En yararlı eleştirilerEn yenilerEn çok eleştiri yazmış üyelerEn çok takip edilen üyeler
Filtrele:
Hepsi
kardanadam
Takipçi
22 değerlendirmeler
Takip Et!
4,5
17 Haziran 2007 tarihinde eklendi
bence masumiyetten çok daha etkileyici.hikayeyi bilmemize rağmen etkilendik filmden.ufuk bayraktarın film içindeki değişimleri muhteşemdi.nasıl en iyi erkek youncu ödülünü almadı anlamak zor.bir sahnede televizyonda masumiyeti izlemeleri de ayrı bir güzellikti.9/10.
Yorumlar çok olumluydu ve ben de izlemeye karar verdim.Ha izlemez olaydım arkadaş.Bu kadar ruhumun sıkıldığı br film daha hatırlamıyorum.Aptal bir kou, garip br akış, izlerken bi anda 'ne oldu yahu' diye yanındaki insana sorma ihtiyacı ve fecaat oyuncular.'Bugün çok sevinçlyim, biraz ruhumun sıkılmasına ihtiyacım var' diyorsanız kaçırmayın bence...
oyunculuk adına genç oyuncuları çok beğendim. özellikle ufuk bayraktar iyi bir performans sergilemiş. film biraz içimi karartsada,biraz kasvetli olsada iyi bir iş çıkarmışlar ama filmin sonunu daha güzel yada etkileyici bitirebilirlerdi bence. sonunda eeee ne oldu şimdi dedirten bir final oldu, izlenir güzel bir film
Üslubunu Luc Bresson’un minimal sadeliğinden alan,senaryoları Dostoyevskiyen açılımlarla yüklü,evrensel ölçekte filmlerin yaratıcısı,’’aueteur’’yönetmen Zeki Demirkubuz gişe başarısı anlamında da şeytanın bacağını kırmışa benziyor...İlkeselliği gözeten gerçek bir sanatçı olan Zeki ’kaptan’ sözümona ’modaya’ kulak vermeden özgün bileşimi çerçevesinde hayatın gölgesinde kalmış obsesif karakterleri yansıtmaya devam ediyor...’’Kader’’,yönetmenin en bilinen filmi olan Masumiyetteki marazi aşk öyküsünün başlangıcına götürüyor bizleri... Bekir Uğur’a aşık Uğur ise Zagor’a...Bu en tabii insanlık hali içerisinde bizleri şüpheye gark eden ise tutkunun bir saplantı düzeyine erişmiş olması ve karakterlerin kendi iradelerini de aşan meşum bir kaderin bu yaşamlar üzerinde ağlarını örmesi...Öncelikle bu muğlak ’kader’kavramı üzerine Zeki ’Kaptan’neler söylemiş bir ona bakalım: ’’Ben kadere inanırım;çünkü insanın varoluşunda sınırlar olduğunu biliyorum.İradenin sınırlarının bittiği yerde başlayan,daha da önemlisi irade de dahil herşeyin üzerinde olup bittiği zemine kader demenin bence hiçbir sakıncası yok.Ama dogmatik yaklaşımla irademizi,gücümüzü ve özgürlüklerimizi terk etmenin bahanesi olarak kullanılan bir kader ya da bir bilim ya da bir Tanrı duygusu bana uzak’’ Senaryonun dayandığı düşünsel bağlamı bu kavram çerçevesinde özetleyen Zeki Demirkubuz arabeskimsi bir melodramın tuzağına düşmeden çarpıcı bir mizansenle örüyor hikayeyi.Bir ’dönem filmi’çekmek yerine ’’zaman’’kavramını devre dışı bırakarak her dönemde geçmesi muhtemel bir öykü yaratımı söz konusu.Bu açıdan bakıldığında Masumiyet filmini izlemeyenlerin de benimseyebileceği bir film ’’Kader’’... Bekir’in Uğur’un ardı sıra şehir şehir dolaşmasıyla film ’bir Ömer Kavur filmi tadında’ tam bir yol hikayesine dönüşüyor.İzmirden Sinop’a oradan da Kars’a uzanan öykü içerisinde izbe meyhaneler,3.sınıf pejmurde oteller ve sigaraların tellendirildiği karanlık alemler filme adeta gerçekçi bir öz katıyor.Küfürlerin havada uçuştuğu,herbir karakterin ’’kaybedenler’’ tarafında bulunduğu bir çağdaş trajedi olan ’’Kader’’,yönetmenin sinemasal biçim anlamında da olgunluğa eriştiğini gösteriyor.Kapalı mekanlardan ilk kez bu denli yoğun bir şekilde açık mekanlara yönelen Zeki ’kaptan’,görüntü yönetmenliğini de ilerletmişe benziyor.Müziğin dramatik dokuya hizmet edecek ölçüde kullanılması da hikayemize yapısal anlamda çok büyük katkı sunuyor... Filmde oyunculuklar çok başarılı.’’Bekleme Odası’’filminde Raskolnikov adayı olarak anımsayacağımız Ufuk Bayraktar obsesif kişiliği nedeniyle olmayacak işlere kalkışmış ’’Bekir’’rolünde başarılı bir kompozisyon çiziyor.Alımlı,işveli,yürek hoplatan kız Uğur rolünde Vildan Atasever keza çok başarılı.Ama benim bu filmde en beğendiğim oyunculuğu Uçurtmayı vurmasınlar filminin küçük çocuğu bugünün sırım delikanlısı Ozan Bilen sergilemiş.Mahallenin kabadayısı,’bilet kesen’, Zagor rolünde bizleri ihtişam denizinde yüzdürüyor.Duygusuzluğu o denli keskin ki,bu açıdan sadece o cinayet sahnesini hatırlatmak istiyorum.Bekir’in talihsiz karısını canlandıran Güzin Aktan,Uğur’un yatağa felçli babası rolünde izlediğimiz Mustafa Uzunyılmaz ve diğer yan roldeki oyuncular da başarılı performansları ve hikayenin dramatik dokusunu daha geniş bir ağa yaymaları göz önüne alındında çok kilit işlev görüyorlar... Son olarak şunları söylemek istiyorum:Zeki ’kaptan’oluşturduğu özgün sinema dilini bundan sonraki filmlerine de taşıyacaktır.Bundan hiç şüphem yok.O film yaptığı sürece biz de filmlerini izlemeye devam edeceğiz.Ne de olsa o, dünyanın en saygın gazetelerinden biri olan ’’Le Monde’’da da vurgulandığı gibi’’Türk ruhunun doğal ressamı’’...
Kesinlikle masumiyet kadar başarılı değil.Bir eleştirmenin de dediği gibi "karşınızda ii bir yapım olduğunun farkındasınız ama zevk alamıyorsunuz". Açıkçası benim ağzımda da böyle bi tat bıraktı.Masumiyet i tavsiye ederim ama bu filmi değil.Ayrıca bazı arkadasların dedığı gibi masumiyet in öncesi falan değil bu film zaten fılmın kahramanlrından biri masumıyet ten bır bolum ızlıyor bi yerde.Yönetmenın de demek istediği gibi "Her uğur, her bekir bu değil etrafta onlardan bi sürü var" :)
bu kadar küfür kullanmak zorunlu muydu anlamış değilim. berbat bir dili vardı. son derece sıkıldım. evet tamam konu fena değildi. ama ağır aksak giden yerleri de yok değildi. insanların iğrençlikleri adına hoş olmuş. ama keşke küfür kısmı bu kadar abartılmasaymış. argo kullanmak bu tarz filmlerin başarısımı sayılıyor ne?
Zeki Demirkubuz filmleri kendi ölçeğinde güzel yapıtlar, oyuncular da gayet iyi... ama onun bütün fimlerinin senaryosu klişe olmaktan öteye gitmiyor... hele bir de Kader, tamamen Masumiyetin kopyası olunca yönetmen özgünlükten iyice uzaklaşıyor bu durumda... böyle başarılı bir yönetmenin özgün fimler yapması durumunda sinemamızan daha çok hizemt edeceği, sinema tarihinde daha kalıcı bir yer edineceği düşüncesindeyim...
masumiyet kadar etkileyici olmasa da beklentilerimin üstündeydi kader. vildan atasever’in şimdiye kadar gösterdiği en yüksek performans olduğunu düşünüyorum. zeki demirkubuz’a ve oyuncu seçimlerine zaten söylenecek söz yok. toplumumuzda yaşanan, bazılarımızın farkında bile olmadığı, kendisine çok uzak bulduğu yaşamların ayırdına varmamızı sağlıyor zeki demirkubuz. bize bu yaşamları göstermeye çalışırken de bunu tüm doğallığıyla yapmaya özen gösteriyor. bize varoşları, pavyonları anlatırken bunu oralarda yaşayan insanların gözünden bakarak ve onların dilinden konuşarak yapabilmesi ustalığını kanıtlıyor.
Boyle dramlari hep basarili bulmaktayim neden bilmiyorum ama izlemesi insana gercekten zevk veriyor tabi bunda Demirkubuz farkida olmakta, izlenmesi gereken gercekten harika bir yapim.
biraz önce açıklandı 26. uluslararası film festivalinde en iyi yönetmen ödülünü Zeki Demirkubuz aldı..ne denirki büyük film ve büyük bi yönetmen..tebrik ediyoruz, alkışlıyoruz..saygılarla
öncelikle belirtmeliyim filmde nerdeyse hiç müzik yok(uğurun şarkı söylediği sahneler dışında).Sessiz başlıyor ve sessiz bitiyor.Bi de çok karamsar olmuş bi mutlu sahne bile yok.Ben beğenmedim kısacası..
yoruma çok gerek yok. yönetmen zeki demirkubuz. filmin referans noktası masumiyet gibi bir başyapıt. antalya en iyi fim ödülü. aylardır beklemedeyim. gelsin artık şu 17 Kasım
Beyazperde.com'da gezintiye devam etmek istiyorsanız çerezleri kabul etmelisiniz. Sitemiz hizmet kalitesini artırmak için çerezleri kullanmaktadır.
Gizlilik sözleşmesini oku.