Kariyerine 90'larda gerçekçi bir kenar mahalle portresi çizen suç basyapiti Boyz n the Hoodla basliyan yönetmen irkçilik ve siyahilerin sorunlarini anlattigi filmlerle devam etti.2000 basinda shaft fiyaskosu hizli ve öfkeli serisinin en zayif halkasi daha hizli ve daha öfkeliden sonra dört biladerle biraz yükselise geçsede klise ve yüzeysel aksiyondan vaz geçmiyor niyazikki.
Abduction gelirsek yönetmeninde belirttigi gibi hayran oldugu bourne serisinden yola çikilarak çekilmis bir gençlik aksiyonu var karsimizda, Twilightla söhreti yaklayan Taylor Lautnernin(görkemli kaslari ve aksiyon sahnelerinde esnekligiyle basarili olsada oyunculugu çok basit küçük bir duyguyu bile veremiyor) varligiyla ve harika fragmaniyla giseyi garantiledi, ama kötü oyuncu yönetiminden basarisiz atmosfer yaratmaya, aksiyon sahnelerinin basitligine kadar filmde sarkmiyan yada basit kliseleri kullanmayan tek bir sahne yok özellikle Karen karakterinin öpücek kiz olsun yaninda ve olaylari aralarinda konusup bizim gözümüze soksun diye yapildigi çok açik.
Bu haliyle kötü yazilmis, kötü oynanmis, kötü yönetilmis klise içi bos bir gençlik aksiyonundan fazlasi degil.
10/4