filmi beenmedim çünkü hikaye gayet sığ,karakterler ve diyaloglar inandırıcı diil.herkes rolünü öğrenmiş ve cümlesini kurmak için sıra bekler gibi.bence tiyatro oyunu olsaydı daha iyiydi.soyunma sahneleri ise çok gereksiz.karşı diilim ama gösterecekseniz de bi anlamı olmalı!ztn orhan oğuz korku filmleriyle alakasının olmadığını açıklayarak gereken sözleri söylemiştir...
----sinemasever arkadaslar ---------internetten orijinal dvd satisi yapiyorum...bu da dükkanimin adresi, fiyatlar piyasanin neredeyse yarisi, ziyaret ederseniz sevinirim: http://dukkanlar.gittigidiyor.com/tugruldonmezDVDSTORE/
Bu filmden korktunuz mu'Açıkçası ben korkmadım.Çünkü bu bir korku filmi değil.Ayrıca iyi niyetli bir film olduğunu da düşünmüyorum.Nedenlerini size tek tek sayacağım.Bu film çok konuşuldu.Konuşulma nedeni filmin gala gecesi yaplıdığı gece çıkan yangın.Bunun bir oyun olup olmadığını bilmiyorum.Ancak bazı akılsızların çıkıp bu filmi gerçekten lanetli diye medyaya sunmaları ve bunu reklam malzemesi yapmaları nasıl bir filmle karşı karşıya olduğumuzun en büyük belirtisiydi.Filme geçecek olursak.Filmde üç oyuncu göze çarpıyor.İpek Tuzcuoğlu,Ece Uslu ve Özgü Namal.Yani üçü de Türkiye’de popüler olmuş dizilerden gelmiş oyuncular.Yani izleyici filmin konusundan çok oyuncularıyla ön plana çıkmaya çalışılıyor.Daracık şortlarla gezinen bu oyuncuları herkes izlemek ister öyle değil mi?Ayrıca filmde gereksiz abuk sabuk bir erotizm kullanılmış.Sinemada erotizme karşı olmadığımı daha önce de bir kaç kez söylemiştim.Eğer iyi kullanılırsa erotizmin sinemaya çok şey kattığını söylemiştim.Eğer kötü niyetli insanlar tarafından kullanılırsa sadece hormonları tatmin etmekten ileriye gitmediğini söylemiştim.Ne yazık ki bu filmde de erotizm kötü niyetli insanların elinde bolca kullanılmış.Sonuç olarak şunu gördüm.Türk Sineması’nın gerçek bir sinema olabilmesi için çok çalışması gerekiyor.Sanat bu kadar ucuz insanların elinde oyuncak olmamalıiyi seyirler
galada yangın çıkmış..işin garibi ben bu galaya davetliydim..hatta lcv yapıp adımı da yazdırmıştım..ama bugün dersim vardı ve acayip uykum geldi..eve gideyim dedim.. üşendim..hani uçak kazalarında son anda uçağı kaçıran şanslı yolcular olur...onlara benzettim kendimi...açıkçası son dakika haberini de görünce bunu filmin bi parçası sanmıştım önce...1 gün önce de sinema dergisinde bu film hakkında yazıyı okumuştum..orda da çekim aşamasında başına gelmedik kalmamış diye yazıyodu...walla bu kadar olaydan sonra artık bu cuma kesin giderim ben bu filme:) reklamın iyisi kötüsü olmaz
Korku filminden daha çok erotik bir film olarak görülebilecek olan, ne senaryosunda ne işleyişinde nede sonunda bi halt olmayan sadece ünlü bayanları yarı çıplak seğretmek için bakanların bitirebileceği bir film.
...bir Turk filmi gosterime girdiginde boyle agir laflar etmek istemiyorum ama karsimizda gercek anlamda sapir sapir dokulen, "korku" olarak lanse edilmesine ragmen buna kendisini bile inandiramayan bir film var. Aslinda filmin iyi cekilmis bir acilis sekansi var, ancak sonrasi gercek anlamda bir facia. Bir grup arkeolog lanetli olduguna inanilan ve cevre halkin bile girmeye cesaret edemedigi bir koye arastirma ve kazi yapmaya gelirler. Ancak yol boyunca ortaya cikan aksilikler koye vardiklarinda had safhaya varacak, turlu turlu lanetlere ve cinlerin saldirilarina maruz kalacaklardir. Bundan sonra filmdeki tum mantiksizliklar ve sacmaliklar o kadar fazla ki, aslinda hic kafaya takmadan dusunmeden izlemek lazim ama nafile. Boyle agir kosullarda bir arastirma gezisine girisen 6 kisilik bir grupta tatile gider gibi 4 kadinin yeralmasi kafalari kurcalamiyor degil. Ayrica herbirinin yari ciplak halde ortalikta gezinmesi filmi bir parca erotik soslu korku- komedi'ye dogru kaydirabilirdi, ancak film tam tersine kendini o kadar ciddiye aliyor ki kendi kuyusunu kendisi kaziyor adeta. Lanetli oldugu soylenen ve bilinen bir koye inatla gitmeleri, gittikleri koyde her gelisen olaya karsi sanki orasi hakkinda hicbirsey duymamislar gibi asiri tepki vermeleri ve inadina "hadi bi bakalim ne varmis orada" gibisinden salakca yaklasimlari seyircisini guldurmeye yetiyor zaten. Ve senaryo..."Baba bak ne buldum?", "hadi artik yatin yarin yapacak cok isimiz var", "hadi cocuklar ara verip birseyler yiyelim sonra devam ederiz" turunden dialoglarla orulu senaryo, ortaokul seviyesindeki bir cocugunun yazabilecegi derecede basit. Ya Orhan Oguz'un yonetimine ne demeli? Oncelikle korku filmlerinden nefret eden, izlemeye dayanamayan (bizzat kendisi diyor) bir yonetmenin boyle bir projenin basinda ne isi var? Zaten Oguz'un bu tur filmler izlemedigi herseyiyle belli, oyle ki filmin gerilimini yukseltmesi gereken sahnelerde gerilimden eser yok, hic umursamadan korkmamizi bekledigi seyi (herneyse artik) bir anda ortaya atiyor. karakterler ne oldugunu anlamadan vucutlarina, yuzlerine gelen darbelere karsi cigligi basiyorlar, ne bizi ne de kendilerini korktuklarina inandirabiliyorlar. Oyuncular arasindan bir tek Ece Uslu'nun verdigi tepkiler ve mimikleriyle yer yer inandirici oldugunu soyleyebiliriz. Filmin iyi bir yani yok mu derseniz, gece cekimlerinde ve kapali mekanlarda isik kullanimi ve goruntu yonetiminin iyi oldugunu soyleyebilirim. Ama maalesef hepsi bu kadar, daha fazlasi yok...(2/10)
Arkadaşlar bence iyi bir filmdi. İlk başta senaryo çok basit başlıyor ama sonunu iyi bağlamaları filmi başarıya ulaştırmış. İzlenmeli. ben korktum şahsen, özellikle ipek tuzcuoğlunun nas suresini okuduğu sahne çok ürkütücüydü.
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.