En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
cemertem
Takipçi
55 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
23 Haziran 2013 tarihinde eklendi
Paul Thomas Anderson'ın gayet başarılı olduğu bir başka film. Sinemaya çok farklı anlamlar katan, yazmış olduğu senaryolardaki anlatım tekniği ve öykü derinliğini ustaca sergileyen gerçek bir sinema dehası. Sinemayı ciddi manada sanat olarak icra edebiliyor. Görüntü yönetiminden, ışıklara kadar kendini belli ediyor zaten. The Master ve Magnolia için de aynı şey geçerli. Daha ilk sahnelerde bu film kesin Paul Thomas Anderson filmidir diyebiliyorsunuz. Filmin anlattığı şey sadece erotik film sektörü değil, kuşkusuz erotik film sektörü 70'li yıllara damga vuran bir sektördü, Türkiyede bile çok büyük sükse uyandırdı vakti zamanında. Ama filmin derdi, daha doğrusu Paul Thomas Anderson'ın derdi yine alt metinlerde yine insana özgü kavramlarda kendini buluyor. Sektörün içinde bulunan hemen her karakterin kendi öz yaşam öyküleri ve yaşamış oldukları sıkıntılar, hayatta olmak istedikleri kişilikler, yapmak istedikleri ve geride bırakmak zorunda kaldıkları şeyler öylesine ağır bir şekilde aktarılmış ki psikolojik saptamaları gayet kuvvetli. Filmde senaryonun eleştirilebilecek yanı kuşkusuz sektörün içinde yaşayan insanların kariyerlerinin bir anda yükselip tekrar dibe vurmaları ve ardından tekrar her şeyin eskisi gibi yolunda gittiğini gördüğümüz final sahneleri olsa gerek. Çünkü gerçekte ne böylesine bir hayat ne de erotik film sektörü öyle değil. Erotik film sektörü 80'lerde düşüşe geçti. Ama karakterler kariyerin zirvesinde sunulmuş ve herhangi bir pişmanlık belirtisi de okuyamıyoruz hiçbirinden. Burada kesin biçimde ahlakçı sorgulamayı reddeden bir yönetmen bakışı var. Takdir ettim tekrardan Paul Thomas Anderson'ı. Öte yandan karakterlere dönük filmdeki "mahalle baskısı" da kelimeler üzerinden sunulmuş. Fahişe, Pornocu vb. kavramlarla eleştiriliyorlar. Fakat bütün bir eleştiri aslında tek başına Albay karakterine yüklenmiş, bu sayede sektör içinde yer alan diğer karakterlerin daha masum gösterilmesi söz konusu olmuş. Görüntü yönetimindeki şahanelik, bahsettiğim şekilde dramatik dozu yüksek birkaç sahnedeki ışık kullanımı ile adeta büyülüyor izleyeni. Paul Thomas Anderson'ın bütün filmleri üzerinde tez yazılabilecek, en azından sayfalarca analizi ve eleştirisi yapılabilecek kapasitede filmlerdir. Sinemanın ihtiyacı olan önemli bir sanat adamı. Özetle film gayet başarılı ve gayet Paul Thomas Anderson tarzı. 8/10
Filmin başınız biraz kaçırdım ama filmin konusunu anlamama engel olmadı.Şüphesiz porno sektörüne farklı açıdan bakan bir film.Başlarda pek olay olmasa da film ilerledikçe hem seyirciyi kendine bağlıyor hem de izleyene izlerken keyif verip eğlendirmeyi başarıyor.Filmi izlemeden önce herhangi bir beklentim yoktu fakat filmi izledikten sonra iyiki izlemişim dedim çünkü süresi uzun olmasına rağmen hem sürükleyici hem de eğlenceli bir film.Evet film eğlenceli ama dramatik sahneler de mevcut özellikle Julianne Moore'nin filmdeki ses tonu bile insanı hafif hüzünlendiriyor onun karakterine acıma hissi oluşturuyor.Oyunculuklar çok iyi Mark Wahlberg olsun Burt Reynolds olsun ve bütün yardımcı oyuncular gerçekten çok iyi iş çıkarmış ama özellikle ben Julianne Moore'un oyunculuğu çok başarılı buldum süper oynamış.Film uzun olduğu için çeşitli çeşitli karakterler çeşitli çeşitli küçük konularda filmde var yani film kısır döngü içerisinde değil.Süresi biraz uzun olmuş açıkçası bu yüzden de zaman zaman konu sapmış gibi geldi bana.Renkli sıkmayan eğlendiren zaman zaman da güldüren bir film.Son olarak ben filmi beğendim,tavsiye ederim.
Paul Thomas Anderson neredeyse kusursuz bir iş çıkarmış.Sektörü ve dönemi harika derecede yansıtarak anlatmış ve perdeye aktarmış.Kadro harika, müzikler harika herşeyiyle dört dörtlük.Kişisel favorim Magnolia olsada Boogie Nightsta yönetmenin doruk noktalarından.Kaçırmayın.
Paul T. Anderson'ın çok iyi bir yönetmen olduğunu gösteren usta işi bir film. Filmin atmosferi süper, anlatımı olağanüstü, oyuncuları kusursuz. 90'ların en iyilerinden... (9/10)
Paul Thomas Anderson'un anlattığı bir porno sektörüne giriş yapan gencin, hayatının traji-komik öyküsü. Aşırı derecede büyük bir zevkle izlediği, gözlerime inanamadığımı, başyapıt olacağını söyleyemem fakat kötü olmayacak kadar iyi. Dirk Diggler hayallerinin peşinden koşuyor, kavuştuğunda ise tepeleşmiş egosu ona tekrar koşmasını fısıldıyor o da bunu yapıyor ama bu seferinde tökezliyor. Hikayenin geçtiği yılların ruhunu taşıdığı söylenebilir. Senaryosu iyi. Aşırı derecede müstehcen bir film değil. Finaline gelirsek beklenmeyen bir sahne var karşımızda. Kendini beğenmişliğin ve egonun etkisi olarak görüyorum ama finali çok gereksizdi. Paul Thomas Anderson'un There Will Be Blood yani Kan Dökülecek'i izledikten sonra bu filmin çok fazla iyi olmasını beklerdim ama umduğum gibi olmadı fakat pişman da değilim. 10/7
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.