izlenmesi gerekir.belki çok yeni şeyler anlatmayacak size,yeni şeyler öğretmeyecek bu saatten sonra fakat yine de sadeec kaliteli çekimleri yüzünden bile izlenebilir bir türk filmi,atatürk filmi.bu bir belgesel değil,livanelinin kendisinin de kabul ettiği bazı ufak ayrıntıları biraz değiştirmesi durumu var filmde.çünkü yönetmen ben bir belgesel değil bir film çektim diyor.bu ayrı bir tartışma konusu.biz filme dönelim.kötü niyetle söylemiyorum,kendisi de kesinlikle en başarılı oyuncusu belki de filmin,fakat sinan tuzcu hem biraz fazla sert yüz yapısı,hem de pek görkemli olmayan,zayıf vücut yapısı ile sanki biraz göze battı başlarda.sonradan yine alıştırdı fakat başlangıçta görünüş olarak biraz zayıf kaldı gerçekten.tabii bu da ayrı bir tartışma konusudur,atatürk film ya da belgesellerinde onu canlandıranın benzeyip benzemediği,ya da benzemesi gerekip gerekmediği.ben gözüme takılanı söyledim sadece.onun dışında dediğim gibi sinan tuzcu ve serhat mustafa kılıç özellikle oldukça profesyonel iş çıkarmışlar.finale doğru doruğa çıkabiliyor film,bu da çokluk seyircinin aradığı bir özelliktir tabii ki sinemada.kendi tarihimize etkileyici ve görkemli bir şekilde tanıklık etmek gerekiyor.
Bazı arkadaşlarımız filmi eleştirmişler.Bu onların tabi ki kendi görüşleri.Ama ben filme karşı ön yargılı olunmaması gerektiğini düşünüyorum.Bence gayet güzel olmuş,Atatürkü güzel bir şekilde lanse etmişler,oyuncuların performansları,müzik hepsi iyiydi.Böyle filmlerin en çok yapılması ve izlenmesi gereken şu zamanlarda bence eleştirmek yerine destek olalım ve yapanlara da teşekkür edelim çünkü sinemamızda Ulu önder Atatürkü anlatan kaç tane film yapıldığı zaten ortada!Yani bence etkileyici ve insanın milliyetçilik duygularını kabartan bir filmdi.Ben her Türkün izlemesi gerektiğini düşünüyorum.9/10
Orta okul bilgileriyle donatılmış bir film.Film mukayese etmek pek özelliğim değildir ama mustafa filmi üzerindeki emeği ve ister beğenin ister beğenmeyin bir tutarlılığı farkediyordunuz ama veda filminin neredeyse her karesi acelecilik ve amatörlük kokuyor.Sanki film üç dört saatte çekilip bitirilmek istenmiş gibi.Yakışmadı 3/10
Veda işçiliği iyi ama malzemesi kötü işlere benziyor bence. Çünkü filmde mekanlar, dekorlar, kostümler, çekiimler, görüntüler dört dörtlük ama maalesef en öneml şey olan senaryo kötü. İlkokuldan itibaren öğrenmeye başlaığımız Atatürkün üstüne hiçbir şey koymuyor. O nedenle iyi yanları ve kötü yanları birleşince ortaya vasat bir film çıkıyor.
hakikatende olmamış ya:( yani öncelikle Atatürkü canlandıran 4 kişiyide bir türlü Atatürke benzetemedim hiçbir tarafı bencemiyor. hakikatende son osmanlıdaki Atatürk inanılmaz şekilde belniyordu. sırf gözleri mavi diye o oyuncuları koymak zorundaydı zülfü nivalalı.lütfen daha iyi filmler yapın ya bu nedir.10/4
Böyle bir hayatı iki saate sığdırmanın imkansızlığı bu kadar aşikarken fikrim Mustafa Kemal in hayatının belli dönemlerine odaklanan filmler yapmanın daha sağlıklı olcağı yönünde..Bu filmde kötü makyajlarıyla,hiç bir dönemi birbirine benzemesin diye özenle seçilmiş gibi duran oyuncularla ve genel anlamda bence kötü oyuncu performanslarıyla bir daha izlemek istemeyeceğim sıradanlıkta bir film..Filmin beğendiğim yanı ise müzikleri Livaneli bu konuda yönetmenliğinden daha iyi bir iş çıkarmış.
Ben Mustafa filmini izledikten sonra o filmi çok eleştirmiştim ancak Veda 'rezaletini' (evet yanlış okumadınız) gördükten sonra sözlerimi geri alıyorum. Ulusumuzun lideri Ulu Önder Atatürkün bir filmi bu kadar mı ucuz ve basit olur bu kadar mı oyuncular karikütarize edilir bir Zülfü Livaneli hayranı olarak hayal kırıklığına uğradım. Üstelik Livanelinin ne yaptığı belli değil sözde Atatürk filmi sunuyor bize ama filmin konusu Atatürkün yaveri Salih Bozokun intahar etmeden önce kaleme aldığı Atatürk ile ilgili anıları ve onun gözünden Atatürk. O bakımdan sadece senaryo gereği Bozok Atatürk ile birlikteyken geçirdiği zamanları ve kişileri görüyouz düşünün koskoca İsmet Paşa filmde hiç bahsedilmiyor neden çünkü herhalde Salih Bozok yaver olarak pek İsmet Paşa ile karşılaşmadı da ondan ama öte yandan film Latife ve Fikriye Hanıma çok yer veriyor. Ama asıl benim sıkıldığım nokta filmde Atatürk çok haşin, sert ve sinirli olarak gösterilmesi. Bir takım entel dantel liboş insanlar son zamanlarda bir felsefe yaratılar neymiş Atatürkte insanmış hatalarıyla ve sevaplarıyla (doğru o da bir insandı ama bir ulusun lideriydi sarı çizmeli Mehmet Ağa değil bunu artık birileri artık kafasına lütfen bassın) ve Atatürk filmleri artık ciddi çevrilsin.
Filmin tek kazanımı Dolunay Soysert'in oynadığı Zübeyde Hanım karakteri olmuş. Muhacır şivesini mükemmel kullanmış rol yeteneğide süper. Hem gençliğini hemde yaşlılığını göze batmadan sergilemiş. Fakat aynı şeyleri Fikriye Hanım ve Latife Hanım karakterlerini oynayan oyuncular için söyleyemeyeceğim. Çünkü karakterler çok karikatürize edilmiş. Birde çok gereksiz sahneler vardı. Mesela uzuneşşek oyununda Mustafa Kemal'i oynayan oyuncunun ben eğilmem demesi çok komikti. Hangi çocuk bu oynarken eğilmez ki? Sinan Tuzcuoğlu bir nebze Atatürk'e benzetilmeye çalışılmış fakat şu zeybek oyununu keşke oynamasaydı öyle zeybekmi olur ya bakışından ürperdim:). Savaş sahnelerinde de Atatürk hiç bir zaman silahını eline alıp siperden tek başına çıkıp kamikaze askerleri gibi ölüme susamış gibi saldırmamıştır. Anlaşılan Z. Livaneli "Mustafa" filminde Atatürk'ün itibarının zedelendiğini düşünüp burda düzeltmeye çalışmış fakat bu düzeltmeden ziyade fazla abartı derecesinde anlam yükleyerek filmi inandırıcılıktan çıkarmış. Filmin özetine gelirsek; Veda filmi yaver Salih Bozok'un oğluna yazdığı veda mektubu ve Atatürk'ün ölümünde payı olan kalp krizlerinde paydası olan Latife Hanım'ı Zübeyde Hanım ölüm döşeğinde Salih Bozok'a oğluna vasiyet olarak Latife Hanım ile evlenmesini münasip görmediğini beyan ediyor fakat o Atatürk'ün mutluluğu bozulmasın diye söylemeyip olayların geldiği vehamet sonucunda kendisini ihanet etmiş addediyor ve Atatürk'ün rahatsızlanmasında kendinde bir nebze pay çıkararak intihar ediyor. 2010 yılında 1 milyon izleyici barajını aşmış fakat prodüksiyon bence daha iyi olabilirdi kurguda ve senaryoda aksaklıklar var fakat Atatürk'ün yaşamının bir kesitini bizlere gösterdiği için Zülfü Livaneli'yi tebrik ediyorum.
Zülfü Livanelinin birilerine yaranma projesi olarak nitelendireceğimiz bu film aceleyle çekilmiş ve buna bağlı olarak birçok olayı ve kişiyi göstermemiş (bütçeden mi acaba ?) İdeolojik bir film olduğuna katılmamakla beraber Mustafaya cevap olduğunu da sanmıyorum. Ezgi Mola ve Özge Özpirinççi haricinde kadro kusurlu
tüm konulara değinmeye çalıştığı için her olay jet hızıyla yaşanıyor, bu da seyirciye verilmesi gereken hisleri engelliyor. yine de kötü denemez tabi ama daha iyisi mutlaka mümkün.
daha iyisini beklerdim zülfü livaneliden.. dönem filmlerinde o zamana izleyiciyi çekmek çok önemlidir ama ben bu filmde o hissi yeterince alamadım.. kötü değil ama yeterli de değil.. oyunculara gelince sinan tuzcu kesinlikle bu role gitmemiş.. bence hiç benzememiş.. dolunay soysert, özge özpirinççi ve serhat kılıç gayet iyiydiler rollerinde.. sonuç olarak kötü film değil yani izlenmeye değer.. ama kesinlikle beklediğimin çok altında.. 7/10
Fragmanına bakılırsa hem teknik hem de görsel açıdan başarılı ve iyi bir film izleyeceğimizi düşünüyorum.Çekimleri ve de yönetmenliğiyle Türk sinema standartlarının üstünde bir film olacağa benziyor.Tek dileğim senaryosuyla ikinci bir Mustafa faciasına dönüşmemesi.Gerçi Can Dündarın filmi bir belgeseldi.Zülfü Livanelinin yazıp yönettiği Veda ise;biyografik ve tarihi bir dönem filmi.Belirli bir olay örgüsünün olduğu,kurmaca film tekniğiyle çekilen bir yapım.Kostümleri,sanat yönetmenliği ve yine Livaneli imzalı müzikleriyle de beğeni toplayacaktır.Umarım ilkokul kitaplarından çıkmışa benzeyen bir Atatürk filmi izlemeyiz.Oyuncu Sinan Tuzcu, Atatürk rolü için iyi bir seçim olmuş bana kalırsa.Zülfü Livanelinin son dönemdeki fazla liberal düşüncüleri beni bu film için tedirgin etmiyor da değil.Özellikle Livanelinin Kürt bölücülüğü sorunu ile ilgili romantik söylemlerini görmeyiz Veda filminde.Vizyon tarihini merakla bekliyorum.Filmin kadrosu da süper...
Mustafa Kemali tarafsız ve objektif bir biçimde, olduğu gibi beyazperdeye aktaramıyoruz. Ya övüp göklere çıkarıyoruz ya da yererek yerin dibine sokmaya çalışıyoruz. Bu bakımdan bu film beni tatmin etmedi, beğenmedim, beklediğimi alamadım. Konu Mustafa Kemal Atatürk olunca olağanlık, sıradanlık, normallik perdeye yansımıyor. Hayatın içinden, bizler gibi yaşayan Mustafa Kemali sinemaya aktaramıyoruz. Mesela bir sahnede çocuk Mustafa, arkadaşlarıyla birdirbir oynarken dizlerinin üzerine eğilmiyor. Ne kadar da saçma !!! Dünyada hiçbir çocuk birdirbir oynarken - Ben yere eğilmem, bu küçük düşürücü bir durum demez. Sahneler yapmacık duruyor. İçimizden biri olan Mustafa Kemali, doğrularıyla, yanlışlarıyla beyazperdede görmek istiyoruz ...
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.