstünkörü, genel geçer, slogansal bir şekilde vermesi beni oldukça rahatsız etti. Senaryo incelikten oldukça yoksun, bütün bağlantılar zorlama olarak yapılmış bir özellik gösteriyordu... Bağlantılar çoğu zaman sinemaya yeni başlayan bir öğrenciyi bile gülümsetebilecek nitelikte basitlikler içeriyordu. Ferhan Şensoyun oynadığı akademisyenin büyük önem taşıyan hatıra defterini masasının üstünde bırakması ve odasını boş bırakıp uzun süreli dışarıya çıkması, bu süreçte öğrencinin gelip defteri alıp, sonra gidip fotokopi çektirebilmesi... Bir bağlantının bu kadar basitleştirlmesine ne gerek var. Bu tür ayrıntılar üzerinde kafa yorulmadıktan sonra film nedne yapılır.. benzer şeyleri filmin en az 6, 7 yeri için söyleyebiliriz. Siyasal dostların zorlama bir araya getirilmeleri ve bunun da filmdeki aşk ilişkisine bağlı olarak gerçekleştirlmesi, Çocuklarının durumunu öğrenmek için emniyete giden ailelerin arkadaşalrının tutukladığını tam o sırada öğrenmeleri bir sinema filmi için çok kaba şekilde gerçekleştirlen bağlantılar değil midir. Senaryoyu yazdıktan sonra üzerine biraz daha düşünmek bu kadar mı zor... ferhan Şensoy, Ege Aydan başta olmak üzere bütün karakterlerin gelişimi fazla yüzeysel kalmış. Karakterlerin değişiminin filmde bir kaç slogansal olayla aktarılması filmi yüzeysel kılıyor. Türkiyede siyasal davaların en önde gelen liderlerin ve isimlerinin 1980li yıllarda yurda dönüp yargılanma süreçlerini tamamladığı halde, Ferhan Şensoyun canlandırdığı öğrencinin 30 yılı aşkın bir süre sonra müthiş bir siyasal suçlu olarak filmde gösterilmesi ve dosyasının aktif halde tutulduğunu göstermek için yurtdışından o süreçte bir kaç döküman gönderdiğinin söylenmesi sadece gülümsetiyor...
Filmin bir merkezi ve derinliğinin olduğunu da söylemek mümkün değil. Biraz siyasal slogan, biraz akademisyenlik, biraz öğrenci hayatı, araya aşk ilişkileri de katılmış, ele aldığı hiç bir konuyu da tam yansıtamamış, hiç bir karakterin derinine inememiş bir film olmuş. Oyuncu kadrosuna baktığımız da yeteneklerinin iyi değerlendirlemediğini, film de keskin ve karikatür tipler olarak kaldıklarını, slogansal diyologların ötesine geçilemediğini söyleyebiliriz. Bunun yanında filmin görüntü yönetiminin oldukça başarılı olduğunu söyleyebilirim. Sonuç olarak, film bittiğinde yüzümüzü buruşturak, filmin çok daha iyi olabilecekken, olay bağlantılarının çok üstünkörü yapılması, oyuncuların karakter gelişimlerinin iyi yansıtılamaması ve slogansal sözlerle bir inandırıcılık sorununun yaşanması gibi boyutlar nedeniyle vasatı aşamadığını söylemeliyiz...
süper bi filmdi seyrettgm türk filmleri arasında en iyisiydi gerçekten türkiyenin durumunu gösteren ve yaşamla ilgli gerçkleri ortaya koyan bi film filme gtmenizi şiddetle tavsiye edyrm
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.